mevzû

anatomik bozukluk
https://icerik.doktorsitesi.com/anatomik-bozukluk

anatomi ve ameliyatı ameliyatta öğrenmek!
https://www.medimagazin.com.tr/authors/ismail-hakki-aydIn/tr-anatomi-ve-ameliyati-ameliyatta-ogrenmek-72-87-3137.html

andreas vesalius ve de humani corporis fabrica: tıpta rönesans
https://bilimvegelecek.com.tr/index.php/2007/01/01/andreas-vesalius-ve-de-humani-corporis-fabrica-tipta-ronesans/

andreas vesalius ve modern anatominin uyanışı-1
https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/andreas-vesalius-ve-modern-anatominin-uyanisi

andreas vesalius ve modern anatominin uyanışı-2
https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/andreas-vesalius-ve-modern-anatominin-uyanisi-2

hermetik anatominin sırları
http://www.hermetics.org/Bardon3.html

hermetik öğreti’de inisiyasyon
http://kosmosmacerasi.com/v1/2016/10/hermetik-ogretide-inisiyasyon

saffet kulun anatomiden çaktı
https://www.goodreads.com/quotes/824917-nc-ark-dan-cranium-fibula-radius-sacrum-patella-carpus-nas-l-ezberlenir

saframızla kesemizi birleştiren anatomi bilgisi
https://www.antoloji.com/dislerimiz-arasindaki-ceset-siiri

çıldırdı anatomi
http://www.siirparki.com/mayakovskiyedair2.html

insanda kemik
https://www.antoloji.com/insanda-kemik-siiri

tıp terminolojisi neden latincedir?
https://seyler.eksisozluk.com/tip-terminolojisi-neden-latincedir

insan vücudundaki anatomik ve fizyolojik kusurlar
https://eksisozluk.com/insan-vucudundaki-anatomik-ve-fizyolojik-kusurlar–2316358

erimeyen göbek
https://eksisozluk.com/erimeyen-gobek–1186142

bir türlü erimeyen göbek
https://www.uludagsozluk.com/k/bir-turlu-erimeyen-gobek

türk sağlık sisteminde fizyoloji uzmanlığı
https://www.medimagazin.com.tr/guncel/genel/tr-turk-saglik-sisteminde-fizyoloji-uzmanligi-11-681-42360.html

cerrahi anatomi uzmanları ankara’da buluşacak!
http://www.medikalteknik.com.tr/cerrahi-anatomi-uzmanlari-ankarada-bulusacak

ben “5000’de 1
https://medium.com/@mehmetumutmutlu/ben-5000de-1-8c962b451b6d

bebek bezinin anatomisi
https://www.milliyet.com.tr/pembenar/tanla-bilir/bebek-bezinin-anatomisi-1713814

turamanlar: “anatomisiz tıp olmaz
https://www.afyonzafer.net/afyonkarahisar/turamanlar-anatomisiz-tip-olmaz-h8326.html

etik değerler gölgesindeki binlerce dolarlık anatomi kitabı: beş dile çevrildi
https://www.medimagazin.com.tr/hekim/genel/tr-etik-degerler-golgesindeki-binlerce-dolarlik-anatomi-kitabi-bes-dile-cevrildi-2-12-82734.html

pernkopf atlası: nazilerin öldürdüğü kişiler üzerinde yapılan çalışmalar sonrası yazılan tartışmalı anatomi kitabı
https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-49401918″

insan ve maymun özellikleri barındıran iskelet
https://www.bbc.com/turkce/haberler/2013/04/130411_insanatasi_iskelet

tıbbi araştırma uğruna babasını kesecek
https://www.bbc.com/turkce/haberler/2010/11/101109_indiadoctor

leonardo’nun çizimleri ne kadar gerçekçi?
https://www.bbc.com/turkce/ozeldosyalar/2012/05/120502_leonardo_da_vinci

bilime göre mükemmel insan bedeni neye benziyor?
https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-44765464

ilk insanların ortaya çıkış hikayesini baştan yazmamız gerekecek
https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-40198320

14 yıldır anatomide kullanılan kadavra defnedildi
https://www.medimagazin.com.tr/guncel/genel/tr-14-yildir-anatomide-kullanilan-kadavra-defnedildi-11-681-77314.html

anatomi uzmanlığı tercih edilmiyor
https://www.medimagazin.com.tr/medimagazin/tr-anatomi-uzmanligi-tercih-edilmiyor-676-249-2049.html

anatomi uzmanları istanbul’da
https://www.milliyet.com.tr/cadde/anatomi-uzmanlari-istanbulda-1090311

anatomi anabilim dalı
https://demiroglu.bilim.edu.tr/tip-fakultesi-akademik-bolumlerimiz-anatomi-anabilim-dali.php?sc=d&W=1366

türk anatomi derneği genel merkezi açıldı
https://www.haberler.com/turk-anatomi-dernegi-genel-merkezi-acildi-2334803-haberi

prof. dr. ibrahim tekdemir “tıp bilimine yön veren 100 türk” 2018
https://estudam.ogu.edu.tr/Haber/Detay/8/prof-dr-ibrahim-tekdemir-tip-bilimine-yon-veren-100-turk-2018

israilli doktorlar filistinlilerin cesetlerini anatomi dersinde kullanıyor
https://www.medimagazin.com.tr/guncel/kategorisiz/tr-israilli-doktorlar-filistinlilerin-cesetlerini-anatomi-dersinde-kullaniyor-11-666-151.html

güzellik uzmanı anatomi bilecek!
https://www.medimagazin.com.tr/medilife/tr-guzellik-uzmani-anatomi-bilecek-10-48-49903.html

diyanetten tıp eğitimine destek
https://www.medimagazin.com.tr/medilife/tr-diyanetten-tip-egitimine-destek-10-22-16631.html

kimsesizlerin cenazesi, kadavra olarak kullanılmalı
https://www.medimagazin.com.tr/medilife/tr-kimsesizlerin-cenazesi-kadavra-olarak-kullanilmali-10-22-56882.html

prof. dr. gazi yaşargil: ben bu yaşta anatomi öğreniyorum
https://www.medimagazin.com.tr/ana-sayfa/guncel/tr-prof-dr-gazi-yasargil-ben-bu-yasta-anatomi-ogreniyorum-1-11-62081.html

anatomistler türkiye’de buluştu
https://www.medimagazin.com.tr/guncel/tr-anatomistler-turkiyede-bulustu-11-20-35409.html

insanın kas anatomisi bonoboya daha çok benziyor
http://bianet.org/biamag/bilim/187901-insanin-kas-anatomisi-bonoboya-daha-cok-benziyor

anatomi nasıl yazılır? tdk güncel yazım kılavuzuna göre anatomi mi, anotomi mi?
https://www.sozcu.com.tr/hayatim/kultur-sanat-haberleri/anatomi-nasil-yazilir-tdk-guncel-yazim-kilavuzuna-gore-anatomi-mi-anotomi-mi-szcu0

hayran kalacaksınız: anatomi
https://www.aksam.com.tr/mor-papatya/anatomi-nedir-anatomi-hangi-dallari-kapsar/haber-1000553

ispanya’da öğretmen anatomi dersine mayoyla girdi
https://www.ensonhaber.com/ispanyada-ogretmen-anatomi-dersine-mayoyla-girdi.html

türkiye’nin ilk anatomi müzesi: ankara üniversitesi anatomi müzesi
http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiyenin-ilk-anatomi-muzesi-ankara-universitesi-anatomi-muzesi-1716143

bilim insanlarına göre insanlık tek bir noktadan doğmadı
http://www.basnews.com/index.php/tr/lifestyle/bilim/454133

kayseri’nin sokak müzisyenleri… grup anatomi
https://www.evrensel.net/haber/397626/kayserinin-sokak-muzisyenleri-grup-anatomi

29 yıl sonra güzel bir yemek yeyip, rahat bir nefes aldı!
https://haberglobal.com.tr/yasam/29-yil-sonra-guzel-bir-yemek-yeyip-rahat-bir-nefes-aldi-5918

karnı guruldayan genç kız hayata küstü
https://www.milliyet.com.tr/gundem/karni-guruldayan-genc-kiz-hayata-kustu-2431829

solaklar erken ölüyor !
https://www.haber3.com/saglik/solaklar-erken-oluyor-haberi-56097

solak insanlar neden erken ölüyor?
https://www.bilgiustam.com/solak-insanlar-neden-erken-oluyor

solaklar bir adım önde
https://www.cnnturk.com/saglik/solaklar-bir-adim-onde

solakların sayısı neden az?
https://www.bbc.com/turkce/vert-fut-37555208

solaklar bu meslekte daha başarılı
https://www.yenisafak.com/foto-galeri/hayat/solaklar-bu-meslekte-daha-basarili-2020091

solaklık bir hastalık değil
https://npistanbul.com/solaklik-bir-hastalik-degil

görme engellilerin gören gözleri: rehber köpekler
https://www.trthaber.com/haber/yasam/gorme-engellilerin-goren-gozleri-rehber-kopekler-387586.html

ayten dirier: bergamalı galen’in bulduğu ilaçlardan 83’ü hala kullanılıyor
https://www.sabah.com.tr/egeli/2013/04/21/ayten-dirier-bergamali-galenin-buldugu-ilaclardan-83u-hala-kullaniliyor

nazi anatomist hirt’ün, yahudi cesetleri koleksiyonu bulundu
https://www.sabah.com.tr/dunya/2015/07/20/nazi-anatomist-hirtun-yahudi-cesetleri-koleksiyonu-bulundu

stres bütün hastalıkları tetikliyor
https://www.haberturk.com/yasam/haber/1090656-stres-butun-hastaliklari-tetikliyor

stres, kentleşme ve suç
https://www.kriminoloji.com/Stres_Kentlesme_Suc.Balcioglu.htm

kundak cehaleti çocuğu sakat bırakıyor
https://www.haber7.com/anne-cocuk/haber/985630-kundak-cehaleti-cocugu-sakat-birakiyor

şiddet – çağımızın şiddeti – sağlık
https://kavrakoglu.com/siddet-142-cagimizin-siddeti-24-saglik

aşk, tanrı ve virüs
https://veryansintv.com/ask-tanri-ve-virus

uzay ve dünya çöplük oldu!
https://gazeteyenigun.com.tr/yazarlar/sibel-durur/uzay-ve-dunya-copluk-oldu-/12726

dünyanın çöpü, çöpün dünyası
https://sendika63.org/2014/06/dunyanin-copu-copun-dunyasi-dr-ismail-kilinc-198374

canım sıkılıyor!
https://canbaskent.net/deneme/15.html

‘bıçak değerse kanser yayılır’ diye bir şey yok!
+
bir anatomi bozulmadan ilk defa yapılan ameliyat en değerli olanıdır. nükseden tümörlerde yapılan ameliyatlar; oradaki anatomik yapıların bozulması nedeniyle başarı şansı daha düşük ameliyatlardır.
https://www.sabah.com.tr/saglik/2016/04/04/bicak-degerse-kanser-yayilir-diye-bir-sey-yok

