pdf-m 2

ruhbanlık denilince, fahişeler, bereket ve aşk ilaheleri …… böylece mabedin kasası da zenginleşiyordu.
+
başrahibelerden uruk’lu inanna ….
+
bu sürüler, ebediyyen genç kalmanın ve bereketin sembolü olan kutsal sürülerdir; ve inanna’ya ait oldukları için de, üzerlerine onları koruyan, yiyeceklerini temin eden, inanna’nın sevgilisi kral çobanı kanat germiştir.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/586048

kutsal fahişelik ve başörtüsü
+
mabet fahişelerinin başlarını örtmeleri zorunluydu.
+
sumerli kadınlar din kadını olmakla, din kadınları da fahişelik yapmakla görevlidir ve dolayısıyla bütün sumerli kadınlar fahişedir.
+
böylece bu kadınlar da yasal seks yapan mabet fahişeleri gibi kabul edilmiş oluyor. bu gelenek önce yahudi kadınlarına geçmiş, daha sonra da islam kadınlarına uygulanmış.
+
böylece sumer mabet fahişeliğini simgeleyen başörtüsü, çeşitli çağlarda ve ülkelerde kendilerine göre yorumlanarak islamiyete kadar gelmiş. islamiyette de erkekten kaçma şekline dönüştürülmüştür.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/753836

anlamı bilinmeden, söylenişi güzel olduğu için konulanlar: sibel (yunanca fahişeler tanrıçası)
https://ailevecalisma.gov.tr/Raporlar/ATHGM/aile_yazilari_10.pdf

sarhoşluk ve kırlara fahişe getirmek gibi “rezil” işler, bu adam gibi kötü bir şekilde ölmesi veyahut katillerinin ömürlerini pranga altında geçirmek zorunda kalmaları gibi sonuçlar doğuracağından, bu olaydan ibret alınması gerekir.
https://iletisimdergisi.hacibayram.edu.tr/index.php/IKAD/article/view/618/550

kur’an’da “fahişe” kelimesi çoğulu “fevâhiş” şeklinde ifade edilen ve lut kavminin işlediği suç olan erkek erkeğe cinsel ilişki için seçilen isimdir.
+
rabbinizin evini inşada mallarınızın en helal olanını verin; faizden kazanılan veya kumardan elde edilen veya fahişe satmaktan kazandığınız pis mallardan vermeyin.
https://atauni.edu.tr/yuklemeler/786f8585f6bce31dbca83ab18040f08d.pdf

dünyanın en güzel arabistanı
+
bu şehirde çok çeşitli insanlar yaşıyor. aralarında balıkçılar, devlet memurları, fahişeler, garsonlar, tüccarlar, öğrenciler, bankacılar bulunan bu insanların yarattığı kalabalıktan, şehrin büyük bir nüfusa sahip olduğu ….
http://web2.bilkent.edu.tr/turkedeb/wp-content/uploads/sites/5/2015/10/FIRAT-CANER.pdf

gayrimüslim erkek, kutsal bir zaman diliminde müslüman kadının yoluna çıkmış, fuhuş/zina teklifinde bulunmuş ve kadının itiraz etmesine de öfkelenmiş ve saldırarak yaralamıştır.
+
fuhuş olaylarında genellikle kadınlar şikâyet edilmekte, kayıtlarda isimleri zikredilmekle birlikte erkekler hakkında herhangi bir hukukî işlem yapılmamaktaydı.
+
fahişelerin barındırıldığı mahallelerde, başta imam ve müezzinler olmak üzere tüm mahalle halkının azarlanacağı ve ceza göreceği ilan edilmekteydi.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/836409

küçük oğlu (9 veya 10 yaşında) annesini dürterek uyardı ve “niye ağlıyorsun ki? bu fahişenin yerine hapiste olan ağabeyimize ağla. yıllarca hapiste kalacak….”
https://turkey.unfpa.org/sites/default/files/pub-pdf/namuscinayet.PDF

literatürde kadınların cinselliğinin denetimini erkeğe veren ataerkil sistemin arkasına devlet gücünü de aldığı belirtilmiştir. bu dönemde “saygın kadın” ve “fahişe/fahişelik kurumu” ayırımının da ortaya çıktığı bilinmektedir.
+
saygın kadın, erkeğinin malı ve doğurganlığı, üremeyi sürdürürken, fahişe ise “herkese” ait olan
kadın olarak tanımlanmaktadır.
https://toad.halileksi.net/sites/default/files/pdf/kadina-iliskin-namus-anlayisi-tutum-olcegi-toad.pdf

ataerki-hukuk ilişkisi çerçevesinde türkiye’de namus cinayetleri
+
iffetli kadınlar (iyi kadınlar), çocuklar el değmemişler olup, bakirelerdir ve tecavüze razı olmazlar, tecavüz edilebilirler. diğerleriyse, eşler ve iffetsiz kadınlardır (fahişeler), tecavüze razı olurlar, tecavüz edilmezler.
+
fahişelik yapan bir kadının tecavüze uğraması halinde, hukuksal telafi elde etme olasılığı neredeyse olanaksızdır.
+
sadece tecavüzde değil, kadına yönelik başka ihlallerde de devlet etkili müdahalelerde bulunmamaktadır.
+
devlet cinsiyet eşitliğine çözüm arar gibi görünürken, onu korumaktadır.
https://dspace.ankara.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12575/37487/313107.pdf

tevrat, incil ve kuran-ı kerim’de kadın bedeni
+
feminist ve eleştirel kuram çerçevesinden bakılan bu çalışma, kadın bedenini iktidar alanı olarak gören erilliğin hangi dine ve kitaba inanırsa inansın, mevcudiyetini koruma adına kadını kısıtladığını ve dini buyrukları kullanarak kadını özel alanına hapsettiğini gözler önüne sermektedir.
+
ohola benimken fahişelik etti. oynaşları olan asurlulara gönül verdi. hepsi de genç, yakışıklı, lacivertler kuşanmış savaşçılar, valiler, komutanlar, atlı askerlerdi.
+
oysaki fahişelik kavramı kadını küçümsemek için sıklıkla kullanılabilen ancak incil’de yasaklanmasına rağmen erkeklerin fuhşa katılmalarını da sağlayan bir kavramdır.
+
kuran-ı kerim’de adı geçen fahişe, fahşa kelimeleri ile günümüzde kullanılan fahişe kelimesinin aynı olmadığı görülmektedir.
https://dspace.ankara.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12575/30138/ozlem_hepsen_tez.pdf

yani hakim efendi diyor ki, “rus kadınlar türkiye’ye fahişelik yapmaya gelirler. bunlara tecavüz etmek normaldir”
+
hakimdeki kafaya bak. her rus’u fahişe yapıyor.
+
katile katil, fahişeye fahişe demek suç. ama tecavüz etmek serbest.
+
misal, almanya’da fuhuş yapan pek çok türk kızı olsa ve oradaki her türk kızına fahişe anlamında “fatma” dense biz türkler ne hissederiz?
http://www.yenivatan.at/wp-content/uploads/85.pdf

lilith: yahudi mitolojisinde ana tanrıça’nın düşüş ve şeytana dönüşüm serüveni
+
akkadçada “günahlarından arınmış, kutsal ve mübarek kılınmış kadınlar” diye çevrilen kadiştu terimi, son iki yüzyılın tora’ya dayalı bilimsel incelemelerinde genellikle “yosmalık/fahişelik” diye adlandırılmış, kadiştulara “tapınak fahişeleri” denmiş ……
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/455723

medikal bürokratlar insanları alt kümelere ayırır: araba kullanabilecek olanlar, çalışmaktan uzak durabilecek olanlar, kilit altında tutulması gerekenler, asker olabilenler, sınırları zorlamayı, yemek pişirmeyi ya da fahişeliği becerebilenler.
https://acikerisim.uludag.edu.tr/bitstream/11452/2151/1/333919.pdf

kaçakçılık ve fahişelik şeklindeki birçok suç türünün kapitalist sistem ve işleyiş için olağanüstü bir kâr sağlama imkânı vardır.
http://eskidergi.cumhuriyet.edu.tr/makale/1839.pdf

maeve (thandie newton)
fahişe rolündeki maeve, robotların silahlı mücadelesinde elebaşı konumdadır.
+
şarkının içeriğindeki plastiklik ve sahtelik vurgusunun, robotların anatomisine bir gönderme olabileceği düşünülmüştür.
+
maeve yatakta uyanırken bölüm başlar ve kıyafetlerini giyip fahişe olarak çalıştığı bara gider. burada ise yeni gelen bir ziyaretçiyi baştan çıkararak işe koyulur. bilinçli bir şekilde ziyaretçiyle alay ederek kendi ölümüne sebep veren maeve, laboratuvara tamir için gittiğindeyse asıl amaç olarak içinde bulundukları durumu anlamaya çalışır.
https://pdfs.semanticscholar.org/51fc/ca972dd16bbf14962e581ea683cd986781cd.pdf

