mevzû

hastalıkların tanı ve tedavisi iyi anatomi bilgisi gerektirdiği için hekimlerin insan anatomisini çok iyi öğrenmeleri gerekmektedir. bu yüzden anatominin önemi geçmişten günümüze kadar özellikle vurgulanmıştır.
+
“kendi anatomisini bilmeyen cerrah taş üzerine yazı yontmaya çalışan kör bir adama benzer” sözüyle anatominin cerrahideki önemini belirten ünlü fransız cerrah guy de chauliac, “anatomi bilgisinden yoksun doktorlar köstebeğe benzerler. belirsizlikler içinde-karanlıkta-çalışan elleri ile birçok mezarlar yaratırlar” sözünün sahibi alman hekim prof. dr. f. tiedemann ve “anatomi, tıbbın ve cerrahlığın her kolunda vücut yollarını gösteren kılavuzdur. bir kaptan için pusula ile harita ne ise, hekim ve cerrahlar için de anatomi ve atlas o ölçüde önemlidir” diyen prof. dr. z. zeren’in cümleleri en bilinen örneklerdendir.
http://higheredu-sci.beun.edu.tr/pdf/pdf_HIG_1805.pdf

hüseyin hulki bey (1862-1894)
çoğunun memleketimiz hakkında hiçbir fikri yoktu. hatta osmanlı ülkelerinde tıp okullarının bulunmasını ve buralarda anatomi okunmasını akılları almıyordu.
+
hüseyin hulki bey, …… hekimin de; insan bedeninin coğrafik özellikleri mahiyetindeki anatomi ilmini, onun hayati vazifelerini gösteren fizyoloji ilmini ve bundaki değişme / bozulmaları gösteren hastalık ilmini bilmesi gerektiğini belirtmiştir.
+
vücudu zararlı mikroplara karşı savunmada ilaçları bir silah gibi gören hüseyin hulki bey, hangi ilacı nerede kullanması gerektiği hususunda fizyolojinin bilinmesi gerektiğine kesinlikle inanmıştır.
+
anatomi ve fizyolojiden hiç bilgileri olmayan ya da her şeyi saf fikirlere karıştırarak hikmetli sözler arasına sokmak isteğinde olan kadim hekimlerin mazeretlerinin doğal olduğu ifade edilmiştir.
+
hüseyin hulki bey …… sağlıklı olmayı “çeşitli organları şekil ve işlev bakımından tam ve doğal olan insanın, uzuvlarının çevrilmiş olduğu bilgilerle, ahenkli bir şekilde düzgün işleyebilmesi” olarak …….
+
adı geçen bozulmanın çeşidinin ise kimyevi, fizyolojik ve anatomik olabildiği belirtilmiştir.
+
bu aslında bedenin ahenginden başka bir şey değildir denilmiştir.
+
hüseyin hulki bey vücudun kendi düzenli işleyişi ile hastalıkları uzaklaştıracak ve iyileştirecek düzeninin bünye içerisinde mevcut olduğunu söylemektedir.
+
sağlıklı bir insanda hastalıkları kendi uzaklaştırma gücüne göre bir değişme/bozulma meydana gelir. bunu hüseyin hulki bey şu şekilde ifade etmiştir; …….
+
hüseyin hulki bey’in eserde en dikkat çekici yönlerinden birisi de anatomi ve fizyolojiye olan inancıdır. her fırsatta bu iki bilim dalına gönderme yapan yazar, tıbbın temelini neredeyse bu iki bilim dalı üzerine kurmaktadır.
+
günümüzde de hem tıp öğrencileri için hem de mesleği uygulamakta olan hekimler için anatomiye ve fizyolojiye hakimiyet önemlidir.
+
hüseyin hulki bey’in kesin çizgilerle belirtmiş olduğu bir durum da gerçek ile bâtıl tıp meslekleri ayrımıdır. bu ayrımda temel belirleyen fizyoloji ve anatomi gibi temel tıp ilimlerine olan bağlılık ve bilimselliktir.
+
hüseyin hulki bey iyi bir gözlemcidir. kararlarında acele etmeden, sebep sonuç ilişkisi kurarak ilerlemek istediğini anlamaktayız. bilimden, fenden ayrılmama noktasında da oldukça kararlıdır.
+
tıbbın temeli olan anatomi ve özellikle fizyolojiye çok önem vermiştir.
+
hüseyin hulki bey bu fasılda bâtıl, gerçek olmayan tıp mesleklerinden bahsetmektedir. hatta bunları tıp mesleği olarak değerlendirmenin doğru olmayacağını belirtmiştir.
+
ruh bilimcileri, psikologlar ne fikirde bulunan tabiblerdir?
+
hüseyin hulki bey homeopatların süslü ifadeler kullandıklarını da şu şekilde anlatmıştır.
+
hüseyin hulki bey dozimetrede kullanılan yöntemlerin yanlış olan yönlerini ise şu şekilde tariflemiştir:
http://openaccess.hacettepe.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/11655/5933/Mustafa%20HAYIRLIDA%C4%9E.pdf

herophilus …… hippokrates’in benzer tarihlerde ortaya attığı ve insanın sağlığını borçlu olduğu dört unsur dengesi teorisine (kabullenir görünmekle birlikte), bugünkü bilimsel bakış açısına yakın bir düşünce tarzıyla karşı çıktı.
+
herophilus’a göre insanın sağlığının bozulmasına sebep olan etken, insanda var olduğu söylenen dört temel unsurun (kan, kara safra, sarı safra, balgam) dengesinin bozulması değil, organlarda saptanan bozulmalardı.
http://endokrin.com/pdf/579567212231_herophilus.pdf

aristo’nun torunu erasistratus büyük bir anatomist ve doktordu. fizyolojinin kurucusu olarak da kabul edilir.
+
jacques-louis david’in (1748-1825) 1774 tarihinde tamamladığı, “antiochus ve stratonice” resminin antik dönemden alınan eğlenceli bir öyküsü vardır. antiokus suriye kralı seleceus’un oğludur. seleceus rica üzerine yunanlı demetrius’un kızı stratonice ile henüz 20 yaşına gelmeden evlenir. yaşlı kral ile uyumlu evlilikleri sonucunda bir çocukları olur. bu arada antiochus şiddetli bir hastalığa yakalanmış hiçbir şey yememekte ve içmemekte sürekli yatmaktadır. gün geçtikçe kilo kaybeden prense doktorlar teşhis koyamamakta ve prens yavaş yavaş ölüme doğru gitmektedir. erasistratus çağrılır. erasistratus prensi muayene eder, yanında oturarak bir süre gözlemler. kralın genç ve güzel karısı, prensin üvey annesi stratonice içeri girdiğinde, prensin nabzı hızlanır, taşikardi, yüzünde kızarma, sesinde bozulma, terleme, bakışlarında kırılma (sappho’nun semptomları) olur. bunun üzerine erasistratus bu bulguları diğer bulgularla birleştirerek antiokus’un üvey annesine aşık olduğunu, bu aşkın imkansızlığı nedeniyle prensin zamanla içine kapandığı ve çaresizleştiğini tespit eder. yaşlı krala oğlunun karısına aşık olduğunu bunun imkansızlığını ve bütün problemlerin bundan kaynaklandığını belirtir. kral bu duruma çok bozulur. fakat oğlunun sağlığı ve ülkesinin geleceği için tüm gelenekleri yıkarak genç karısını oğluna verir ve prens tümüyle iyileşir. erasistratus’un bu teşhis ve tedavisi kayıtlara geçen ilk psikosomatik hastalıktır. daha sonra ödip kompleksi olarak da çokça tartışılacaktır. ilk psikiyatrist ve kardiyak ritmolog olarak da tarihe geçmiştir.
http://journalagent.com/sscd/pdfs/SSCD_1_2_129_131.pdf

