pdf-m 1

yüzyıllardan beri kadın daima arka planda bırakılmış, erkeğin üzerinde söz sahibi olduğu bir ‘meta’ olarak düşünülmüş ve bu yönde düşündürülmeye olağanüstü çaba gösterilmiştir.
https://ets.anadolu.edu.tr/storage/nfs/SOS305U/ebook/SOS305U-17V1S1-8-0-1-SV1-ebook.pdf

devlet, kadın düşmanlığını her geçen gün daha fazla beslemiş, kapitalizm ise biz kadınları her geçen gün daha da metalaştırmış; ataerkil zihniyeti destekleyerek yaşamdan yoksunlaşmamızı ve yoksullaşmamıza sebep olmuştur.
+
üretim süreçlerinde ucuz iş gücü olarak görülerek vasıfsızlaştırılıyor, ürünlerin pazarlanmasında ve vitrininde cinsel objeye dönüştürülerek metalaştırılıyoruz.
+
kapitalizm için her şey meşrudur. onun için en önemli şey ürünü pazarlamak, satmak ve tükettirmektir. bir yıl “zayıf” kadını metalaştırır bir yıl “güçlü” kadını; bazen yaşlıyı bazen genci; kimi zaman femineni kimi zaman masküleni. ama kadın her koşulda metadır kapitalizm için.
https://meydan.org/arsiv/pdf/meydan37.pdf

ebû süleymân dârânî: “iyi bir kadın, dünyâ metâı değil âhiret saâdetidlr. çünkü erkeğin, şehevî hissini tatmîn ve ev işlerini tedvîr etmekle, onun huzûr içinde hem diğer işlerini ve hem de allah’a karşı kulluk ve ibâdetini yapabilmesini te’mîn eder.” demiştir.
https://ia800603.us.archive.org/8/items/IhyauUlumidDin4cilt/IhyauUlumid-din-2-yerImli_text.pdf

türkiye’de çıkan ilk muhafazakâr kadın dergisi âlâ ve cosmopolitan dergilerinin kapak analizi yapılmıştır. hedef kitleleri birbirinden farklı olan bu iki kadın dergisinde konuların sayısı, ele alış biçimi ve söylemler kadın bedeninin tesettürlü de olsa metalaştırılarak bir tüketim nesnesi haline getirildiğini ortaya koymuştur.
+
tesettürlü kadın imajının kapağa taşındığı bu dergilerde içeriklerin ele alınış biçiminde farklılıklar görülse de hizmet ettiği amaç ve kadını cinsel meta olarak sunması bakımından oldukça benzerlik göstermektedir.
+
şubat 2015 kapağında altın sarısı başörtüsü ve parıltılı elbisesiyle dikkat çeken bir manken kullanılmaktadır.
+
cosmopolitan bekarete verilen öneme karşı duruş sergileyerek cinselliğini rahatça yaşayan kadın imajını vurgulamaktadır. ancak konuların ele alınış şekli itibariyle bir erkeğe kendini beğendirmek, cezp etmek üzerine kuruludur.
+
her kadının içinde seks tanrıçası varmış ve keşfedilmeyi bekliyormuş
+
sıla’nın kısa saçlarının hemen sağına “en seksi 5 kısa saç kesimi”
http://nek.istanbul.edu.tr:4444/ekos/TEZ/ET001011.pdf

tesettürde anlam çökmesi ve tesettürün metalaşması
+
inançlar, bu inançlara ait semboller ve davranışlar da metalaşmakta ve bir anlam çökmesiyle karşı karşıya gelinebilmektedir.
+
tesettürün dini anlam ve amaçlarının öncelikli sırada yer almadığı, görselliğin, şıklığın ön sıralarda yer aldığı bir anlayışın hakimiyeti gün geçtikçe artmaktadır.
+
modern dünyada kadının profili, yani bedeni sergilemenin ve güzel görünmenin önceliği müslüman dünyasında da kendisine yer bulmaya başlamıştır.
+
takva kalktı, güzel olma isteği geldi.
https://acikerisim.erbakan.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12452/3550/10152829.pdf

aysha’nın hedef kitlesi, kentli, eğitimli, orta veya üst sınıfa ait, başörtülü veya örtüsüz, dindar ve muhafazakâr kadınlardır. hedef kitlesine bakımlı, güzel ve tüketen kadın olmaları mesajı verilmektedir.
+
bir meta olarak tesettür giyim: “kentli, modern ama özüne uyumlu”
+
tekbir giyim
+
türbanın, islamcı hareket ve islami burjuvazi tarafından kültürel ve siyasal bir simge olarak inşası metalaşma sürecinin başlangıcı olarak görülebilir.
+
dinselin ve dinsel ürünlerin metalaşması sadece tesettürde değil, islami popüler kültürün ortaya çıkmasında da gözlenebilir.
https://cins.ankara.edu.tr/13_12.pdf

erkek egemenliğini oluşturan en önemli ayrıcalıklardan bir olan bir kadının bedenini cinsel ilişki için bir süreliğine satın alabilme ayrıcalığı ya da kadın bedenin cinsel meta olarak teşhir edilmesi ile ilgili konular -liberal (!) bir yanlışlıkla- kadın hareketinin gündemine girmiyor.
http://kasaum.ankara.edu.tr/files/2013/09/Serpil-Sancar-T%C3%BCrkiye%E2%80%99de-Kad%C4%B1n-Hareketinin-Politi%C4%9Fi.pdf

moda programlarında kadın bedeninin metalaşması
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/497238

kadın sorunu üzerine
+
kapitalizm kadının bedenini meta olarak pazarlamak için moda, müzik, televizyon gibi araçları kullanır ve kadın bedeni erkeğin cinsel doyumu için sergilenir. kadını kendi bedenine yabancılaştıran estetik uygulamalar, güzellik ve zayıflama ürünleri ise ayrı bir pazar olarak güçlenmektedir.
+
fuhuş, aşırılığa vardırılmış bir sömürü alanıdır ve aynı zamanda kadına dönük şiddetin bir türü olarak görülmelidir. kapitalizmin kadını da mülk olarak görmesi nedeniyle, kadının bedenini doğrudan meta ilişkileri içerisine sokan fuhuşu ve nedenlerini ortadan tamamen kaldıracak kalıcı adımlar hiçbir zaman atılmamıştır.
http://tkp.org.tr/sites/default/files/dokumanlar/kadinsorunuuzerine.pdf

tüketim toplumunda aşk, alınıp satılabilir bir nesneye dönüştürülerek metalaştırılmıştır.
http://openaccess.hacettepe.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/11655/1528/82c966e6-8037-4aad-acd7-7c68e2ad0a37.pdf

aşk mı, para mı?
+
batı’da aşk, akılla açıklanmaya çalışıldığı andan itibaren mistisizmini kaybetmiştir. meta haline gelişi de daha kolay olmuştur.
+
para mutluluk getiremez, çünkü mutluluk çocukluk arzularının tatmin edilmesidir; para da bu arzuların nesnesi değildir.
https://silo.tips/download/gndeldk-hayatin-derdsdnde-metalaan-ak-ve-sdnemada-ak-ve-paranin-karilamasi-sonuc

aslı zengin’in boğaziçi üniversitesi sosyoloji bölümü yüksek lisans tez çalışması için 2005-2007 yılları arasında istanbul’da kadınların seks işçiliğinin sosyolojik incelemesi amacıyla genelevlerde yürüttüğü çalışma; kadını, kadın bedenini ve namusla ilgili kavramları anlamada ve çalışmamıza ışık tutmada önemli bir yere sahip olmuştur. incelenen diğer çalışmalar geleneğin ve dinin etkin olduğu muhafazakar bölgelerde ve namusun kutsal kabul edildiği yerlerde yapılmıştır. bu çalışma ise aksine ‘namussuzluk’alanlarında yapılmıştır. devlet kontrolündeki genel evler, mekan-beden ilişkisini hegemonik ve iktidar araçsallığıyla kuran yerlerdendir. fuhuş; kadınların kendi bedenleri ve cinsellikleri üzerinde hak iddia etmelerini geçersiz kılan bir kurumsallaştırmadır. ancak bu yerlerin farkı devletin milli politikasını ve ahlaki bütünlüğünü tehdit eden yerler olmalarından dolayı kirlilik yuvaları olarak görülmektedirler. heteroseksüel eril erke ait olan kamusal alanda görülebilecek herhangi bir norm dışı davranış ya da norm dışı var oluş toplum düzenini tehdit ettiğinden ortadan kaldırılması gerekir. bu nedenle aslı zengin’in de tespit ettiği biçimde toplumun nezih semtlerinden ve nispeten ‘namuslu’ insanlarının oturdukları yerlerden uzağa inşa edilirler.
+
michel foucault, bedenlerin düzenlenişi konusunda en önemli payın cinselliği dizginlemek ile ilgili olduğunu söyler (foucault, 2010). din, devlet, tıp gibi alanlar ve hastane, hapishane gibi kurumsallaşmaların beden üzerinde cinselliği sınırlandırarak iktidarlarını kurduklarını öne süren foucault, rasyonel aklın bunun için en önemli araç olduğu iddiasındadır. hıristiyanlıktaki günah çıkarma ritüeline atıfta bulunarak bu ritüel yoluyla insanların özellikle cinsellikle ilgili günahlarını itiraf ederek ruhlarının saflığa ve temizliğe kavuştuğuna inandırıldıklarını söyler. dinin kurumsallaşmış bir sembolü olan kilisenin iktidarıyla çalışan bu itiraf mekanizmasıyla foucault’nun “ben teknolojileri” ismini verdiği bedenleri değiştirme yoluyla benlik yaratma projesi de uygulanmış olur.
+
anthony synott beden analizini kartezyen düşüncenin ilerisine götürür ve modernite ile kapitalizmi bedeni bir metaya dönüştürmesinden dolayı eleştirir. 20. yüzyılla birlikte iş hayatı ve ev hayatı arasında kalarak otomatikleşen beden, daha sonra kapitalizm ve tüketim kültürünün yaygınlaşmasıyla birlikte özellikle günümüzde sağlık ve kozmetik endüstrisinin bir nesnesi haline gelmiştir.
+
bedenin zamanda yeniden üretimi, bedenin mekanda düzenlenmesi, bedenin içsel sınırları ve bedenin dışsal temsili / metalaştırılmasıdır.
+
beden artık kişiyi toplumda kapitalizmin tüketim kültürüne ayak uydurarak temsil etmekte, başka bir deyişle kendi bedenini temsili bir mal olarak sunmaktadır.
+
kadın bedeni aynı zamanda bir değiş tokuş nesnesidir. biyolojik özelliği nedeniyle insanın ve toplumdaki üst düzey görevleriyle erkek neslinin de üreticisi konumda olan kadın bedeni meta değeri taşımaktadır.
+
aydınlanma akabinde gelen sekülerleşme ile dinin buyruğundan kurtulan beden bu kez de tıbbın elinde bir güç nesnesine dönüşür. kadın bedeninin tıbbi açıdan sağlıksız ve hasta olarak kabul edilişi ile birlikte kadın bedeni cinsel açıdan da histerik kabul edilerek erkek bedenine karşı yine düşük seviyede kalmıştır.
+
görsel meta dünyasının yarattığı ideal beden imajına uymaya çalışan genç kadınların yakalandığı bu hastalık aşırı kilo verme, hastalanıp ölme gibi tehlikeli durumlara gidebilmektedir.
+
geleneksel toplum habitusunda önemli bir sosyal sermaye alanı olarak görülen evlilik pazarının en önemli müşterisi kadındır. bu bağlamda evlilik, kadın ve erkek arasında arzu ve hazdan uzak, çıkarcı bir bedensel alışveriş güden ve kadının cinselliğini baltalayan bir yapıdır.
+
tıbbın kadın bedeni ve cinselliği üzerinde de yıkıcı bir etkisi vardır.
+
kadın sorunsalının anatomik zeminini inşa ederek onu suistimale açık hale getiren en önemli araç kadının kendi bedenidir. kadın bedeni eril bedenin bir deneyim alanıdır ve normlar yoluyla kadının bedenlendiği yerdir.
https://dosya.kmu.edu.tr/sbe/userfiles/file/tezler/kamuyonetimi/nil%C3%BCferozturk.pdf

islâm öncesi sistemlerde kadın alınıp satılabilen bir meta konumunda iken islâm ona her türlü hakkı tanımıştır.
+
dünya bir metadır, dünya metaının en hayırlısı da saliha kadındır.
+
islâm’ın kadına verdiği değeri keşfedebilmek için onun islâm öncesi ve sonrası konumlarının kıyaslanması elzemdir. kur’ân, nazil olduğu ortamda kıymet verilmeyen bir meta konumunda olan kadına tüm insani hakları tanıyarak onu muhafaza altına almıştır.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/227146

tüketim kültüründe kadın bedeninin cinsel kurgu olarak konumlandırılması ve sunumu
+
bu makale, tüketim kültüründe kadın bedenin cinsel bir meta olarak kurgullanmasını ve sunumunu konu edinmektedir.
+
narsistik kült nesnesi ya da toplumsal taktik ve ritüel öğesi olarak ele alınan bedenini kutsallaştırma sürecinde güzellik ve erotizm iki ana motiftir.
+
eril model daha çok “fiziki form” ve “başarı” üzerinde odaklanmış, buna karşılık dişil model “güzellik” ve “baştan çıkarma” üzerine odaklanmıştır.
+
beden-toplum ilişkilerinde öne çıkan en önemli konu cinselliktir.
+
cinsiyet ve cinsellik üzerinden bedene müdahale, günümüz modern toplumlarının en önemli problemlerinden biridir.
+
özellikle de erkek bedene karşı, zayıf beden olarak kadın bedenine müdahalenin daha belirgin bir şekilde gerçekleştiği söylenebilir.
http://www.manevisosyalhizmet.com/wp-content/uploads/2016/04/tuketim-kulturunde-kadin-bedeninin-cinsel-kurgu-olarak-konumlandirilmasi-ve-sunumu.pdf

sosyal hayatta kadınlar ile erkeklerin bir arada olmaları dinen yasak değildir, fakat bu birliktelikte uyulması zorunlu olan kurallar vardır. islâm, kadın ile erkek arasında dengeli bir sosyal ilişki düzeyi ortaya koyar. bu düzey, ne kadını sosyal hayattan koparıp evine kapatan ne de sonsuz bir serbestlikle onu değersizleştirerek bir ticârî meta haline getiren bir seviyededir.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/885624