…… belki bu yoldan döner umuduyla kaldığı otel odasına bir fahişe gönderdiklerinde sobadan kaptığı yanan odun parçasıyla zavallı fahişenin üstüne yürüyen thomas aquinas vs.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/293065

bertha pappenheim hahambaşı’na sorar: “istanbul’da yahudi kökenli fahişe var mıdır” diye. hahambaşı da “aslında” der, “bizim bütün gelirimiz bu yahudi kökenli fahişelerden toplanan paralardan sinagoglara yapılan yardımlar üzerinden olmaktadır”.
+
anna o. hahambaşı’na sorar: “peki bunları niye önlemiyorsunuz, niye kapatmıyorsunuz”? hahambaşı da: “onları çalıştıran şahıslardan gelen yardımlar olmazsa şayet, ne sinagoglarımız ayakta kalabilir, ne hastaneler ne de çocuk bakımevleri” der.
+
çünkü bertha pappenheim’ın kişiliği, çalışmaları dünya literatürüne girişi de büyük ikilemlerle doludur. ayrıca buna biraz da analitik bir gözle baktığımızda, daha da çıplak, daha da net görebiliyoruz bunları.
+
bütün hayatı fahişelerle, genelevleri gezmekle ve oradaki genç kadınlarla konuşmakla geçer. amacı onlara yardım etmektir ama bütün gün neredeyse 24 saat onların hayat hikâyelerini ve başlarına geleni dinlemekle geçirir, teker teker neredeyse.
+
eleştiren taraf insanlara, kadınlara, fahişelere yardım etmesini istiyor. ama benliğinin öbür tarafı, asıl dominant olan tarafı ise, anna o. ise, bir yandan fahişe gibi yaşamak istiyor.
http://yenisymposium.com/Pdf/EN-YeniSempozyum-eeaf87f8.PDF

savaşlarda yaş farkı gözetilmeksizin kadınlar, fiziksel-duygusal, cinsel işkenceler, taciz, tecavüz, fahişeliğe zorlanma biçiminde militarist erkeklik suçları ile sistemli saldırıların hedefi haline getirilmişlerdir. pek çok savaşta “kadınlar, aile üyeleri ile cinsel ilişkiye veya diğer cinsel eylemlere zorlanma, cinsel açıdan kötürüm bırakma, cinsel açıdan aşağılama, kadının üreme organları veya cinsel organlarında tıbbi deneyler yapma, çocuk düşürmeye zorlama, rahmin sterilizasyonuna zorlama, kısırlaştırma ve fahişeliğe zorlanmak, göç, sağlıksız yaşam koşulları, sıhhi olmayan şartlarda doğum yapmak, kötü beslenme gibi çeşitli ve çok farklı boyutlarda işkencelere maruz kalmışlar, hatta hamile olanların pek çoğu, doğurup sonra da kendi çocuklarını öldürmeye dahi zorlanmışlardır.
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/403595

mehdîlik iddiasıyla ilgili ise anşa bacı’ya yönelik dile getirilen hakaretamiz ifadeler (bir fahişe eskisi olduğu) eşliğinde, kocasının ölümünden iki sene sonra başkalarından (oynaşlarından) hamile kalarak doğurduğu oğlunu kızılbaşları kandırarak “kocasının ruhuyla cinsel ilişkiye girdiği” şeklinde yutturduğu belirtilmekteydi. bu çocuğunu da sırrullah yani “mehdî’nin sırrı” olarak tanıtıp, etrafında 30.000 kadar taraftar topladığına dikkat çekilmekteydi.
http://www.openaccess.hacettepe.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/11655/5115/II.%20ABD%C3%9CLHAM%C4%B0D%20D%C3%96NEM%C4%B0NDE%20OSMANLI%20DEVLET%C4%B0%E2%80%99N%C4%B0N%20KIZILBA%C5%9EALEV%C3%8E%20S%C4%B0YASET%C4%B0%20%281876-1909%29.pdf

bu okula kadınlar da kabul edilirdi. hatta bunlar arasında, leontium ve hedeia gibi fahişeler bile kalbin sükunetini aramak için gelmişlerdi.
http://www.pdfdrive1.com/filozoflar-ansiklopedisi-02-e158055493.html

eski mezopotamya’da kutsal evlilik metinleri’nde geçen anlatımlar ya da daha çok edebi metinlerde kaydedilen bazı kelimeler için kullanılan “kutsal/kült/mabed fahişe(si)” ibâresi farklı uzmanlar tarafından değişik şekillerde yorumlanmaktadır.
+
bir fahişe, tapınakla ilişkili bir kadın
+
[git oğlum, fahişe šamhat’ı beraberinde] götür
+
ben gerçekten penisi bilen bir fahişeyim
+
enkidu fahişeyle konuştu: ‘gel, šamhat, beni yanına al. anu ve ištar’ın kutsal ikametgâhı olan kutsal tapınağa, gilgameš’in güç bakımından mükemmel olduğu yere’.
+
“1941’de beatrice brooks, “[mezopotamya ve suriye-kenan] nüfusunun kabul edilemez bir yüzdesi ya laik ya da bazı türden dini fahişeler olmalıydı” diye yazdı.
+
kadın tapınak görevlileri, tapınaklarına yapılan ödemeler karşılığında düzenli olarak cinsel ilişkide bulunmayı sürdürdüler.
+
mabet fahişelerinin zaman zaman baş giysisi kullandıkları
+
din kadınlarının birlikteliğini de “kutsal fahişelik” olarak değerlendirmek yerine
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/753739

fahişe bir kadınla zina eden kimse cüzzamlılar arasında gösterilmektedir.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/257509

antropologlara en eski toplumlarda uygarlığın kadınlar eliyle başlamış olduğuna kesin gözüyle bakarlar. ilk ipi yapmayı akıl eden, yiyecekleri koymak için tartan ve kilde kap-kacağrı yapan, yenecek ve ilaç olarak kullanılacak bitkileri, ateşi bulan, hayvanları evcilleştiren kadınlarmış.
+
avcılığın başlaması ile erkekler güçlenmiş, bunun sonucu erkek tanrılar ortaya çıkmış ve onlara hizmet için de rahipler. bunlar kadınlar üzerinde baskı yapmaya başlamışlar. işte o devirde fahişelik vücut bulmuştur.
+
insanlar tapınak köleleri kutsal fahişelerle para karşılığı cinsel ilişkide bulunma eylemine tapınağını tanrısına yerine getirilmesi zorunlu bir ibadet/tapınma gibi bakıyor ve inanıyorlardı.
+
tapınak köleleri zeus adına kutsal fahişelik san‟atını icra ediyorlardı. yaşam boyu tapınak başrahibine gelen yıllık 307.05 kg. altın karşılığındaki bu büyük gelirin kutsallığa katkısı mı vardır? elbette ki yoktur; yukarıda da tapınağın bağlı bulunduğu tanrı‟nın inancını kendi çıkarları ve örneklerini verdiğimiz siyasal tutkuları için kullanan tapınak başrahipleri, inananları acımasızca sömürmeyi sürdürmüş ve bu tapınakları geneleve dönüştürmüşlerdir.
http://www.ismailkaygusuz.com/Dosya/pdf/Strabonun%20geographikasinda%20komana%20tapinak%20koleleri%20ve%20bir%20yazarin%20densizlikleri.pdf

ortaçağ avrupa’sında fahişelik
+
toplum dışında itilerek ayrımcılığa maruz kalan ve dünyanın en eski “mesleği”ni icra ettikleri söylenen bu kadınların tarihçesi yazılmamıştır.
+
augustinus, fuhuşun daha büyük felaketleri önlemek için gerekli olduğu savını ortaya koyar. ona göre, nasıl bir şehrin kanalizasyon sistemi şehri temizleme işlevine sahipse, benzer şekilde fahişeler de erkeklerin cinsel hazlarını doyurarak şehre yayılacak olan pisliği önlerler. bu analojiye sinmiş olan kadın düşmanlığı son derece açıktır.
+
kutsal cumartesi veya kutsal meryem ana günü gibi günlerde fahişelik yapmak yasak hatta günahtır. +
fahişelerin vatandaşlık hakları yoktu. onursuz oldukları düşünülen bu kadınlar, vatandaş kategorisinde sayılmıyor, öldükten sonra kutsanmış topraklara defnedilemiyordu.
+
yasak olmasına rağmen, bazen erkeklerin eşlerini ve ebeveynlerin kız çocuklarını genelevlere sattıkları bilinmektedir. hatta bazen haciz karşılığında eşlerini ve kızlarını genel evlere teslim edenlere de rastlanmaktadır.
+
1161 yılında karl ıı. henry’nin fermanlıyla bir genelev mahallesi kurulmuş; yönetimi ise dört yüzyıl boyunca winchester piskoposu’nun tahsis edilmiştir. böylece ingiltere’de, dört senede bir icra memurları tarafından denetlenen genelevler yasal bir statü kazanmıştır.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/526325