….. pulmoner dolaşımı servetus’tan 300 yıl önce ibn-al-nafis’in keşfettiğinin kabul edilmesinin gerektiğini bildirmiştir.
+
miguel servetus anatomide vesalius’un selefi olarak çalışmış …… küçük dolaşımı da tarif etmiştir. ….. napali’ye kaçarken yakalanmış ve yakılarak öldürülmüştür.
https://journalagent.com/tkd/pdfs/TKDA_26_1_61_62.pdf

tıbbın evriminde anatominin yeri ve andreas vesalius
https://www.researchgate.net/profile/Nuket_Bueken/publication/332901528_Tibbin_evriminde_Anatominin_yeri_ve_Andreas_Vesalius_The_Importance_of_Anatomy_in_Medical_Evolution_and_Andreas_Vesalius/links/5cd13427299bf14d957cebb2/Tibbin-evriminde-Anatominin-yeri-ve-Andreas-Vesalius-The-Importance-of-Anatomy-in-Medical-Evolution-and-Andreas-Vesalius.pdf

anatomiyi ilk kez bilimsel temellerine oturtan andreas vesalius (1514 – 1564) dur. havva’nın âdem’in kaburga kemiğinden yaratılması nedeniyle erkeklerin bir kaburga kemiğinin eksik olduğunun doğru olmadığını gösterince kilise ayaklandı. engizisyon tarafından verilen ceza nedeniyle kutsal topraklara bir hac gezisi yapmak için bindiği geminin batmasıyla ölmüştür.
https://web.itu.edu.tr/~bulu/recent_pubs_files/bilim_ve_din.pdf

kutsal emanetlerin hastalığın iyileştirilmesinde etkili olduğu inancı, ortaçağ boyunca hızla gelişti. sözgelimi azize rosalia’nın palermo’da yüzyıllarca muhafaza edilip iyileştirmede büyük etkinliği olduğu söylenen kemiklerinin, dinle ilgisi olmayan bir anatomist tarafından incelendiğinde, keçi kemikleri oldukları anlaşılmıştır.
+
anatomi bilimi, hem bedenin yeniden dirilmesi öğretisini güç duruma sokuyor, hem de kilisenin kan akıtılmasından tiksinen tutumuna aykırı düştüğü için günah saylıyordu. bedenin kesilip biçilmesi, papa bonifacius xvı nın emri yüzünden hemen hemen bütünüyle yasaklanmıştı.
+
görüldüğü gibi, bütün bir ortaçağ boyunca hastalıkların iyileştirilmesi ya da önlenmesi ya kör inançlara ya da bütünüyle rasgele yöntemlere dayanıyordu. anatomi ya da fizyoloji olmadan bilimsel bir girişimi gerçekleştirmek olanaksızdı; anatomi ve fizyoloji ise, insan bedeninin kesip biçilmesini gerektiriyordu, oysa kilise buna kesinlikle karşıydı. anatomiyi ilk kez bilimsel temellerine oturtan andreas vesalius (1514 – 1564) dur. kilise, insan bedeninde yok edilemez bir kemik olduğuna ve bu kemiğin yeniden dirilişte bedenin özünü oluşturacağına inanıyordu. vesalius, bu konuda yöneltilen bir soru üzerine, insan bedeninde böyle bir kemiğe rastlamadığını itiraf etti. aristoteles’in fiziğin ilerlemesini kösteklediği ölçüde galen de tıbbın ilerlemesini kösteklemişti. galen’in öğrencileri vesalius’un peşine düştüler. vesalius, ailesinin izniyle bir ispanyol soylusunun cesedini kesip biçerken, ölünün kalbi güya neşterin altında canlılık belirtileri göstermiş. bunun üzerine cinayetle suçlandı ve engizisyona curnallandı. engizisyon kutsal topraklara bir hac gezisi yaparak günahlarını affettirmesine karar verdi. bu amaçla çıktığı deniz yolculuğunda gemisi bir kazaya uğrayınca ölmüştür.
+
fizyoloji anatomiden daha sonra gelişti. fizyolojinin, kan dolaşımını bulgulayan harvey (1578 – 1657) ile bilimsel bir temele oturtulduğu söylenebilir. ispanyol üniversitelerinde kan dolaşımının varlığı xvııı. yüzyılın sonuna kadar kabul edilmedi.
+
ruhbilimin ve fizyoloji biliminin bugünkü durumunda, ölümsüzlük inancı, bilimden bir destek umamaz; bu konuda öne sürülen kanıtlar, ölümden sonra kişiliğinde yok olduğu doğrultusundadır.
https://web.itu.edu.tr/~bulu/favorite_books_files/bilim_din.pdf