şohet
+
şohet: musevilik’de yenilmesi serbest olan hayvanların kesiminin şehita adı verilen kurallar dahilinde, özel bir kesim tekniği ile bu işin eğitimini almış ve anatomi bilgisi olan yetkili bir kişi tarafından yapılması gereklidir bu kişiye şohet adı verilir.
https://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eohet

tıp eğitiminde yapılması gerekenler
+
iki yaşlı hekim yıllar sonra bir araya gelmişler ve biri diğerine “arkadaş, neydi o anatomi dersi, neleri ezberlemiştik değil mi? demişler ve kala kala aklımda bir tek “femur” kaldı” demiş.
http://ahmetrasimkucukusta.com/2016/06/13/misafir-yazar/tip-egitiminde-yapilmasi-gerekenler/

dengesiz eleştiri bizi okuyup üflemeyle baş başa bırakır
+
tıp, insanları sağlıklarına kavuşturma tekniğidir ama bilimlere dayanır. bakteriyoloji, anatomi, fizyoloji gibi ilimlere dayanan bir tekniktir.
http://ahmetrasimkucukusta.com/2011/12/18/hakkimda/dengesiz-elestiri-bizi-okuyup-uflemeyle-bas-basa-birakir

tatlı tatlı yemenin, acı acı geğirmesi olur
+
bu ameliyatlar her şeyden önce insan anatomisi ve fizyolojisine aykırıdır.
http://ahmetrasimkucukusta.com/2016/03/31/misafir-yazar/tatli-tatli-yemenin-aci-aci-gegirmesi-olur

tıp insanı ne kadar anlamıştır ki tantana yapar?
+
kalp, beyin gibi organlar benzersizdir, dolayısıyla açıklanmaları da mümkün görünmemektedir. sizin bu tür organları dış görünüşleri açısından (anatomi) ya da mikroskopik özellikleri açısından (histoloji) incelemeniz maalesef bir sonuç vermez.
http://yavuzdizdar.com/tip-insani-ne-kadar-anlamistir-ki-tantana-yapar

aromatik maddeler insanlar için de gıdayla alınması zorunlu bileşiklerdir, eksikliği başta depresyon olmak üzere işlev değişikliği, daha uzun vadede ise biçim değişikliği ile sonuçlanacaktır.
http://yavuzdizdar.com/tibbin-tanimsizlik-donemi/

bir dr olarak insanın anatomisini çok iyi bildiğinizi varsayabiliriz. bununla ilglii uzun yıllar okudunuz. ama hastalarınızı iyi edecek yöntem alet ve ilaçlar, güvenmek zorunda olduğunuzu düşündüğünüz bazı kişi ve kurumlara bağlı…
https://yalansavar.org/2012/04/24/storm

şifa bulmak istediğiniz kişi, tıp eğitimi olmayan, eğitiminin ne idüğü mechul, aleleacele anatomi eğitimi verilmiş, ama size ilaç öneren biri olacak.e bu tedaviyi almak isteyenlere benden de geçmiş olsun.
https://yalansavar.org/2012/06/12/tavsanin-suyunun-suyu-1-homeopati-nedir

kahvaltı etmeli mi etmemeli mi?
+
saat genleri artık vücudun neredeyse tüm biyolojik ve fizyolojik süreçlerini koordine etmede tartışılmaz rolleri ile tanınmaktadır.
+
ek olarak, fizyolojik fonksiyonların zamanlamasını düzenleyen hemen hemen tüm bireysel dokular ve organlarda periferik saat genleri vücutta tanımlanmıştır.
+
fizyolojik süreçlerin zamanlamasını, özellikle gıdaların sindirimi, besin alımı ve besin metabolizması ile ilgili olanları düzenlerler.
https://www.aysegulcoruhlu.com/makaleler/kahvalti-etmeli-mi-etmemeli-mi

covid19’da dornaz alfa (dornase alpha) umut olabilir mi?
+
anjiotensin 2 artışının fizyolojik etkilerine baktığımızda gördüğümüz şey şudur: anjiotensin 2 böbrekte aldosteron vasıtasıyla tuz tutulumunu artırır. tuz dediğimiz nacl .
https://www.aysegulcoruhlu.com/bagisiklik/dornaz-alfa-umut-olabilir-mi

âdet veya gebelik süreçlerinin fizyolojik olduğu ve abartılmaması gerektiği, erkeklerce uydurulmuş bilimsel yalanlardır. saçtan ayak parmağına, burundan iç organlara bütün sistemin tamamen değiştiği bu özel süreç, yaşayan için, fizyolojik değil tamamen ‘patolojik’tir.
https://www.figenkardes.com/blog/kadin-erkek-evlilik/erkekler-det-olsa-ve-dogursa

hiçbir hastalık tek bir organla sınırlı kalmaz. insanı aynı anda hem bölümler halinde hem de bütün olarak anatomik, fizyolojik ve zihinsel olmak üzere üç kısımda tanıyanlar onun hasta olduklarını anlayabilirler.
insan denen meçhul, alexis carrel
https://1000kitap.com/gonderi/57622485

sonunda bir tortu kalır ki bu asla ihmal edilmeyecek kadar önemlidir. zira anatomi, kimya,fizyoloji,psikoloji,pedagoji,tarih sosyoloji,ekonomi politik ve bütün bunların dalları,konularını bitirmiyor,tüketmiyorlar. demek oluyor ki uzmanların tanıdığı insan,somut ve gerçek insan değildir.
insan denen meçhul, alexis carrel
https://1000kitap.com/gonderi/48872037

insanda ‘bir”lik eksik olduğu için, o zaten hastadır. hiçbir eksiği olmayan “sağlıklı insan” sadece tıbbın anatomi kitaplarında bulunur. gerçek yaşamda böyle bir örnek yoktur.
hastalık iyileşmeye giden yoldur, rudiger dahlke
https://1000kitap.com/gonderi/50776986

besbelli uyuyacağım birazdan. uykunun mekanizması nasıl bir şeydir? fizyoloji dersinde görmüştüm, ama pek aklım almamıştı. uykunun ne demek olduğunu anlayamıyorum. beyin hücreleri nasıl uyuyordu? ne yalan söyleyeyim, gerçekten anlayamıyorum. nedense, fizyoloji bilimi kurucusunun bile bundan pek emin olmadığı kanısındayım. bir teori değişiyor, başka bir teoriye dönüşüyor.
morfin, mihail bulgakov
https://1000kitap.com/gonderi/58275408

gülme ve ağlama tepkileri insanlığın başlangıcından beri ‘insana özgü’ doğal bir itki olarak varlığını korur. bir bebek, daha doğumundan itibaren fizyolojik ihtiyaçlarını belli etmek için ağlar, ancak belli belirsiz gülme işaretleri ikinci haftadan sonra bebekte görülmeye başlanır. bebek, gülüşüyle beraber sevgisini belli edebileceği gibi, büyüklerinin yaptığı şaklabanlıklara cevap olarak da gülümsemeyle karşılık verebilir.
http://www.azizmsanat.org/2016/05/21/gulmek-charlie-chaplin-selin-suar

fıtrat
+
fıtrat kelimesi “yarmak, ikiye ayırmak; yaratmak, icat etmek” mânalarına gelen fatr kökünden isim olup “yaratılış, belli yetenek ve yatkınlığa sahip oluş” anlamında kullanılır. ilk yaratılış, bir bakıma mutlak yokluğun yarılarak içinden varlığın çıkması şeklinde telakki edildiğinden fıtrat kelimesiyle ifade edilmiştir. buna göre fıtrat ilk yaratılış anında varlık türlerinin temel yapısını, karakterini ve henüz dış tesirlerden etkilenmemiş olan ilk durumlarını belirtir (ibn abdülber, xvııı, 57 vd.; lisânü’l-ʿarab, “fṭr” md.; tâcü’l-ʿarûs, “fṭr” md.). bütün varlığın yaratılışı sırasında allah’ın türlere kazandırdığı bu temel yapıdan dolayı aynı kökten gelen fâtır kelimesi kur’an’da allah’ın isimlerinden biri olarak zikredilmiştir (meselâ bk. el-en‘âm 6/14; fâtır 35/1; ez-zümer 39/46).
https://islamansiklopedisi.org.tr/fitrat

duyu
+
duyu organlarının, alıcıların ve beyindeki duyu merkezlerinin anatomik ve fizyolojik yapısı psikolojik açıklamalarda tabiatıyla önemli sayılmaktadır.
https://islamansiklopedisi.org.tr/duyu

âfet
+
sözlükte “belâ, musibet, hastalık, kusur, genellikle isabet ettiği şeyi faydalı olmaktan çıkaran durum” gibi mânalara gelir. kur’ân-ı kerîm’de bulunmamakla birlikte hadislerde bu anlamlar yanında “ölüm, bir kabiliyet veya hasletin fayda ve değerini ortadan kaldıran ârızî hal” gibi mânalarda da geçmektedir.
+
fıkıh. fıkıh âlimleri âfet terimiyle genellikle insan müdahalesi bulunmadan meydana gelen musibet ve zararları kastederler. meyve, sebze gibi ziraî ürün ve mallara zarar veren bu âfetler için câiha tâbirini, bunların tesiri hakkında da genellikle helâk ve telef kelimelerini kullanırlar. fıkıh usulü âlimlerinin ise âfet kelimesini “insanın irade ve ihtiyarını bozan veya ortadan kaldıran ehliyet ârızaları” mânasına kullandıkları görülür. bu mânada âfet, insanın bizzat kendi elinde olmayarak meydana gelen baygınlık, bunama, delirme gibi âfetlerle insanın kendi iradesinin söz konusu olduğu sefeh (akılsızlık), sarhoşluk ve cehalet gibi âfetler olmak üzere ikiye ayrılır.
https://islamansiklopedisi.org.tr/afet

mesh
+
sözlükte “bir şeyin şeklini çirkinleştirmek, bir yiyeceğin tadını bozmak” gibi anlamlara gelen mesh kelimesi (lisânü’l-ʿarab, “msḫ” md.) kur’an’da yalnız bir yerde fiil sîgasıyla geçer (yâsîn 36/67). kelimeyi müfessirler “inanmayanları oldukları yerde hareketsiz oturtmak, helâk etmek” (taberî, xxııı, 18; fahreddin er-râzî, xxvı, 103), “yaratılışlarını değiştirmek, taşa veya hayvana dönüştürmek” (ibn kesîr, ııı, 575; şevkânî, ıv, 378) şeklinde açıklamışlardır.
https://islamansiklopedisi.org.tr/mesh–ilahi-ceza