pornografinin malzemesi bakıştan, duruştan çok cinsel organlar ve cinsel eylemlerdir. bu da bedenin metalaşması sonucunu doğurmaktadır. sürekli tüketime yönelen yeni dünya düzeninin, yeni malzemesi de bu metalaşan bedendir.
http://acikerisim.deu.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/20.500.12397/9652/328050.pdf

ders kitaplarındaki cinsiyetçiliğin seksen yıllık serüveni
+
henüz sekiz, dokuz yaşlarındaki kız çocuklarına sunulan kadın modeli; cinselliği metalaşmış, becerisi ev içi alanla sınırlı, sessiz, entelektüel kapasiteden yoksundur.
https://alibabahan.weebly.com/uploads/1/4/0/4/14044326/ders_kitaplarndaki_cinsiyetiliin_80_yllk_serveni.pdf

islâmiyet adını verdiğimi din dizgesi içinde kadın sorunu, kadının özgürlüğü ya da kurtuluşu gibi bir sorun olamayacağı ortaya çıkar. çünkü, bu dizge içinde kadın, görüldüğü gibi, tann’nın kullarına bir armağanı, bu yüzden de ikinci sınıf bir vatandaştır. giderek vatandaş bile olmayıp bir “meta”dır. ancak iki kadın, bir erkeğe karşılık olabilir, “işlerini kadına tevdi eden bir millet asla felah bulamaz” doğrultusundaki bir anlayışın kadına seçme seçilme, yönetime katılma hakkı tanıyacağını düşünmek yersizdir. nitekim hz. muhammed yine bir başka hadisinde “başkanlarınız en hayırlılarınız, zenginleriniz de cömertleriniz olunca ve işleriniz arasında meşveretle yürüyünce
yerin üstü sizin için yerin altından hayırlıdır. fakat reisleriniz en kötüleriniz zenginleriniz de cimrileriniz olur ve işleriniz kadınlarınızın emir ve havalesinde bulununca o zaman yerin altı sizin için üstünden daha hayırlıdır der. ”
+
islâm’da kadının ana erdemi itaattir. başkaldıran kadın şiddetle cezalandırılacaktır, “itaatli, iffetli ve iyi bir meta olan kadın” ailede hoş tutulacak, hele doğurganlık oranı yüksekse belli bir saygı da kazanacaktır. ama birer değer gibi gösterilen tüm bu olumsuz yanlar, kadının ekonomik ve siyasal köleliğini yok edecek etkenler olamaz. ekonomik ve siyasal özgürlüğü olmayan kadın ise hiçbir anlamda özgür değildir. zaten o zamanın kadını eğitim eksikliği yönünden bu durumunun bilincinde olamayacağı gibi dinsel buyrukların tam anlamında egemen oldukları teokratik bir düzen içinde durumun bilincine varsaydı bile birşey yapamazdı.
+
kadını aşağılama geleneğinin hıristiyanlıkta daha da güçlendiğini görüyoruz. zira kadın, haram meyveyi adem (a.s.)’e yedirerek cennetten kovulmasına ve böylece insan neslinin günahkar olmasına neden olmuştu. bu yüzden hıristiyanlık cinsel ilişkiyi bir günah ve kirlenme saymaktadır. aziz augustin’e göre insanın karısı veya bir fahişeyle cinsel ilişkide bulunması arasında maddi bakımdan pek fark yoktur. zira her ikisi de günahtan hali değildir. nihayet papa gregorie, iki asır sonra aziz augustin’in öğretisini onaylayacaktır: karı kocaların ilişkileri de günahtan hali değildir. kısacası, hıristiyanlıkta kadın kötülüğü, şeytana uymayı ve ayartıcılığı temsil ediyordu. bu sebeple büyük ilâhiyatçılardan biri olan iskenderiyeli clement’e göre, “kadın kadın olmaktan ötürü utanmalıdır.”
http://www.salihakdemir.com/FileUpload/ds676891/File/tarih_boyunca_ve_kur%E2%80%99an-i_kerimde_kadin.pdf

nasr hâmid ebû zeyd’e göre çok eşlilik islâm öncesinden gelen islâm’da da geçici bir uygulama iken, fıkıh ataerkil yaklaşımıyla bu uygulamayı devam ettirip yerleştirmiştir. ebû zeyd, fazlurrahman’ı tekrarlayarak âyetlerdeki izin ile adalet şartının birbirine karıştırıldığı ve sonuçta kadının bir meta olarak görüldüğü çok eşlilik kurumunun devam ettirildiği görüşündedir.60 aslında bu görüşler muhammed abduh’a kadar dayanmaktadır. muhammed abduh, fıkıh dili ile kur’an’ın dilini karşılaştırmakta ve hukuk metinlerinden kur’an’ın kullandığı dile benzer bir dil kullanmasını bekleyerek fıkha dair olumsuz yargılarda bulunmaktadır. o fıkıh metinlerinin evliliği erkeğin kadın bedeninin bir kısmından yararlanması şeklinde tanımladıklarını ve bu metinlerin eşlerin birbirlerine göstermesi gereken sevgi, muhabbet ve edeb/ahlâk kurallarından (vâcibâtü’l-edebiyye) söz etmeyişini eleştirmektedir. oysa kur’an (rûm 30/21) fukahâdan farklı olarak bu hususlardan en güzel bir şekilde bahsetmektedir. fukahânın dilini ve kur’an’ın âyetlerini karşılaştıran herkes ona göre, fukahânın gözünde kadının ne denli düşük bir yere konulduğunu görecektir. fıkhın bu olumsuz tutumu daha sonra bütün müslümanlara sirâyet etmiştir. fıkıhta evlilik erkeğin, kadının bedeninden zevk almak amacıyla yapılan bir akit derecesine düşürülmüş ve evlilikle ilgili hukuk kuralları (furu’) bu aşağılık temel anlayışa (asl) göre düzenlenmiştir.61 abduh, adalet esasına bağlandığı için aslen islâm öncesi bir âdet olan çok eşliliğin çok sayıdaki eşlere adil davranmanın imkânsızlığı nedeniyle kur’an’da çok zor hale getirildiğini ve adaletsizliklere yol açacağı için çokeşliliğin yasaklanması gerektiğini ifade etmektedir.
http://www.tefsir.gen.tr/img/KTA02-mehmet-pacaci.pdf

feminist söylemde, kadının bedeni yoluyla yaşadığı yabancılaşma üzerinde de durulmuştur. işçilerin emekleri yoluyla yabancılaşması gibi kadınların da bedenleri yoluyla yabancılaştığı kabul edilmektedir. kadın bedeninin, ‘başkalarının beğenisine sunulan cinsel bir meta haline getirilmesi’ ve ‘işçilerin emekleri aracılığıyla ürettikleri değerden yabancılaşarak sömürülmesi’ gibi kadınların da bedenlerine yabancılaşarak ezildikleri iddia edilmektedir.
https://acikerisim.erbakan.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12452/909/10008983.pdf.pdf

islam düşüncesinde meta kavramı ve tüketim ahlakı
+
reklamcılar ürünlerin reklamları için özellikle toplumun estetik beğeni yargısı, fayda anlayışı, örf ve adetleri, dini inançlarından yararlanır. çünkü toplumların estetik anlayışına ve değer yargılarına ters düşen reklamların faydası olmadığı gibi, ürünün pazarlanmasında da zararı olur. bu anlayış içinde reklamın hedef kitlesine, o kitlenin benimsediği, kendinden bir mesaj vermesi gerekir. bu mesaj daha çok ürünü kullanacak yaş gurubuna göre belirlenir. çocuklar, gençler, orta yaştaki insanlar, kadınlar, genç kızlar, erkekler, delikanlılar, ergenlik yaşındaki kişiler gibi çeşitli guruplara ayrılan toplumun ilgi alanlarına göre mesajlar üretilir. bu mesajların arka fonu olarak çeşitli argümanlardan yararlanılır. bu argümanlar pazarlanacak ürünün durumuna göre kadın vücudunun kullanılması, mutlu ve zengin kadın ve erkek tipleri, yeşil bir alan, mavi gökyüzü ve uzun bir ufuk çizgisi içinde reklamdaki ürünü kullanan mutlu insan tipleri, vahşi doğa görüntüleri, gülen ve mutlu insan tipleri, masum ve sevimli çocuk tipi, ürünü kullanan insanın yüzündeki mutluluk ifadesinin ön plana çıkartılması, reklam edilen ürünü kullanan ve birbirlerine sarılan veya öpüşen mutlu insan tipleri, reklamı yapılan ürün görüntüsünden sonra ufka kadar uzanan masmavi deniz görüntüsü, yakın planda ürüne işaret parmağı ile dokunan kadın eli ile başlayan ve tüm ürünü gezdikten sonra yarı çıplak güzel ve mutlu bir kadın görüntüsü ile reklamın bitirilmesi, erkeklere hitap eden ürünlerde hafif sakallı, etrafında bir veya iki zarif ve yarı çıplak kadın bulunan sert erkek tipleri, başarı ile içkinin birleştirilmesi, lüks araba reklamında, örneğin şövalyenin atı ile giderken araba süren bir erkeğe dönüşmesi (berger, 1995; 138) gibi pek çok aldatıcı, bir o kadar da cazibeli bir reklam oluşturulması sonucu insanların tüketme arzularının kamçılanması ön plana çıkmaktadır. bu türdeki reklamlarla insanların aldatılması söz konusu olması durumunda, tüketicinin korunması devreye girmesi gerekeceği için, konu hukuki ve ahlaki boyuta taşınmış olacaktır. bu açıdan reklamlar, hedef kitlesini aldatmadan, pazarlanan meta hakkında doğru bilgiyi çekici hale getirme uğraşısı olmalıdır.
http://acikerisim.pau.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/11499/28398/T%C3%BCketim%20Ahlak%C4%B1.pdf

şigar sözlükte beldenin boşalması, halifesiz kalması ve şartlardan hali olması manasına gelmektedir. cahiliye döneminde mevcut olan bir nikâh şeklinin adıdır. sözlük anlamıyla da irtibatlı olarak kısaca takas yoluyla mehirsiz evlenmeye denir. şöyle ki, cahiliye döneminde iki erkeğin evlilik için velayetleri altındaki bayanları birbirlerinin mehiri olarak kullandığı evliliğe şigar nikâhı denmiştir. bu nikâh akdinde mağdur olan yine kadınlardır. çünkü adeta bir meta gibi takas yapılmakta ve mehir de kadınlar tarafından alınmamaktadır.
http://www.ekevakademi.org/Makaleler/255838138_18%20Zeki%20KOCAK.pdf

lügatte sadaka anlamına gelen mehir kelimesi islam aile hukukuna göre evlilik esnasında ödenen para veya malı ifade etmektedir. mehirle ilgili ayetlere bakıldığında “fariza”, “meta”, “sadukat”, “ucûr” kelimelerinin kullanıldığı görülmektedir.
http://webftp.gazi.edu.tr/hukuk/dergi/17_4_9.pdf

hanefi hukukçuların mehir kadının jercine karşılıktır yorumuyla açıklamaktadır. yine imber, kadının cinselliğine yönelik olarak verilen nesnenin cinsel ilişkiden sonra ödenmesiyle de kocanın kadın cinselliği üzerinde mülkiyet hakkına sahip olduğunu, evlilikteki cinsel ilişkiyi zinadan ayıran tarafın da bu mülkiyet olduğunu savunmaktadır.
yukarıdaki ifadelerde kadın cinsel açıdan bir “meta” imiş gibi algılanmaktadır. incelenen sicilierde ise kadınların mehiri daha çok nikah akdi sırasında hak ettiklerine dair uygulamalar bulunmaktadır. bu bakımdan fetvalar ve hukuk kuralları hukuk doktrininde önemli bir yere sahip olmakla birlikte toplumsal yaşam ve tarih kaynağı bakımından aydınlatıcı değillerdir. hukuk dilinde “insan” da her hangi bir eşyadan farksız değildir.
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/782419

kalın kıza mukabil babaya ödenen bir satış bedeli midir? veya ana babaya ödenen ve kızın yetiştirilmesi için yapılan masraflara iştirak midir? yoksa nezaketen verilen bir hediye midir?
+
türklerin kadına verdikleri değer, evlenmeyi bir satış akdi ve kadını da satılık bir meta olarak kabule müsait değildir.
https://dspace.ankara.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12575/10366/islam%20ve%20osmanl%C4%B1%20hukukunda%20evlenme.pdf

câhiliye döneminde “nikâhu’l-makt” denilen bir uygulama daha vardı. buna göre, ölen şahsın yakın akrabalarından biri, onun dul kalan eşinin üzerine bir elbise atarak nikâhının kendisine miras yoluyla intikal ettiğini iddia ediyor ve hiçbir söz hakkı tanımadan, seçme şansı bırakmadan bu kadına sahip oluyordu. ölenin kardeşleri, hatta öz çocukları bile bunu uygulayabiliyorlardı. bu uygulamanın temelinde kadını bir meta olarak görme anlayışı yatıyordu. çünkü onlara göre adam öldükten sonra geride bıraktıkları yakın akrabalarına kalıyordu. eşi de erkeğin terekesi arasında sayılıyor ve ona da sahip olunabilineceği düşünülüyordu.
https://webdosya.diyanet.gov.tr/mevlidinebi/UserFiles/00000000-0000-0000-0000-000000000000/2019/10/30/bd5ad999-aa13-46bc-b84b-8d65539c66b5.pdf