fahişelerin ve hastalıklı kadınların kutlamalara katılmasına izin verilmediği ileri sürülmektedir.
+
fahişenin diğer bir fahişeye yazdığı mektupta: “biz şimdi thesmophoria şenliğini kutluyoruz. yarın da kalligeneia’yı kutlayacağız. atinalı kadınlarla birlikte kurban sunmak için acele atina’ya gel!”
http://acikerisimarsiv.selcuk.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/123456789/3573/422471.pdf

toplumda fahişelik kurumunun vazgeçilmezliği üzerine mitler : mersin örneği
+
fuhşun var olmasının toplumlar için son derece işlevsel olduğu ve fuhuş ortadan kaldırılırsa toplumsal düzende ciddi aksaklıklar olacağı iddiası bu olguyu sıradanlaştırma ve normalleştirme görevi görmektedir.
+
kadın her türlü günahın kaynağı olarak günah keçisi ilan edilmiş erkek ise bu süreçten sütten çıkmış ak kaşık olarak sıyrılmıştır.
+
fuhuş pazarında çalışan kadın sadece her türlü ahlaksızlık ve pisliğin kaynağı olarak kalmayacak, aynı zamanda topluma bulaşıcı hastalıkları yaymada da fail olarak gösterilecektir.
http://www.sosyalarastirmalar.com/cilt1/sayi4/sayi4pdf/acikalin_neriman.pdf

fahişe kavramının ortaya çıkışı
fuhuş olgusunun özünü, kadının cinsel bir obje olarak algılanması oluşturmaktadır.
+
….. namuslu kadınlar erkeğin soyunun devamında bir araç olarak özel alana hapsedilmiş, namusuz kadın ise, şeytan, günahkar, kirli, iğrenç gibi çağrışımlarla toplumda potansiyel bir tehdit unsuru olarak yerini almıştır.
+
namus kavramı kadınlar için, cinsellik bağlamında tanımlanırken, erkekler için daha çok yiğitlik, cesaret gibi kişilik özellikleriyle tanımlanmış, toplumda ahlak anlayışı kadınlar ve erkekler için ayrı ayrı işlemeye başlamıştır.
+
…. fahişelik kurumunun yaratılması yaklaşık 11.000 yıl öncesine dayanırken, ilk genelevin ortaya çıkışını antik yunan’da solon’un öncü kamusal girişimi olarak görüyoruz.
+
fuhuş olgusunda tarih boyunca günah keçisi ilan edilmiş olan kadın, ortaçağda da “şeytanın bir aleti” olarak bütün günahların kaynağı kabul edilmiştir.
+
kadın şehvetin ve bütün günahların kaynağı olarak kabul edilmesine karşın, tam da ataerkil ikiyüzlülüğe/çifte standarda uygun bir biçimde, fuhuş, “gerekli bir kötülük” olarak yerini de korumuştur.
http://calismatoplum.org/sayi38/acikalin.pdf

….. fahişeliğin kaçınılmaz olduğunu, tümden yasaklanmasının mümkün olmadığını, ancak yine de tabi tutulması gerektiğini savunan görüşleri belirtmek amacıyla kullanılmıştır.
+
geleneksel olarak fahişeler, damar içi madde bağımlıları ve eşcinsel gruplar aıds salgınının kaynağı olarak damgalanmıştır ve hastalığın bu gruplardan yayıldığı suçlaması toplumlarda egemendir.
+
ticari seksin tarihteki büyük uygarlıklar ile birlikte dini yaşamın bir parçası olarak tapınak fahişeliği ile başlamış olması muhtemel görünmektedir. sümer çağında ya da babil’de fahişelik mesleği utanılacak bir şey değildi.
+
hammurabi zamanında (yaklaşık i.ö. 1750) tapınaklar rahiplerin, hizmetkarların ve rahibelerin yanı sıra tapınanla ilah arasında bir aracı görevi gören kutsal fahişelerle doluydu. kutsal fahişeliğin tam amacı bilinmemektedir; kökeni, bereket ayinlerine dayanıyor olabilir.
+
kutsal fahişelerin kazançları tapınakların gelirlerinin önemli bir bölümünü oluşturmaktaydı.
+
eski yunan ve roma’da fahişelik sadece izin verilen ve düzenlenen bir kurum olarak var olmamış aynı zamanda devlet tarafından da içselleştirilmiştir. ilk devlet genelevini solon kurmuş ve geliriyle fahişeler tanrıçasına bir tapınak yaptırmıştır.
+
kadınlar için bekaret önemliydi ve evlendikten sonra eşlerine sadık kalmaları gerekiyordu. bu nedenle bekar erkekler için evlilik bağı olmayan bir grup kadına gereksinim duyulduğundan fuhuş, devlet için yararlı bir kurum olarak değerlendirilmiştir.
+
hıristiyanlığın fahişeliğe yaklaşımı reform öncesi dönemde toleranslı olmuştur.
+
ortaçağda avrupa’da fahişelik dini açıdan hoş görülmemekle birlikte toplumsal açıdan gerekli görülmüş ve evli kadınların namusunu koruyan bir kurum olarak varlığını sürdürmüştür.
+
müslümanlığın etkisiyle osmanlı toplumunda fuhuş hoş karşılanmamış, ancak fahişelere çok sert cezalar da verilmemiştir. 19. yüzyılın ortalarına kadar fuhuş özellikle istanbul’da belli mekanlarda gizli olarak sürdürülmüştür.
+
1845 yılında istanbul’da ahlak zabıtası kurulduğunda fuhuş da yasadışı olarak kurumsallaşmış bir durumdaydı. taksim ve galata geleneksel olarak fuhşun yoğun olarak yer aldığı mekanlar konumundaydı ancak üsküdar başta olmak üzere asya kıtası’nda da “kerhaneler” yoğunlaşmaya başlamıştı.
+
savaşın getirdiği yoksulluk nedeniyle müslüman kadınlar da genelevlerde çalışmaya başlamışlardır. osmanlı devleti’nde yabancılar, fuhuş dahil her türlü mesleği serbestçe icra edebiliyorlardı. fahişeler, kapitülasyonların güvencesi altındaydılar.
+
fahişeler “özgürlüklerini ve bireysel haklarını karuyabildikleri” için ev kadınlarından daha şanslıdır.
+
günde 18 saat çalışarak yaşamınızı boşa harcamaktansa bedeninizi satarak daha iyi para kazanabilirsiniz.
+
dünya sağlık örgütü’nün (who) de benimsediği “seks işçisi” ve “seks işçiliği” kavramlarına yer verilmesi, belki de “fahişe”, “o….” gibi daha keskin etiketlenmeleri içermemelerinden ötürüdür.
+
üçüncü kişiler tarafından “fahişe” olarak etiketlenmek insan haklarına ve onuruna aykırı bir davranıştır. anayasamızın cumhuriyetin temel niteliklerinin sıralandığı 2. maddesinde de insan haklarına saygılı devlet olmanın altı çizilmektedir.
+
fuhuş, bir cinsel şiddet biçimidir ve tüm fahişeler cinsel şiddet mağdurudurlar.
+
hindistan’da geleneksel kast fahişeliği dahil ticari seks işçiliğinin tüm türlerini yasaklayan yasalara rağmen seks işçiliği ve insan ticareti çok yaygındır ve seks işçileri çok zor koşullar altında yaşamaktadır.
http://kasaum.ankara.edu.tr/files/2013/02/seks-ticareti-.pdf

fahişelere tecavüz diye bir şey olmayacağını polislerden kaç kez duydum bilmiyorum. bu beni çok üzüyor. buna birçok insan inanıyor. bu tamamen saçma sapan bir şey.
+
…… gönüllü ve zorla fahişelik diye bir ayrımı kesinlikle reddederek bilerek ya da zorla, her fahişenin ataerkinin kurbanı olduğunu kabul eder.
https://amargigroupistanbul.files.wordpress.com/2012/05/text1.pdf

bir kimseye “serseri”, “alçak”, “hayvan”, “fahişe”, “hırsız”, “manyak” denmesi sövme kapsamındadır.
http://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/m2007-68-286