âmirî, ebü’l-hasan
+
ilk ve ortaçağ felsefesinde önemli bir problem olan görme olayı konusunda el-ebsâr ve’l-mübsar adıyla bir eser kaleme alan âmirî, gözün yapısından söz ederken bu hususta araştırma yapacaklara bazı tavsiyelerde bulunur ki bu tür bir ilim anlayışına batı’da ancak xvıı. yüzyıldan itibaren rastlanmaktadır. ona göre diğer organlardan küçük olan gözün anatomisini inceleyecek kimse büyük baş hayvanları tercih etmeli, hayvan öldüğü anda vakit geçirmeden gözünü incelemeye almalı, bir de mümkün olduğunca bu işlem sıcak bir ortamda yapılmalıdır (a.g.e., s. 427). bu durum onun tıp ve tabiat ilimlerini yakından takip ettiğinin bir işareti sayılabilir.
https://islamansiklopedisi.org.tr/amiri-ebul-hasa

hayvan
+
arapça aslı hayevân olan kelime, diğer sâmî dillerde de bulunan “hyy/hyv” (yaşamak, canlı olmak) kökünden gelen “canlı, diri” anlamında bir isimdir. “hyy” kökünden gelmesi sebebiyle kelimenin aslı hayeyân iken telaffuz kolaylığı için ikinci “yâ”nın “vâv”a dönüştürülmesi sonucu hayevân biçimini almıştır; ancak arapça konuşma dilinde ve türkçe’de yaygınlıkla hayvân şeklinde söylenir.
+
bu kadar farklı kaynaklardan süzülüp gelen bilgileri daha sonra kendi özel araştırmalarıyla birleştiren müslümanlar zooloji ve veterinerlik gibi hayvanların anatomilerini, çeşitli özelliklerini ve hastalıklarını inceleyen bilimlerden eczacılık ve attarlık gibi onlardan faydalanma yollarını konu edinen bilimlere ve sanayie, varlık mertebeleri açısından insana yakınlıkları dolayısıyla da duygu ve düşüncelerinin ifadesinde gerçek veya sembol olarak kullanıldıkları güzel sanatlara ve edebiyata kadar çeşitli alanlarda hayvanları konu alan çok sayıda eser yazmışlardır. bu eserlerde türüne göre sadece hayvanlara ait fizyolojik ve anatomik bilgilerle yetinilmemiş, aynı zamanda onlarla insan, tabiat ve tanrı arasındaki ilişkiler de söz konusu edilmiştir. böylece müslümanlar, hayvanlar âlemi hakkında daha önce benzerine rastlanmayan bir kültür birikimi oluşturmuşlardır.
+
islâm tarihinde ilk yüzyıllardan itibaren hızlı bir şekilde gelişen bilimlerden biri de ilm-i hayevândır.
+
bu âlimler, hayvanların sadece fizyolojik yapılarıyla değil psikolojik yapı ve karakterleri, yaşantıları, kendi âlemleri içerisindeki sosyal davranışları, insanla olan münasebetleri, ona verdikleri fayda ve zararlar, kültürdeki yer ve değeriyle de ilgilenmişlerdir; dolayısıyla hayvanları sadece ilmü’l-hayevân çerçevesinde ele almayıp başta tıp, eczacılık (fennü’s-saydele), veterinerlik (ilmü’l-baytara), ziraatçılık (ilmü’l-filâha/ilmü’z-zirâa), kuşçuluk (ilmü’l-beyzere), kozmoloji (ilmü’l-mükevvenât) ve hatta parfümcülük (el-ıtâre) olmak üzere çeşitli alanlarda incelemişler, böylece onların bütün yönleri hakkında zengin ve çok yönlü eserler kaleme almışlardır. bu eserleri, konuları ve yazılış yöntemleri bakımından zoografik ve zoolojik olmak üzere iki kısma ayırmak mümkündür. ancak bu kesin bir ayırım değildir; çünkü çok defa ikinci türe girenler birinci türdekileri de içermektedir. islâm bilim tarihinde ııı. (ıx.) yüzyıldan itibaren ortaya çıkan ilm-i hayevân (ilmü’l-hayevân) tabiriyle daha çok hayvanların anatomisini inceleyen zooloji bilimi kastedilmekle birlikte genelde her iki türden çalışmalar da kapsamına alınmaktadır.
+
genel olarak hayvanların, özel olarak bir hayvan türünün isimlerini derleyip dil bilgisi açısından inceleyen, yaşayışlarını ve morfolojik özellikleriyle karakterlerini araştıran, onlarla ilgili âdet ve inançları, hikâyeleri, atasözlerini, haklarında yazılmış şiirleri toplayan ve insanlara verdikleri fayda ve zararları anlatan eserlerdir. bunlarda hayvanların doğrudan biyolojik, anatomik ve fizyolojik yönleriyle ilgili aklî ve tecrübî araştırmalara dayanılarak elde edilmiş bilgiler yok denecek kadar azdır. bu tür eserler en çok islâm’ın ilk devirlerinde, daha ziyade ıı-ııı. (vııı-ıx.) yüzyıllarda kaleme alınmıştır. müellifleri genellikle dil âlimleri olan bu kitaplara hayvanlar hakkında hazırlanmış ansiklopedik sözlükler gözüyle de bakılabilir; başlıcaları şunlardır: ma‘mer b. müsennâ’nın (ö. 211/826) deve, at, şahin, güvercin, akrep ve sürüngenleri konu alan bir dizi risâlesi (sezgin, ııı, 364); bilhassa atlarla ve araplar’ın at kültürüyle ilgili olan kitâbü’l-ḫayl’i (haydarâbâd 1358) meşhurdur. ayrıca bazı kaynaklarda ma‘mer b. müsennâ’nın atlar hakkında elli bölümlük bir eserinin daha bulunduğu kaydedilmektedir (demîrî, ı, tercüme edenin önsözü); fakat böyle bir kitaba henüz rastlanmamıştır.
+
zoografik çalışmalara paralel olarak bilimsel değeri haiz birçok zoolojik eser vücuda getirilmiştir. günümüzde dahi değerini yitirmemiş olan bu eserlerin çoğu ve en önemlileri, islâm zooloji tarihinin altın devri sayılan ıı-ıv. (vııı-x.) yüzyıllar arasında kaleme alınmıştır. “ilmü’l-hayevân” denilince öncelikle kastedilen zooloji, aklî ve tecrübî yöntemlerle hayvanların morfolojik, anatomik ve fizyolojik yapılarını inceleme, sınıflarını tesbit etme (taksonomi) ve yaşayış tarzlarını, kendi aralarında ve insanlara karşı gösterdikleri davranışları araştırma konularını içermektedir. kâtib çelebi zoolojiyi, “hayvan türlerinin ayırıcı özelliklerini, onların karakteristik davranışlarını, fayda ve zararlarını inceleyen bir bilimdir. konusu karada ve suda yürüyen, yüzen, sürünen, uçan ve benzeri hayvan cinsleridir. bu bilimin gayesi hayvanların tedavi edilmesi ve onlardan faydalanılması, zararlarından kaçınılması, hal ve davranışlarına vâkıf olunmasıdır” şeklinde tarif etmektedir (keşfü’ẓ-ẓunûn, ı, 695). müslüman âlimler nazarında ilm-i hayevân terimi bugünkü zooloji ile veterinerlik, kuşçuluk ve biyoloji gibi bilimleri de içerecek şekilde kullanılmıştır. veterinerlik ve kuşçuluk islâm bilim tarihinde ayrı birer bilim dalı halinde gelişmiştir. bununla birlikte zooloji çalışmalarına sadece bu bilim dallarında değil hayvansal kökenli ilâç elde etmek için eczacılık ve tıpta, parfüm elde etmek için attarlıkta, kâinatın oluşumunu ve varlık türlerini incelerken de kozmolojide başvurulmuş, böylece hayvanlar doğrudan veya dolaylı olarak çok geniş bir alanda araştırılmıştır.
+
câhiz’den sonra hayvanlar konusunda eser verenlerin başında, zooloji tarihi açısından büyük önem taşıyan risâle fî aʿżâʾi’l-ḥayevân ve efʿâlihâ ve ḳuvvetihâ (taşkent, nr. 1913, vr. 308a-315b) adlı eseriyle fârâbî gelir. ihvân-ı safâ’nın resâʾil’inde de “fî tekvîni’l-hayvânât ve es-nâfihâ” başlıklı uzun bir risâle yer almıştır (ıı, 178-377). bu risâledeki özellikle ekoloji ve hayvan psikolojisi açısından değer taşıyan bir bölüm, dispute between man and the animals adıyla j. platts tarafından ingilizce’ye çevrilmiştir (london 1969). ilm-i hayevân sahasında yazılmış sistematik eserler arasında ibn sînâ’nın eş-şifâʾ adlı eserinin “eṭ-ṭabîʿiyyât” bölümünde sekizinci ve son fenni teşkil eden on üç makalelik “el-hayevân” kısmı önemli bir yere sahiptir. ibn sînâ michael scotus tarafından kısaltılarak abbreviatio avicennae de animalibus adıyla latince’ye de çevrilen bu çalışmasında, aristo’dan tercüme edilen üç kitabın (yk.bk.) yanı sıra câlînûs’un anatomi kitaplarından ve câhiz’in kitâbü’l-ḥayevân’ından da faydalanmış, ayrıca kendi müşahedelerini de ekleyerek eserini tecrübî veriler açısından bir ölçüde zenginleştirmiştir. bu arada ilm-i hayevânı anatomi, fizyoloji ve embriyolojiyle birleştirmiş, fakat hekimliğinin etkisi altında insan anatomisine hayvan anatomisinden fazla yer vermiştir. ibn sînâ’nın en çok bu disiplini incelerken aristo’nun adını andığı ve bazı ayrıntılarda -anatomi bahisleri hariç- karşı çıksa da daha çok onun otoritesine dayandığı görülür. ancak bu durum, eserinin aristo’dan yapılmış basit bir derleme olduğu anlamına gelmemektedir; zira yazılışında yukarıda işaret edilen diğer kaynakların da rolü büyüktür. öte yandan mukayeseli zooloji bahsinde hayvanları çeşitli açılardan tasnife tâbi tutarak incelemiş ve canlılarla ilgili tesbitlerin insanı allah’ın hikmetine götürdüğü fikrini işlemiştir (ibn sînâ, eş-şifâʾ eṭ-ṭabîʿiyyât, ibrâhim medkûr’un girişi). zooloji konusunda yazanlar arasında hatırlanması gerekenlerden biri de kitâbü’l-ḥayevân adlı eseriyle ibn bâcce, bir diğeri ise aristo’nun de partibus animalium’u ile de generatione animalium’una şerhler yazan ibn rüşd’dür.
https://islamansiklopedisi.org.tr/hayvan#5-edebiya