mus’ab b. zübeyr, muhammed b. mervan tarafından öldürülmesi sonucu eşi aişe bnt. talha ile bişr b. mervan evlenmek istedi ve hatta kendisine nikahladı. şam’dan kufe’ye geldiğinde, aişe’nin bişr ile evleneceğini haber alan ömer b. ubeydullah, hemen cariyesini aişe’ye gönderdi ve cariyesine “aişe’ye selamımı ve benim bişr’den kendisine daha layık olduğumu söyle. eğer benimle evlenirse ben onun için evini malla dolduracağımı hatırlat” dedi. sonuçta tekliflerin cazibesine dayanamayan güzel kadın aişe, ömer ile evlendi. ömer, onun için genişlikleri dört zir’a olan yedi yatak döşetti ve gece olunca zifafa girdi26. ömer de aişe’ye tıpkı mus’ab’ın verdiği gibi 500.000 dirhem mehir, bir o kadar da hediye verdi.
+
yirmi birinci yüzyıla girdiğimiz şu dönemde bile hâlâ sadece geri kalmış ülkelerde değil, gelişmekte olan ve gelişmiş ülkelerde dahi erkek çocukların kız çocuklarına tercih edilmesi, bir vâkıadır. kısa bir dönem önce ülkemizde kız çocuklarının okumak gibi temel hakları, çoğu muhafazakar aileler tarafından yanlış dînî endişelerden dolayı alınmış ve hâlâ da alınmaktadır. kız çocuklarımızın okullara gitmeleri, daha yenidir. bu tür toplumlarda dünyaya gelen kız çocuklarına belli bir yaşa geldiğinde başkasının malı olabilecek bir meta’ gözüyle bakılıyordu. onlar için önemli olan şey, kocalarına karşı iyi bir hizmetçilik yapmak, yapacağı işlerde kusur etmemektir.
http://eskidergi.cumhuriyet.edu.tr/makale/297.pdf

para-nın asıl değer olduğu dünyada geleneksel düşüncelerden ve dinden köklü bir kopuş yaşanacaktır. son tahlilde para, seküler insanın tanrısı haline gelecek, bu yeni tanrı dinin tanrısını alınıp satılan bir meta haline getirecektir
+
günümüzde dinî temelli ortaya çıkan kadın erkek eşitsizliği ve erkeğin otorite figürü olarak gösterilmesi ahlaksızlıktır.
+
günümüzde müslüman kadınlar, çağdışı uygulamalarla pasif, baskı altına alınmış, kurtarılma ihtiyacı içinde olan kişilerdir.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/914226

metalaşmış feminizm kadınları güçlendirir mi? 8 mart dünya emekçi kadınlar günü reklamlarının feminist eleştirel söylem analizi
+
günümüzde kapitalizm artık kadınların yalnızca bedenlerini değil, onların mücadelesini de metalaştırarak kâr elde ediyor.
+
dış ses, şımarık bir tonla “şekerim, bakım benim için her şeyden olmasa da birçok şeyden önce gelir.”
+
reklam filmlerini “feminist” olarak nitelendirmekten ziyade “feminizmi araçsallaştıran, metalaştıran reklamlar” olarak adlandırmak daha doğru olacaktır.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/823298

kadın konuları özellikle kadın medya çalışanları tarafından daha fazla gündeme taşınmalı ve kadınların meta olarak kullanılması durumu bir an önce değiştirilmelidir.
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/212204

biz zavallı kadınlar, erkekler nazarında daima bir meyve, bir meta halindeyiz. amelimiz, hakk-ı hayatımız tahdit edilmiştir. hem de hiçbir zaman tam manasıyla erkeklere enis-i can, refik-i ömr, şerik-i hayat olamadık…
http://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/App_Themes/TumDergiler/2017.pdf

…. aksine kadını insanlığından ederek “metalaştırmış”, onu kelimenin tam anlamıyla istismar etmiş, ruhunu öldürdüğü kadının bedenini her anlamda “tepe tepe” kullanmıştır ve kullanmaya da devam etmektedir.
+
kadın kendisini aşağılayan, bedenini kullanan zihniyetin farkına varmalı ve bu zihniyetle mücadele etmelidir.
+
görev icabıyla, şapkayla hiçbir işi olmayan bir kadın bile idama mahkûm edilmiştir.
+
türban/başörtüsü meselesi 40 yıldan daha fazla bir süredir ülkenin en önemli gündem maddesi olmuştur.
+
kadınlar, bazı siyasetçiler tarafından “siyasi malzeme” olarak kullanılmaktadır.
+
kadınların bu şekilde istismar edilmeleri utanç duyulacak bir durumdur.
https://atauni.edu.tr/yuklemeler/b8d643a7a65e9961dd9d2b27a2fe6c29.pdf

descartes’ın açtığı yolda hobbes, feuerbach, marx, darwin, nietzche ve freud da yürür. artık bedenler menkul mal, metâ düzeyinde algılanmaya başlanır.
+
osmanlı hareminden fransız kralı françois’in sarayındaki kadınlara kadar entrika, çapkınlık ve …….
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/513882

cumhuriyet aslında bir kadın devrimidir. daha önceki dönemlerde, eğitim, sosyal, hukuk ve siyaset alanında erkekler ile arasındaki eşitsizlikler gittikçe artarken cumhuriyet ile birlikte türk kadını çağ atlamıştır.
+
ayrıca, herhangi bir metanın pazarlanmasında da kadın ve vücudu kullanılmaktadır. kadın bedeni, erkek hakim kapitalizmin elinde “cinsel meta” haline dönüştürülmüştür.
+
her ırktan, her dinden, her ulustan, her öğrenim düzeyinden, her yaştan kadının hissettiği baskı ve ezilmeyi, yalnızca kadın olmaktan kaynaklanan sorunları, göstermek ve bunların çözümlenmesini sağlamak için, erkeklerin de savunduğu, sahiplendiği bir anlayış gereklidir.
http://www.thb.hacettepe.edu.tr/arsiv/2000/sayi_4/baslik1.pdf

tüketim toplumu insan ilişkilerini de metalaştırmış ve “kullan ve at” anlayışı giderek insan ilişkilerin doğasını bozmuştur.
+
herşeyin metaya dönüştüğü bir dünyada, birey kendi üretimini ve tüketimini görünür kılarak bir yandan tüketimi beslemekte, bir yandan da kendisini meta kılarak varlığını garanti altına almaktadır.
+
tüketim toplumu üyelerinin kendileri birer tüketim metasıdır ve onları bu toplumun gerçek birer üyesi yapan da bu özellikleridir.
+
russel belk bireylerin metalara büyük bağlılık duyduklarını ve satın aldıkları şeyleri materyalist hayatlarının tam ortasına yerleştirdikleri için hayatları boyunca tatmin veya tatminsizliklerinin başat sebebinin yine sahip oldukları şeylerin olduğunun altını çizmektedir.
+
kadın bedeni, çok geniş bir yelpazede, yasal veya yasa-dışı yollarla, resmi ve özel otoritelerin eliyle bir tüketim aracı olarak birçok pazarda meta olarak değerlendirilmektedir. eğlence sektöründe kadın başrolü oynamakta, kadın bedeni baş köşeye yerleştirilmektedir.
http://acikerisim.baskent.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/11727/2461/10126938.pdf

her şeyin metalaşmasıyla bağlantılı, “her şeyin bir fiyatı var” diyor beatrice cambell.
+
kapitalizm sadece meta üretmekle kalmaz, bunu sürekli yapabilmek için kapitalist toplumsal ilişkileri de yeniden üretmek durumundadır.
https://tr.boell.org/sites/default/files/duvarlari_yikmak_kopruleri_kurmak_sayfalar.pdf

günümüzde bedeni bir savaş alanına benzetmek mümkündür.
+
savaşın orta yerinde insan bedeni bulunmaktadır.
+
tüm insanların bedenleri ve bilinçleri de hedefte yer almaktadır. bu savaşın farkında olan insanların azınlıkta oldukları düşünülmektedir.
+
özellikle kadın bedeni, erotizm ve pornografi anlamında her yerde en uç noktada sömürülür hale gelmiştir. bu sömürü özellikle reklâmlarda belirgin şekilde görülebilir durumdadır.
+
aynada kendini farklı gören kadın
+
miranda işbaşında
+
bedenin metalaştırılması yoluyla işlerliğini devam ettiren ileri kapitalist sistem yaşadığımız dünyanın doğal kaynakları hızla tüketmekle kalmamakta aynı zamanda endüstri atıkları ile havamızı, suyumuzu ve toprağımızı kirletmektedir.
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/624506

kadını meta olarak gören zihniyetin değişmesi gerekiyor. yoksa erkek bir yolunu bulup öldürmeye devam ediyor.
+
savaşlarda, kadınların bedenleri de birer savaş alanına çevrilir, tecavüz kampları kurulur.
http://egitimsen.org.tr/wp-content/uploads/2016/10/Kas%C4%B1m-2012-Kad%C4%B1n-Dergisi.pdf

kapitalist uygarlık kadını tam bir özel savaş aracı olarak kullanır. kadının bedeni, cinselliği, metalaştırılıp topluma karşı açılan savaşta araç haline …
+
… anatomik yapılarını değiştirmeyi amaçlayan sporlar ön plana çıkar.
https://birinsanbirkitap.files.wordpress.com/2014/08/kadin_ordulasma1.pdf

kürdistan’da kadın ve aile
+
türkiye’de kadının metalaştırılması olayını geliştirerek 12 eylül’ün faşizm düzenini topluma sindirtmek istediler.
https://kurdipedia.org/files/books/2014/32412.PDF

“muhteşem yüzyıl” dizisinin alımlama analizi: kadın ve erkek imajı üzerine farklı okumalar
+
medyada kadın unsuruna ev kadını, iyi anne-iyi eş, özverili, cinsel meta, güçsüz, seksi, kötü-yürekli/hırslı iş kadını gibi anlamlar yüklendiğini görüyoruz.
http://www.sdergi.hacettepe.edu.tr/makaleler/muhtesemyuzyil.pdf

bir iktidar tekniği olarak kadına yönelik tecavüz tehdidi
+
kapitalist tüketimin ciddi bir kâr alanını oluşturan fuhuş, pornografi, iletişim, kozmetik ve giyim gibi sektörler kapsamında tüketimin başlıca metalarından birini, kışkırtıcı ve edilgen niteliklerle donatılan kadın bedeni imgesi oluşturmaktadır.
+
kadınlar günlük yaşamlarını ve kendilerini, tecavüz tehdidinin yarattığı sürekli bir tedirginlik altında düzenlemektedirler.
+
adı açıkça konmayan tecavüz tehdidi, kadınların yaşam kalitesini ve öznelliğini sürekli biçimde tahrip etmektedir.
+
tecavüz korkusunun siyasal ve akademik bakımdan ihmali, kadınların “uygun” ve eşitsiz konumunun sürdürülmesi anlamına gelecektir.
+
tecavüz, kadın-erkek biyolojisinde, yani kadının tahrik ediciliği ile erkeğin “aşırıya kaçan” engellenemez cinsel ihtiyaçlarından kaynağını alan kişisel bir eylem olarak ele alınmıştır.
+
tecavüz bir yandan bir insan davranışı olarak, eril iktidarın kurumsal ve kültürel desteğine ve sınırlarına ilişkin bir belirti olurken, diğer yandan her gerçekleştiğinde eril iktidarı ve yaygın toplumsal cinsiyet normlarını yeniden üreten ve sürdüren bir nitelik taşımaktadır.
+
tecavüz, salt toplumsal kaynağı olan bir fiil olarak değil, fakat aynı zamanda kadınların tabi kılındığı iktidarla bağlantılı, toplumsal olarak kurulan bir pratik olarak kavranmıştır.
+
kadın, tecavüz tehdidi aracılığıyla toplumsal cinsiyet normları ile ilişkilenmekte ve kendini korumak için varlığını bu niteliklerle donatmaya yönelmektedir.
+
tecavüz korkusunu, tecavüzü anlamadan kavramak mümkün değildir.
+
tecavüz kavramı, salt penetrasyon bağlamında erkek cinsel organının faaliyeti olarak değil, fakat cinsellik ile saldırganlığın birleştirilmesi ile mağdurun cinsel olarak nesneleştirilmesini ifade eden ve böylece tecavüz mağdurunun psişik deneyiminin esas olduğu bir kavram olarak kullanılmıştır.
+
cinsellik, nesneleşmiş ve tıbbileşmiş bir mesele olarak, biyolojik ihtiyaçların tatmini ve orgazm üretimine odaklı, ölçülebilir bir kapasite sorunu şeklinde kavranmakta, böylece cinselliğin tatmin edilmesinin duygusal yönü ve usulün ihmali ile cinsel ilişkilerdeki karşılıklık bertaraf edilmektedir. bu algılama cinselliği, sahip olunmakla alınan veya verilen bir şey olarak vurgulamaktadır. cinselliğin şeyliği öte yandan, alınıp-satılan bir meta olmasını da olanaklı kılmaktadır. böylece cinsellik, tatmin edilmesi gereken bir zorunluluk olarak uygun usullerle sağlanamadığında, satın alınabilir olduğu kadar, zorla da alınabilir bir özellik kazanmaktadır. cinselliğin orgazm ile birleşik olarak tanınması, tecavüzün tatmin sağlamasını ve tecavüzcünün gerçekleşeni cinsellik olarak anlamasını mümkün kılmaktadır.
+
birçok tecavüz, yalnızca erkeksi kovalama ve kadınsı suskunluğun olağan olduğu ve somutlaştırdığı geleneksel heteroseksüel ilişkiyi devam ettirmektedir. tecavüz toplumsal cinsiyet iktidarının iğrenç bir aşırılığı olmasına rağmen, heteroseksüel mücadele, baştan çıkarma ve fetih ritüellerini ve kurallarını içermektedir.
+
tecavüz hükümlüleri de sıklıkla, erkeklerin çoğunlukla yaptıkları ve adına seks dediklerinden farklı bir şey yapmadıklarına inanmaktadırlar. onlara göre tek hataları yakalanmak olmuştur.
https://dspace.ankara.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12575/33276/omca_ozdemir.pdf

yaşadığımız çağda insan kendini durmadan metaların peşinde yok oluşa çeker. her yok oluşa çekiliş, insani özünün çekilmesine neden olurken, aynı zamanda “tümkimliksel veri alanının” tahrip edilmesine neden olur.
+
metaya dönüşen yüzler, kendi elleriyle yarattığı maddelerin bir uzvu haline gelerek, insan olmaktan çıkar ve para gibi ruhu ve sıcaklığı olmayan şeylere dönüşür.
+
kız kısmının bir gecelik işi var! ikinci gün kervan geçer yol olur…
+
kadın, erkeğin salt çıkar uğruna kurban edilen bir nesne muamelesi görür.
+
satıldın!
https://openaccess.firat.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/11508/16545/263587.pdf