çağlar boyu ağrı
+
ağrının tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. insanoğlu var olalıdan beri ağrı çekmektedir.
+
ağrı onlar için tanrıların bir gazabı idi. bu nedenle inançlarını arttırmaya, gerektiğinde insan bile kurban etmeye, büyü yapmaya ve dinsel inançlarıyla ağrılarını dindirmeye çalışırlardı. ya da çoğu anadolu uygarlıklarında olduğu gibi büyük ana’ya koşardı. insanın canı yandığında “anacığım” diye bağırması o günlerden kalan bir alışkanlık olsa gerek.
+
kutsal kitaplarda uygulanan ilk ağrı dindirme yöntemi şu şekilde dile getirilmektedir: “ulu tanrı adem’in derin bir uykuya dalmasını sağladı. uyurken kaburgalarından birini çıkardı. yarayı tekrar kapattı.”
+
eski mısır tıbbını aydınlatan kaynakların en eskisi 1862 yılında smith tarafından bulunan papiruslardır. mö 2000 yıllarına ait olan papiruslarda kalp bütün organların merkezi olarak kabul ediliyordu. ağrının doğal olaylara ve travmalara bağlı olduğu belirtilmekle beraber fizyolojik ve anatomik olaylar mistik düşüncelerle açıklanmaya çalışılıyordu. onlara göre fesat, ruha sol burun deliğinden giriyor ve vücutta ağrıya yol açıyordu. sinir sistemi bilinmiyordu. ağrı merkezi olarak kalpten söz ediliyor ve vücutta çeşitli kanallar ve damarlar aracılığıyla bir ağın kalbe bağlandığı kabul ediliyor. nepenthe adı altında büyük olasılıkla afyondan söz ediliyordu.
+
bu papiruslardaki geniş bilgilere rağmen daha sonra ki dönemlerde dinsel etkinin artması ile eski mısır uygarlığı’nda büyük bir gerileme gözlendi.
+
ms. 5. yüzyılda budizmin etkili olmaya başlaması olayların daha mistik ve dinsel yönden ele alınmasını birlikte getirdi ve hint uygarlığındaki gelişmelerde durgunluk başladı.
+
bir yıl 365 günden meydana gelir. akupunkturun 2500 yıllık geçmişi vardır. önceleri bambu kamışı ve balık kılçıkları ile uygulanan akupunktur daha sonraları altın, gümüş, çelik iğnelerle uygulanmaya başlanmıştır.
+
hammurabi kanunları’nda şöyle bir bölüm yer almaktadır: bir cerrah bronz bir alet ile hastanın gözünü tedavi ederse 10 şekel alır. gözünü kör ederse eli kesilir.
+
ağrı konusundaki en önemli teorilerden birini ise democritus (mö. 460-362) ileri sürmüştür. democritus dünyanın ateş, hava ve suyun sürekli değişen elementlerden meydana geldiğini ileri süren ünlü atom teorisini geliştirmiştir. atom teorisini ağrıya uygulayan democritus ilk ağrı teorisinin babasıdır.
+
hipokrat’ın tıp yaklaşımı akılcı, pratik ve doğanın kaynaklanın kullanmaya yöneliktir. ağrı vücuttaki bir dengesizlik olarak tanımlanmıştır. beyin vücuttaki ısıyı ayarlayan bir saigıbezi gibi görülmüştür. bugün algoloji olarak isimlendirilen ağrı biliminin kelime kökenini oluşturan algos – ağrı, yine hipokrat tarafından kullanılmıştır.
+
daha sonraları eski yunan bilim ve felsefesini etkisi altına alan platon ve aristotales ise insan anatomisi konusunda inanılmaz cehalet ile derin bir spekülasyon getirmişlerdir.
+
tarihte dogmalar üzerindeki perdelerin kalktığı, bilimsel araştırmaların özgürce sürdürüldüğü ender dönemlerden birisi olan bu dönemde büyük iskender’in generallerinden ptolemi önderliğinde anatomi ve fizyolojide önemli araştırmalar yapılmıştır.
+
eski roma tıbbı, galen’in ölümü ile yok olmaya yüz tutmuştur.
+
insanlık adına tıbbın gelişmesi islam tıbbı sayesinde olmuştur. ortaçağda hıristiyanlık karanlığa gömülürken islamiyet hem çok yayılmış hem de araştırmaya açık bir ortam yaratmıştır.
+
diğer ünlü bir islam bilgini ise ebul kasım zehrevi’dir (936-1013). zehrevi diğer bilginlerce kullanılan otların yanı sıra ağrı tedavisinde dağlamayı geliştirmişti.
+
diğer açık görüşlü bir anatomist belçika asıllı vesalius’tur. kendine sağlanan büyük olanaklardan yararlanmış ve “de humani corporis fabrica” isimli ünlü yapıtında (1543) galen’den gelen bir çok anatomik yanlış anlayışı değiştirmiştir. bütün bu özgür düşüncelerinin sonu ise sürgün ve suikast sonucu ölümü olmuştur.
+
18. ve 19. yüzyıllarda merkez sinir sistemi ile ilgili olarak willis, barelle, winslow. malphigi, von haller gibi araştırmacılar önemli ilerlemeler kaydettiler. 1794 yılında charles darwin’in dedesi erasmus darwin ağrıyı tanımlarken duygular normalden kuvvetli olduğu zaman (aşırı ışık, baskı, sıcak ve soğuk gibi uyaranlar) ağrıya yol açar demiştir. böylelikle ağrı ile ilgili şiddet teorisinin temelleri atılmıştır.
+
19, yüzyıl ve daha öncesinde ağrı kesiciler bu dönemde en çok kullanılan maddelerin başında papaveratum somniferum (afyon) gelmekteydi. diğer maddeler ise şarap ve alkol, mandagora, güzel avrat otu, marihuana (kannabis indika) idi.
+
morfin, 1806 yılında alman friedrich wilhelm sertürner (1783-1841) tarafından eski yunanca da rüyalar tanrısı morhpheus’tan esinlenerek opiumdan (afyon) üretilmiştir.
+
1850’lerde ise fransız cerrah charles gabriel pravaz (1791-1853) ve edinburgh alaxander wood (1817- 1884) birbirinden bağımsız olarak şırıngayı geliştirdiler. morfin enjeksiyonu genellikle lokal ağrılarda kullanılıyordu. görüldüğü gibi bugün her gün milyonlarca kez kullanılan şırınganın geçmişi sadece 150 yıl öncesine dayanır.
+
söğüt yaprakları eskiden çeşitli ağrılarda kullanılıyordu. 1897 yılında bayer’de bir kimyacı olan felix hoffman yan etkileri en aza indirgenerek kullanılabilecek olan asetilsalisilik asidi, bayer tarafından geliştirilen aspirini üretti. yani aspirin söğüt yaprağının bir ürünüdür.
+
tarihteki ilk ağrısız doğum yöntemi kraliçe viktorya’nın 1853’de prens leopold ve 1857 yılında prenses beatrice’in doğumunda kullanılmıştır. daha sonra ağrısız doğum ingiltere’de soylular ve alt sınıflar arasında yaygın taraftar bulmaya başladı.
+
ikinci dünya savaşı sonunda savaş sırasında kazanılan büyük deneyimlerle ağrı klinikleri kurulmaya başlandı. 1946 yılında tüm dünya da ağrı tedavisinin babası olarak kabul edilen bonica multidisipliner anlamdaki ilk ağrı kliniğini kurdu. bonica’nın 1954 yılında yayınladığı “ağrının tedavisi” isimli yapıtı hala tüm hekimler tarafından bir başucu kitabı olma özelliğini taşımaktadır.
+
anadolu türklerinden önce asya’daki türk medeniyetlerinden olan uygurlar’dan kalan belgelerde bir takım bitkisel ve hayvansal ilaçların ağrı kontrolünde kullanıldığı görülmektedir. uygurlu hekimler laik bir tıp anlayışına sahiptir. ilaç tedavisini büyü ve telkinden ayrı tutmuşlar, iki farklı tıp anlayışını birbirine karıştırmamışlardı. o dönemle ilgili belgelerde kulak ağası, mastit, diş ağrısı, karın ağrısı baş ağrısına karşı çeşitli bitkilerin kullanıldığı görülmektedir.
http://e-kutuphane.teb.org.tr/pdf/raporlar/agri_analj/3.pdf