******

hastalıkların tanı ve tedavisi iyi anatomi bilgisi gerektirdiği için hekimlerin insan anatomisini çok iyi öğrenmeleri gerekmektedir. bu yüzden anatominin önemi geçmişten günümüze kadar özellikle vurgulanmıştır.
+
“kendi anatomisini bilmeyen cerrah taş üzerine yazı yontmaya çalışan kör bir adama benzer” sözüyle anatominin cerrahideki önemini belirten ünlü fransız cerrah guy de chauliac, “anatomi bilgisinden yoksun doktorlar köstebeğe benzerler. belirsizlikler içinde-karanlıkta-çalışan elleri ile birçok mezarlar yaratırlar” sözünün sahibi alman hekim prof. dr. f. tiedemann ve “anatomi, tıbbın ve cerrahlığın her kolunda vücut yollarını gösteren kılavuzdur. bir kaptan için pusula ile harita ne ise, hekim ve cerrahlar için de anatomi ve atlas o ölçüde önemlidir” diyen prof. dr. z. zeren’in cümleleri en bilinen örneklerdendir.
http://higheredu-sci.beun.edu.tr/pdf/pdf_HIG_1805.pdf

hüseyin hulki bey (1862-1894)
çoğunun memleketimiz hakkında hiçbir fikri yoktu. hatta osmanlı ülkelerinde tıp okullarının bulunmasını ve buralarda anatomi okunmasını akılları almıyordu.
+
hüseyin hulki bey, …… hekimin de; insan bedeninin coğrafik özellikleri mahiyetindeki anatomi ilmini, onun hayati vazifelerini gösteren fizyoloji ilmini ve bundaki değişme / bozulmaları gösteren hastalık ilmini bilmesi gerektiğini belirtmiştir.
+
vücudu zararlı mikroplara karşı savunmada ilaçları bir silah gibi gören hüseyin hulki bey, hangi ilacı nerede kullanması gerektiği hususunda fizyolojinin bilinmesi gerektiğine kesinlikle inanmıştır.
+
anatomi ve fizyolojiden hiç bilgileri olmayan ya da her şeyi saf fikirlere karıştırarak hikmetli sözler arasına sokmak isteğinde olan kadim hekimlerin mazeretlerinin doğal olduğu ifade edilmiştir.
+
hüseyin hulki bey …… sağlıklı olmayı “çeşitli organları şekil ve işlev bakımından tam ve doğal olan insanın, uzuvlarının çevrilmiş olduğu bilgilerle, ahenkli bir şekilde düzgün işleyebilmesi” olarak …….
+
adı geçen bozulmanın çeşidinin ise kimyevi, fizyolojik ve anatomik olabildiği belirtilmiştir.
+
bu aslında bedenin ahenginden başka bir şey değildir denilmiştir.
+
hüseyin hulki bey vücudun kendi düzenli işleyişi ile hastalıkları uzaklaştıracak ve iyileştirecek düzeninin bünye içerisinde mevcut olduğunu söylemektedir.
+
sağlıklı bir insanda hastalıkları kendi uzaklaştırma gücüne göre bir değişme/bozulma meydana gelir. bunu hüseyin hulki bey şu şekilde ifade etmiştir; …….
+
hüseyin hulki bey’in eserde en dikkat çekici yönlerinden birisi de anatomi ve fizyolojiye olan inancıdır. her fırsatta bu iki bilim dalına gönderme yapan yazar, tıbbın temelini neredeyse bu iki bilim dalı üzerine kurmaktadır.
+
günümüzde de hem tıp öğrencileri için hem de mesleği uygulamakta olan hekimler için anatomiye ve fizyolojiye hakimiyet önemlidir.
+
hüseyin hulki bey’in kesin çizgilerle belirtmiş olduğu bir durum da gerçek ile bâtıl tıp meslekleri ayrımıdır. bu ayrımda temel belirleyen fizyoloji ve anatomi gibi temel tıp ilimlerine olan bağlılık ve bilimselliktir.
+
hüseyin hulki bey iyi bir gözlemcidir. kararlarında acele etmeden, sebep sonuç ilişkisi kurarak ilerlemek istediğini anlamaktayız. bilimden, fenden ayrılmama noktasında da oldukça kararlıdır.
+
tıbbın temeli olan anatomi ve özellikle fizyolojiye çok önem vermiştir.
+
hüseyin hulki bey bu fasılda bâtıl, gerçek olmayan tıp mesleklerinden bahsetmektedir. hatta bunları tıp mesleği olarak değerlendirmenin doğru olmayacağını belirtmiştir.
+
ruh bilimcileri, psikologlar ne fikirde bulunan tabiblerdir?
+
hüseyin hulki bey homeopatların süslü ifadeler kullandıklarını da şu şekilde anlatmıştır.
+
hüseyin hulki bey dozimetrede kullanılan yöntemlerin yanlış olan yönlerini ise şu şekilde tariflemiştir:
http://openaccess.hacettepe.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/11655/5933/Mustafa%20HAYIRLIDA%C4%9E.pdf

herophilus …… hippokrates’in benzer tarihlerde ortaya attığı ve insanın sağlığını borçlu olduğu dört unsur dengesi teorisine (kabullenir görünmekle birlikte), bugünkü bilimsel bakış açısına yakın bir düşünce tarzıyla karşı çıktı.
+
herophilus’a göre insanın sağlığının bozulmasına sebep olan etken, insanda var olduğu söylenen dört temel unsurun (kan, kara safra, sarı safra, balgam) dengesinin bozulması değil, organlarda saptanan bozulmalardı.
http://endokrin.com/pdf/579567212231_herophilus.pdf

aristo’nun torunu erasistratus büyük bir anatomist ve doktordu. fizyolojinin kurucusu olarak da kabul edilir.
+
jacques-louis david’in (1748-1825) 1774 tarihinde tamamladığı, “antiochus ve stratonice” resminin antik dönemden alınan eğlenceli bir öyküsü vardır. antiokus suriye kralı seleceus’un oğludur. seleceus rica üzerine yunanlı demetrius’un kızı stratonice ile henüz 20 yaşına gelmeden evlenir. yaşlı kral ile uyumlu evlilikleri sonucunda bir çocukları olur. bu arada antiochus şiddetli bir hastalığa yakalanmış hiçbir şey yememekte ve içmemekte sürekli yatmaktadır. gün geçtikçe kilo kaybeden prense doktorlar teşhis koyamamakta ve prens yavaş yavaş ölüme doğru gitmektedir. erasistratus çağrılır. erasistratus prensi muayene eder, yanında oturarak bir süre gözlemler. kralın genç ve güzel karısı, prensin üvey annesi stratonice içeri girdiğinde, prensin nabzı hızlanır, taşikardi, yüzünde kızarma, sesinde bozulma, terleme, bakışlarında kırılma (sappho’nun semptomları) olur. bunun üzerine erasistratus bu bulguları diğer bulgularla birleştirerek antiokus’un üvey annesine aşık olduğunu, bu aşkın imkansızlığı nedeniyle prensin zamanla içine kapandığı ve çaresizleştiğini tespit eder. yaşlı krala oğlunun karısına aşık olduğunu bunun imkansızlığını ve bütün problemlerin bundan kaynaklandığını belirtir. kral bu duruma çok bozulur. fakat oğlunun sağlığı ve ülkesinin geleceği için tüm gelenekleri yıkarak genç karısını oğluna verir ve prens tümüyle iyileşir. erasistratus’un bu teşhis ve tedavisi kayıtlara geçen ilk psikosomatik hastalıktır. daha sonra ödip kompleksi olarak da çokça tartışılacaktır. ilk psikiyatrist ve kardiyak ritmolog olarak da tarihe geçmiştir.
http://journalagent.com/sscd/pdfs/SSCD_1_2_129_131.pdf

….. pulmoner dolaşımı servetus’tan 300 yıl önce ibn-al-nafis’in keşfettiğinin kabul edilmesinin gerektiğini bildirmiştir.
+
miguel servetus anatomide vesalius’un selefi olarak çalışmış …… küçük dolaşımı da tarif etmiştir. ….. napali’ye kaçarken yakalanmış ve yakılarak öldürülmüştür.
https://journalagent.com/tkd/pdfs/TKDA_26_1_61_62.pdf

tıbbın evriminde anatominin yeri ve andreas vesalius
https://www.researchgate.net/profile/Nuket_Bueken/publication/332901528_Tibbin_evriminde_Anatominin_yeri_ve_Andreas_Vesalius_The_Importance_of_Anatomy_in_Medical_Evolution_and_Andreas_Vesalius/links/5cd13427299bf14d957cebb2/Tibbin-evriminde-Anatominin-yeri-ve-Andreas-Vesalius-The-Importance-of-Anatomy-in-Medical-Evolution-and-Andreas-Vesalius.pdf

anatomiyi ilk kez bilimsel temellerine oturtan andreas vesalius (1514 – 1564) dur. havva’nın âdem’in kaburga kemiğinden yaratılması nedeniyle erkeklerin bir kaburga kemiğinin eksik olduğunun doğru olmadığını gösterince kilise ayaklandı. engizisyon tarafından verilen ceza nedeniyle kutsal topraklara bir hac gezisi yapmak için bindiği geminin batmasıyla ölmüştür.
https://web.itu.edu.tr/~bulu/recent_pubs_files/bilim_ve_din.pdf

kutsal emanetlerin hastalığın iyileştirilmesinde etkili olduğu inancı, ortaçağ boyunca hızla gelişti. sözgelimi azize rosalia’nın palermo’da yüzyıllarca muhafaza edilip iyileştirmede büyük etkinliği olduğu söylenen kemiklerinin, dinle ilgisi olmayan bir anatomist tarafından incelendiğinde, keçi kemikleri oldukları anlaşılmıştır.
+
anatomi bilimi, hem bedenin yeniden dirilmesi öğretisini güç duruma sokuyor, hem de kilisenin kan akıtılmasından tiksinen tutumuna aykırı düştüğü için günah saylıyordu. bedenin kesilip biçilmesi, papa bonifacius xvı nın emri yüzünden hemen hemen bütünüyle yasaklanmıştı.
+
görüldüğü gibi, bütün bir ortaçağ boyunca hastalıkların iyileştirilmesi ya da önlenmesi ya kör inançlara ya da bütünüyle rasgele yöntemlere dayanıyordu. anatomi ya da fizyoloji olmadan bilimsel bir girişimi gerçekleştirmek olanaksızdı; anatomi ve fizyoloji ise, insan bedeninin kesip biçilmesini gerektiriyordu, oysa kilise buna kesinlikle karşıydı. anatomiyi ilk kez bilimsel temellerine oturtan andreas vesalius (1514 – 1564) dur. kilise, insan bedeninde yok edilemez bir kemik olduğuna ve bu kemiğin yeniden dirilişte bedenin özünü oluşturacağına inanıyordu. vesalius, bu konuda yöneltilen bir soru üzerine, insan bedeninde böyle bir kemiğe rastlamadığını itiraf etti. aristoteles’in fiziğin ilerlemesini kösteklediği ölçüde galen de tıbbın ilerlemesini kösteklemişti. galen’in öğrencileri vesalius’un peşine düştüler. vesalius, ailesinin izniyle bir ispanyol soylusunun cesedini kesip biçerken, ölünün kalbi güya neşterin altında canlılık belirtileri göstermiş. bunun üzerine cinayetle suçlandı ve engizisyona curnallandı. engizisyon kutsal topraklara bir hac gezisi yaparak günahlarını affettirmesine karar verdi. bu amaçla çıktığı deniz yolculuğunda gemisi bir kazaya uğrayınca ölmüştür.
+
fizyoloji anatomiden daha sonra gelişti. fizyolojinin, kan dolaşımını bulgulayan harvey (1578 – 1657) ile bilimsel bir temele oturtulduğu söylenebilir. ispanyol üniversitelerinde kan dolaşımının varlığı xvııı. yüzyılın sonuna kadar kabul edilmedi.
+
ruhbilimin ve fizyoloji biliminin bugünkü durumunda, ölümsüzlük inancı, bilimden bir destek umamaz; bu konuda öne sürülen kanıtlar, ölümden sonra kişiliğinde yok olduğu doğrultusundadır.
https://web.itu.edu.tr/~bulu/favorite_books_files/bilim_din.pdf