erkeğin evlilik öncesi dönemde erkekliğini kanıtlama yöntemlerinden biri, önüne çıkan fırsatları kaçırmamak ve olabildiğince çok kadınla birlikte olmak olabilmektedir.
+
erkeklik, bir anlamda, her kadınla cinsel ilişkiye girmeye hazır olacak kadar ‘duygusuz’ olmayı gerektirir. bu da kadın bedeninin nesneleştirilmesinin ve metalaştırılmasının aslında erkeklik inşası ve algısıyla yakından ilişkili olduğunu kanıtlar niteliktedir.
+
akgül, kitabında ordu ve kadın ilişkisini dört başlıkta kurmuştur. bunlar anneyi, kız kardeşleri ve sevgiliyi kapsayan “uzaktan yönetilen kutsal kadınlar”; hizmetçileri, hemşireleri, fahişeleri ve ordu içerisindeki asker eşlerini kapsayan “içeride denetlenen değersiz kadınlar”.
https://acikders.ankara.edu.tr/pluginfile.php/129558/mod_resource/content/0/T%C3%BCrkiye%E2%80%99de-Erkeklik-%C4%B0n%C5%9Fas%C4%B1n%C4%B1n-Bedensel-Ve-Toplumsal-A%C5%9Famalar%C4%B1-Atilla-Barut%C3%A7u.pdf

kadınların kendi bedenleri üzerindeki tasarruf hakkından mahrum bırakılması ve bu bedenin emek gücünü yeniden üreten bir makineye dönüştürülmesi, beş yüzyıl önce, kapitalizmin şafağında, emek gücü en değerli meta haline geldiğinde ve kadın cinselliği, çarpıtılıp, doğurma ve yeniden üretim işlevini gerçekleştirmeye zorlandığında başladı.
+
militarizmden ölüm kamplarına; soykırımlardan sömürü, metalaştırma ve varlığın birikimine; hazzın inşasından tok edici genler üretme arzusuna; caddelerde görülen şiddetten cennetle kafayı bozmuş evanjelist kiliselerin ilahilerine kadar ölüm, ölümün yolları ve ölümle savaşmanın yollarıyla ilgili kafa meşguliyeti her zaman her yerdedir.
+
eğer her insanın ölümlü olduğu kadar doğumlu olduğu fikri de varlığımızın tanımına yazılsaydı, dünyevi yaşama, bedene, cinsiyetlerin anlamına bakışımız muhtemelen farklı olurdu.
+
dünyayı ataerkil ve tüketimci bir şekilde idare ediyoruz.
+
plumwood’un eko-feminist ve felsefi çalışmaları yaşadığımız çevresel felaketlerin temelinde, akıl ve beden arasında yapılan ayrımı görmektedir.
+
dinler ataerkil önkabuller ile doludur.
+
eril olarak cinsiyetlendirilen tanrı, dişiyi ötekileştiren ya da edilgenleştiren havva ve lilith mitolojileri ya da ruhun ait olduğu asıl âlem vb.
+
20. yüzyıldan beri bu bireylerin belirsizlik durumları tıp tarafından ortadan kaldırılmaya çalışılmaktadır.
+
kaslı bir bedene sahip olmak erkeklerin durumunda onaylanan bir nitelik iken, kadınların durumunda genel olarak onaylanmayan, en azından beklenmeyen, bir niteliktir.
+
dişi öznenin tarihi de ya da anlatılmaya değer bulunmaz ya da sahneden silinir.
+
kadın nesne, genellikle bakışını yönelten kişinin erkek/eril olduğu varsayılarak bir cazibe çekici olarak çerçeve içine yerleştirilir.
+
dünya üzerindeki yaşamımızı, bir gün gelecek olan ölümü beklerken geçirdiğimiz hapishane görmek yerine her günümüzü kutlayabilirdik. aynı zamanda, savaşlara, silahlara, şiddete, mezarlıklara ya da ölümü çağrıştıran en ufak şeye bu kadar odaklanan bir uygarlık yaratmazdık.
+
ruh ölümsüz iken, beden bu dünyada kalan geçici maddedir.
+
kadın bedeni bin yıllardır cinsel sömürünün uygulama alanı, ilksel birikimin imkânı ya da ideal kadın imgesini resmetmenin aracı olmuştur.
+
ölümün gerçekliğini yadsımadan, ölümü de doğumu da getiren annenin bedeninin yorumlanması ve felsefi bağlamda incelenmesi önemlidir.
http://nek.istanbul.edu.tr:4444/ekos/TEZ/ET001538.pdf

reklamların eskimeyen yüzü “muhteşem annelik” anneler günü reklamları örneği
+
mücevher ve takı kullanma geleneği, modern toplumdaki tüketim pratikleriyle birlikte düşünüldüğünde, kadın bedeninin, toplumsal cinsiyet pratiklerine uygun ve göze hitap edecek bir şekilde bakımlı olması ve aksesuarları üzerinde bulundurması ile anlam kazanmaktadır. fakat diğer yandan bu durum, kadın bedenini, beden üzerindeki meta ile birlikte bir tüketim nesnesi haline getirmektedir. bu varsayımı anneler günü kampanyalarında yer alan annelik metaforunun kullanımıyla birlikte düşündüğümüzde de benzer bir durum ortaya çıkmaktadır.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/90433

anadolu’da kadın saçının simgesel değeri ve sanatta kullanımı
+
kadının unutulmuş bilgeliği, kudreti ve üretim gücü saç kavramı üzerinden anlatılmıştır.
+
üzerinde büyüler yapılır.
+
süslenir püslenir, çiçeklere benzetilir.
+
mitolojide yılana dönüştürülerek gücü ürkütücü bir hale getirilir.
+
saçın bir meta olarak kullanılmaya başlamasından bu güne reklamların vazgeçilmez bir nesnesi olarak kullanılan kadın, kadın kimliğinden sıyrılarak bir nesneye dönüşmüş, neredeyse vitrinin tam kendisi olmuştur.
+
“aptal sarışın” imajı her ne kadar toplum içinde vurgulansa da çağdaş batılı kadın tipleri de sarışındır.
+
kastamonu’da enver behnan şapolyo’nun komuta ettiği kağnı kollarındaki kadınların ne vitrinden nede meta olan kadından haberleri vardı.
+
siyah saçlarını deli gönlüme
+
uzun saç “saçı uzun aklı kısa” deyimiyle kadınların erkeklerin sahip olduğu bir şeyden mahrum olduklarını belirtse de kadınlığın sembolü ve övüncüdür. kadınların bir arada sahip olduğu düşünülen serbest ve sınır tanımayan cinsellikleri hafifletilmeli ve ayrıca da kontrol altına alınmalıdır. bu, evlilik için saçın örtülmesiyle sembolize edilir.
https://acikerisim.isikun.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/11729/1334/Nuran%20Mola%20%C3%96zatila.pdf

kapitalizmin gelişme sürecinde kadının çok yönlü konumu (medya örneği)
+
kadın her şeyden önce insandır. insanlığın sahip olduğu tüm haklardan en az erkekler kadar yararlanmalıdır. aksi durumda sorun kadınların sorunu olarak değil de insanlık sorunu olarak algılanmalıdır. kadını kadın kılan bir takım psikolojik, fizyolojik, biyolojik unsurları vardır. bunlar kadının konumuna ve bulunduğu ortama göre lehte veya aleyhte sonuçlar doğurabilmektedir. kadının bu farklılıklarının kadın açısından olumsuz sonuç doğurabilecek biçimde kullanılmaması gerekmektedir. aksi taktirde kadın, ticaret metaı, reklam aracı olmaktan kurtulamayacaktır.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/301082

“kadınlık yalnız meyve değildir”: kadınlar dünyası dergisi’nin başyazılarında kadın kategorisinin inşası
+
özge özdemir
+
joan w. scott’ın da belirttiği gibi, “kadınlar kategorisinin tarihi olmaksızın hiçbir kadınların tarihi tam olamayacaktır.”
+
biz osmanlı kadınları kendimize mahsus inceliğimiz, kendimize mahsus âdat ve âdabımız vardır. onu erkek muharrirler bir kadının anlayabileceği ruhla anlayamazlar, lütfen bizi kendimize bıraksınlar, hayallerine baziçe buyurmasınlar!…
+
erkekler bizi daima mahkûm, daima esir etmişlerdir. erkekler yüzünden asırlarca hatta dünya dünya olalı çekmekte olduğumuz zulmün defini bugün biz erkeklerin mürüvvetinden istemeye tenezzül eder miyiz?
+
osmanlı feministleri yunan kadınlarını “aşüfte” olarak tanımlamışlardır. yunan kadınlarının şöhretinin de “aşüfteliklerinden” geldiğini yazarlar.
+
italya’nın samnit denen kısmında yaşayan kadınların son derece iffetli olduğu söylenir ve bu iffetin kaynağının erken yaşta evlendirilmeler olduğu söylenir. böylece aynı zamanda evlilik de iffet için bir gereklilik olarak kurulmuş olur.
+
kadınlar dünyası yazarları, arapların kızlarını diri diri toprağa gömmelerinden söz eder, islam hukukunun yanlış uygulanmasını ise bu yanlışın sorumlusu olarak görür.
+
esasen erkekleri yetiştiren, adam eden bizler değil miyiz?
+
“biz valideyiz, beşeriyetin anasıyız!
+
“hakkımızı arayalım” başlıklı yazıda yine kadınların meta olmadığına vurgu yapılırken kadın ve erkeklerin birbirine eşit olduğu da söylenir: kadın esir değildir. bir süs, bir bebek hiç değildir. kadın beşeriyetin validesi, insaniyetin mürebbisidir.
+
“kadınlar da hürdür, insandır” başlığıyla, kadınların meta olmadığını yeniden vurgularken, aynı zamanda osmanlı kadınlarının hürriyete uzak olduğunu belirtir ve osmanlı kadınlarının hür olabilmesi için kadınların hukukunun tasdik edilmesi gerektiğini söyler.
+
nisvanın hukuku, hukuk-ı umumiye-i rical derecesinde tasdik edilmedikçe kadınlık âlemi ne hürriyetten ne de âdemiyetten bir şey anlayamayacaktır. daima esir, daima âtıl, daima meyve olarak kalacaktır.
+
osmanlı kadınlarının da erkekler gibi tembel, atıl ve harekete geçme anlamında kusurlu olduğu söylenir. kadınların harekete geçmesi için bir uyarı niteliğinde olan bu tenkit, erkeklerin harekete geçmesinin kadınlardan örnek almalarıyla mümkün olduğunu söyler ve bu yüzden kadınların kendilerini ıslah etmeleri gerektiği belirtilir.
+
biz osmanlı kadınları bugüne kadar atalet içinde yaşıyor, daima erkeklerimizin mesaisi ile geçiniyor, erkeksiz kaldığımız anda da sefalet ve zarurete kurban oluyor idik, çünkü cahil idik, çünkü âtıl idik, çünkü iş bilmiyor, kendimizi kendi mesaimizle yaşatamıyor idik.
+
osmanlı müslüman kadınlarının mevcut kıyafetlerini bostan korkuluğuna benzetilir ve işlerin yürüyebilmesi için böyle bir kıyafetin büyük bir engel teşkil ettiği belirtilir.
+
erkek nasıl tahakküm ediyorsa kadın da tahakküm edebilir.
+
“kadınlık uyanmıştır” başlıklı bu yazı, başka diğer yazılarda da olduğu gibi avrupa kadınları örnek gösterilerek sonlandırılır. avrupa kadınları, kadınlar dünyası’nın ilk sayısında amerikalı kadınlarla birlikte anılırken de olduğu gibi, mücadele etmiş ve bir takım kazanımlar elde etmiş ilerici kadınlar olarak kodlanır.
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/935506

tüketim toplumunda tükenen bedenler:
kozmetik reyonu çalışanları ve estetik emek
+
nezaket ve zarafet, bedenin, davranışları da içerecek şekilde estetikleştirilmesinin temel ilkeleridir. literatürde kadınların müşterilerle konuşurken kullandıkları standart ifadeler ve mesai saatlerinden önce bunların prova ettirildiği örnekler vardır.
+
bedenin metalaşması ve görselliğin adeta fetişleşmesi, debord’un günümüz kapitalizmini bir gösteri toplumu olarak nitelemesiyle uyumludur.
+
güzel bir beden kadınların en önemli sermayeleri haline gelmiştir.
+
satış elemanlarına tüketimin bu şekilde dayatılmasıyla “mallar tarafından baştan çıkarılan ve mallarla kuşatılmış olan “kadınların kadınlıkları disipline edilmekte” ve bedenleri tüketilmektedir.
+
artık emek süreçlerinin somut bir çıktı üretme odaklı olmadığı ve müşteriyle ilişkilerin önem kazandığı kozmetik reyonlarında çalışan kadınların çalışma koşullarında beden ve davranış estetiği geniş bir yer tutmaktadır.
+
çalışanlar sahte bir büyüyle kuşatılmış kozmetik reyonlarıyla bütünleştirilerek müşterilerin gözünde adeta estetik tanrıçalara dönüştürülseler de aslında çalıştıkları sahte evrenin bir bileşeni ve kurgusu haline getirildikleri açıktır.
http://www.calismailiskileri.org/download_pdf.php?id=111&f=111_rev1.pdf

reklam içerisinde yer alan erkek ya da kadın karakterin bedeninin bir bölümünün çıplak olarak gösterilmesi ile gerçekleştirilmektedir. bir dönem kadın bedeni oldukça fazla bu tarz kullanılmış ve kadın bedeninin metalaştırıldığına yönelik tepkilerin sayısını artmıştır. ancak günümüzde erkek bedeninin de bu tarz gösterimi oldukça fazladır.
+
reklamlarda cinsel çekicilik kullanılmaya başlandığı ilk günden itibaren konu her zaman kadın bedeni üzerinden incelenmiştir. bunun nedeni kadın bedeninin reklamlarda çok sık ve tahrik edici olarak gösterilmesidir.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/775181

modernleşme süreci ve sonrasında kadının reklamda temsili
+
günümüzde modernleşmenin getirisiyle birlikte kadın bedeni kamusal bir mala dönüştürülmüş ve herkese açık cinsel bir meta haline getirilmiştir.
+
özellikle reklamlarda cinselliğin fazlasıyla vurgulanması, kadın bedeninin bir pazarlama aracı olarak kullanılması, kadın ve kadın bedeninin mahremiyetini de yok etmiştir.
+
erkekler kadınları seyrederler. kadınlar ise seyredilişlerini seyrederler.
https://www.ticaret.edu.tr/uploads/dosyalar/921/150%20MODERNLE%C5%9EME%20S%C3%9CREC%C4%B0%20VE%20SONRASINDA%20KADININ%20REKLAMDA%20TEMS%C4%B0L%C4%B0.pdf