helenik dönem (mö 700-mö 323)
• bilim felsefe üzerinden ilerliyordu.
• varlıklar ve olgular doğaüstü nedenlerle değil doğal nedenlerle açıklanmaya çalışılmıştır.
• bilim büyüden arındırılmıştır. gerçekçi yaklaşımlar (realistik düşünce) ön plandadır.
• deneysel araştırmalara ağırlık verilmiştir.
• gözlemsel incelemeler artmış ve neden-sonuç ilişkisi kurulmuştur.
• astronomi, anatomi ve zooloji alanında önemli ilerlemeler kaydedilmiştir.
+
herofilos
• herofilos göz, sinir sistemi ve anatomi hakkında önemli çalışmaları yer almaktadır. sinir sisteminin merkezinde beynin yer aldığını belirtmiştir. aristotales ise sinir sisteminin merkezinde kalbin yer aldığını savunmuştur.
+
herophilos (herofilos) (mö. 335-280) ve erasistratos (mö. 304-250)
• herophilos ve öğrencilerine, ölülerin kutsallığını bozma ve otopsi yapma izni verilmiştir. anatomik inceleme yapabilmek için bu tabuyu ihlal eden bilinen ilk yunanlılar’dır.
• elde ettikleri bulgular, insan anatomisi bilgisini geliştirmek bakımından çok işe yaramıştır.
• herophilos’un ürettiği terminolojinin çoğu modern tıpta hala kullanılmaktadır.
• öğrencisi olan erasistratos, herophilos’un bulgularını toparlayarak ve “pnöma”nın atardamarlar ve sinirler yoluyla geçtiğini savunmuştur.
• pnöma (yunanca “nefes”) vücudun çoğunu çalıştıran ve yaşam gücü olarak düşünülen bir maddedir. ruh ya da cevher olarak da bilinir.
• erasistratos, pnömanın akciğerler vasıtasıyla havadan çekildiğini ve atardamarlardan gönderildiğini varsay. arıtılan pnöma nihayet beyne ulaştığında vücudu kontrol etmek ve hissedebilmek için sinirler yoluyla vücudun tamamına gönderiliyordu.
+
galen (ms. 129-210)
• doktor, bilim insanı ve filozoftur.
• antik roma’nın en önemli hekimlerindendir.
• deneysel fizyolojinin kurucusu ve dünyanın ilk spor hekimi olarak kabul edilmiştir.
• hekimlerin imparatoru, şeyhû’s seyadile (hekimlerin babası) gibi unvanlarla anılmıştır.
• galen’in tıbbi görüşleri “galenizm” olarak adlandırılmaktadır.
• galen etkisi yüzyıllar boyunca tıpta etkisini sürdürmüştür.
• tıbbın yanı sıra farmakoloji alanında da yeni teoriler geliştirmiştir.
• maymunlar üzerinde dikkatli ve titiz diseksiyonlar yaptı.
• arterlerin kan içerdiğinin keşfetti. fakat kanın tüm vücutta dolaştığı noktasında karışlıklık yaşamıştır.
• insan fizyolojisi ve hastalığı üzerine teorileri doğrudan bu araştırmaya dayanmaktaydı.
• kanla ilgili araştırmaları yanlış teşhis konmasına neden olarak 19. yy’ kadar uygulanan hastalıkların tedavisinde özellikle akdeniz bölgesi’nde kan alınması gibi yanlış uygulamaların yapılmasına sebebiyet vermiştir.
• galen herhangi bir buluş yapmamıştır, fakat bilimsel bilginin ilerlemeinde çalışmaları oldukça önemlidir.
+
antik yunanda sağlık bakım uygulamaları
• homeros zamanında yaşamı sürdüren gücün bir tür hava olan «nefes-ruh» olduğuna inanılmaktaydı.
• kanın kirli damarda dolaştığına, temiz kanın temiz kan damarlarında dolaştığına ve bu damarların hava taşıdığına inanılmaktaydı.
• iyileştirici tanrının «asclepias» olduğuna ve asclepias’ın yanında simge olarak yılan taşıdığına inanılmaktaydı.
• asclepias’ın kızı «hygea» sağlığı koruma tanrıçası, oğlu «telesphore»un iyileşme (nekehat) tanrısı olmuştur.
https://acikders.ankara.edu.tr/pluginfile.php/115056/mod_resource/content/0/%C4%B0lk%20%C3%87a%C4%9Flara%20Bilim%20Antik%20Yunan.pdf

andreas vesalius (1514‐1564)
• tıp tarihinin en ünlü eserlerinden biri olan “de humanı corporis fabrica” isimli kitabını yayınladı.
• tıp tarihinde ilk anatomi kitabı olarak kabul edilen 663 sayfalık bu eserde dönemin ünlü sanatçılarından titian ile birlikte çalışarak 277 adet anatomi çiziminde bulundu.
• bu eserini tamamladığında 29 yaşında idi.
• isviçre‐basel’de basılan bu eserinde tiroid bezini tanomladı ve “glandes laryngis racidi adnatae” ismini verdi.
https://www.endokrincerrahisi.org/files/file/KongreSunumlari/24_nisan_2011/18.30_-_19.00/semih_baskan/tiroid_cerrahisinin_dunu-bugunu-yarini.pdf

adnan adıvar, 17. yüzyılda türk tabiplerinin modern anatomi ve fizyolojiye ilgi göstermedikleri için mavrokordato’nun görüşlerine değer vermediklerini de vurgular.
+
pneumaticum instrumentum circulandi sanguinis’in türkçeye çevirisi latin dili uzmanları tarafından gerçekleştirilmesi zorunludur. sağlam bir çeviri için dilbilimcilerin biyoloji, morfoloji, anatomi ve fizyoloji uzmanlarına danışmanları bir diğer zoru…..
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/420346

anatomi bilmeyen hekimlerle köstebekler birbirine benzerler, ikisi de arkalarında toprak tümsekler bırakırlar.
http://nobelmedicus.com/Content/1/21/123-124.pdf

paracelsus’un basel’de ibn sînâ’nın kanun’u ile beraber galen’in ciltlerini yakmasına ve andreas vesalius’un insan vücudunu incelerken ….. kadar onbeş asır hekimin rehberi galen olmuş ve ibn sînâ ve hippokrat ile beraber bir üçlü olarak görüntülenmiştir.
+
galen anatomisinin yanlışları, andreas vesalius’un paris tıp fakültesi öğrencisi iken hocası sylvius’un dikkatini çekmiş, fakat koyu bir galen taraftarı olan sylvius, yanlışın, galen’den beri insan vücudunun değişmesinden kaynaklandığını savunmuştu.
+
gerçeği söylemek gerekirse galen bugün pek önemsenmemektedir de… bilimde şüpheci olmaması, bir “grafoman” oluşu (yani çok aşırı yazması) ona pahalıya mal olmuştur. anatomide yaptığı hatalar da saymakla tükenmez. hattâ, galen’in yazıları özetlense bu kitap incilerle dolar taşar.
+
anatomi bilgisi olmayan bir hekimi plânı olmayan mimara benzetmişti.
anatomisi maymun ve domuzlar üzerinde yapılan çalışmalara dayanıyordu fakat buluşlarını tereddüt etmeden insan anatomisine nakletmiştir.
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/688915