kadın fizyolojisinin hastalıklara daha fazla açık olması ve beynin hacmindeki ayrım, bazı çevreler tarafından erkek gücünün kaynağı olarak gösterilmiştir.
+
baha tevfik ise kadınlık ilişkisini ahlak bağlamında irdeleyerek daha farklı bir noktaya parmak basmaktadır. ahlaki olduğu iddia edilen bir ortamda erkeğe hürriyet ve merhamet, kadına ise şiddet ve baskının düştüğünü belirten yazar, ……
+
vakıâ maksadım bir fahişenin bu rezîl ve sefîl menşeini refi etmek değildir. fakat kendini satan bir kadın tezlîl edildiği halde kendi arzu -i şehviyesini teskîn için ona iştirâ iden erkek ne için şâyân-ı afv olsun.
+
kadına bahş edilen bin türlü mahcûbiyyetlere tazyîklere vahşetlere bedel erkeğe verilen bu serbestî ne içindir. ne için kadına karşı erkek himâye olunuyor da bilakis erkeğe karşı kadın müdâfaa ediliyor?
http://www.folkloredebiyat.org/sayilar/fe-73.pdf

doksanlar türk sineması’nda başlangıç hikayesi verilmeden de “iyi” ana karakterin seks işçisi olabilmesi, hikayesi her ne olursa olsun seks işçisi bir kadının toplumun bir parçası olduğu ve bu şekilde kabul edilmesi/saygı duyulması gerektiği mesajını iletmektedir. fahişe kadın bedeninin türk sinemasında yaşadığı bu değişim dönemin toplumsal cinsiyet tartışmalarının ve kadın cinselliğine yönelik bir kabul edişin sonucu olarak okunabilir. diğer taraftan eril hegemonyanın kadın bedenini ticarileştirmesi olarak bakılabilecek “seks işçiliği”nin normalleştirilmesi olarak da görülebilir.
http://acikerisim.pau.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/11499/26427/G%C3%BCler%20Deymencio%C4%9Flu.pdf

“sokakta tahripkârlığı açıkça destekleyerek, fahişeliği tartışarak ve ‘erkekler ve kızlar için özgürlük,’ ‘uydu tv seyretme özgürlüğü’ gibi sloganlarla sosyal rahatsızlıklardan yararlanarak gelecek seçimleri kazanmak için tezgâh kurduğu” ileri sürülen …
http://orsam.org.tr/d_hbanaliz/5bayram.pdf

londra ve paris kadınları terbiyeli, ince davranışlı ve nezaketli iken, londra ve paris caddelerinde yüz elli bin fahişe hanım vardır.
http://www.eksenegitim.org/Editor/Img/UserDir/Marketing/2.%20T%C3%BCrk%20%C4%B0slam%20Siyasi%20D%C3%BC%C5%9F%C3%BCncesi%20Kongresi%20Bildiriler%20Kitab%C4%B1.pdf

allah aşkına siz söyleyin millet, erbâb-ı sürûr ve fısk-ı fücûrla beraber yatıp kalkan mı, yoksa ehl-i hüzün ve kedere yarenlik eden mi fahişeliğe daha yatkındır?
http://www.dicle.edu.tr/Dosya/2018-09/2010-1-icerik_504.PDF

iblis “değerleri” pazarında kadına “mal” gözü ile bakılır ve fahişelik “dünyanın en eski mesleği” olarak takdim edilir. …. “islâm’ın kadını cariyeleştirdiğini, mal durumuna getirdiğini, oysa kendi piyasasında kadının bedenini satma özgürlüğüne …..
http://www.islamiarastirmalar.com/upload/pdf/c281a4051dc64a6.pdf

elyse semerdjian, şam örneği üzerinden osmanlı’da ‘fahişeliğe dair çalışmasında, modern öncesi ve modern fahişelik arasındaki ana ayrımın yasaların kodlanmış olup olmaması noktasında açığa çıktığını dile getiriyor.
+
beyoğlu’nda abanoz ve zibah mıntıkalarını ve galata’yı mesken tutmuş olan fahişelerin de şehir yaşamını ve mahremiyet algısını değiştirdiğini öngörmek abesle iştigal etmeyecektir.
+
fuhuş; yeni kadın, eğitim, evlilik gibi konularla birlikte dönemin kadın dergilerinde yüklüce yer verilen konulardan bir tanesiydi.
+
artan fuhuşun açıklaması çoğu zaman türk kadını’nın avrupalı muadillerinden farkına vurgu ile yapılıyordu: bunca zaman kapalı kapılar ardında kaldıktan sonra birden hayatını kazanma zorunluluğuyla yüz yüze gelmesi türk kadınını “fuhuşa itmişti”.
http://kadineserleri.org/wp-content/uploads/2018/08/genc_kadin.pdf

at, teşhir cezalarında da kullanılır. özellikle zina suçunda ya da fahişelerin cezalandırılmasında, kadın ata ters bindirilir, atın kuyruğu eline verilir. başına işkembe ya da lazımlık konularak sokaklarda gezdirilirler.
http://earsiv.sehir.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/11498/33221/001640886010.pdf

dördüncü tür nikâhta ise fahişeliği belli olup kapısına geleni çevirmeyen bir kadının temasta bulunduğu sayısız erkeklerden birisinden hamile kalıp doğurduğu zaman, …. çağrılır, çocuğun eşkâlinden kime ait olduğu ona tayin ettirilir ve çocuk da tayin edilen adama mal edilirdi.
+
meşru yoldan sapan kadınlar bütün toplumlarda olduğu gibi islam toplumunda da “fahişe” olarak isimlendirilmektedirler.
+
bir dönemde büveyhiler’in fahişelerden vergi aldıkları kaydı bizde mevcuttur.
+
çin imparatorluğunu zengin eden fahişelik vergilerinden …..
+
…… islam toplumunda da bu türden bir vergi alındığını biliyoruz.
https://dspace.ankara.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12575/29993/tezz.pdf

bizim rahmetli hocamız derdi ki, “kadınlar da erkekler gibi yaratılsaydı, -çok affedersiniz- piyasa fahişeden geçilmezdi”
http://acikerisim.baskent.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/11727/1868/0d89c7c9ea298572a2ea99df7e2b9b7d.pdf

siyaset ve sosyal bilimlerle uğraşan kişiler az çok bilirler ki dünyanın en eski iki mesleği vardır: politika ve fahişelik. bu iki meslek birleşerek günümüzde varlığını devam ettirmektedir. eski olmak yerleşik, güçlü ve önemli olmayı da beraberinde ….
http://www.inciss.com/wp-content/uploads/2017/11/B%C3%BClent-Kara-Kas%C4%B1m-2017.pdf

darürrahat’ın kadısı, molla abbas’a, buhara’da oğlancılığın, ingilizlerde ise fahişeliğin “kemal mertebede” olduğunu söyler.
http://www.karam.org.tr/Makaleler/1849390718_010%20tunc.pdf

fuhuş ve fahişeler erdemli topluma mikrobik virüsler bulaştıran parazitlerdir.
+
bedellide çok fahiş fiyat aldılar, yoksullar yararlanamadı.
+
en yaygın değinilen tema askerlik ve genel ev arasındaki bağlantıdır.
+
uzun dönem askerler arasında genelev anıları ile karşılaşılmaktadır. askerden önce bir tür “adet” olarak gidilmiştir. askerlik sırasında da genel ev müşterisi olunmuştur.
+
askerlik sırasında bazı “gereksinimleri” için arayan kadınlarla askerlerin ilişkiye girdiğini dile getirmiştir.
+
askerlik öncesi arkadaşlar mektebe götürmüştü. biraz gelenek gibi bir şey. ama askerlik boyunca hiç gitmedim.
+
askerlik öncesi geneleve gittim, şoför arkadaşlar götürdüler. beraber gittik, işimizi gördük.
+
niğdeli saf bir çocuk vardı. bir ayağı da sekiyor, gene de askere gelmiş. ona söz vermiştik. garnizon dışına çıktık, genel eve götüreceğiz.
+
yemin töreninden sonra evci izninin bitişinden önce gittiği otelde parayla cinsel ilişkiye girmiştir.
+
unutamadığım şey, med cezir dizisinden sonra hemen herkes çavuşu tokatlarlardı, yani mastürbasyon yaparlardı.
cuma “med cezir” sonrası banyoyu bekliyorlardı.
+
askere giderek adam olacak erkekler eğer cinsel tecrübe yaşamadılarsa “mektebe”, yani genel evine giderek ilk kez “milli” olurlar.
+
kışlada kadınların bulunmayışının, askerlikte “maraz çıkmaması”nın nedeni olarak zikredilmesi, askerlerin rekabet ve çekişmeden azade olmalarının buna bağlanması önemlidir.
+
orta sınıftan gelen erkekler yaşadıkları krizleri otoriteye razı olma, erkek dayanışması ve kadınların “ayakaltında” bulunmayışı ile hafifletmiştir.
http://apbs.mersin.edu.tr/files/acikalin/Supervised_Doctorate_Theses_003.pdf

kurtubî ise müfessirlerin çoğuna göre el-fâhişe kelimesinin kâbe’yi çıplak olarak tavaf etme anlamına geldiğini belirtmektedir. ayrıca, elhasan’a göre el-fâhişe kelimesinin şirk ve küfür anlamlarına geldiğini, bu şekilde müşriklerin geçmiş ……
http://www.turkishstudies.net/files/turkishstudies/809790825_10KaraCahid-kda-189-208.pdf