modernizm ve islamiyetin kadın anlayışlarının karşılaştırılması
+
ilkel dinlerde ve putperestlik gibi inançlarda genellikle insan sınıfından kabul edilmeyen kadın, ilahi dinlerin düzenlemeleriyle olması gereken konuma getirilmiş ancak bu dinlerin bazılarındaki tahribatlar yine bakış açılarında sapmalara neden olmuştur.
+
modernleşme ile kadın bedeni, kamusal bir mala dönüşmüştür. batılı hıristiyan kültürlerinde kadın toplum hayatına öncelikle bedeniyle girer.
+
kadın, bedeninin kamusal bir mala dönüşmesine, kültür ürünlerinde metalaştırılmasına seyirci kalırken, “bedenim benimdir” diye haykırmak yerine, bedeni ilahi bir emanet olarak algılamaya başlayınca, insan varlık olarak hakiki konumunu gerçekleştirme şansına kavuşacaktır.
+
…. “hem örtülü hem de şık” dedirten tarzlarda giyinen hanımlar görülmeye başlanmıştır.
….. örtü, cinselliğin bastırılması olmadığı gibi bir deşifre de değildir.
http://acikerisimarsiv.selcuk.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/123456789/9691/217387.pdf

kadının bu aşağılanmış durumu, giderek süslenip püslendi, aldatıcı görünüşlere sokuldu, bazen yumuşak biçimler altında saklandı, ama asla ortadan kaldırılmadı.
+
kadınların hak talep edebilmesi islami ülkelerde yalnızca iki şekilde meşruiyet bulabilir: ya islami uygulamaların aslında baskıcı olmadığını iddia ederek, ya da baskıcı uygulamaların gerçekte islami olmayabileceğini öne sürerek.
+
ilk strateji, genellikle, metalaştırılmış ve cinsel açıdan sömürülen batılı kadınla kıyaslanan müslüman kadının saygınlığını ortaya çıkartmayı içerir. bu nedenle şeytanlaştırılmış bir “öteki”ne ihtiyaç vardır.
+
bedeni kutsal kılıp, ötekini cinsel nesne konumuna indirgeyen görüş ötekini kötülemekten daha ileriye gidemiyor.
+
iktidarının elinden gideceğini düşünen erkek egemen ideoloji yeni kadını tanımlarken kendi çıkarını da göz ardı etmemiştir. kendi idealindeki kadını yaratırken, bunun dışında kalanları ‘meşum kadın’ olarak tanımlamıştır.
http://images.tsa.org.tr/documents/turk_sinemasinda_kotu_kadin_imgesi_melodram_filmleri__259/turk_sinemasinda_kotu_kadin_imgesi_melodram_filmleri.pdf

kadının ‘metalaştırılma’ sorununun sosyal medya üzerinden okunması:
ala loca üzerine bir inceleme
+
bu araştırma genel bağlamda medyadaki kadın temsilinin politik olduğundan hareketle günümüz popüler kitle iletişim araçlarından internet kullanım alanı olarak sosyal medyadaki islami kadın temsillerinin okumasını gerçekleştirmiştir.
+
ala loca ve dergisini genel olarak değerlendirdiğimizde kadını hedef alan …., hem kadını metaların taşıyıcısı olarak gösteren, hem de okuyan kadını tüketime teşvik eden bir yapıda olduğu görülmektedir. kadın tüketim nesnesine dönüştürülmektedir.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/369812

…… medya yoluyla yayılmakta ve ince, sportif, uzun bacaklı genç ve güzel kadın bedenleri altında biçimlendirilmektedir. böylece kadın bedenleri her seferinde üretilen ve yeniden üretilen bir metaya dönüştürülerek tüketilmektedir.
http://www.sosyalarastirmalar.com/cilt9/sayi47_pdf/6iksisat_kamu_isletme/alyakut_omur.pdf

tüketim toplumunda bir “sosyal beden” kurgusu olarak kadın
+
tüketim kültürünün tüketilen nesneleri arasında yan anlam bolluğu bakımından en zengin çağrışımlara sahip olanı, kadın bedeni ve onun etrafında örülen arzuya dayalı söylendir.
+
modanın ürettiği bu cinsiyetçi ideolojinin bir başka boyutu, kadın bedeninin bir meta-değer olarak yeniden kodlanmasıdır.
+
bu yeni evrede artık, bedenin kendisi “metasal bir ikonografi”dir. bedenin her bölgesi moda ve tüketim endüstrisinin sömürgeleştirmeye çalıştığı kârlı bir “iş/uğraş” alanını oluşturmaktadır.
+
postmodern nitelikli tüketim toplumunda, “kadın bedeni-gövdesi, teni eril hazların kullanımı için sürekli olarak teorik ve pratik olarak biçimlendirilmekte ve manipüle edilmektedir.
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/177809

popüler islami yazında kadın bedeni:
kadınlara anlatılan “fitne”
+
bedenin güzelliği, sağlığı ve kontrolünün modern tüketim toplumunun hedefi haline gelmesiyle beden, toplumsalın merkezine yerleşmiştir.
+
islam yaşayışına uygun bir kadınlık tarifi yapan pek çok yayın ve ilmihal mevcuttur. islami yaşam biçiminin nasıl olacağı konusunda bilgiler veren başucu kitapları olması açısından bu popüler yayınların incelenmesi önemlidir.
+
beden, kadının en büyük ve doğal engeli olarak vurgulanır.
+
beauvoir, kadının enerjisini alarak onu yaratıcı faaliyetlerden yoksun bırakan bedenini kalıtsal olarak yabancılaşmış bulur. anatominin yazgı olduğuna inanmazken kişinin kendi vücudu aracılığıyla dünyaya bağlı olduğunda ısrar eder.
+
erkek özne aşkınlıkla, kadın nesne içkinlikle tarif edilir ve beauvoir’a göre “kadın doğal olarak erkekten daha az öznedir”.
+
islam’ın beden ilgisinin temelinde, ruhun ilahîliğinin bedende somutlaşması (sıkışıp kalması) yatar.
+
erkeklerin ellerini başına, kadınların kalbine yönelterek namaza başlamaları, rasyonel-duygusal ikiliğini bedenlere öğretme açısından önemli bir sembol olmalıdır.
+
ayette ima edilen ve denetim altına alınmaya çalışılan bir husus, kadının gizlemesi gereken bedensel özelliklerini belli etmeye meyilli olduğudur. kadın bedeni işte bu nedenle “fitne” (düzeni bozabilecek bir potansiyel) olarak görülür.
+
lerner’in sözünü ettiği “metalaşma”; bir üretim ve zevk makinesi olarak değişim konusu olan kadın bedeni için hâlâ geçerlidir.
+
ilmihallere göre evlenilecek kadın olmak da kolay değildir. dindarlık, doğurganlık, bakirelik, soyluluk, kanaatkârlık, sevgi dolu, şerefli ve güzel olmak, evlenilecek kadında aranacak vasıflar olarak kadın ilmihalinde anlatılmaktadır.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/255680

kadın olgusunun kültürel gelişimi ve islam’da kadının yeri üzerine tartışmalar
+
sıddık ağçoban
+
necla arat, “kadın sorunu” adlı kitabında konuya yaklaşımını özetleyerek genel bir değerlendirme yapmaktadır. ona göre islâmiyette kadın, görüldüğü gibi, tanrı’nın kullarına bir armağanı, bu yüzden de ikinci sınıf bir vatandaştır. giderek vatandaş bile olmayıp bir “meta”dır.
+
islâm’da kadının ana erdemi itaattir. başkaldıran kadın şiddetle cezalandırılacaktır, “itaatli, iffetli ve iyi bir meta olan kadın” ailede hoş tutulacak, hele doğurganlık oranı yüksekse belli bir saygı da kazanacaktır.
+
cumhuriyet’e kadar olan dönem, kadın için bir başeğme, suskunluk, ezilme, ölümden sonraki yaşamda cennet mutluluğuna kavuşma avuntusu içinde bekleme ve her yönden bir sömürülme dönemiydi.
+
dursun’a göre islam dininde kadın erkeğe verilmiş bir meta olarak görülür ve erkeğe metasını istediği gibi kullanma hakkı tanınır. ona göre kadın islam şeriatının gözünde sadece mal değil aynı zamanda uğursuzdur da.
+
islam’da kadın erkeğe hep sunulur. kur’an’da cennette ‘huri’lerin erkeklere sunulacağının bildirilmesi bile islam’ın kadına bakışını anlatan nice kanıttan biridir.
+
kadın olgusunun kültürel evrimini açıklarken din veya dinler üzerinden açıklamanın yetersiz kaldığı görülmektedir. toplumlar kadına yönelik tutumlarını ağırlıklı olarak kendi şartlarına göre belirlemekte ve bu şartlara dinsel anlam yüklemekte zorluk çekmemektedir.
+
islam toplumlarında kadının orijinal metinlerdeki yeri ile gerçek toplumdaki yeri üzerine süren tartışmalar bir süre daha devam edebileceği anlaşılmaktadır. ve muhtemelen uzun bir süre daha net bir cevap ortaya çıkmayacaktır.
+
dünya tarihi açısından kadının en rahat olduğu ve bireysel bir kimlik üzerinden kendisini rahat ifade edebildiği bir dönemden geçiyor olabiliriz fakat bunun sürekli ileriye gidecek bir iyileşme süreci olarak böyle devam edeceği kesin değildir.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/253507

gerda lerner’a göre, kadın bedeninin ve cinselliğinin metalaşması, özel mülkiyetin temelinde yer alır.
+
kadının bedeni ve cinselliği fuhuş ve pornoda olduğu gibi dolaysızca, reklamlar, medya ve emek süreçlerinde dolaylı yoldan metalaştırılır.
https://avys.omu.edu.tr/storage/app/public/cagatay.cengiz/73498/Melda%20Yaman%20Okuma.pdf

şiddet haberlerindeki “mağdur kadın” miti üzerine göstergebilimsel bir inceleme:
“habertürk gazetesi ş.e. cinayeti örneği”
+
haber medyasındaki kadın imajı, cinsiyet eşitsizliği üzerine kurulu bir zeminde şekillenen belirli mit ve stereotipler ile inşa edilmektedir.
+
haberler tarafından seksist bir bakış açısı ile üretilen bu mitler, kadını erkeğin karşısında edilgin kılan ve onu cinsel bir meta haline dönüştüren birtakım kodlar ile çerçevelenmektedir.
+
fotoğraftaki kadın imgesi, zayıflığın bir temsili olmaktan öteye geçememiştir. tüm görünmezliğine rağmen erkek yine güçlü olarak konumlandırılmıştır.
https://avys.omu.edu.tr/storage/app/public/onur.bekiroglu/122440/Fatma%20%C4%B0%C5%9Fliyen.%C5%9Eiddet%20Haberleri%20G%C3%B6stergebilimsel%20%C3%87%C3%B6z%C3%BCmleme.Ma%C4%9Fdur%20Kad%C4%B1n%20Miti.pdf

sinematografik anlatının doğasında yer alan “zıtlık kur ve buradan çatışma çıkar” kuralı, kadının film anlatısında bir karşıtlık metaforu olarak kullanılmasında da işe yaramaktadır.
+
kadın erkek egemen dünyada, erkeğin karşısında kimi zaman cinsel bir obje, kimi zaman şiddet nesnesi, kimi zaman da alınıp satılan bir meta olarak sunulmaktadır.
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/397825

kadının cinsel bir meta olarak sunulduğu fotoğraflar kullanılmamalı, kadın bir nesne olarak sunulmamalıdır.
https://www.izmirbarosu.org.tr/pdfdosya/25-kasim-ozel-bulteni-201920202716125486.pdf

gerçeklik televizyonu türündeki programların kadınları metalaştırdığını, kadınların cinsel bir obje olarak gösterilmeye çalışıldığını düşünüyorum.
+
medyanın kuşatıldığını düşünüyorum. çok sevdiğim konuklar olursa bir programı açar, bakarım. erkek egemen olduğunu düşündüğüm toplumuzda, kadının bir meta olarak görülmesi, evlenip eşinin hizmetçisi, namus abidesi gibi sunulması ve evli kadının …..
https://cdn.istanbul.edu.tr/file/1CD58DF90A/CE2116925DD5467CA32EEF51A1F3276C?doi=10.17064/i%C3%BCifhd.88003

fotoğraf sanatında cinsiyet olgusunun kadın imgesi üzerinden değerlendirmesi
+
fotoğrafta kadın bedeninin metalaştırılması ve imge olarak kullanılması
+
türk dil kurumu imgeyi “zihinde tasarlanan ve gerçekleşmesi özlenen şey, düş, hayal, hülya; genel görünüş, izlenim, imaj olarak tanımlamaktadır.
+
toplumsal olarak kurgulanan beden, bireyin toplumsal kabulde ilk olarak bedenin çoğunluk tarafından arzu edilebilir düşsel bir formuna sahip olmayı gerekli kılar.
+
kadın bedeni tüketim toplumunda arzunun en doğal göstergesidir. söz konusu konu üzerinden üretim, farklı alanlarda olduğu gibi fotoğraf alanında da doğrudan karşımıza çıkmaktadır.
+
kadınları temsil eden çoğu sanat yapıtı kadınlar tarafından üretilmemiştir.
+
tüketim toplumunda beden, arzunun dolaysız bir gösterenidir.
+
simgesel olarak kurgulanarak oluşturulmuş sosyal beden aynı zamanda kendini meşrulaştırmış bir iktidar tarafından yönetilen bir bedendir.
+
hem içerik olarak hem de biçimsel olarak karşımıza çıkan bu görünümler kadın imgesinin ve kadın bedeninin açıkça bir meta değeri taşıdığını göstermektedir.
+
modern sanatın yönlendirmesiyle resim ve heykel alanında çalışılan kadın bedeni erkek sanatçılar tarafından âdeta erotizm temelli bir saldırıya, tacize uğramıştır.
+
erkek sanatçılar kadın bedenini bir anlamda fetiş¸ malzemesi olarak kullanıp cinselliğin üzerinden erotik anlatılar ortaya koymuş¸ ve bu anlamda kadın bedenini kendi kurguları bağlamında metalaştırmışlardır.
+
manet ve picasso’nun fahişeleri, gaugen’in ilkelleri, matisse’nin çıplakları örnek niteliğinde çalışmalardır.
+
beyaz hristiyan erkeğin beğenisine sunulan estetiğin aracı olarak kullanılan çıplak kadın görselleri üzerinden sanat tarihi okuması bile yapılabilinir.
+
meta-kadın tartışmasının nazif topçuoğlu’nun çalışmasında da bir izdüşümünü görülmektedir ve burada ideal güzellik ve metalaşan kadını, et yığınları arasında tasvir edilmektedir.
http://www.yyusbedergisi.com/dergi/fotograf-sanatinda-cinsiyet-olgusunun-kadin-imgesi-uzerinden-degerlendirmesi20170927095448.pdf