xvı. yüzyılda tabiblerin fikirleri altüst olmuştu. anatomi ilmine karşı genel bir eğilim başgöstermişti.
+
tabibler eski bilgilerini değiştirmek için anatomi derslerine koşuyorlardı. vezal adındaki tabib eski tıp mesleğini tahrip etmişti.
https://istihbaratveanaliz.files.wordpress.com/2016/07/trk-tip-kurumlari.pdf

eğitimin sürecine baktığımızda; anatomi dersi -doktorun ilk öğreneceği şey; insan vücudunu öğrenecek- ortanın biraz üzerinde bir derecede öğrenilebilmiş. bilgisayar bilimi ise, hiç ile az derecelerinde öğrenilmiş. dünyanın bugünkü gidişiyle oldukça tezat teşkil eden bir durum ortaya çıkıyor.
+
size daha çarpıcı örnekler vereceğim. bakınız, cumhuriyet, fırat, tnönü ve karadeniz üniversitesi tıp fakültelerinde anatomi dalında 1 tane tam zamanlı çalışan yardımcı doçent vardır; profesör ve doçent ise yoktur. şimdi, biz bu fakültelerde öğrenci yetiştireceğiz ve yetiştirdiğimiz bu insanlara sağlığımızı emanet edeceğiz!..
+
ayrıca, cumhuriyet, dicle, erciyes, fırat, gaziantep, tnönü, karadeniz, marmara ve selçuk üniversitesi tıp fakültelerinde anatomi profesörü hiç yoktur. bunları kendim söylemiyorum; o üniversitelerden, o fakültelerden bize gelen kayıtları size aktarıyorum. sorduk, böyle cevap verdiler. eğer yanlış varsa, o kayıtlardandır; ama, bize gelen, bu rakamlardır.
+
anatomi dersi “orta” nın biraz üstünde öğrenilmiştir. tüm grubun yüzde 17’sinin “az” seçeneğini seçmiş olması, anatomi dersinin doktorluk mesleğindeki yeri ve önemi dikkate alındığında düşündürücüdür.
+
anatomi dalında cumhuriyet, fırat, inönü ve karadeniz tıp’ta yalnızca bir tam zamanlı yardımcı doçent bulunduğu, erciyes tıp’ta bir yardımcı doçent ve bir öğretim görevlisi tam zamanlı olarak bulunduğu, selçuk tıp’ta iki yardımcı doçent, uludağ tıp’ta iki profesör ve trakya tıp’ta bir profesör, bir doçent bulunduğu görülmektedir. ülkemizde anatomi dalında hemen hepsi tam zamanlı olan toplam 100 öğretim üye ve yardımcısı mevcuttur.
+
cumhuriyet, dicle, erciyes, fırat, gaziantep, inönü, karadeniz, marmara, selçuk üniversiteleri tıp fakültelerinde hiç anatomi profesörü bulunmamaktadır. bunlardan cumhuriyet, erciyes, fırat, inönü, karadeniz, marmara ve selçuk üniversiteleri tıp fakültelerinde anatomi doçenti de yoktur. anatomi profesörlerinin yüzde 28’i hacettepe üniversitesinde toplanmıştır.
+
tıp fakülteleri dekanları genelde anatomi, fizyoloji, farmakoloji, histoloji, mikrobiyoloji, parazitoloji, tıbbi biyoloji-genetik, patoloji, biyoistalistik, biyokimya ve embriyoloji gibi temel tıp derslerini “yeterli” bulmaktadırlar.
https://www.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d18/c061/tbmm18061119.pdf

insan vücudunun morfolojik yapısını inceleyen anatomi, tıp biliminin temel taşlarından biridir. anatominin kurucusu olan, vesalius’tan günümüze kadar, yüzlerce yıl geçmesine rağmen, anatominin önemi azalmamış, daha da artmıştır.
http://cms.galenos.com.tr/Uploads/Article_10468/1-3.pdf

sağlık ve eğitim temelinde insan anatomisi ve fizyolojisi
https://www.pegem.net/dosyalar/dokuman/61351Pages%20from%20BASKI%20insan%20anatomisi%2018.12%20(1).pdf