ığdır’ın bir sınır kenti olarak seçtiği özel milliyetçi, hatta zaman zaman ırkçı retoriğin, sınır ötesi fahişeliğin yapılmasını meşrulaştırıcı bir öğe olmasıdır.
+
kadınların kentte fahişe olarak çalışmaları, sınır ötesi seks trafiği olarak adlandırılan duruma ne kadar uygundu?
+
ulusaşırı seks trafiği açısından ve fahişelik mesleğinin icrasında, küresel dönemin diğer dönemlerden farkı ve özellikle de bu şehirdeki farkı neydi?
+
fahişe kadınların “kürt” olduğuna dair söylence. böylece bu çalışmanın ana konusu da belirlendi: kadın bedeni üzerinden yürütülen “beden politikaları” sorununu aracı kılarak, “kadın bedeni üzerinden ötekileştirilen ve ötekileştiren millet” kavramı üzerinde tartışmak.
+
fahişeye gerçekte sattırılan şey, cinsellik değil, aşağılanmasıdır. ve alıcı, müşteri, cinselliği değil ama gücü, başka bir insan üzerindeki gücü satın almaktadır.
+
işte bu nedenle fahişelik bir hizmet sanatıdır demek o kadar kolay değil. işte bu nedenle yapılan iş bir ruh satışıdır, bir hizmet satışı değil.
+
fahişeliğin bir kurum olarak her zaman devletle birlikte var olduğunu söylüyor. her zaman merkezi bir otoritenin bu sektörün varlığı için gerekli olduğunu anlatıyor.
http://www.feministyaklasimlar.org/wp-content/uploads/2013/03/11.Otekinin-Kadini.pdf

vedat ozan, “benim gibi kokmuyorsun” adlı yazısında fahişe sözcüğünün etimolojisi ile ilgili olarak şu bilgileri verir:
latince “putris” kelimesi “çürük” demek. bu kelime etimolojik yolculuğu sırasında ingilizce’de “putrid” kelimesine dönüşüyor. daha sonra ise “putrid”in bir anlam evrilmesiyle beraber ispanyolca’da “puta”, diğer diğer dillerde ise “putana” veya “putain” kelimesine taban oluşturduğunu görüyoruz ki, “puta, putana, putain” “fahişe” demek. dönemi itibariyle bu dönüşümde varsayılan önerme şu:vücut ve ağız kokusu, yaşam tarzımız ve yaşamsal sıvılarımızla ilişkilidir. fahişe çok fazla ilişki kurar ve yaşamsal sıvıları bozulur. aynı zamanda para karşılığında ilişkiye girdiği için de erdemsiz ve ahlaksızdır. bu da yaşam tarzındaki kokuşmaya, kokuşmuşluğa işaret eder, deniyor. bu önerme sonucunda kokuşmuş anlamına gelen “putrid” kelimesinin ruhen ve bedenen koktuğu varsayılan seks işçilerini tanımlamak için kullanılan “putain” veya “puta” kelimesine dönüştüğünü görüyoruz.
+
kate millett, sokak kadınları adlı kitabında şöyle açıklar:
kültürlü kadınlar fahişeyi olsa olsa edebiyat kanalıyla, okuduklarıyla tanırlar. edebiyatta fahişe tipi öylesine sık işlenir ki, gerçek yaşamda bu kadar kalabalık bir fahişe grubu bulmak olanaksızdır. bu, yüksek kültürümüzü yaratan erkeklerin kadını böyle göstermekteki çabalarının sonucudur. edebiyatçıların fahişelik konusundaki fikirlerini sinir bozucu bulmamak olası değildir. baudelaire ve onun “kötülük”ten duyduğu zevk insanın aklına takılıyor. altın yürekli orospunun yüceltilmesi ucuz ve kolay bir hünerdir. şair kendisini fahişeyle özdeşleştirmekle kendine acıma duygusunu doyurur, fahişenin düzeyine inmekle kendi insancıllığını kutlar, sıradan bir kadında, bir sokak yaratığının varlığında acı çeken magdalena’nın ta kendisini bulmak gibi bir sezgisi olduğu için kıvanç duyar. ve fahişenin durumunu allayıp pullamakla, duygusallık kisvesine sokmakla da, fahişeliğin sürüp gitmesine en az fransız turizmi kadar sebep olur. bu tutum kusursuzdur: liberal görüşlü erkek, fahişeyi korumakla ahlaki ödevini yerine getirmiştir. ve onun sefaletini algıladığı için kendini kutlamakla da fahişeyi sömürmeye devam etmektedir.
+
georg simmel de bireysellik ve kültür adlı kitabında yer alan “fahişelik” adlı yazısında insanın araçsallaşması konusunda şöyle bir tespit yapar:
kant, insanın asla salt bir araç olarak kullanılmaması, her zaman başlı başına bir amaç olarak da tasavvur edilip öyle muamele görmesi gerektiğini bir ahlak yasası olarak ortaya koymuştu. fahişelik bunun tam zıddındaki davranışı temsil eder, hem de işin her iki tarafı için de. bütün insan ilişkileri arasında iki kişinin karşılıklı olarak salt araç derekesine indirgenmesinin belki de en çarpıcı örneğidir fahişelik. fahişelik ile para ekonomisi –araç ekonomisi- arasındaki yakın tarihsel bağın altında yatan en güçlü ve derin etken bu olabilir.
+
e. m. cioran, birçok olumsuz anlamın yükünü taşıyan “düşkün kadınlar”ı bilinen klişelerin dışında değerlendirir. ona göre filozoflar en az dogmatik olan hayat kadınlarını taklit etmelidir:
sistemler ve batıl inançlar görüp geçirmiş olan fakat hâlâ dünyanın yollarında sebat eden filozof, en az dogmatik olan yaratığın sergilediği kaldırım kuşkuculuğunu taklit etmelidir: hayat kadınınkini. o her şeyden kopmuş ve herkese açıktır; müşterinin asabı ve fikirlerini benimser; her vesilede tutum ve çevre değiştirir; ilgisizliğinden ötürü hüzünlü veya neşeli olmaya hazırdır; ticari bir tasayla, iniltilerini esirgemez; üzerindeki samimi komşusunun oynaşmalarına, aydınlanmış ve sahte bir bakış yöneltir ve zihne bilgelerinkiyle yarışan bir davranış örneği sunar.
+
bizim gibi günahkârlar için kocacığım diyecek müşterilerimizden başka kim olabilir?
+
acımakla birlikte bütün genelev kadınlarının kimseyi sevmeyen, hayvan gibi, yalancı kişiler olduğu kanaatindedir: “biz neyiz? dünyada hiçbir kimseyi sevmez, hayvan gibi bir mahlûkuz. bir müşteri bizi aldığı zaman bizden muhabbet bekler, lezzet bekler. hâlbuki biz ona ne kadar muhabbet ve şevk ve lezzet gösterirsek hep yalandır.
+
fahişeleri fahişe eden hep fuhuş erbabı değildir; onlar analarından fahişe doğmazlarsa da, bazı kerre anaları yüzünden fahişe olurlar.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/543245

fahişelikten seks işçiliğine: örgütlenme deneyimi ve güncel tartışmalar
https://www.academia.edu/15642411/Fahi%C5%9Felikten_Seks_%C4%B0%C5%9F%C3%A7ili%C4%9Fine_%C3%96rg%C3%BCtlenme_Deneyimi_ve_G%C3%BCncel_tart%C4%B1%C5%9Fmalar

hiçbir namuslu, iffetli, haysiyetli, şerefli, sağduyulu kadın veya kızın, erkekleri tahrik etmeye hakkı yoktur. hiçbir haysiyetli ve iffetli kadın veya kızın fahişe kıyafetiyle gezmeye hakkı yoktur.
https://hrantdink.org/attachments/article/1265/Nefret_Soylemi_rapor_kapakl%C4%B1_web_2.pdf