kadının ikinci sınıf insan muamelesi görmesi
+
insan ticareti fiillerinin cezalandırılmasından çok, insan ticareti fiillerine maruz kalan mağdurların korunması olduğundan,
+
“insan ticaretine” ilişkin bu dört sözleşme
+
bir kadının, reddetme hakkı bulunmaksızın, bir borcun ödenmesi amacıyla evlendirilmesi
+
hiç kimse, köle ya da kul olarak tutulmayacaktır.
+
tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında., kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbî deneylere tabi tutulamaz.
+
kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.
+
kişilerin istismar amaçlı temini, bir yerden bir yere taşınması, devredilmesi, barındırılması veya testim alınması anlamına…
+
kölelik, bireyin her türlü haktan yoksun biçimde, “mal” veya “meta” muamelesi görmesi, bir eşya gibi mülkiyete konu edilmesidir. kulluk ise, bireyin borç karşılığı ya da toprak mülkiyetine bağlı olarak, kendisinin son veremeyeceği bir bağ altında hizmet vermesidir. bu niteliği itibariyle kulluk, köleliğin daha az yoğunundan başka bir şey değildir.
http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/38/276/2495.pdf

bedenin, incelenen gazeteler kapsamında ele alınışında çok fazla kullanıldığı fakat internet gazetelerinde çok daha fazla metalaştırıldığı sonucuna varılmıştır.
http://acikerisim.pau.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/11499/3110/Zeynep%20%C5%9Earbak.pdf

mahremiyetin kaybı kadını nesneleşmekten ve metalaşmaktan koruyan kalkanın düşmesi olarak da değerlendirilebilir.
+
taşıyıcı anne olan kadının bedeninin bir meta ve çocuk edinme kutusu olarak kullanılması durumu ortaya çıkmaktadır.
+
modern tüketim stratejileri her türlü dini değeri rahatça ticari meta haline dönüştürebiliyor.
+
mahremiyetin ifşâsının en bariz olarak gözlenebileceği sahalardan biri de sanattır.
+
bugün gelinen noktada kamusal alanda, boyalı basında, bilhassa sanal ve karesel ekranda, kadının derûnî duygularının insani bir aynası olan yüzüyle değil, daha ziyâde dişiliğini ön plana çıkaran fiziğiyle, çoğu zaman bir meta olarak, görünür kılınmasının temelleri atılmış oluyordu
+
dinimizde ve geleneğimizde kadının, kur’ân’ın belirttiği on iki grubun dışındaki erkekler için nâmahrem olduğu bildirilerek bu on iki grup insanın dışındakilere karşı hem maddî elbiselerine hem de mânevî elbiseleri olan takvâ elbiselerine dikkat etmeleri istenerek kadınların mebzul metâ hâline getirilmemesi istenmiştir.
+
insan organlarının satıma konu olması caiz görülmemiştir. çünkü insan bedeni islama göre meta olarak görülemez.
https://www.orduilahiyatvakfi.org/item/download/1_e1e32601115a14d8b850ef6b181431d9

kadın bedeni üzerindeki toplumsal kontrolün herkesçe bilinen örneklerine bakıldığında, ilk akla gelenler; bekâret tabusu, kadın bedeninin fuhuş sektöründe ticaret metası olarak kullanılması, değişik örtünme kuralları ve kadının bedenini yasak bir ilişkide kullanmış ya da kullanmaya zorlanmış olmasının cezası olarak işlenen namus cinayetleri oluşturmaktadır.
+
günümüzde dikizleme kültürüne kendini kaptıran bireyler, bilgi kirliliği içinde erimekte ve bilinçsiz bir biçimde kendini metalaştırmaktadır.
https://afyonluoglu.org/PublicWebFiles/Reports/PDP/akademik/tr/2018-Toplumsal%20ya%C5%9Famda%20bireylerin%20mahremiyet%20y%C3%B6nelimleri.pdf

organ nakli veya satımında çokça değinilen kantçı etik anlayışında, fahişelikten diş satımına kadar insan vücudunun bütününün ve her tür parçasının piyasada bir meta olarak yer alması kınanmaktadır.
https://www.istanbulbarosu.org.tr/files/Yayinlar/Kitaplar/doc/HFSA26.pdf

ticari yayıncılık ekonomisi, reklam geliri karşılığında izleyicilerin reklamverenlere satılması çerçevesinde dönmektedir.
+
tüm metalar, insan emeğinin ürünleridir.
+
izleyici metasını, açık/gizli reklamların karışımıyla ve “program” materyali pazarlarıyla kitle iletişim medyası üretir.
+
izleyici, reklamverenlerin satın aldığı bir metadır.
+
izleyiciler, bir meta olarak yayıncılar tarafından üretilir ve satılırlar, reklamverenler tarafından satın alınarak kullanılırlar, reklam endüstrisi ve ölçüm sistemi de düzeni ve standartları sağlar.
+
reklamverenin satın aldığı meta olarak izleyici, medya içeriğini ilgiyle izleyerek reklamı yapılan markalar için talep yaratma işini gerçekleştirir.
+
internet ve sosyal ağların yaygınlaşmasıyla birlikte, izleyicinin metalaşması kavramı yeniden önem kazanmıştır.
+
izleyiciler, izledikleri dizilerle ilgili tweet attıklarında; farkında olmaksızın reklamverenlere satılan metalara dönüşüyorlar mı?
+
izleyici metasından elde edilen artı-değer; dolayısıyla, sömürü düzeyi yükseltilebilmektedir.
+
izleyicinin diziyi izlemesi ve ona belirli demografik özellikleri içinde barındıran bir reyting sağlaması nedeniyle reklamverenlere satılan bir meta olmasının yanı sıra, dizinin tanıtımına katkıda bulunan bir üretici konumuna geldiği de görülmektedir.
+
günümüzde, “izleyicinin metalaşması” sürecinin belli ölçülerde dönüşerek; izleyicinin hem meta hem de dizinin tanıtımına yaptığı katkı nedeniyle üretici halini aldığı bir duruma evrildiğini söylemek yanlış olmayacaktır.
https://globalmediajournaltr.yeditepe.edu.tr/sites/default/files/Erdal%20DAG%CC%86TAS%CC%A7%20%26%20Mehmet%20Emir%20YILDIZ.pdf

patocka’ya göre, beden, anatomik ya da fizyolojik araştırmanın değil, ama öznel bir fenomen olarak, insan bedeni, yaşama deneyiminin konusu olan ve yaşadığımız bir şeydir. yaşayan beden, anatomik ve fizyolojik bedenin farkında olduğumuz varlığını varsayar.
+
böylece kişinin kendi olmasını anlatan öznel beden, toplumsal alanın tamamında tanımlanan nesnel bedenin yalnızca bir yansıması değildir. o özneldir, ama aynı zamanda zorunlu bir yaşama koşulu/yaşama deneyimi anlamında nesneldir.
https://acikerisim.aku.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/11630/4256/429467-YEN%C4%B0.pdf

kadın, televizyon programlarının %40’ında anne, %20’sinde cinsel bir nesne, %10’unda eş ve %9’unda başarılı kadın olarak ele alınmaktadır.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/152907

rp, bir yandan başörtüsüyle üniversitelere devam edilmesine öncülük ederek destek vermiş, diğer yandan da kadınları siyasal faaliyetlere çekerek onları kendi programları doğrultusunda harekete geçirmiştir.
+
“fadime şahin vakası” gibi örneklerle başörtülü genç kız ve kadınlar cinsel ve dinsel bakımdan istismar edilebilecek düzeyde zayıf kişilikli insanlar olarak tanımlanmış; zavallı, cahil, çaresiz, kültürsüz, sorunlu, bazen de eğitimli …..
+
akp’li kadınlarca moda defileleri düzenlenmektedir.
+
türkiye’de muhafazakâr sağ partilerce nüfusun yarısını oluşturan kadınların siyasi, ekonomik ve toplumsal açıdan arka planda tutulduğu; kadının bağımsız bir birey olarak ele alınmayıp, statü sahibi erkeklerin mütemmim cüzünü oluşturan bir mülk nesnesi olarak algılandığı sonucuna erişilmektedir.
https://www.kafkas.edu.tr/dosyalar/iibfdergi/file/10/11.pdf

iki şiddet arasında kadın
+
kadına karşı şiddetin fiziki ve metafizik şiddet olmak üzere birbiriyle ilişkili iki yüzü bulunmaktadır.
+
burada meta sözcüğü öte, ötesi anlamında kullanılmaktadır. metafizik şiddet kadını yaralayıcı durumlara yol açan, kadına karşı baskıcı değerleri, aşağılayıcı gelenekleri ya da toplumun kadını ikincil kılan mevcut şimdiki düşünme ve zihniyet şeklini ifade etmektedir.
+
metafizik şiddette kadına karşı şiddetin sadece yanlış anlaşılan dini ve toplumsal değer kaynakları değil modern, felsefi, ideolojik kaynaklar da kullanılmaktadır.
+
diğer şiddet türleri yani fiziksel cinsel, duygusal ve ekonomik şiddet metafizik şiddetin somutlaşmasından başka bir şey değildir.
+
kadına karşı metafizik şiddet bazen bir algı, bazen bir düşünce bazen bir durum, bazen bir deyim, bazen yersiz bir korku çoğu zaman da ahlaki bir değer olarak karşımıza çıkabilir.
+
metafizik şiddet dini, geleneksel argümanlar yerine seküler bir görünüme bürünerek devam edebilir.
+
nasıl ki işkence bile artık kanlı pis bir iş olmaktan çıkıp kliniklere taşındıysa fiziki şiddet de yerini asıl kaynağına yani görünmez yaralar açan modern görünümlü metafizik şiddete bırakacak gözükmektedir.
+
insanların ve özellikle de kadınların bilinci yükseltilmeden salt ekonomik ve sınıfsal politikaların geliştirilmesiyle bu şiddet kaynağını ortadan kaldırmak mümkün gözükmemektedir.
+
kadın bazen bir nesne gibi görülerek bazen de görmezden gelinerek manevi tacizle de karşılaşmaktadır.
+
cinsel haz mutluluğun bir parçasıdır, oysa kadınlar söz konusu olduğunda bu haz bastırılması gereken bir “fitne” olarak tanımlanmaktadır. bu metafizik şiddetin en kapsamlı müdahalelerinden biridir.
+
imam gazali, ihyau ulumi’d-din adlı eserinde cinsel hazzı sonsuz hazza ulaşmanın bir adımı, motivasyonu olarak olumlar. hatta aynı eserde kadın avcı yani aktif, erkek ise edilgen yani avdır.
+
oysa islâm topluluklarında gelenek islâm’ın cinselliğe dair önerilerini de kendine göre çarpıtmıştır.
+
örtü de dahil cinsel ayrım kuralları kadının tehlikeli oluşundan değil de aslında kendini kontrol edemeyen erkeğin sapmasını önlemek içindir.
+
şiddet metafizik şiddet üzerinde yükselmektedir.
+
erkek tohum kadın ise toprak olarak görüldüğünden tohumu ya da toprağı riske atacak her durum “utanç” ve “kirlilik” ile etiketlenir. kirlilik nedense erkekle değil kadınla ilişkilendirilir.
+
dünya çukurlar açıp dolduran, bina dikmekten başka bir şey bilmeyen eril zihniyetle karşı karşıya bulunmaktadır. bu dikme yarışı neyin nesi? bu gökdelenlerin, rezidansların uzunluk yarışı neyin nesi?
+
virginia woolf, kadınların uzunca bir süre kendilerine ait kaynaklarının ve bir odalarının dahi olmadığı görüşü ile başlar çözümlemesine.
+
san’at müziğinden hoşlanan san’at müziğiyle ilgilenen biri katil olamaz.
+
hem marksist hem de kapitalist bakışta çatışmanın, kökleri evrimcilikte yatan rekabetin doğallığı yönündeki bu algı şiddetin doğallığı düşüncesini beslemektedir.
+
ayıp arapça kökenli olup eksik, kusur, uygunsuz, kötü, utanç verici anlamına gelir. utanç ise avret kelimesinden türetilmiş olup ve anlam genişlemesi ile avrat yani erkeklerin utanması gereken eşi anlamına kavuşmuştur.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/365371

güzellik dayatması altında tüketim nesnesine dönüşen kadın
+
içinde bulunduğumuz iletişim çağında toplumsal, dini, politik, estetik, psikolojik, ekonomik ve küresel boyutları olan evrensel bir “kadın sorunu” yaşanmaktadır.
+
kadının kullanılış biçimi çok çirkin. bana, çok aşağılayıcı geliyor.
+
sen kadınsın, iyi bir evlilik yapmalısın, güzel olmalısın; hatta o kadar güzel olacaksın ki doğa sana yeterince malzeme vermemişse sen onu örteceksin, erkeği ele geçireceksin, cilvenle erkeğin gözünü boyayacaksın.
https://globalmediajournaltr.yeditepe.edu.tr/sites/default/files/Ebru%20GU%CC%88ZEL.pdf