dinsel yasaklara rağmen yapılan anatomi diseksiyonuyla-bedenin kesilerek incelenmesiyle keşfedilen organ yapıları resimlenerek kitaplara basılması tıbbi eğitimde görerek öğrenmenin önemi vurgulamıştır.
+
sanatçının çizdiği illüstrasyonlar-tıbbi resimler doğru anatomik bilgi ve tedavi için yol gösterici olur.
+
sanatçının dehasıyla dönemin sanattaki ve tıpta ki gelişmeleri görselleşerek eğitim materyali olan resimli anatomi atlasları yayımlanır.
+
erkek teni kırmızı kadının ki ise beyaz veya pembe olarak renklendirilirdi. roma döneminde de devam eden bu gelenekte yapılan modellerin anatomik doğruluğu tıp bilgisinin düzeyini gösterir.
+
tıp biliminde ki gelişmelerle batıl inançlardan uzaklaşılmaya başlanır. eski iskenderiye tıp eğitiminde teşrih ile kadavra bedenlerin üzerinde eğitim verilirdi. ilk anatomist olan herophilus beyinde ki karıncıkları incelemiş, beyin zarının sinüsleri sardığını saptamış ve dokuz eser yazmıştır.
+
roma döneminin en ünlü hekimi bergamalı galen (calinos, m.s. 129-200) anatomi ve fizyoloji çalışmaları sırasında önemli buluşlar yapmıştı. hipokrat’ın unsurlar nazariyesi ile erasistratos’un ruhlar (pneuma) nazariyesinden yararlanan galen’in oluşturduğu tıbbi görüşler 1400 yıl boyunca hiç şüphe uyandırmadan kabul gördü.
+
hıristiyan inancında ki tek tedavinin kutsal ruhun var olması düşüncesiyle kan akıtma, ampütasyon, diş çekme dışında ki cerrahi işlemler yasaklanmıştı. anatomi bilgisi araştırılmıyordu. fakat 13.yy. başlarında papa’nın itirazlarına rağmen ıı. frederik’in (1212-1250) izniyle kadavra diseksiyonu yeniden başlatılır. ilk tıp okulunun kurulduğu bologna’da mondino de luzzi (1275-1321) anatomi alanında ilk kitabı hazırlayarak anatominin mimarı unvanını alır. 1490’da ilk anatomi salonu italya’nın padova şehrinde açılır ve bir yıl sonra johannes de ketham 1491’de venedik’te ilk resimli tıp kitabı olan fascilus medicinae’yi basar.
+
ayrıca tıp eğitiminde görsel bilgi çok önemlidir. cerrahiyi yöntem ve teknikleri gösteren resimli kaynak azlığı cerrahinin bilim dalı olarak gelişmesini yavaşlatmıştır. tıp tarihi boyunca doğru anatomi bilgisiyle doğru tedaviyi sağlama düşüncesi kitaplarda ki teorik bilginin yanında görsel bilgilerin yer almasına neden olmuştur.
+
ebu ali ibn-i sina (980-1037) ise islam dünyasında şeyh el-reis batı da ise avicenna olarak bilinen türk asıllı bir hekimdir. el-kanun fi’t-tıbb tıp konusunda batı da rehber olan bir eserdir. ibn-i sina yaptığı çizimlerle anatomi açıklamalarına yer verdi. diğer yandan ibn nefis (?-1288) 1924’e kadar servetus’a atfedilen küçük kan dolaşımını tarihte ilk defa olarak “şerh teşrih el-kanun” (kanun’un anatomi bölümüne ek)” ve “şerh el-kanun” (kanun’a ek) adlı iki eserinde tarif etmişti.
+
14. yy.’da dinde reformların yapılması, aristo ve galen’in bilgilerinde ki eksik kısımların tespit edilmesiyle “tıpta rönesans” başladı. paraselsus daha önceki bilgileri ret ederek bitkilerden yapılan ilaçların yerine madensel ilaçları tedaviye kattı. anatomi kitaplarının resimleri insan bedeninin içyapısını merak eden sanatçılar tarafından sanatsal bir üslupla görselleştirildi. bilim ile sanatın iç içe geçmesiyle “artistik anatomi” kavramı oluşur. kadavra çalışmalarına katılan sanatçılar ve doktorlar yakın temas içinde olmuşlardır. çünkü bedenin doğru anatomisi figür resminde ve heykelde de önemli bir yere sahiptir. rönesans’ın önemli bilim adamı andreas vesalius (1514-1564) idam edilen mahkûmların üzerinde diseksiyon yaparak bedenin yapısını inceleyerek anatomi için doğru bilgiler kazandırır. bu bilgilerle galen’in dönemi sona ermiştir. vesalius, galen’in kalp, karaciğer, rahim üzerine yazdıklarının insan vücudunda olmadığı keşfetti. 1539’da tabulae anatomicae’yi yayımlar. eserde anatomi için ilköğretim şemalarına yer verdi. 1543 yılında de humani corporis fabrica libri septem’i (insan vücudunun yapısı üzerine yedi kitap) yazdı. anatomiyi doğrudan doğruya gözleme dayandıran vesalius’un fabrica’sı yalnızca anatomi biliminde devrim yaratmakla kalmamış, insan anatomisinin nasıl temsil edileceğine ve nasıl öğretileceğine dair ölçü getirmiştir. bu önemli kitapta ki anatomik illüstrasyonlarını flaman ressam jan stephan calcar (1499-1546) hazırlar. sanatçı bedeni sanat nesnesi olarak gösterirken anatomiye çok önemli katkılar sağladı. sanat eseri olan illüstrasyonlarını écorché (derinin kaslar görülecek şekilde soyulduğu anatomik model) olarak resmeder. iskelet olarak resmedilen bedenler ölümleriyle de yüzleştirir.
+
rönesans’ın önemli sanatçılarından leonardo da vinci (1452-1519) anatomi alanında ilkleri gerçekleştirdi. insan vücudunu bir sistem olarak değerlendi. vücuda bakışı dünyaya bakış açısını gösterir. bilimsel araştırmalarıyla sanatı birleştirerek araştırmanın ve merak etmenin önemini vurgular. leonardo da vinci, antonio pallaiuolo’nun anatomi çalışmalarına katılır ve hatta kendisi kadavra diseksiyonu yapar. marcantonio della torreyle de anatomi kitabının taslağını oluşturur. anatomi eskizleri yapar. ama torre erken yaşta ölünce yayımlanamaz. diğer önemli rönesans sanatçısı ve bilim adamı michelangelo buonarroti (1475-1564) mateo realdo colombo’nun de re anatomica kitap çizimlerini yapmıştır. maniyerist dönemin sanatçısı benvenuto cellini (1500-1571) ise anatomist vidis vidius ile çalışır. de anatome corpis humani kitabını hazırlarlar.
+
osmanlı imparatorluğu’nda tıp alanında çalışmalar ise 14. yüzyıldan itibaren başlar. ishak b. murat’ın (1389) havasü’l edviye ilk ilmi eserdir. 16. yüzyılda batının etkisi görülmeye başlanır. şirvanlı şemseddin-i itaki (1570-1640) 1632’de risale-i teşrih-i ebdan ve tercüman-ı kibale-i feylesefan eserini yazar. eserde yer alan resimler anatomik terminolojiyle yazılmıştır. özellikle kaslar hakkındaki bölüm ilgi çeker. resimlerde vesalius’un eserinden etkiler hissedilmektedir. itaki islam ve batı eserlerinden yararlanmasının yanı sıra kendi çizdiği resimler ve açıklamalarla yeni bilgiler vermiştir. eserde yer alan anatomi çizimleri batıda ki örneklere göre iyi değildir. çünkü sanat alanında aynı imkânlara sahip değillerdi. vücudun dört temel unsuru maddemsi sıvılar olan (hıltları); sevda, iç organlar ve fetüsün evreleri resimli olarak tanımlanır. sinirlerin yapısını anlatırken şemayı da ekler. sanatçı -hekim olarak çizimleri kendisi yapar. itaki’nin çizimleri üçe ayrılır; ilki eski anatomik çizimler gibi başı ters dönmüş, yuvarlak yüzlü ve çekik gözlü figürler, ikincisiyse vesalius’un fabrica’sında ki resimlere benzer, üçüncüsü ise avrupa kökenli olan modern resimler, kadın-erkek genital organları, kasları gösteren resimlerdir.
+
şanizade ataullah efendi’nin (1771-1826) hamse-i şanizade anatomi kitabı osmanlı döneminde basılan ilk tıp kitabıdır. kitapta 56 resim bulunur ve bazılarının altlarında erzurumlu agop imzası görülür.
+
17. yy. barok dönemde, anatomik çalışmalarının merkezi kuzey avrupa ülkeleri olur. çünkü burjuva sınıfı bağımsızlığını kazanarak üniversitelere yatırımlar yapar, ticaret canlanır. resim teknikleri yeni malzemelerle hızla gelişmeye başlamıştır. devinim düşüncesi sanatta, bilimde ve günlük yaşamda hakim olur. teşrihi göstermek için yapılan tablolarda ise tıp eğitiminin görme ve öğrenme ilişkisi belgelenir.
+
barok dönemin en önemli flaman sanatçısı rembrant van rijn (1514-1564) anatomist nicolas tulp ile diseksiyon çalışmalarına katılır. dr. tulp’un anatomi dersi tablosu toplumsal ve tıbbi alanda çok önemli bilgiler vererek tarihsel bir öneme sahiptir. çünkü teşrihin yılda bir defa yapılma zorunluluğu vardı. cesedin bozulmaması için kış ayı tercih edilirdi. 16 ocak 1632 tarihinde gözlemcilerin yer aldığı cerrahlar loncasında idam edilen bir mahkumun bedeni incelendi. fakat bu diseksiyon geleneksel anatomi çalışmasından çok farklıdır. dr. tulp parmakların hareketini gösteren flexor digitorum süprerficialisi gösterir. kendi sol eliyle ise bu hareketi belirten bir şekilde tutar. dikkatli izleyiciler arasında doktorlar, meraklı halk, iş adamları yer alır. rembrant döneme hakim olan devinim-zaman düşüncesini eserde ustalıkla resmeder. diğer flaman sanatçı jan vandelaar,(1690-1759) bernard siegfried albinus ile anatomist-ressam işbirliğini gösterirler. albunis anatomisi olarak bilinen tabulae sceleti et muscolorum corporis humani de ki çizimlerin ustalığı ayrı bir önem taşır. eser kuzeyin vesalius’u olarak gelecek kuşaklara rehber olmuştur. flaman diğer önemli ressam thomas keyzer (1596-1667) rembrant’ı etkilemiştir. sanatçının dr. sebastian egbertsz de vrij.’in anatomi dersi tablosunda sadece ise iskelet incelemesi görülür.
+
hekim frank h. netter (1906-1991)’in “netter collection of medical illustrations” (netter insan anatomisi atlası) 1989’da basılan en iyi medikal çalışmadır. 20.000’den fazla resim içerir ve 13 cilttir. sayfalar dolusu bilgiyi, tıp öğrencilerine bir bakışta öğreten bu görüntüler, yüzyıllar öncesinden, vesaliuslar’dan gelen tıp çizimi geleneğinde önemli bir sıçramayı temsil ediyor.
+
pubmed’deki bilimsel tıbbi makalelerde sakatlık ve tedavi süreci yayınlanır. 30’dan fazla cerrahi ameliyat geçirir. hasta ve hastalığı yapıtlarında birleştirerek acısını tüm gerçekliğiyle ortaya koyarak hekimlerin hastaya bakış açısını değiştirir. leonardo da vinci, micelangelo gibi büyük sanatçıların anatomi alanında ki katkılarının yanı sıra kahlo’nun kendi vücudunu konu aldığı tabloları, hastalıkla acının anatomi ve radyolojisi olur.
+
21. yy.’da çağdaş tıp çalışmaları dna, hücresel, hormonal olarak çok detaylı yapılırken kas, doku, zar, kemik vb. gibi anatomik özellikler öğrenilmiştir. body world sergisi bilimin, sanatın, teknolojinin birleşerek bedenin tüm çıplaklığıyla görüldüğü en son noktadır. anatomist dr. gunther von hagens ve dr. angelina walley tarafından bedenini bağışlayan insanlardan oluşturulan bir sergidir. insanın ana rahminden, ölümüne kadar ki serüveninin sanatsal bir estetikle anatominin her detayı üç boyutlu olarak izlenir. kasların, kemiklerin, bağların, sindirim sisteminin, endokrin sisteminin, derinin tüm yapısı, gerçek bedenlerde gösterilmesinin tıp eğitimi açısından katkısı çok büyüktür. tıp fakülteleri kadavra dersini sergi alanında yaparlar. çünkü kadavra çalışması yüzyıllar boyunca çok önemli bir yere sahip olmuştur.
+
plastinat olan kadavraların pozları ve sunumu, özel karakterlerinde ve anatomik varlık olarak, estetik kaygı ile dikkatle düşünülerek eğitime hizmet etmesi amaçlanmıştır. her plastinat farklı anatomik özellikleri sergiler. sergi halkın eğitiminde, sağlıklı olmada, hastalıkların vücutta yaptığı tahripleri görmesinde önemli bir rol üstlenir.
+
… serginin yaratıcısı dr. gunther von hagens, “kim olduğumuzun, nasıl düşündüğümüzün öyküsünü” anlattığını söylüyor. body worlds anatomik sergilerinin yaratıcı tasarımcısı dr. angelina whalley ise insan vücudunun karmaşık ama muhteşem olan tasarımını, eğitici olduğu kadar unutulmaz bir şekilde sergilediklerini söyleyerek “sergilerimizin bu kadar başarılı olmasının ardında yatan, ziyaretçilerin plastinatları gördükten sonra iç dünyalarına doğru yaşadıkları seyahat. şunu söyleyebilirim ki, kendilerine bakış açıları değişiyor, özellikle de sağlıklı ve hastalıklı iç organları gördükten sonra. bedeninizin sağlıklı olması sizin elinizde. ona ne kadar erken yaşta bakmaya başlardanız, o kadar faydasını göreceksiniz” diyor.
+
çağdaş teknolojinin imkânları sürekli yenilenerek eğitim alanında ki kullanımı devam etmekte ve görsel sanatların önemli olduğu düşüncesi vazgeçilmezliğini korumaktadır. özellikle anatomi bilimi için görsellik yüzyıllardır önem taşıyor. insanın öğrenmesinde ne kadar çok duyu organına hitap edilirse o kadar çabuk ve kalıcı öğrenme sağlanır.
+
kadavra çalışmalarının anatomi eğitiminde çok önemli olduğu günümüzde ki tıp eğitiminde devam etmektedir. çünkü anatominin tıbbın temeli olması tanı, tedavi ve koruyucu hekimlikte sağladığı kolaylıktır.
+
anatomik görüntülerin teknolojik imkanlarla elde edilmesi ressama ihtiyacı azaltmıştır. buna rağmen 19. yy.’ın başında amerika’da “tıbbi resim” kurumsallaşmaya başlamıştır.
+
ülkemizde anatomi eğitiminde probleme dayalı (pdö) eğitim ile sorun temelli yaklaşım (sty) modelleri kullanılmaktadır.
+
tıp bilimi görmeye dayalı bir bilim dalıdır. hastalıkların tedavisinde doğru anatomi bilgisi bir ilke olmuştur. bedene dair öğrenilen her yeni bilgi, kullanılan tedavi yöntemi kayıt edilmiş ve eğitimde kullanılmıştır.
+
tıp tarihi boyunca yapılan tıbbi illüstrasyonlar; cerrahi teknikleri öğrenme, bitkilerin ilaç yapımında kullanımı, doğru anatomi bilgisi ve halkın sağlık konusunda eğitiminin sağlanması amacına hizmet etmiştir.
+
ege üniversitesi bilgi ve iletişim teknolojileri uygulama ve araştırma merkezi’nde medikal illustratör olarak görev yapan merve evren’in bilgisayarla yaptığı üç boyutlu anatomi illüstrasyonları tıp kongrelerinde, kitaplarda, makalelerde ve halkın eğitimi için hazırlanan kitaplarda kullanılmaktadır.
https://cdn.istanbul.edu.tr/file/1CD58DF90A/1B112CB7EDA141B482C1C13DCABAC925?doi=10.16917/sd.81405