çağlar boyu ağrı
+
ağrının tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. insanoğlu var olalıdan beri ağrı çekmektedir.
+
ağrı onlar için tanrıların bir gazabı idi. bu nedenle inançlarını arttırmaya, gerektiğinde insan bile kurban etmeye, büyü yapmaya ve dinsel inançlarıyla ağrılarını dindirmeye çalışırlardı. ya da çoğu anadolu uygarlıklarında olduğu gibi büyük ana’ya koşardı. insanın canı yandığında “anacığım” diye bağırması o günlerden kalan bir alışkanlık olsa gerek.
+
kutsal kitaplarda uygulanan ilk ağrı dindirme yöntemi şu şekilde dile getirilmektedir: “ulu tanrı adem’in derin bir uykuya dalmasını sağladı. uyurken kaburgalarından birini çıkardı. yarayı tekrar kapattı.”
+
eski mısır tıbbını aydınlatan kaynakların en eskisi 1862 yılında smith tarafından bulunan papiruslardır. mö 2000 yıllarına ait olan papiruslarda kalp bütün organların merkezi olarak kabul ediliyordu. ağrının doğal olaylara ve travmalara bağlı olduğu belirtilmekle beraber fizyolojik ve anatomik olaylar mistik düşüncelerle açıklanmaya çalışılıyordu. onlara göre fesat, ruha sol burun deliğinden giriyor ve vücutta ağrıya yol açıyordu. sinir sistemi bilinmiyordu. ağrı merkezi olarak kalpten söz ediliyor ve vücutta çeşitli kanallar ve damarlar aracılığıyla bir ağın kalbe bağlandığı kabul ediliyor. nepenthe adı altında büyük olasılıkla afyondan söz ediliyordu.
+
bu papiruslardaki geniş bilgilere rağmen daha sonra ki dönemlerde dinsel etkinin artması ile eski mısır uygarlığı’nda büyük bir gerileme gözlendi.
+
ms. 5. yüzyılda budizmin etkili olmaya başlaması olayların daha mistik ve dinsel yönden ele alınmasını birlikte getirdi ve hint uygarlığındaki gelişmelerde durgunluk başladı.
+
bir yıl 365 günden meydana gelir. akupunkturun 2500 yıllık geçmişi vardır. önceleri bambu kamışı ve balık kılçıkları ile uygulanan akupunktur daha sonraları altın, gümüş, çelik iğnelerle uygulanmaya başlanmıştır.
+
hammurabi kanunları’nda şöyle bir bölüm yer almaktadır: bir cerrah bronz bir alet ile hastanın gözünü tedavi ederse 10 şekel alır. gözünü kör ederse eli kesilir.
+
ağrı konusundaki en önemli teorilerden birini ise democritus (mö. 460-362) ileri sürmüştür. democritus dünyanın ateş, hava ve suyun sürekli değişen elementlerden meydana geldiğini ileri süren ünlü atom teorisini geliştirmiştir. atom teorisini ağrıya uygulayan democritus ilk ağrı teorisinin babasıdır.
+
hipokrat’ın tıp yaklaşımı akılcı, pratik ve doğanın kaynaklanın kullanmaya yöneliktir. ağrı vücuttaki bir dengesizlik olarak tanımlanmıştır. beyin vücuttaki ısıyı ayarlayan bir saigıbezi gibi görülmüştür. bugün algoloji olarak isimlendirilen ağrı biliminin kelime kökenini oluşturan algos – ağrı, yine hipokrat tarafından kullanılmıştır.
+
daha sonraları eski yunan bilim ve felsefesini etkisi altına alan platon ve aristotales ise insan anatomisi konusunda inanılmaz cehalet ile derin bir spekülasyon getirmişlerdir.
+
tarihte dogmalar üzerindeki perdelerin kalktığı, bilimsel araştırmaların özgürce sürdürüldüğü ender dönemlerden birisi olan bu dönemde büyük iskender’in generallerinden ptolemi önderliğinde anatomi ve fizyolojide önemli araştırmalar yapılmıştır.
+
eski roma tıbbı, galen’in ölümü ile yok olmaya yüz tutmuştur.
+
insanlık adına tıbbın gelişmesi islam tıbbı sayesinde olmuştur. ortaçağda hıristiyanlık karanlığa gömülürken islamiyet hem çok yayılmış hem de araştırmaya açık bir ortam yaratmıştır.
+
diğer ünlü bir islam bilgini ise ebul kasım zehrevi’dir (936-1013). zehrevi diğer bilginlerce kullanılan otların yanı sıra ağrı tedavisinde dağlamayı geliştirmişti.
+
diğer açık görüşlü bir anatomist belçika asıllı vesalius’tur. kendine sağlanan büyük olanaklardan yararlanmış ve “de humani corporis fabrica” isimli ünlü yapıtında (1543) galen’den gelen bir çok anatomik yanlış anlayışı değiştirmiştir. bütün bu özgür düşüncelerinin sonu ise sürgün ve suikast sonucu ölümü olmuştur.
+
18. ve 19. yüzyıllarda merkez sinir sistemi ile ilgili olarak willis, barelle, winslow. malphigi, von haller gibi araştırmacılar önemli ilerlemeler kaydettiler. 1794 yılında charles darwin’in dedesi erasmus darwin ağrıyı tanımlarken duygular normalden kuvvetli olduğu zaman (aşırı ışık, baskı, sıcak ve soğuk gibi uyaranlar) ağrıya yol açar demiştir. böylelikle ağrı ile ilgili şiddet teorisinin temelleri atılmıştır.
+
19, yüzyıl ve daha öncesinde ağrı kesiciler bu dönemde en çok kullanılan maddelerin başında papaveratum somniferum (afyon) gelmekteydi. diğer maddeler ise şarap ve alkol, mandagora, güzel avrat otu, marihuana (kannabis indika) idi.
+
morfin, 1806 yılında alman friedrich wilhelm sertürner (1783-1841) tarafından eski yunanca da rüyalar tanrısı morhpheus’tan esinlenerek opiumdan (afyon) üretilmiştir.
+
1850’lerde ise fransız cerrah charles gabriel pravaz (1791-1853) ve edinburgh alaxander wood (1817- 1884) birbirinden bağımsız olarak şırıngayı geliştirdiler. morfin enjeksiyonu genellikle lokal ağrılarda kullanılıyordu. görüldüğü gibi bugün her gün milyonlarca kez kullanılan şırınganın geçmişi sadece 150 yıl öncesine dayanır.
+
söğüt yaprakları eskiden çeşitli ağrılarda kullanılıyordu. 1897 yılında bayer’de bir kimyacı olan felix hoffman yan etkileri en aza indirgenerek kullanılabilecek olan asetilsalisilik asidi, bayer tarafından geliştirilen aspirini üretti. yani aspirin söğüt yaprağının bir ürünüdür.
+
tarihteki ilk ağrısız doğum yöntemi kraliçe viktorya’nın 1853’de prens leopold ve 1857 yılında prenses beatrice’in doğumunda kullanılmıştır. daha sonra ağrısız doğum ingiltere’de soylular ve alt sınıflar arasında yaygın taraftar bulmaya başladı.
+
ikinci dünya savaşı sonunda savaş sırasında kazanılan büyük deneyimlerle ağrı klinikleri kurulmaya başlandı. 1946 yılında tüm dünya da ağrı tedavisinin babası olarak kabul edilen bonica multidisipliner anlamdaki ilk ağrı kliniğini kurdu. bonica’nın 1954 yılında yayınladığı “ağrının tedavisi” isimli yapıtı hala tüm hekimler tarafından bir başucu kitabı olma özelliğini taşımaktadır.
+
anadolu türklerinden önce asya’daki türk medeniyetlerinden olan uygurlar’dan kalan belgelerde bir takım bitkisel ve hayvansal ilaçların ağrı kontrolünde kullanıldığı görülmektedir. uygurlu hekimler laik bir tıp anlayışına sahiptir. ilaç tedavisini büyü ve telkinden ayrı tutmuşlar, iki farklı tıp anlayışını birbirine karıştırmamışlardı. o dönemle ilgili belgelerde kulak ağası, mastit, diş ağrısı, karın ağrısı baş ağrısına karşı çeşitli bitkilerin kullanıldığı görülmektedir.
http://e-kutuphane.teb.org.tr/pdf/raporlar/agri_analj/3.pdf