çağdaş insan, tabiatı kendisinden yararlandığı bir eş gibi değil fahişe gibi görmektedir: kendisine karşı hiçbir sorumluluk ve yükümlülük duygusu beslenmeyen bir fahişe.
http://www.muhafazakar.com/uploads/articles/50/9.pdf

bu olaydan sonra emma’nın bütün sevgisi rodolphe’e yönelir ve bu sevgi kocasına duyduğu tiksintiyi daha da artırır. artık gönül rahatlığı ile “dairesini ve vücudunu, bir prens bekleyen fahişe gibi rodolphe’e hazırlar.”
https://journals.tplondon.com/bc/article/download/494/487/504

yirminci yüzyılın başlarında istanbul’un fuhuş âleminde yahudilerin yeri
+
19 ve 20. yüzyılda istanbul’daki fuhuş faaliyetlerini inceleyen telif yayınların ortak tespiti gayrimüslimlerin bu âlemin ön sıralarında yer aldıklarıdır.1 ancak bu yayınlarda yahudilerin etkinlikleri tam anlamıyla vurgulanmamıştır.
+
galiçya, avusturya, polonya, romanya gibi doğu avrupa’nın önemli yahudi yerleşim merkezleri fuhuşun en yoğun olduğu ülkelerdi.
+
kahire’ye yol alırken galata limanında mola veren gemileri ziyaret eder, yolcular arasındaki genç kızları kandırır, onları mısır’a gitmekten vazgeçirip istanbul’da kalmalarını sağlar ve böylece fuhuş âlemine “taze sermayeler” katarlardı.
+
frölayn hirschberg kızlara sakıncalı bir arkadaşını terk etmesini veya kendisini daha iyi korumasını telkin frölayn hirschberg’in bir misyoner olduğunu ve onları hıristiyan yapmağa çalıştığını söylemekteler.
+
istanbul fuhuş piyasasının kökleri kırım savaşı’ndan sonra istanbul’a nakledilen savaş esiri yahudi kökenli ruslara tevdii edilen genelev açma imtiyazına uzanıyordu.
+
kutsal metinler’in bahsettiği faziletli kadın yoktur. bütün kadınlar hafif meşreptir ve onlar için yasak meyvenin tadına bakmak kaçırılmayacak bir zevktir. dahası bu son teferruat iğrençtir: kocalar eşlerinde ihtiras ve zevkin uyanmasından sadece menfaat elde eder.
+
galiçya istanbul’a fahişe ihraç eden tek yer değildi. 1860’lı yılların sonlarında müslüman, yahudi ve ermeni fuhuş tacirleri budapeşte ve civarında cirit atıyorlardı.
+
rumen resmî makamları hem rumen kızları fuhuştan uzak tutmak istediklerinden, hem de türkiye’ye kadın ihraç eden fuhuş tacirlerinden rüşvet aldıklarından yabancı fahişelerin romanya’ya ithal edilmelerini teşvik ediyorlardı.
+
bu şartlar altında romanya türkiye için önemli bir “fahişe deposu” vazifesi görüyordu. romanyalı yahudilerin fuhuş ticaretine girmelerindeki en önemli neden dönemin rumen resmî makamlarının yahudileri ticari faaliyetlerini sürdürmelerini engellemeleriydi.
+
genç kız fahişe olmayı reddetmeye devam edince patroniçe ve fuhuş taciri direncini kırmak için onu acımasızca dövdüler ve aç bıraktılar.
+
rafael sadi: “karaköy genelevi ile aşkenaz sinagogu birbirine bitişik gibidirler ve ……. söylentiye göre de adamlar aslında dini bütün kişiler olup namazında niyazında insanlarmış ve üç vakit duayı namazı kaçırmazlarmış. bu nedenle sinagogu iş yerlerinin yakınında kurmuşlar.
+
evler alçak ve küçük olup tasviri imkânsız bir pislik içindeler.
+
bu çocuklar bu ahlâk dışı evlerin bulunduğu sokaklarda koşuşuyor ve böylece çocukluklarından beri kötülük içinde büyüyorlar.
+
gösterilerin gece yarısına yakın başladığı ve sabah 04:30’a kadar sürdüğü bu yerlerden birinde manzara gerçekten rezilâne.
+
şu soru pekâlâ sorulabilir. nasıl olur da bu büyük belâ bu kadar uzun bir süre hoşgörüldü?
+
zengin müslümanların batı ülkelerinden gelen genç kızlar için muhteşem meblağlar ödediklerine dair hikâyeler var.
+
ancak bir gerçek olarak türklerin kendi kadınlarının ahlâk dışı bir hayat sürmelerine karşı olmalarına rağmen umumhaneleri kullanmaktan çekinmedikleri söylenebilir.
+
buna neden izin verildiği sorulduğunda genellikle verilen cevap umumhane sakinleri islâm dinine ait olmadıkları sürece bu durumun kendilerini ilgilendirmediğidir.
+
üç kadın geldi, arkadaşlarım sarhoş olduğu için yukarı çıktılar. ben bu kırk beşlik, buruşuk yorgun belâyı kabul etmedim. karşıki evden bir bulgar kızı geldi, cidden güzeldi. boşnak şivesiyle eski bir türkü vardır.
tuna’da çırpar bezini
kim sevmez hayda bulgar kızını
+
pera ve galata mahallelerindeki kayıtlı evler ve pansiyonlar hıristiyanlara ve yahudilere, üsküdar ve kadıköy’dekiler müslümanlara aittir.
+
yahudi genç kızlar arasında yaygınlaşan fuhuşu önlemek için samuel cohen’in tavsiye ettiği en önemli tedbir eğitimdi.
+
yabancı fahişelerin ne kadar kolaylıkla para kazandıklarını gören istanbullu yahudi kadınlar da geçim sıkıntısı nedeniyle fahişeliğe başlamışlardı.
+
balkan savaşları’nın meydana getirdiği göçlerin ardından değişiyor, bazı sefarad genç kızların fuhuşa başlamaları istanbul sefarad cemaatini alarma geçiriyordu.
+
1914 yılında galata’daki fuhuş bataklığından son derece rahatsız olan kilise, okul, sinagog ve manastır yöneticileri genelevlerin bu semtten uzaklaştırması için hükümete başvuruyorlardı. ancak durum ümit verici değildi. düşük maaş alan polislerin rüşvet karşılığında fuhuşa göz yummaları mücadeleyi zorlaştırıyordu.
+
bu polis memurları çok düşük maaşlar almaktalar ve çoğu zaman maaş alabilmek için uzun zaman beklemek zorundalar. bu yüzden gözlerini kapatarak veya hatta kabadayı, fuhuş tacirleri ve umumhane sahiplerine aktif bir şekilde yardım ederek biraz para kazanma fırsatını yakalamaları fazla şaşırtıcı değil.
+
türk polisinin konsoloslukların fuhuş tacirlerini sınır dışı etme telkinlerini yerine getirmede hiç de heyecanlı ve istekli olmadığını fark ettiklerinde tekrar geri dönüp eski mesleklerini icra etmeye devam edeceklerdi.
+
14 veya 15 yaşındaki bir kız fahişelik yapmaya gönderildiğinde ya da tekelde işçi olarak canına okunduğunda ne istediğini ne bilsin ki.
+
istanbul’da kadın tacirlerinin bir sinagogunun olduğunu biliyor, burada fahişeler pezevenklerine bayramlarda dinî ayin, tora okuması vs. sırasında “eliaus”, namus ve şeref satın alıyorlar; [hahambaşı] bu “ibadet yerini” yasaklayacak güce sahipmiş ama yapmıyor! nedenleri yok, yoksa – – ben de korkarmışım.
+
kadın ticaretine karşı osmanlı birliği fikrini teklif ettim ve o bu fikri kavradı.
+
çocuk fuhuşu, erkek ve kız çocuk ticareti hakkında korkunç şeyler anlatıyor.
+
türk hükümeti, sanki hiçbir şeyden haberi yokmuş gibi, bu ticarete göz yummakla ve satıcıları korumakla bu ticarete katılmış oluyor ve suç ortağı haline geliyor.
+
burada zührevi hastalıklar için ayrı bir hastane var. resmî makamlarca düzen sağlamışa benziyor, söylendiğine göre belediye buradan özel bir gelir elde etmiyormuş. kızların ödediği vergiler masrafları karşılıyormuş, bundan kızların paraları nasıl bayılmak zorunda olduğu anlaşılıyor.
+
sınırdışı edilen fuhuş tacirlerinin hangi meslek dallarına ait oldukları incelendiğinde yirmisinin erkek terzisi olması son derece ilginçti.
+
çeyiz paralarını yedikten ve manevî sermayelerini berbat ettikten sonra götürüp bir fena eve satarlar. ellerine geçen paradan bir kısmını kumarda bize verirler
+
meşhur galata’nın yatsıdan sonra, arzeylediği manzara bu idi. ve tarihe aşina olmıyan türkler; bir lehistan’ın mevcudiyetini o zamanlar ancak bu sokaklara devam ile öğrenirlerdi.
+
zira o vakitler rus ve avusturya işgalinde bulunan lehistan, memleketimize ihracat malı olarak, yalnız bu bedbaht kadınları sevkederdi.
+
bunların çoğu tarnopol, lemberg, vilno taraflarından gelme yahudilerdi. kendilerine mahsus garip, kaba bir şiveleri, almanca’ya pek benzeyen bir de lehçe’leri vardı.
http://www.rifatbali.com/images/stories/dokumanlar/mahrem3.pdf