andreas vesalius
(1514 – 1563)
doktor, anatomi bilgini
doğum : 31 aralık 1514, brüksel.
ölüm : 15 ekim 1563, zakintos/iyonya.
aile : roma imparatoru v. charles’ın eczacısının oğlu.
+
bir dünya düşünün cin’ler, cadı’lar ve şeytan!.. fırtınalar bastonlu kocakarıların işi!.. ya mucizelerin öyküleri!.. gel de inanma!..
+
kilise,
– ”insanda yok edilemez bir kemiğin varlığını ve bu kemiğin bir gün yine dirilecek olan gövdenin özü olduğuna” herkesi inandırıyor!..
– çiçek hastalığına karşı aşı kullanılmasını “tanrı istemine karşı koyma” diye niteliyordu!.. hatta, kilise baskısından korkan tıp adamları bile!..
+
inanılır gibi değil, ama “1885’te montreal de görülen amansız bir çiçek salgınında katolik halkın aşıya karşı koyduğu, kiliselerinin de bunu desteklediğini” tarih yazar!.. nasıl ki, kilisenin; “aneztezi yani ameliyat öncesi hasta acı çekmesin diye uyutulmasına” karşı çıktığı gibi!..”
+
russell “o tarihteki tanrıbilimin kötü yanı, yıkıcı eğilimler yaratmak değil, böyle davranışlara yüksek bir töre süsü vermek, bilgisiz, barbar çağlardan kalma alışkanlıklara açıkça kutsal bir özellik tanımak olmuştur” der!..
+
işte, “zavallı devrimci” andreas vesalius böyle bir dünyada, 1543 tarihinde “insan vücudunun yapısı” adlı bir anatomi kitabı yazar!..
+
ve insan üzerinde disseksiyon (canlıların iç yapısını inceleme = kesme/biçme) çalışmaları yapar!.. araştırmak için ilk dissesksiyonu yapan “zavallı devrimci” andreas vesalius’tur.
https://onderlimoncuoglu.files.wordpress.com/2013/10/portreler-word-24-07-2013-a5-2.pdf