helenik dönem (mö 700-mö 323)
• bilim felsefe üzerinden ilerliyordu.
• varlıklar ve olgular doğaüstü nedenlerle değil doğal nedenlerle açıklanmaya çalışılmıştır.
• bilim büyüden arındırılmıştır. gerçekçi yaklaşımlar (realistik düşünce) ön plandadır.
• deneysel araştırmalara ağırlık verilmiştir.
• gözlemsel incelemeler artmış ve neden-sonuç ilişkisi kurulmuştur.
• astronomi, anatomi ve zooloji alanında önemli ilerlemeler kaydedilmiştir.
+
herofilos
• herofilos göz, sinir sistemi ve anatomi hakkında önemli çalışmaları yer almaktadır. sinir sisteminin merkezinde beynin yer aldığını belirtmiştir. aristotales ise sinir sisteminin merkezinde kalbin yer aldığını savunmuştur.
+
herophilos (herofilos) (mö. 335-280) ve erasistratos (mö. 304-250)
• herophilos ve öğrencilerine, ölülerin kutsallığını bozma ve otopsi yapma izni verilmiştir. anatomik inceleme yapabilmek için bu tabuyu ihlal eden bilinen ilk yunanlılar’dır.
• elde ettikleri bulgular, insan anatomisi bilgisini geliştirmek bakımından çok işe yaramıştır.
• herophilos’un ürettiği terminolojinin çoğu modern tıpta hala kullanılmaktadır.
• öğrencisi olan erasistratos, herophilos’un bulgularını toparlayarak ve “pnöma”nın atardamarlar ve sinirler yoluyla geçtiğini savunmuştur.
• pnöma (yunanca “nefes”) vücudun çoğunu çalıştıran ve yaşam gücü olarak düşünülen bir maddedir. ruh ya da cevher olarak da bilinir.
• erasistratos, pnömanın akciğerler vasıtasıyla havadan çekildiğini ve atardamarlardan gönderildiğini varsay. arıtılan pnöma nihayet beyne ulaştığında vücudu kontrol etmek ve hissedebilmek için sinirler yoluyla vücudun tamamına gönderiliyordu.
+
galen (ms. 129-210)
• doktor, bilim insanı ve filozoftur.
• antik roma’nın en önemli hekimlerindendir.
• deneysel fizyolojinin kurucusu ve dünyanın ilk spor hekimi olarak kabul edilmiştir.
• hekimlerin imparatoru, şeyhû’s seyadile (hekimlerin babası) gibi unvanlarla anılmıştır.
• galen’in tıbbi görüşleri “galenizm” olarak adlandırılmaktadır.
• galen etkisi yüzyıllar boyunca tıpta etkisini sürdürmüştür.
• tıbbın yanı sıra farmakoloji alanında da yeni teoriler geliştirmiştir.
• maymunlar üzerinde dikkatli ve titiz diseksiyonlar yaptı.
• arterlerin kan içerdiğinin keşfetti. fakat kanın tüm vücutta dolaştığı noktasında karışlıklık yaşamıştır.
• insan fizyolojisi ve hastalığı üzerine teorileri doğrudan bu araştırmaya dayanmaktaydı.
• kanla ilgili araştırmaları yanlış teşhis konmasına neden olarak 19. yy’ kadar uygulanan hastalıkların tedavisinde özellikle akdeniz bölgesi’nde kan alınması gibi yanlış uygulamaların yapılmasına sebebiyet vermiştir.
• galen herhangi bir buluş yapmamıştır, fakat bilimsel bilginin ilerlemeinde çalışmaları oldukça önemlidir.
+
antik yunanda sağlık bakım uygulamaları
• homeros zamanında yaşamı sürdüren gücün bir tür hava olan «nefes-ruh» olduğuna inanılmaktaydı.
• kanın kirli damarda dolaştığına, temiz kanın temiz kan damarlarında dolaştığına ve bu damarların hava taşıdığına inanılmaktaydı.
• iyileştirici tanrının «asclepias» olduğuna ve asclepias’ın yanında simge olarak yılan taşıdığına inanılmaktaydı.
• asclepias’ın kızı «hygea» sağlığı koruma tanrıçası, oğlu «telesphore»un iyileşme (nekehat) tanrısı olmuştur.
https://acikders.ankara.edu.tr/pluginfile.php/115056/mod_resource/content/0/%C4%B0lk%20%C3%87a%C4%9Flara%20Bilim%20Antik%20Yunan.pdf

andreas vesalius (1514‐1564)
• tıp tarihinin en ünlü eserlerinden biri olan “de humanı corporis fabrica” isimli kitabını yayınladı.
• tıp tarihinde ilk anatomi kitabı olarak kabul edilen 663 sayfalık bu eserde dönemin ünlü sanatçılarından titian ile birlikte çalışarak 277 adet anatomi çiziminde bulundu.
• bu eserini tamamladığında 29 yaşında idi.
• isviçre‐basel’de basılan bu eserinde tiroid bezini tanomladı ve “glandes laryngis racidi adnatae” ismini verdi.
https://www.endokrincerrahisi.org/files/file/KongreSunumlari/24_nisan_2011/18.30_-_19.00/semih_baskan/tiroid_cerrahisinin_dunu-bugunu-yarini.pdf

adnan adıvar, 17. yüzyılda türk tabiplerinin modern anatomi ve fizyolojiye ilgi göstermedikleri için mavrokordato’nun görüşlerine değer vermediklerini de vurgular.
+
pneumaticum instrumentum circulandi sanguinis’in türkçeye çevirisi latin dili uzmanları tarafından gerçekleştirilmesi zorunludur. sağlam bir çeviri için dilbilimcilerin biyoloji, morfoloji, anatomi ve fizyoloji uzmanlarına danışmanları bir diğer zoru…..
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/420346

anatomi bilmeyen hekimlerle köstebekler birbirine benzerler, ikisi de arkalarında toprak tümsekler bırakırlar.
http://nobelmedicus.com/Content/1/21/123-124.pdf

paracelsus’un basel’de ibn sînâ’nın kanun’u ile beraber galen’in ciltlerini yakmasına ve andreas vesalius’un insan vücudunu incelerken ….. kadar onbeş asır hekimin rehberi galen olmuş ve ibn sînâ ve hippokrat ile beraber bir üçlü olarak görüntülenmiştir.
+
galen anatomisinin yanlışları, andreas vesalius’un paris tıp fakültesi öğrencisi iken hocası sylvius’un dikkatini çekmiş, fakat koyu bir galen taraftarı olan sylvius, yanlışın, galen’den beri insan vücudunun değişmesinden kaynaklandığını savunmuştu.
+
gerçeği söylemek gerekirse galen bugün pek önemsenmemektedir de… bilimde şüpheci olmaması, bir “grafoman” oluşu (yani çok aşırı yazması) ona pahalıya mal olmuştur. anatomide yaptığı hatalar da saymakla tükenmez. hattâ, galen’in yazıları özetlense bu kitap incilerle dolar taşar.
+
anatomi bilgisi olmayan bir hekimi plânı olmayan mimara benzetmişti.
anatomisi maymun ve domuzlar üzerinde yapılan çalışmalara dayanıyordu fakat buluşlarını tereddüt etmeden insan anatomisine nakletmiştir.
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/688915

xvı. yüzyılda tabiblerin fikirleri altüst olmuştu. anatomi ilmine karşı genel bir eğilim başgöstermişti.
+
tabibler eski bilgilerini değiştirmek için anatomi derslerine koşuyorlardı. vezal adındaki tabib eski tıp mesleğini tahrip etmişti.
https://istihbaratveanaliz.files.wordpress.com/2016/07/trk-tip-kurumlari.pdf

eğitimin sürecine baktığımızda; anatomi dersi -doktorun ilk öğreneceği şey; insan vücudunu öğrenecek- ortanın biraz üzerinde bir derecede öğrenilebilmiş. bilgisayar bilimi ise, hiç ile az derecelerinde öğrenilmiş. dünyanın bugünkü gidişiyle oldukça tezat teşkil eden bir durum ortaya çıkıyor.
+
size daha çarpıcı örnekler vereceğim. bakınız, cumhuriyet, fırat, tnönü ve karadeniz üniversitesi tıp fakültelerinde anatomi dalında 1 tane tam zamanlı çalışan yardımcı doçent vardır; profesör ve doçent ise yoktur. şimdi, biz bu fakültelerde öğrenci yetiştireceğiz ve yetiştirdiğimiz bu insanlara sağlığımızı emanet edeceğiz!..
+
ayrıca, cumhuriyet, dicle, erciyes, fırat, gaziantep, tnönü, karadeniz, marmara ve selçuk üniversitesi tıp fakültelerinde anatomi profesörü hiç yoktur. bunları kendim söylemiyorum; o üniversitelerden, o fakültelerden bize gelen kayıtları size aktarıyorum. sorduk, böyle cevap verdiler. eğer yanlış varsa, o kayıtlardandır; ama, bize gelen, bu rakamlardır.
+
anatomi dersi “orta” nın biraz üstünde öğrenilmiştir. tüm grubun yüzde 17’sinin “az” seçeneğini seçmiş olması, anatomi dersinin doktorluk mesleğindeki yeri ve önemi dikkate alındığında düşündürücüdür.
+
anatomi dalında cumhuriyet, fırat, inönü ve karadeniz tıp’ta yalnızca bir tam zamanlı yardımcı doçent bulunduğu, erciyes tıp’ta bir yardımcı doçent ve bir öğretim görevlisi tam zamanlı olarak bulunduğu, selçuk tıp’ta iki yardımcı doçent, uludağ tıp’ta iki profesör ve trakya tıp’ta bir profesör, bir doçent bulunduğu görülmektedir. ülkemizde anatomi dalında hemen hepsi tam zamanlı olan toplam 100 öğretim üye ve yardımcısı mevcuttur.
+
cumhuriyet, dicle, erciyes, fırat, gaziantep, inönü, karadeniz, marmara, selçuk üniversiteleri tıp fakültelerinde hiç anatomi profesörü bulunmamaktadır. bunlardan cumhuriyet, erciyes, fırat, inönü, karadeniz, marmara ve selçuk üniversiteleri tıp fakültelerinde anatomi doçenti de yoktur. anatomi profesörlerinin yüzde 28’i hacettepe üniversitesinde toplanmıştır.
+
tıp fakülteleri dekanları genelde anatomi, fizyoloji, farmakoloji, histoloji, mikrobiyoloji, parazitoloji, tıbbi biyoloji-genetik, patoloji, biyoistalistik, biyokimya ve embriyoloji gibi temel tıp derslerini “yeterli” bulmaktadırlar.
https://www.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d18/c061/tbmm18061119.pdf

sağlık ve eğitim temelinde insan anatomisi ve fizyolojisi
https://www.pegem.net/dosyalar/dokuman/61351Pages%20from%20BASKI%20insan%20anatomisi%2018.12%20(1).pdf