erkek, kadın için değil, kadın, erkek için yaratılmıştır.
+
kadınları güzel giysilerden mahrum bırakın ki köşelerine çekilsinler.
+
gazali için bu güç, şeytanilikle kadınsılığın anlamdaş sayıldığı islami toplum düzenindeki en yıkıcı unsurdur.
+
kadın avcı, avı da edilgen erkektir.
+
evliliğin üçüncü yararı, hanımla sohbet yapmak, cilveleşmek ve oynaşmak suretiyle nefsi rahata kavuşturup kalbin huzurunu sağlamak ve ibadete karşı güç kazanmasını temin etmektedir. çünkü nefis usangaçtır, doğası ile bağdaşmadığından haktan hep yüz çevirir. doğasına aykırı düşen bir şeyi sürekli yapmaya zorlandığında dikleşip ayak diretir. ama zaman zaman dinlendirilip rahatı sağlandığında güç kazanır ve dinçleşir. kadınlarla dostluğun ise bütün sıkıntıları gideren, kalbi huzura kavuşturan bir etkisi vardır. takva erlerinin ara-sıra mübah, helal şeylerle gönüllerini dinlendirmeleri bir zorunluluktur.
+
ataerkil evrende kadın, erkeği doyuma ulaştırmak için yaratılmış bir zevk nesnesidir. bu evrende cinsel eylem, eşit irade ile donatılmış iki kişiyi birleştiren bir eylem olarak görülmez ve yalnızca erkeğin iradesi göz önüne alınır. kadın ise çoğu kez cansız nesnelerle bir tutulur ve bir mal olarak görülür.
+
kadınlar, sadece islam ümmetine çocuk doğurma ve cinsel içgüdünün tatmin edilmesi amaçları için kullanılması gereken, tehlikeli, zihin çelici varlıklardır. kadınlar, hiçbir şekilde, ilim, tefekkür, murakebe ve ibadet yoluyla sadece allah’a yönelmesi gereken duygusal yatırımın ya da dikkatin nesnesi olmamalıdırlar.
+
dindar bir kadın dünyalık sayılmaz, o ahirete yönelmene, ahiret için çalışmana imkan hazırlar.
+
müslüman sosyal yapısı, bütünüyle, kadın cinselliğinin yıkıcı gücüne bir saldırı ve buna karşı bir savunma olarak görülebilir.
+
gördüğümüz üzere akıl ile erkek özdeşleştirilirken, kadın daha aşağı olan beden ile özdeşleştirilmiş ve bu alanın dışına itilmiştir.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/894839

kadınların kendi konumlarını sorguladığı 1970’li yıllarda nur koçak’ın “fetiş nesneler-nesne kadınlar” adlı çalışmaları ortaya çıkmış ve sanatçı, kadın bedenini her an beğenilmeye hazır, haz uyandıran bir vitrin nesnesine dönüştüren aksesuarlar aracılığıyla sosyal yapıya tepki göstermiştir.
+
islamcılık kabuk değiştirmektedir ve bu değişim kadın üzerinden olmaktadır. nitekim bu durumu canan şenol “hicap” isimli video performansında, siyasetten doğu batı ikilemine, ekonomiden tesettür modasına kadar geniş bir ölçekte; toplumsal cinsiyet, toplumsal iktidar ve bedenin denetimi bağlamında sorgular.
http://www.acarindex.com/dosyalar/makale/acarindex-1423868069.pdf

…en şık giysileri giyinin…en lezzetli yemekleri yiyin…en güzel kadınlarla flört edin…
+
kadın, kocasının zenginliğini gösteren yürüyen bir reklamdır.
+
kırsal kesimdeki bir genç kızın güzelliği postmodernizmin güzellik anlayışına dahil değildir.
+
kadın güzelse seçilecektir, erkek onu diğer nesneler gibi diğer kadınlar arasından seçecektir.
+
kadına kadınlık satılır… sağlığına ve vücut bakımına özen göstermeye, koku sürünmeye, giyinmeye, tek bir kelimeyle ‘yoktan var olmaya inanarak’ kadın kendini tüketir. ve bu sistemin mantığı dahilinde olur.
+
kadın kendini tüketiyorsa, kadının göstergeler tarafından nesneleştirilmiş ve üretilmiş olmasındandır.
+
eğer kapitalizmin bir kolu insan görünümünü ticari mal haline getirirse, diğer kolu da onların aşk jetonu olur
+
hubert ayer, yalnızca tek bir makyaj için 13 farklı malzeme öneriyor ve her sindirella’yı peri masalındaki prenses’e dönüştürmeyi vaat etmektedir – kullanım değeri vaadi.
+
kapitalist sistem, kadınları en sağlam tüketici konumuna getirmiş ve kadınların bu ürünlere gereksinim duymalarını sağlayan ikna yöntemleri geliştirmiştir.
https://atauni.edu.tr/yuklemeler/64553671fa66cb4cc9bbf46c93699f0b.pdf

kadın hukuk tanımayıp isyan ederse dövülebilir.
+
müslüman kadın kocasına itaat eden kadındır.
+
kocasına itaat etmesi kendisine cennet kapılarını açacak, itaatsizlik ise cehennem ateşiyle sonuçlanacaktır.
+
erkek karısını yatağa çağırdığı zaman gitmezse, melekler ona “lanet” edeceklerdir.
+
kadının yaratma gücünü elinden alan, onu tümüyle erkeğe bağımlı kılan ve erkekler cennetinin cinsel nesnesi durumuna indirgeyen islam’dır.
https://www.apikam.org.tr/YuklenenDosyalar/Dokumanlar/ac5a3a9b-fd25-46f7-9af0-6ad1ee6b4384344914.pdf

….. ‘dans eden doğulu kadınlar’ ın bulunduğu bir eğlence mekanı sunumu da vardır. savaş için hazır bekleyen anzak askerleri buradaki kadınlarla vakit geçirmekte ve eğlenmektedir.
+
batı sinemasına özgü oryantalist bir klişe olan ‘batılı erkeğin arzu nesnesi doğulu kadın’ temsilinin görüldüğü bir genelev sahnesi vardır.
+
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/933932

‘izm’ler idrakimize giydirilmiş deli gömlekleridir
+
niye batı’da önce “insan hakları” sonra “kadın hakları” ve “feminizm” dediğimiz kavramlar ortaya çıktı?
+
insan hakları kavramının herkes tarafından kabul edilen bir tanımı yoktur.
+
zina karşılığında kocanın tazminat isteme hakkı, kadının kocanın ülkiyeti altında görülmesinin bir uzantısıdır.
+
türk/islâm kültüründe yönetenler halkın sahibi değil, halkın hizmetçisidirler.
+
hepiniz çobansınız. hepiniz güttüğünüz sürüden sorumlusunuz. âmir memurlarının çobanıdır. erkek ailesinin çobanıdır. kadın da evinin ve çocuğunun çobanıdır. netice itibariyle hepiniz çobansınız ve hepiniz idâre ettiklerinizden sorumlusunuz.
+
bizim tarihimizde bir fransız ihtilali’ni doğuracak sosyal adaletsizlik ve zulüm olmamıştır. feminizmi doğuracak kadar bizim toplumumuzda kadının değeri aşağılara düşmemiş ve hakkı yenmemiştir.
+
feminizm artık toplumda en önemli olan aile kurumunu parçalama aşamasına gelmiş, toplumun diğer yarısı olan erkeği düşman olarak algılar hale gelmiştir.
+
toplumsal barış ve huzur için yola çıkan feminizmin bir kolu artık toplumsal barış ve huzura tehdit oluşturacak seviyeye gelmiştir.
+
5 aralık 1934’de türkiye cumhuriyetinde kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınırken, o dönemde avrupadaki bazı gelişmiş ülkelerde bile kadınların bu hakkı bulunmuyordu.
+
kapitalist batı medeniyet, ucuz iş gücü temin edeceğiz diye kadınları yuvalarından çıkarmıştır. kadını her türlü ürün pazarlanan ve pazarlayıcı bir nesne haline getirmiştir.
http://www.meyvedergisi.com/wp-content/uploads/2019/03/Meyve-Dergisi-07.pdf

mackinnon göre biyolojik cinsiyetin (sex) toplumsal anlamını ifade eden toplumsal cinsiyet (gender), kadınların cinsel objeleştirilmesi ile ortaya çıkar.
+
bu bağlamda kadınlar, erkekleri tatmin için nesneler olarak görülür. erillik cinsel hükümranlık, dişilik ise cinsel itaatkarlık olarak tanımlanır.
https://hukuk.deu.edu.tr/wp-content/uploads/2019/12/ENGIN-ARIKAN.pdf

roma hukukunda zina yapan kadının suçüstü yakalanması durumunda, kadının eşi veya babası tarafından öldürülmesi mümkün kılınmıştır. romalı soylu kadınlar bu cezai yaptırımlardan kurtulabilmek için kendilerini fahişe olarak kayıt ettirmişlerdir, çünkü o önemde fahişeler cinsel suçlarla ilgili herhangi cezai bir yaptırım görmüyorlardı.
+
kadın erkeğin beklentilerini karşılayamadığında yuvasının yıkılması riskiyle karşılaşmakta, ayarı kaçırıp bir fahişeye de dönüşürse şiddete maruz kalmaktadır. bu kadını kendi için değil, kendini erkeğe feda etmiş, onun konforu için var olan bir nesneye dönüştürmektedir.
+
kadın, kocasının gözü dışarıdaki kadınlara imrenmeyecek kadar, yatakta da amatör bir fahişe olmak zorundadır.
http://kadinkongre.cu.edu.tr/tr/Belgeler/T%C3%9CRK%C4%B0YE%E2%80%99DE%20VE%20D%C3%9CNYADA%20KADIN%20ARA%C5%9ETIRMALARI.pdf

oyuncak bebeğin sahibinin isteğiyle, onun buyruğu altında hareket etmesi eril tahakkümün buyruğuyla uyum içinde olup, kadını canı istenildiğinde oynanacak ve sıkılınca bir kenara bırakılacak bir oyuncak durumuna indirgerken, onu eril bakışın fetiş nesnesi haline dönüştürmüştür.
http://nek.istanbul.edu.tr:4444/ekos/TEZ/ET000747.pdf

kadınların zihinlerini geliştirerek güçlendirirseniz, kör itaatin de sonu gelecektir; ama iktidar her zaman kör itaat aradığından tiranlarla hazcılar kadınları karanlıkta bırakmaya çalışırken doğru şeyi yapmaktadırlar. ne de olsa tiranlar köleler ister, hazcılarsa oyuncaklar.
+
beden büyük bir endüstri ve gelir kaynağının merkezine yerleştirilerek; sınırları belirlenir, denetim altına alınır, itaatin ya da isyanın sembolü olarak karşımıza çıkartılır.
+
sosyolojinin buradaki yaklaşımı kuşkusuz tıp gibi yalnızca anatomi ve fizyolojiye değil, bedenin toplum içindeki sosyal eylemleri gerçekleştirme ve anlamlandırma kapasitesine ilişkindir.
+
aslında bütün dinler, ideolojik oluşumlar ve siyasal düzenler nihai tahlilde bedenleri kontrol etme hedefindedirler. mesela bütün dinler nihai hedef olarak –belirli bedensel pratikler aracılığıyla- bedenleri disipline etme amacını gütmektedirler.
+
aynı şekilde dinler gibi ruhani ve uhrevi kaygısı olmayan siyasal sistemlerin amacı da bedenler üzerinde sultayı ele geçirmektir. bu açıdan bakıldığında bedenin ne kadarının biyolojik, ne kadarının da toplumsal olarak belirlendiği konusu güdeme gelmektedir.
+
kadın bedeni erkeğin denetimi altına alınması gereken sosyo-kültürel bir olgu olarak nesneleştirilmektedir.
+
…… elbette tüketime sunulan şey cinselliğin ta kendisidir. çünkü bu biçimde cinsellik giderek daha çok sistematik bir şekilde nesneler ile ticarileşmiş ve endüstrileşmiş iletilere endekslenmektedir.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/206041

argo ve küfür bağlamında cinsel eylemin nesnesi olarak “kadın”
+
derya tüzin
+
genel dilden ayrı olarak gelişen özel bir dil olan “argo”nun ve ona paralel olarak üretilen “küfür”ün birçok toplumda varolduğu bilinmektedir.
+
cinsel nesneleştirme, kadınların tabi kılınmasının ilk sürecidir; eylemi sözcükle, inşayı ifadeyle, algılamayı zorlamayla, miti gerçeklikle birleştirir. erkek kadını becerir; özne nesneyi eyler.
https://www.millifolklor.com/PdfViewer.aspx?Sayi=71&Sayfa=113

erkek şerefinin kadınların davranışıyla yakından bağlı olduğu bir toplumda, kadınların kamu yaşamına katılmaları ancak, saygınlıklarını koruma ve erkeklere kendilerini cinsel nesne olarak sunmama yönünde verdikleri kuvvetli işaretlerle mümkün olabilirdi.
+
ulus devletin inşası, cinsiyet rollerinin de inşasıdır.
+
kadın, ‘ahlaklı ve namuslu’, cinsellik barındırmayan, iyi bir anne ve iyi bir yurttaş olmalıdır.
+
erkeklerin bölgesi olarak görülen kamusal mekân, bir anlamda kadınların da katılabilmek için ‘cinsiyetsiz’leşmelerini, ve hatta mekânın erilliğine uyum sağlayarak maskülenleşmesini gerektirmiştir.
+
kadınlara yüklenen görevlere ve misyonlara örnek olarak çekirdek ailenin kutsanması, kadınların annelik görevlerinin önemsenmesi ve devamlı olarak hatırlatılması, “kürtaj” karşıtı söylemler ve “en az üç çocuk” beklentisi verilebilir. tüm bu görevler kadının kamusal alana çıkışı karşısında birer engel niteliği taşıyarak, kadınları eve ve özel alana mahkûm eder.
+
kadın ya birinin kızı ya da karısıdır; tek başına var olması neredeyse mümkün değildir.
+
beğeni bedene yazılmıştır ve bedenin boyutları, tavırları, yeme içme, yürüme, oturma, konuşma ve jestlerinde görünür hale gelir.
+
….. erkeklerin korumasına ve yönlendirmesine ihtiyaç duydukları gerekçesinden hareketle kadınların ikinci sınıf vatandaş olmaları fikrini destekler.
+
vatandaşlık, siyasi bir tartışmaya girme hakkı, otonomi (özyönetim) ve bireysellik idealleriyle temsil edilir ve bu da erillik ve eril bedenlere işaret eder…
+
kadının mahrem alan dışında görünürlüğü, erkeklerin bakışlarına maruz kalabilmesi, islami kültürün damgasını vurduğu toplumlarda düzeni tehdit eden, ‘fitne’ unsuru olarak algılanmıştır.
http://nek.istanbul.edu.tr:4444/ekos/TEZ/ET000190.pdf