avrupalının rüyalarında cezayir kadınının iğfali, çarşafın yırtılmasından sonra gelir. burada, kadının iki defa ismetinin bozulduğu görülür.
+
çarşaf giymiş olmak değil söz konusu olan, öyle bir «fatma görünümü» vermeli ki, onu gören asker «bundan bir zarar gelmez» demeli.
+
ilk zamanlar, üzerindekiler birbir çıkarılan cezayir kadınının vücudu, şimdi yeniden örtünmeye başlar. önceleri sergilenmesine, baştan çıkarıcı ve cezbedici olmasına çalışılan bu vücudu bu dönemde ezmek, şekilsiz hale sokmak, olabildiğince ahmak göstermek gerekir.
+
tabancaların bombaların, şarjörlerin devridir bu. oysa düşman da durumdan haberdardır artık. sokaklarda duvarlara sürtünerek, yürüyen klasik cezayir kadını görüntüsü yeniden başlar. her çarşaflı kadına ayırım gözetmeksizin şüpheyle bakılır.
+
manyetik dedektörler bitmez tükenmez bir hırsla vücudun orasında burasında gezdirilir. kadın, erkek, çocuk, bütün bir cezayir halkının hep birden birliğini, millî sesini ve cezayir toplumunun yeniden kuruluşunu imtihandan geçirdiği bir devirdir bu.
+
bu yeni şartları bilmeyen veya bilmezlikten gelen fransız sömürgeciliği cezayir kadınını batılılaştırma kampanyasını 13 mayıs’ta yeniden başlatır. kapı dışarı atılmakla tehdit edilen hizmetçiler, yuvalarından sökülüp alınan fakir kadınlar ve fahişeler, halk meydanına götürüldüler.
http://www.muharrembalci.com/kitaplik/kitapozet/271.pdf

marjinal işçilik: işportacılık, çöp toplayıcılık, dilencilik, fahişelik ya da hırsızlık gibi faaliyetlerdir.
+
12 yaşındaki çocukların dahi fahişelik yaptıkları gözlemlenmiştir.
+
etiyopya’da kızlar otellerde, barlarda çalışmakta ve aynı zamanda fahişelik yapmaktadır.
+
hindistan’da da aynı şekilde çocuklar ticari amaçlarla cinsel açıdan istismar edilmekte ve ülkedeki fahişelerin %15-40’ının çocuk olduğu tahmin edilmektedir.
+
jamaika’da ilo-ipec tarafından finanse edilen bir araştırmaya göre 10 yaş civarındaki çocukların dahi fahişelik yaptığı,
+
kolombiya’da 13-17 yaş aralığındaki çocukların sokaklarda fahişelik yaptığı,
+
madagaskar’da ülkenin sahil kentlerinde seks turizminin olduğu ve çocukların istismar edildiği,
+
rusya’da genç kızların ve çocukların fahişelik yaptığı, porno filmlerde oynadığı, seks turizmine hizmet eden yerlerde çalıştığı ve bunların sayısının bir hayli çok olduğu ifade edilmektedir.
+
tarihi romanlar içerisinde karşımıza çıktığı şekilde çocuk işgücü kullanımının en kötü biçimlerinden biri olan fahişeliğe de rastlanmaktadır.
+
insan hakları raporlarında bangladeş’te hala terk edilmiş, kaçırılmış, köle ticaretine ve fahişeliğe maruz kalmış çocukların sayısında hatırı sayılır ciddi bir oran göze çarptığı görülmektedir.
https://dspace.gazi.edu.tr/bitstream/20.500.12602/176236/1/69dbf39c75e038596853958a5e7baceb.pdf

büyük sanatçılar olarak tanıtılan nice ünlü fâhişeler, homoseksüeller, seviciler, ar damarları çatlamış çift şahsiyetli erkekler ve kadınlar, televizyon ve basın yoluyla evlerimize, hattâ yatak odalarımıza kadar girebilmektedirler.
+
fahşâların gizlisine açığına da yaklaşmayınınız.
+
fâhişe-i mübeyyine/zinâ yapmadıkça onlara karşı yerici ve zarar verici bir şekilde davranma hakkınınz yoktur. eğer zinâ ederlerse, onları yataklarında yalnız bırakabilir ve onları yaralamayacak şekilde dövebilirsiniz.
+
kur’ân-ı kerîm’de “fâhişe” sözcüğü ile bunun eş mânal?s? olan “fahşâ” ve çoğulu olan “fevâhiş” çokca geçmektedir.
+
kur’ân-ı kerîm’de “fâhişe”yi yasaklayan âyetlerin herbirinin istisnaları dışındaki bütün cinsel konuşmaları, yazıları, resimleri ve filmleri haram kılıcı olduğunu söyleyebiliriz.
+
mü’minler arasında “fâhişe”olan cinsel haramların yayılmasını isteyenler için dünyada (acı verici bir ceza) âhirette de elem verici bir azab vardır.
+
dünya hayatının geçici menfaatlerini kazanmak hırsıyla yönetiminiz altındaki namuslu kalmak isteyen câriye kadınlarınızı fâhişeliğe zorlamayın.
+
islâm toplumu’nda arzu ve irâdeye dayalı fuhuş yapacak kadın bulmak da mümkün değildir. çünkü islâm toplumu’nda fâhişeliğe özendirici propaganda yapılamaz.
+
fâhişeye verdiğin sadaka; yaptığın yardım ise, ihtiyacını giderir de onu vücûdunu satmaktan koruyabilir.
+
kadınlarınız, fâhişeyi (sevicilik) yaparlarsa, onlara karşı içinizden dört şâhid getirin.
+
fâhişenin yayılmasındaki zararları gereğince allah bilir, siz bilmezsiniz.
+
her türlü tahrik edici cinsel makale, roman, hikâye, piyes, resim ve filmi, bunların üretimini, yayılmasını, gösterime sokulmasını ve satılmasını “fâhişenin yayılmasını arzulamak” kapsamına almak mümkündür.
+
yazılı ve görsel medyanın “fâhişenin yayılmasını arzulamak” ve kavadlık yapma suçlarının baş failleri arasına girebilmekte olduğuna da işaret etmek isteriz.
+
fâhişeler nişan olması için kapılarına bayrak asarlardı. pek çok insan da bunlarla fuhuş yapmaya gelir, bunlar da gelenlerin her biriyle yatmaktan çekinmezdi.
+
fâhişelerden biri gebe kalıp çocuğu doğurduğu zaman, onunla yatan erkekler yanında toplanırlar, kendilerince doğru birtakım usûllerle sözde çocuğun kimden olduğunu tesbit edebilen kişileri de yanlarına çağırırlardı.
https://www.alirizademircan.net/dokuman/Ali-Riza-DEMIRCAN-TURKCE-cinsel-hayat.pdf

namus adına öldürmek: 16 ve 17. yüzyıllarda osmanlı imparatorluğu’nda namus cinayetleri
+
ben katleyledüm, fâhişe nâmiyle meşhûre idi, ârımdan katleyledüm.
+
kâtilin, kadının erkek kardeşi olduğu durumlarda kolluk kuvvetlerinin para cezası talebi ile karşılaşabiliyorlardı.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/907055