dinsel yasaklara rağmen yapılan anatomi diseksiyonuyla-bedenin kesilerek incelenmesiyle keşfedilen organ yapıları resimlenerek kitaplara basılması tıbbi eğitimde görerek öğrenmenin önemi vurgulamıştır.
+
sanatçının çizdiği illüstrasyonlar-tıbbi resimler doğru anatomik bilgi ve tedavi için yol gösterici olur.
+
sanatçının dehasıyla dönemin sanattaki ve tıpta ki gelişmeleri görselleşerek eğitim materyali olan resimli anatomi atlasları yayımlanır.
+
erkek teni kırmızı kadının ki ise beyaz veya pembe olarak renklendirilirdi. roma döneminde de devam eden bu gelenekte yapılan modellerin anatomik doğruluğu tıp bilgisinin düzeyini gösterir.
+
tıp biliminde ki gelişmelerle batıl inançlardan uzaklaşılmaya başlanır. eski iskenderiye tıp eğitiminde teşrih ile kadavra bedenlerin üzerinde eğitim verilirdi. ilk anatomist olan herophilus beyinde ki karıncıkları incelemiş, beyin zarının sinüsleri sardığını saptamış ve dokuz eser yazmıştır.
+
roma döneminin en ünlü hekimi bergamalı galen (calinos, m.s. 129-200) anatomi ve fizyoloji çalışmaları sırasında önemli buluşlar yapmıştı. hipokrat’ın unsurlar nazariyesi ile erasistratos’un ruhlar (pneuma) nazariyesinden yararlanan galen’in oluşturduğu tıbbi görüşler 1400 yıl boyunca hiç şüphe uyandırmadan kabul gördü.
+
hıristiyan inancında ki tek tedavinin kutsal ruhun var olması düşüncesiyle kan akıtma, ampütasyon, diş çekme dışında ki cerrahi işlemler yasaklanmıştı. anatomi bilgisi araştırılmıyordu. fakat 13.yy. başlarında papa’nın itirazlarına rağmen ıı. frederik’in (1212-1250) izniyle kadavra diseksiyonu yeniden başlatılır. ilk tıp okulunun kurulduğu bologna’da mondino de luzzi (1275-1321) anatomi alanında ilk kitabı hazırlayarak anatominin mimarı unvanını alır. 1490’da ilk anatomi salonu italya’nın padova şehrinde açılır ve bir yıl sonra johannes de ketham 1491’de venedik’te ilk resimli tıp kitabı olan fascilus medicinae’yi basar.
+
ayrıca tıp eğitiminde görsel bilgi çok önemlidir. cerrahiyi yöntem ve teknikleri gösteren resimli kaynak azlığı cerrahinin bilim dalı olarak gelişmesini yavaşlatmıştır. tıp tarihi boyunca doğru anatomi bilgisiyle doğru tedaviyi sağlama düşüncesi kitaplarda ki teorik bilginin yanında görsel bilgilerin yer almasına neden olmuştur.
+
ebu ali ibn-i sina (980-1037) ise islam dünyasında şeyh el-reis batı da ise avicenna olarak bilinen türk asıllı bir hekimdir. el-kanun fi’t-tıbb tıp konusunda batı da rehber olan bir eserdir. ibn-i sina yaptığı çizimlerle anatomi açıklamalarına yer verdi. diğer yandan ibn nefis (?-1288) 1924’e kadar servetus’a atfedilen küçük kan dolaşımını tarihte ilk defa olarak “şerh teşrih el-kanun” (kanun’un anatomi bölümüne ek)” ve “şerh el-kanun” (kanun’a ek) adlı iki eserinde tarif etmişti.
+
14. yy.’da dinde reformların yapılması, aristo ve galen’in bilgilerinde ki eksik kısımların tespit edilmesiyle “tıpta rönesans” başladı. paraselsus daha önceki bilgileri ret ederek bitkilerden yapılan ilaçların yerine madensel ilaçları tedaviye kattı. anatomi kitaplarının resimleri insan bedeninin içyapısını merak eden sanatçılar tarafından sanatsal bir üslupla görselleştirildi. bilim ile sanatın iç içe geçmesiyle “artistik anatomi” kavramı oluşur. kadavra çalışmalarına katılan sanatçılar ve doktorlar yakın temas içinde olmuşlardır. çünkü bedenin doğru anatomisi figür resminde ve heykelde de önemli bir yere sahiptir. rönesans’ın önemli bilim adamı andreas vesalius (1514-1564) idam edilen mahkûmların üzerinde diseksiyon yaparak bedenin yapısını inceleyerek anatomi için doğru bilgiler kazandırır. bu bilgilerle galen’in dönemi sona ermiştir. vesalius, galen’in kalp, karaciğer, rahim üzerine yazdıklarının insan vücudunda olmadığı keşfetti. 1539’da tabulae anatomicae’yi yayımlar. eserde anatomi için ilköğretim şemalarına yer verdi. 1543 yılında de humani corporis fabrica libri septem’i (insan vücudunun yapısı üzerine yedi kitap) yazdı. anatomiyi doğrudan doğruya gözleme dayandıran vesalius’un fabrica’sı yalnızca anatomi biliminde devrim yaratmakla kalmamış, insan anatomisinin nasıl temsil edileceğine ve nasıl öğretileceğine dair ölçü getirmiştir. bu önemli kitapta ki anatomik illüstrasyonlarını flaman ressam jan stephan calcar (1499-1546) hazırlar. sanatçı bedeni sanat nesnesi olarak gösterirken anatomiye çok önemli katkılar sağladı. sanat eseri olan illüstrasyonlarını écorché (derinin kaslar görülecek şekilde soyulduğu anatomik model) olarak resmeder. iskelet olarak resmedilen bedenler ölümleriyle de yüzleştirir.
+
rönesans’ın önemli sanatçılarından leonardo da vinci (1452-1519) anatomi alanında ilkleri gerçekleştirdi. insan vücudunu bir sistem olarak değerlendi. vücuda bakışı dünyaya bakış açısını gösterir. bilimsel araştırmalarıyla sanatı birleştirerek araştırmanın ve merak etmenin önemini vurgular. leonardo da vinci, antonio pallaiuolo’nun anatomi çalışmalarına katılır ve hatta kendisi kadavra diseksiyonu yapar. marcantonio della torreyle de anatomi kitabının taslağını oluşturur. anatomi eskizleri yapar. ama torre erken yaşta ölünce yayımlanamaz. diğer önemli rönesans sanatçısı ve bilim adamı michelangelo buonarroti (1475-1564) mateo realdo colombo’nun de re anatomica kitap çizimlerini yapmıştır. maniyerist dönemin sanatçısı benvenuto cellini (1500-1571) ise anatomist vidis vidius ile çalışır. de anatome corpis humani kitabını hazırlarlar.
+
osmanlı imparatorluğu’nda tıp alanında çalışmalar ise 14. yüzyıldan itibaren başlar. ishak b. murat’ın (1389) havasü’l edviye ilk ilmi eserdir. 16. yüzyılda batının etkisi görülmeye başlanır. şirvanlı şemseddin-i itaki (1570-1640) 1632’de risale-i teşrih-i ebdan ve tercüman-ı kibale-i feylesefan eserini yazar. eserde yer alan resimler anatomik terminolojiyle yazılmıştır. özellikle kaslar hakkındaki bölüm ilgi çeker. resimlerde vesalius’un eserinden etkiler hissedilmektedir. itaki islam ve batı eserlerinden yararlanmasının yanı sıra kendi çizdiği resimler ve açıklamalarla yeni bilgiler vermiştir. eserde yer alan anatomi çizimleri batıda ki örneklere göre iyi değildir. çünkü sanat alanında aynı imkânlara sahip değillerdi. vücudun dört temel unsuru maddemsi sıvılar olan (hıltları); sevda, iç organlar ve fetüsün evreleri resimli olarak tanımlanır. sinirlerin yapısını anlatırken şemayı da ekler. sanatçı -hekim olarak çizimleri kendisi yapar. itaki’nin çizimleri üçe ayrılır; ilki eski anatomik çizimler gibi başı ters dönmüş, yuvarlak yüzlü ve çekik gözlü figürler, ikincisiyse vesalius’un fabrica’sında ki resimlere benzer, üçüncüsü ise avrupa kökenli olan modern resimler, kadın-erkek genital organları, kasları gösteren resimlerdir.
+
şanizade ataullah efendi’nin (1771-1826) hamse-i şanizade anatomi kitabı osmanlı döneminde basılan ilk tıp kitabıdır. kitapta 56 resim bulunur ve bazılarının altlarında erzurumlu agop imzası görülür.
+
17. yy. barok dönemde, anatomik çalışmalarının merkezi kuzey avrupa ülkeleri olur. çünkü burjuva sınıfı bağımsızlığını kazanarak üniversitelere yatırımlar yapar, ticaret canlanır. resim teknikleri yeni malzemelerle hızla gelişmeye başlamıştır. devinim düşüncesi sanatta, bilimde ve günlük yaşamda hakim olur. teşrihi göstermek için yapılan tablolarda ise tıp eğitiminin görme ve öğrenme ilişkisi belgelenir.
+
barok dönemin en önemli flaman sanatçısı rembrant van rijn (1514-1564) anatomist nicolas tulp ile diseksiyon çalışmalarına katılır. dr. tulp’un anatomi dersi tablosu toplumsal ve tıbbi alanda çok önemli bilgiler vererek tarihsel bir öneme sahiptir. çünkü teşrihin yılda bir defa yapılma zorunluluğu vardı. cesedin bozulmaması için kış ayı tercih edilirdi. 16 ocak 1632 tarihinde gözlemcilerin yer aldığı cerrahlar loncasında idam edilen bir mahkumun bedeni incelendi. fakat bu diseksiyon geleneksel anatomi çalışmasından çok farklıdır. dr. tulp parmakların hareketini gösteren flexor digitorum süprerficialisi gösterir. kendi sol eliyle ise bu hareketi belirten bir şekilde tutar. dikkatli izleyiciler arasında doktorlar, meraklı halk, iş adamları yer alır. rembrant döneme hakim olan devinim-zaman düşüncesini eserde ustalıkla resmeder. diğer flaman sanatçı jan vandelaar,(1690-1759) bernard siegfried albinus ile anatomist-ressam işbirliğini gösterirler. albunis anatomisi olarak bilinen tabulae sceleti et muscolorum corporis humani de ki çizimlerin ustalığı ayrı bir önem taşır. eser kuzeyin vesalius’u olarak gelecek kuşaklara rehber olmuştur. flaman diğer önemli ressam thomas keyzer (1596-1667) rembrant’ı etkilemiştir. sanatçının dr. sebastian egbertsz de vrij.’in anatomi dersi tablosunda sadece ise iskelet incelemesi görülür.
+
hekim frank h. netter (1906-1991)’in “netter collection of medical illustrations” (netter insan anatomisi atlası) 1989’da basılan en iyi medikal çalışmadır. 20.000’den fazla resim içerir ve 13 cilttir. sayfalar dolusu bilgiyi, tıp öğrencilerine bir bakışta öğreten bu görüntüler, yüzyıllar öncesinden, vesaliuslar’dan gelen tıp çizimi geleneğinde önemli bir sıçramayı temsil ediyor.
+
pubmed’deki bilimsel tıbbi makalelerde sakatlık ve tedavi süreci yayınlanır. 30’dan fazla cerrahi ameliyat geçirir. hasta ve hastalığı yapıtlarında birleştirerek acısını tüm gerçekliğiyle ortaya koyarak hekimlerin hastaya bakış açısını değiştirir. leonardo da vinci, micelangelo gibi büyük sanatçıların anatomi alanında ki katkılarının yanı sıra kahlo’nun kendi vücudunu konu aldığı tabloları, hastalıkla acının anatomi ve radyolojisi olur.
+
21. yy.’da çağdaş tıp çalışmaları dna, hücresel, hormonal olarak çok detaylı yapılırken kas, doku, zar, kemik vb. gibi anatomik özellikler öğrenilmiştir. body world sergisi bilimin, sanatın, teknolojinin birleşerek bedenin tüm çıplaklığıyla görüldüğü en son noktadır. anatomist dr. gunther von hagens ve dr. angelina walley tarafından bedenini bağışlayan insanlardan oluşturulan bir sergidir. insanın ana rahminden, ölümüne kadar ki serüveninin sanatsal bir estetikle anatominin her detayı üç boyutlu olarak izlenir. kasların, kemiklerin, bağların, sindirim sisteminin, endokrin sisteminin, derinin tüm yapısı, gerçek bedenlerde gösterilmesinin tıp eğitimi açısından katkısı çok büyüktür. tıp fakülteleri kadavra dersini sergi alanında yaparlar. çünkü kadavra çalışması yüzyıllar boyunca çok önemli bir yere sahip olmuştur.
+
plastinat olan kadavraların pozları ve sunumu, özel karakterlerinde ve anatomik varlık olarak, estetik kaygı ile dikkatle düşünülerek eğitime hizmet etmesi amaçlanmıştır. her plastinat farklı anatomik özellikleri sergiler. sergi halkın eğitiminde, sağlıklı olmada, hastalıkların vücutta yaptığı tahripleri görmesinde önemli bir rol üstlenir.
+
… serginin yaratıcısı dr. gunther von hagens, “kim olduğumuzun, nasıl düşündüğümüzün öyküsünü” anlattığını söylüyor. body worlds anatomik sergilerinin yaratıcı tasarımcısı dr. angelina whalley ise insan vücudunun karmaşık ama muhteşem olan tasarımını, eğitici olduğu kadar unutulmaz bir şekilde sergilediklerini söyleyerek “sergilerimizin bu kadar başarılı olmasının ardında yatan, ziyaretçilerin plastinatları gördükten sonra iç dünyalarına doğru yaşadıkları seyahat. şunu söyleyebilirim ki, kendilerine bakış açıları değişiyor, özellikle de sağlıklı ve hastalıklı iç organları gördükten sonra. bedeninizin sağlıklı olması sizin elinizde. ona ne kadar erken yaşta bakmaya başlardanız, o kadar faydasını göreceksiniz” diyor.
+
çağdaş teknolojinin imkânları sürekli yenilenerek eğitim alanında ki kullanımı devam etmekte ve görsel sanatların önemli olduğu düşüncesi vazgeçilmezliğini korumaktadır. özellikle anatomi bilimi için görsellik yüzyıllardır önem taşıyor. insanın öğrenmesinde ne kadar çok duyu organına hitap edilirse o kadar çabuk ve kalıcı öğrenme sağlanır.
+
kadavra çalışmalarının anatomi eğitiminde çok önemli olduğu günümüzde ki tıp eğitiminde devam etmektedir. çünkü anatominin tıbbın temeli olması tanı, tedavi ve koruyucu hekimlikte sağladığı kolaylıktır.
+
anatomik görüntülerin teknolojik imkanlarla elde edilmesi ressama ihtiyacı azaltmıştır. buna rağmen 19. yy.’ın başında amerika’da “tıbbi resim” kurumsallaşmaya başlamıştır.
+
ülkemizde anatomi eğitiminde probleme dayalı (pdö) eğitim ile sorun temelli yaklaşım (sty) modelleri kullanılmaktadır.
+
tıp bilimi görmeye dayalı bir bilim dalıdır. hastalıkların tedavisinde doğru anatomi bilgisi bir ilke olmuştur. bedene dair öğrenilen her yeni bilgi, kullanılan tedavi yöntemi kayıt edilmiş ve eğitimde kullanılmıştır.
+
tıp tarihi boyunca yapılan tıbbi illüstrasyonlar; cerrahi teknikleri öğrenme, bitkilerin ilaç yapımında kullanımı, doğru anatomi bilgisi ve halkın sağlık konusunda eğitiminin sağlanması amacına hizmet etmiştir.
+
ege üniversitesi bilgi ve iletişim teknolojileri uygulama ve araştırma merkezi’nde medikal illustratör olarak görev yapan merve evren’in bilgisayarla yaptığı üç boyutlu anatomi illüstrasyonları tıp kongrelerinde, kitaplarda, makalelerde ve halkın eğitimi için hazırlanan kitaplarda kullanılmaktadır.
https://cdn.istanbul.edu.tr/file/1CD58DF90A/1B112CB7EDA141B482C1C13DCABAC925?doi=10.16917/sd.81405