paracelsus (1493-1541)
+
çağdaşlarının gözünde paracelsus, büyücü ve hayret verici bir şifacıydı.
+
“tuhaftım ve benimle aynı olan kimse yoktu’ diyen paracelsus’un tam adı phillippus theophrastus bombastus von hohenheim’dir.
+
babasının asistanı olarak çalışan paracelsus, madencilerin madenlerin zehirli buharlarında hastalandıklarını gördü, hastalık yapan metallerin özelliklerini öğrendi. bir simyacının laboratuarında minerallerin mucizevi dönüşümlerini izledi ve bir gün bütün bu gizemleri keşfetmeyi umdu, kurşunu altına dönüştürerek zengin ve ünlü olmayı düşledi. buradaki deneyimi onun ilerideki yolunu oluşturmasını sağladı.
+
babası tarafından basel üniversitesi’ne gönderilen paracelsus, zamanın formal ve ezberci eğitimine karşı çıktı, diğer öğrencilerle birlikte bilginin doğru kökenini aramak üzere seyahatlere çıktı.
+
sizlere yıldızları ve bitkileri öğrenmenin latince ve yunanca gramer öğrenmekten çok daha kolay olduğunu söylüyorum. ilk önce tıbbı öğrenmek daha iyidir, latince sonra öğrenebilir.
+
tıbbın kökenini aradı ancak hiçbir üniversitede bulamadı. akademik eğitimi halkadan geçmeye çalışan köpeğin eğitimine benzetti.
+
bilginin sadece kitaplar aracılığı ile değil doğada araştırma ve inceleme ile öğrenebileceğini söyledi. kendisinden sonraki vesalius, giordano bruno ve galileo gibi eflatun ‘un felsefesine çekildiğini hissetti.
+
aristo’yu temel alan bu okulun mezunlarından vesalius, modern anatominin kuruluşuna öncülük etti, copernicus, dünyayı evrenin merkezinden uzaklaştırdı, galileo, onun bu bulgusunu doğruladı ve modern deney yöntemini geliştirdi. yayılan yeni dalga, sonunda ortaçağ sistemini devirdi. ama tüm bunlar gelişmelerin sonucunu bekleyen paracelsus öldükten sonra oldu.
+
tedavi sadece hatası olan organa değil, tüm vücuda uygulanmalıdır.
+
orduda hekimlik yaptığı zamanlarda yaraların yanlış tedavi edildiğini gördü ve “enfeksiyonu önlerseniz ve yarayı akmaya bırakırsanız, vücudun doğası onu tamamen iyileştirecektir” diyerek hazırladığı merhemlerle sayısız askeri tedavi etti.
+
otopsi yapılacaksa hoca kitaptan okuyor, asistan yerini gösteriyor ve bir berber ve cerrah kadavrayı kesiyordu. öğrenciler mezun olana kadar bir tek hasta görmeyi bile hayal edemiyordu. hiç dağlama yapmadan, bıçak kullanmadan hipokrat yemini eden öğrenciler arasında ‘kör köre yol açar’ deyişi yaygın bir şakaydı. bu tür otopsilere karşı çıkan paracelsus, idam sehpasından ceset çalan anatomistlere güldü.
+
zamanının öteki hekimleri ise kitaplara bağlıydı, araştırma yapmaz, dünyadaki maddelerin bileşimini bilmez, felsefe, astronomi ve erdemi küçümserlerdi. paracelsus, bu hekimlere yaşam ve çürümenin nedenini sordu. ’bir armudu ne olgunlaştırır, üzümü ne yapar? doğanın simyası. ottan sütü ne yapar, çorak topraklardan şarabı ne yapar? bu doğal sindirimdir. doğa simyayı gerçekleştirir. böylece, bir hekim de şeyleri olgunlaştırmalıdır’.
+
paracelsus, ara sıra hayret verici keşifler yaptığında saygıyla ’trithemius bunu bilmiyordu’ diyerek gururlanıyordu.
+
doğayı örnek alarak, galen’in karşıt karşıtı tedavi eder prensibi yerine, benzer benzeri tedavi eder prensibine inanır ve bunu tıbbına uygular.
+
bir çok hastalığı tedavi etti ancak hiç alkış göremedi. kendisine yöneltilen suçlamalara karşı hep savunmada kalarak mücadele etmek zorunda kaldı.
+
nüremberg’e giden paracelsus, burada sifilizli hastaları tedavi ederek birkez daha ün kazanır. ‘fransız hastalığının nedenleri ve kökenleri üzerine’ adlı çalışmasının ilk bölümleri yayınlanırken, devamı yasaklanır.
+
yaşamının son yıllarında paracelsus ılımlı, alçakgönüllü ve toleranslı oldu. tüm zamanını meditasyon ve fakirlere yardımla geçirdi. vasiyetinde paralarını fakirlere, tıp aletlerini ise berberlere bıraktı. ’büyük cerrahi kitabı’ adlı eserini 1536’da yayımlandığında büyük etki yarattı. bununla beraber ‘ büyük ve küçük dünyanın anatomisi ve destansı felsefe’ en hacimli çalışması olmuştur. burada, sihirsel inançları, batıl itikatları özetledi. evren, kurtuluş, astroloji, geometri, meteoroloji, kozmografi vb. konularını açıkladı. vasiyetini onaylattıktan üç gün sonra vefat etti. ne acıdır ki el yazmalarını ne öğrencileri ne de yakınları sahiplendi.
https://www.antalyaeo.org.tr/Resim/Upload/dozaj-3-web.pdf

******

pdf 1
pdf 2
pdf 3
pdf 4
pdf 5
pdf 6
pdf 7
pdf 8
pdf 9
pdf 10
pdf 11
pdf 12
pdf 13
pdf 14
pdf 15

html 1