sevgi nesnesi bir “put” gibi kurbanlarının kendine yönelmesini bekler.
+
put, kusursuz güzellikle beraber sevgilinin çekiciliğini de ifade etmektedir. âşık sürekli sevgiliye yönelir, onun peşinden gider; mahallesini, kapı eşiğini mesken edinir, ayak bastığı toprağa yüzünü sürer. âdeta ona tapar.
http://turkoloji.cu.edu.tr/pdf/gasset_ve_fuzuli_bahir_selcuk.pdf

kadınların kurtuluşunu marksizmin değil feminizmin sağlayacağını aslında herkes kabul etti.
+
kadınlar mutlak nesne, erkekler mutlak özne.
+
bir kadın kendini çirkin hissediyorsa, kendini nesne olmaya layık hissetmiyorsa yatağa girmiyor; bir erkeğin hiç böyle bir derdi yok, birini arzulayabiliyorsa yatağa girebiliyor.
+
başörtüsünün kendisini de tartışmaya açabilmemiz gerekiyor, ben bir feminist olarak “saçımın neden fitne olarak tanımlandığını, bir tehdit unsuru olarak görüldüğünü” tartışmak istiyorum ki bunun arkasındaki ataerkil ideolojiyi ancak bu şekilde tartışarak açığa çıkarabiliriz.
https://tr.boell.org/sites/default/files/amargi_feminizm_tartismalari_2011.pdf

bella habip‟e göre anatomik gerçekliğe eşlik eden dürtülerin bileşimiyle ortaya çıkan bir ruhsallık olarak tanımlanabilecek kadınlığı biçimlendiren, toplumsallıktır.
+
kadınları erkeklerden ayıran morfolojik, anatomik, fizyolojik birçok farkın zihinde ve akılda da kendini göstermesi ihtimalinden yola çıkarak bu farklılıkların zihinsel özelliklere de yansıdığını iddia eden çevreler vardır.
+
foucault, cinsiyet mefhumunun doğal olana dayanmadığını, yapay ve kurgusal bir biçimde anatomik ögeler, biyolojik işlevler, davranışlar, duyumlar, hazlar gibi pek çok şeyi bir araya getirmeyi olanaklı kıldığını düşünmektedir.
+
kristeva, dilin biyolojiye, anatomiye indirgenemeyeceğini düşünmektedir.
+
dilin biyolojiye, anatomiye indirgenemeyeceğini düşünen kristeva‟ya göre dili bedensel özelliklere göre değerlendirmek, kadın ve erkeği egemen basmakalıplarla anlama çabasıdır.
+
ayşe durakbaşa‟nın, feminist söyleme, cinsel/anatomik farka dayalı eşitsizliği ortadan kaldırmaya yönelik bir strateji olarak girdiğini düşündüğü sex/gender (cinsiyet/toplumsal cinsiyet) ayrımı, son zamanlarda feministler tarafından kendi kavramlarıyla sorgulanmaya başlanmıştır.
http://www.thesis.bilkent.edu.tr/0006071.pdf

anatomik bir kader olan kadın bedenini ataerkil sistemin sosyal yükümlülüklerle donatması ile kadın, verilmiş olanı kabul eder/etmek zorunda bırakılır. zira toplum doğduğu andan itibaren onu rol kalıpları ile kuşatmıştır.
http://openaccess.ardahan.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12427/694/Doktora-%C3%87opur%2C%20G%C3%BCrhan.pdf

anatomi dersi olduğunda ise gitmek zorunda idi. korka korka peruğu ile derse giriyor ….. her anatomi dersinde kadavrayı görmeden çıkanlar onlar oluyordu.
http://edebplatformu.com/odenmis_bedeller/odenmis_bedeller_cilt_1.pdf

modern tıp, anatomi ya da fizyoloji gibi bilimlerce desteklenen erkek egemen toplumsal cinsiyet rejimi söylemleri, erkek bedeni karşısında kadın bedenini sözde biyolojik yapısına istinaden pasif konuma indirgemekte ve kadınlara bu pasif konumları ile ilişkili “uygun” kültürel özellikler atfetmektedir.
+
temel toplumsal kontrol mekanizmasının din olduğu dönemlerde dini söylemler toplumsal cinsiyet eşitsizliğini kadın ve erkek arasında “yaradılıştan” kaynaklandığı ileri sürülen “nesnel” farklılıklar üzerinden inşa etmiş ve pekiştirmiştir.
+
çoğunlukla anatomi ve endokrinoloji gibi bilimlerce üretilen bu söylemler kadınlar ve erkekler arasındaki farklılıkları eşitsizliklere dönüştürmekte ve bu süreci “bilimsel” temellere dayandırmaktadırlar.
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/884285

modern çağın tüketim ideolojisinin kadının metalaştırılmasındaki ve kadına bir cinsel nesne rolü biçilmesindeki payının sorgulanması da lazım.
http://www.kasav.org.tr/kitap/baba-erkek.pdf

…… başka ayakta kalma stratejisi bulamayan kadınlar ve kız çocukları fahişelik yapmak zorunda kaldılar; piyasa işlerinin yanında kadınlardan ev işlerini ve bakım emeği gerektiren hizmetleri sağlamaları beklendi.
+
bu kontrol ve denetim baskılarının en sorunlu olanı, aslında kadınlar için anatomik görevi bilinmeyen ve basit bir doku olarak bilinen “kızlık zarı” üzerinden yapılmaktadır. görevi insanların sağlığını korumak, geliştirmek ve hastalık durumunda tedavi etmek olması gereken sağlık bilimleri, gereğinde bu baskıyı, kadınlar üzerinde bir araç olarak kullanalabilmektedir.
+
buradan da anlaşılacağı üzere kadınların anatomisinde herhangi bir işlevi olmadığı iddia edilmesine rağmen bu dokunun varlığının bir baskı unsuru olarak kullanıla gelmesi, tamamen ataerkil sistemin kadınlar üzerinde kurduğu bir iktidar sistemine dayanmaktadır.
https://www.ttb.org.tr/kutuphane/kadinhek3.pdf

erkek yazarlarca ifade bulan erkeklere vadedilen bakire huriler anlatısı, bir kadının anlatısında cennet vadedilen bakireye dönüşmektedir.
kadın cinsel organının anatomisine dair üretilmiş söylemlerde himenden bahsedilmediğini, …
http://nek.istanbul.edu.tr:4444/ekos/TEZ/ET001147.pdf

ırk ile feminizm arasındaki diğer bağlantılardan biri de ‘insan doğası’ söyleminin her iki kavramın etrafında, ilkelliğin ve kadın cinselliğinin ortak kökenden geliyormuşçasına dolanmasıdır. ‘insan doğası’, ‘doğal yasalar’, ‘doğal seçilim gibi insanın özüne yönelik açıklamaların çoğu sömürgeciliğin ve ataerkilliğin şiddetini kapamaya yönelik bir örtü görevi üstlenmektedir. örneğin on dokuzuncu yüzyılın pauline tarnowsky’nin fahişeliğin fizyonomik yapısını belirlemeye yönelik çalışmaları almanya ve rusya’da merkezi bir önem taşımıştır. o, fahişelerin normalinden fazla olan ağırlıklarını, kafatasının antropometrik ölçülerini, saç ve göz renklerini, ailelerinin geçmişini, doğurganlık seviyelerini (aşırı derecede düşük) kategorize edip, fahişelerin fizyonomisini “ilkel” doğasına işaret etmiştir.
+
o dönemde fahişeliğin fizyolojik ve fizyonomik özellikleri ile ilkellik arasında bağlantı kurulması, her ikisinin de ortak kökenden gelmesi gerektiğinin bir savunusudur. fahişenin anatomik özellikleriyle ilkelliğe ulaşılma çabası halihazırda olumsuz anlamıyla bir “ilkellik” temasının var olduğunu ve fahişeliği de bu temaya uydurarak “bilimsel” söylem işbirliğiyle kötücül bir anlama pek de zorlanmadan oturtulacağını göstermektedir: bir taşla iki kuş vurmak!
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/914434

mısır kralları kanlarını koruyabilmek için kız kardeşleriyle evlendikleri gibi bazen de kendi kızlarıyla evlenebilmişlerdir krallardaki bu durum halka da sirayet etmiş ve kadın cinsi bir meta olarak görülmüştür.
+
kadın bu dönemde inanç, vicdan hürriyeti, izzeti nefis gibi manevi değerler hususunda erkekten çok daha aşağı seviyede görülmüştür. nitekim cahili düşünceye göre o, hiçbir söz hakkı olmayan, fikirlerine itibar edilmeyen, sadece kendisinden faydalanılan bir metadır.
+
islam öncesi medeniyetlerde ve cahiliye döneminde kadın sadece faydalanılan bir meta olarak kabul edilirken, islam’da eşler birbirleri için huzur, sükûnet ve dinginlik olarak addedilmiştir.
http://earsiv.hitit.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/11491/233/akkayaumit.pdf

cahiliyye döneminde kadınların bir meta olarak görüldüğünün en önemli kanıtı fuhuşa zorlanmaları ve bundan maddi bir kazanç elde edilmesidir. zinaya zorlanan köle bir kadın olsa bile islâm onun haysiyetini, insan vasfını göz önüne almış ve böyle bir şeyi yasaklamıştır:
+
kölelik anlayışı islam ile birlikte ortaya çıkan bir şey değildir. bilakis islam köle kadınların insanî yönünü dikkatte almıştır. onların namuslarının da bir meta olmasının kabul edilemeyeceğini, zinaya zorlanmalarını yasaklayan ahkâm ayetleri ile ortaya koymuştur.
http://acikerisim.harran.edu.tr:8080/jspui/bitstream/11513/213/1/391560.pdf

kadın bugün bütün izmlerin merkezine alınmış, bir meta ve istismar objesi haline getirilmiştir. kadını ‘hammaletul ilim ve marifet’ olmaktan, ‘hammaletülhatap ve hammaletul harap’ olmaya doğru götüren, tersine bir rol biçme içerisine girilmiştir.
http://www.yoyav.org.tr/multimedia/Haziran%202019%20Dergisi-s%C4%B1k%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1r%C4%B1ld%C4%B1.pdf

cahiliye döneminde kadınlar, babalarının ve kocalarının sahip oldukları bir meta gibi algılanır ve ona göre muamele görürlerdi. karanlıklar içerisinde hayat mücadelesi veren insanlığın imdadına yetişen islâm, kadınlara yapılan zulümleri engellediği gibi onlara hak ettikleri itabırı da kazandırmıştır.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/487127

kadın özgürleşmesinde bir protesto aracı olarak sanatın kullanımı: ankara tiyatro öteyüz örneği
+
1964‟te “et şenliği” videosuyla kadın bedeninin bir meta haline getirilişini ele alan carolee schneeman‟ı; 1970‟lerde mery kelly‟nin “doğum sonrası belge” adlı çalışmasıyla annelik olgusunun altında yatan sosyo-kültürel inşa biçimlerine dikkat çekmesini, “mutfağın ……
+
spiker ile tüketici (erkek) arasında geçen diyaloglarda kadın bedeninin metalaştırılmasına vurgu yapılırken aynı zamanda bu bedenin eril hazza nasıl sunulduğu da seyircilere gösterilir.
+
bunun yanında bahsedilmesi gereken bir diğer vurgu ise „onun bunun cipsi‟ sloganıyla kadın bedeni ile namus arasında kurulan ilişkideki eril zihniyete ironi ile yaklaşılmasıdır.
http://adudspace.adu.edu.tr:8080/jspui/bitstream/11607/2998/1/10117075.pdf

sadık vicdanî, zeyneb bnt. cahş ile zeyd’in evliliğin sebepleri olarak şu maddeleri sıralamaktadır:
-zeyd’i yetmiş yaşındaki bir zevcenin, ümmü eymen’in tatmin edemeyeceği bir beşeri hacetin tazyikinden kurtarmak.
+
-insanların hayvanlar gibi alınıp satılan bir meta olmak için değil, aksine yüksek bir maksatla yaratıldıklarını, esarete düşerek köle sıfatını bir müddet taşımakla o insânî seviyeyi kaybetmiş sayılamayacaklarını anlatmak ve bu anlatışa, zeyd’in nasiyesindeki o kölelik damgasının bıraktığı şaibeyi silerek başlamak.
https://dspace.ankara.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12575/34076/tez.pdf

iki hadisten şu anlaşılmalıdır ki, kadınlar erkeklerin sahip olduğu bir eşya, üzerinde her türlü tasarrufta bulunabilecekleri bir meta değildir. bunu “ siz onların hiçbir şeyine malik değilsiniz sözünden anlıyoruz.
http://libratez.cu.edu.tr/tezler/6304.pdf

kadın, hz. peygamber’in getirmiş olduğu din sayesinde prestij kazanıp saygıdeğer bir varlık konumuna yükselmiştir. insanlığı unutulan, ticarî meta, alınıp satılan değersiz bir eşya muamelesi gören kadın, onun önderliğinde hanımefendi sıfatına kavuşmuştur.
+
dünya bir metâdır. onun en iyi metâ’ı ise saliha bir kadındır.
http://acikerisimarsiv.selcuk.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/123456789/7762/189169.pdf

safiyye’nin devesi hastalanınca allah resûlü eşi zeyneb binti cahş’dan yanında bulunan fazla develerden birini ona vermesini söyleyince zeyneb bu durumdan hoşnut olmayarak şöyle demiştir: “yahudiye mi vereceğim?” bunun üzerine hz. peygamber bir müddet zeyneb’in odasına gitmemiştir.
+
ibn kesir de hz. peygamber’in selmâ’nın yaptığı yemekleri beğendiğini bildirmiştir.
+
bazı kimseler, cariyelerini sadece gayrimeşru bir şekilde cinsel bir meta olarak çalıştırıp para kazanmak için satın alırlardı.
+
cahiliyedeki cariye kadınların emeğinden yararlanan efendileri yeterli kazanç getirmedikleri takdirde cariyeler onların hırslarının kurbanı olur, sabaha kadar çalışmaya zorlanırdı.
http://nek.istanbul.edu.tr:4444/ekos/TEZ/ET001620.pdf