andreas vesalius
(1514 – 1563)
doktor, anatomi bilgini
doğum : 31 aralık 1514, brüksel.
ölüm : 15 ekim 1563, zakintos/iyonya.
aile : roma imparatoru v. charles’ın eczacısının oğlu.
+
bir dünya düşünün cin’ler, cadı’lar ve şeytan!.. fırtınalar bastonlu kocakarıların işi!.. ya mucizelerin öyküleri!.. gel de inanma!..
+
kilise,
– ”insanda yok edilemez bir kemiğin varlığını ve bu kemiğin bir gün yine dirilecek olan gövdenin özü olduğuna” herkesi inandırıyor!..
– çiçek hastalığına karşı aşı kullanılmasını “tanrı istemine karşı koyma” diye niteliyordu!.. hatta, kilise baskısından korkan tıp adamları bile!..
+
inanılır gibi değil, ama “1885’te montreal de görülen amansız bir çiçek salgınında katolik halkın aşıya karşı koyduğu, kiliselerinin de bunu desteklediğini” tarih yazar!.. nasıl ki, kilisenin; “aneztezi yani ameliyat öncesi hasta acı çekmesin diye uyutulmasına” karşı çıktığı gibi!..”
+
russell “o tarihteki tanrıbilimin kötü yanı, yıkıcı eğilimler yaratmak değil, böyle davranışlara yüksek bir töre süsü vermek, bilgisiz, barbar çağlardan kalma alışkanlıklara açıkça kutsal bir özellik tanımak olmuştur” der!..
+
işte, “zavallı devrimci” andreas vesalius böyle bir dünyada, 1543 tarihinde “insan vücudunun yapısı” adlı bir anatomi kitabı yazar!..
+
ve insan üzerinde disseksiyon (canlıların iç yapısını inceleme = kesme/biçme) çalışmaları yapar!.. araştırmak için ilk dissesksiyonu yapan “zavallı devrimci” andreas vesalius’tur.
https://onderlimoncuoglu.files.wordpress.com/2013/10/portreler-word-24-07-2013-a5-2.pdf

paracelsus (1493-1541)
+
çağdaşlarının gözünde paracelsus, büyücü ve hayret verici bir şifacıydı.
+
“tuhaftım ve benimle aynı olan kimse yoktu’ diyen paracelsus’un tam adı phillippus theophrastus bombastus von hohenheim’dir.
+
babasının asistanı olarak çalışan paracelsus, madencilerin madenlerin zehirli buharlarında hastalandıklarını gördü, hastalık yapan metallerin özelliklerini öğrendi. bir simyacının laboratuarında minerallerin mucizevi dönüşümlerini izledi ve bir gün bütün bu gizemleri keşfetmeyi umdu, kurşunu altına dönüştürerek zengin ve ünlü olmayı düşledi. buradaki deneyimi onun ilerideki yolunu oluşturmasını sağladı.
+
babası tarafından basel üniversitesi’ne gönderilen paracelsus, zamanın formal ve ezberci eğitimine karşı çıktı, diğer öğrencilerle birlikte bilginin doğru kökenini aramak üzere seyahatlere çıktı.
+
sizlere yıldızları ve bitkileri öğrenmenin latince ve yunanca gramer öğrenmekten çok daha kolay olduğunu söylüyorum. ilk önce tıbbı öğrenmek daha iyidir, latince sonra öğrenebilir.
+
tıbbın kökenini aradı ancak hiçbir üniversitede bulamadı. akademik eğitimi halkadan geçmeye çalışan köpeğin eğitimine benzetti.
+
bilginin sadece kitaplar aracılığı ile değil doğada araştırma ve inceleme ile öğrenebileceğini söyledi. kendisinden sonraki vesalius, giordano bruno ve galileo gibi eflatun ‘un felsefesine çekildiğini hissetti.
+
aristo’yu temel alan bu okulun mezunlarından vesalius, modern anatominin kuruluşuna öncülük etti, copernicus, dünyayı evrenin merkezinden uzaklaştırdı, galileo, onun bu bulgusunu doğruladı ve modern deney yöntemini geliştirdi. yayılan yeni dalga, sonunda ortaçağ sistemini devirdi. ama tüm bunlar gelişmelerin sonucunu bekleyen paracelsus öldükten sonra oldu.
+
tedavi sadece hatası olan organa değil, tüm vücuda uygulanmalıdır.
+
orduda hekimlik yaptığı zamanlarda yaraların yanlış tedavi edildiğini gördü ve “enfeksiyonu önlerseniz ve yarayı akmaya bırakırsanız, vücudun doğası onu tamamen iyileştirecektir” diyerek hazırladığı merhemlerle sayısız askeri tedavi etti.
+
otopsi yapılacaksa hoca kitaptan okuyor, asistan yerini gösteriyor ve bir berber ve cerrah kadavrayı kesiyordu. öğrenciler mezun olana kadar bir tek hasta görmeyi bile hayal edemiyordu. hiç dağlama yapmadan, bıçak kullanmadan hipokrat yemini eden öğrenciler arasında ‘kör köre yol açar’ deyişi yaygın bir şakaydı. bu tür otopsilere karşı çıkan paracelsus, idam sehpasından ceset çalan anatomistlere güldü.
+
zamanının öteki hekimleri ise kitaplara bağlıydı, araştırma yapmaz, dünyadaki maddelerin bileşimini bilmez, felsefe, astronomi ve erdemi küçümserlerdi. paracelsus, bu hekimlere yaşam ve çürümenin nedenini sordu. ’bir armudu ne olgunlaştırır, üzümü ne yapar? doğanın simyası. ottan sütü ne yapar, çorak topraklardan şarabı ne yapar? bu doğal sindirimdir. doğa simyayı gerçekleştirir. böylece, bir hekim de şeyleri olgunlaştırmalıdır’.
+
paracelsus, ara sıra hayret verici keşifler yaptığında saygıyla ’trithemius bunu bilmiyordu’ diyerek gururlanıyordu.
+
doğayı örnek alarak, galen’in karşıt karşıtı tedavi eder prensibi yerine, benzer benzeri tedavi eder prensibine inanır ve bunu tıbbına uygular.
+
bir çok hastalığı tedavi etti ancak hiç alkış göremedi. kendisine yöneltilen suçlamalara karşı hep savunmada kalarak mücadele etmek zorunda kaldı.
+
nüremberg’e giden paracelsus, burada sifilizli hastaları tedavi ederek birkez daha ün kazanır. ‘fransız hastalığının nedenleri ve kökenleri üzerine’ adlı çalışmasının ilk bölümleri yayınlanırken, devamı yasaklanır.
+
yaşamının son yıllarında paracelsus ılımlı, alçakgönüllü ve toleranslı oldu. tüm zamanını meditasyon ve fakirlere yardımla geçirdi. vasiyetinde paralarını fakirlere, tıp aletlerini ise berberlere bıraktı. ’büyük cerrahi kitabı’ adlı eserini 1536’da yayımlandığında büyük etki yarattı. bununla beraber ‘ büyük ve küçük dünyanın anatomisi ve destansı felsefe’ en hacimli çalışması olmuştur. burada, sihirsel inançları, batıl itikatları özetledi. evren, kurtuluş, astroloji, geometri, meteoroloji, kozmografi vb. konularını açıkladı. vasiyetini onaylattıktan üç gün sonra vefat etti. ne acıdır ki el yazmalarını ne öğrencileri ne de yakınları sahiplendi.
https://www.antalyaeo.org.tr/Resim/Upload/dozaj-3-web.pdf