“şehvet düşkünleri” ve “fahişeler”in de bulunması serbest cinsellikle delilik arasında doğrudan bağ kurulduğunun göstergesidir.
+
osmanlı döneminde çalışan kadınlar ancak gayrimüslimler ya da fahişeler olarak görünür metinlerde ve bu iki grup kadın da dönem edebiyatında delilik bağlamında ele alınmamışlar, ….
http://repository.bilkent.edu.tr/bitstream/handle/11693/28971/10062782.pdf

komiser hüsnü ve polis memuru şaban efendi, sorumlu oldukları bölgelerde bulunan umumhanelerden ayda altışar lira rüşvet almaktaydı. gözlerine kestirdikleri namuslu kadınlarla tehdit yoluyla beraber olup, sonra da bu kadınların umumhanelere düşmelerine sebep oluyorlardı.
+
tekliflerine razı olmayan kadınları ise birtakım iftiralarla karakollara sevk edip, evli olanları kocalarından boşattırmaktaydı. perişan olan kadınlar sonuçta ya fahişe olmakta yahut hapishaneye düşmekteydi.
+
tanzimat dönemine kadar osmanlı toplumunda müslüman kadınlar resmen fahişe olamazlardı. gayri müslim kadınlara ise fuhuşu icra-yı meslek edinmeyi istemeleri üzerine göz yumulurdu.
+
beyoğlu’ndaki barlarda 13 yaşından itibaren fuhuş bataklığına sürüklenmiş vesikasız kız çocuklarının çalıştırıldığına rastlanmıştır.
+
bütün umumhanelerde hayat son derece zor ve sefalet içindeydi.
+
zina eden ve bu işe hayatını idame ettirmek maksadıyla katlanan kadına “fahişe” sıfatı yakıştırılırken, fuhuş yapan erkeğe herhangi bir sıfat verilmemiştir.
+
fuhuş davalarında tarih boyunca hep kadın daha fazla suçlanmış ve ilk ceza verilen kadın olmuştur.
https://kebikecdergi.files.wordpress.com/2012/07/13_yakutyetkin.pdf

….. on yedi, on sekiz yaşlarındaki masum bir genç kızın o gün annesi tarafından fahişe namzedi olarak umumhaneye satıldığını öğrenmiştir.
+
….. dünya yüzündeki en bîçare mihnetkeşlerin fahişeler olduğu …..
http://sbe.balikesir.edu.tr/dergi/edergi/c11s19/makale/c11s19m10.pdf

emekçinin çektiklerini sorgulamak aylak biri için eğlencelerin en katlanılmazıdır; aynı şekilde, mesut insana hak vermek sefil biri için zehir içmek gibidir.
+
fikirlerin enstitü’den saintantoine ve saint-marceau kenar mahallelerine, cite ve marais’nin dar ve sefil sokaklarına, kısacası fikir yoksunluğu ekmek yoksunluğundan daha fazla olan bu çoğunluğun oturduğu her yere yayılmasını engelleyen kimdir?
+
tekelin kitlesel katliamlarının şairleri yok henüz. yüreğinde proletaryayı hissetmeyen, bu dünyanın işlerine yabancı olan manzumecilerimiz, melankolik şehvetleriyle aya bakıp iç geçirmeye devam ediyorlar. oysa, tekelin yarattığı sefiller ne büyük bir meditasyon konusudur!
+
ruhbanlar ve soylular yoksulun iliğini kemirdiler; hayvani tutkularını doyurmak için yüreklerindeki merhameti söndürdüler; emekçiyi sefil ettiler, ezdiler, katlettiler.
+
bir fahişe için çocuklarını sefil eden şu uçkur düşkünü moruğu?
+
yalnızca bir hayvan gibi yaşamı sürdürmek üzere ihtiyaçlarını sınırlandırmanın ve vahşiler gibi yaşamı sürdürmeye yetecek asgari geçim araçlarıyla yetinmenin ölümcül sımnı öğrettiler …
+
nüfusla birlikte sefalet artar ve sefaletle birlikte de devletin görev ve personeli artar.
https://anarcho-copy.org/free/sefaletin-felsefesi.pdf

kâ’im-i makâmın fâhişe getirmek içün bölük kumandanını âlet etmek istediğini ve bir kâ’im-i makâmın da ma‘iyyetindeki jandarmanın hemşiresiyle alâkadar olduğundan bölük kumandanıyla ihtilâf tahaddüs etdiği vâki‘dir.
https://www.devletarsivleri.gov.tr/varliklar/dosyalar/eskisiteden/yayinlar/osmanli-arsivi-yayinlar/MUSUL%20KERK%C3%9CK%20%C4%B0LE%20%C4%B0LG%C4%B0L%C4%B0%20AR%C5%9E%C4%B0V%20BELGELER%C4%B0(1525-1919).pdf

orada hacıları soyan yankesicileri, kediyi hapsedip açlıktan öldüren kadını görmüş, köpeği sulayan fahişe bir kadını da cennette görmüştür.
+
kıyamet gününde müminin mizanında en ağır gelecek şey ahlaktır. allah kötü sözlü (fahiş) kaba (bezi’) kimselere buğzeder.
http://www.ditib-bs.de/wp-content/uploads/2014/08/Prof.-Dr.-Mehmet-G%C3%B6rmez-Gazali-felsefesinde-varlik-mertebeleri-bakimindan-hadislerin-anlasilmasi-ve-yorumlanmasi.pdf

şia-imamiyye mezhebine göre müslüman veya kitabî (hristiyan, yahudi) kadınla mut‘a evliliği ya da zamanla sınırlanmış nikâh yapmak câizdir. zâniye (fâhişe) ile böyle bir akit yapmak ise mekrûhtur.
http://www.islamhukuku.com/Uploads/Sayilar/islam%20hukuku%20dergisi%2010__(p153-170)912.PDF

mithat cemal ….. “bir anne ve babanın değil, bir fahişe ve zilletin evladıdır” diyerek …… abdullah cevdet’i kastediyor olmalıdır.
https://idp.org.tr/content/3-yayinlar/kitap/20200331-islam-i-uyandirmak/idp_1.cilt.pdf

muhammed ikbal’in üzerinde durduğu bir diğer nokta ise islam’da evlilik sistemi ve medeni hallerdir. o’na göre çok kadınla evlilik, islam hukukunda kesinlikle caizdir. bu, sosyal bir kötülüğü, fahişeliğin yoğunlaşmasını ve kurumlaşmasını önlemenin …..
http://www.sosyalarastirmalar.com/cilt8/sayi41_pdf/7ilahiyat/alap_mustafasarper.pdf

düvel-i muhâsıma tebaasından olan fahişelerin memleketimizde casusluk etdikleri …..
+
düşman devletlerin vatandaşı olan fahişelerin osmanlı ülkesinde casusluk yaptıkları haber alındığından …..
https://www.devletarsivleri.gov.tr/varliklar/dosyalar/eskisiteden/yayinlar/osmanli-arsivi-yayinlar/Osmanlida_Istihbarat.pdf

yunanlılar tanrılarını insanlarda bulunan iyi görülen huylarla mesela cesaret, fedakârlık, iyiliksever gibi niteledikleri gibi yine insanlarda bulunan hırsız, hilekâr ve fahişe gibi kötü huylarla nitelemişlerdir. … makul ve hoş görme yoluna gitmişlerdir.
http://earsiv.hitit.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/11491/5532/osman-arar2019.pdf

başkâhinin evleneceği kadın bakire olmalıdır. dul, boşanmış, kirletilmiş ya da fahişe bir kadınla evlenemez, yalnız kendi halkından bakire bir kızla evlenebilir.
+
…. dulluk adeta fahişe statüsünde kabul edilmiş …..
http://web.harran.edu.tr/assets/uploads/sites/58/files/dergi-30-21052015.pdf

zanî bir zaniye veya müşriklerden başkasını nikâh etmez. zaniye, onu da bir zanî veya müşrikten başkası nikâh etmez.
+
islâm’da zinâ haram olduğundan bu fahişelerden bazıları, yeni müslüman olmuş fukaradan ba’zısına .. bunun üzerine bu âyet nâzil olmuştur.
http://acikerisim.bartin.edu.tr/bitstream/handle/11772/6406/%C3%96nder%20M%C4%B1s%C4%B1r.pdf

elyse semerdjian, halep’te fahişelik yapan ve bilhassa evlerini genelev gibi çalıştıran kadınlar hakkında mahallelinin daha hafifletilmiş kavramlar üzerinden bir suçlama yapmayı tercih ettiklerini iddia etmektedir.
http://www.ktu.edu.tr/dosyalar/karendergi_a4265.pdf

salman rüşdi’nin şeytan ayetleri adlı romanının yasaklanmasını yada sansürlenmesini talep etmişlerdir; adı geçen romanın bir yerinde, bir karakterin gördüğü rüyada hazreti muhammed’in eşleri fahişe olarak gösterilmektedir.
https://rm.coe.int/168047d12a

günümüzde adına “kutlu fahişelik” kurumu denen bu kültte doğanın ruhu olan ana tanrıça cinsel faaliyeti sayesinde yeryüzündeki yaratım sürecinin yenilenmesini, kozmosun devamlılığını ve bereketin temin edilmesini sağlar.
http://www.igdir.edu.tr/Addons/Resmi/announc/7322/uluslararasi-islam-ve-kadin-calistay-kitabi.pdf

çocuklar sömürünün olduğu ortamlarda çalışmaya zorlanmakta; çocukların kötüye kullanımı ve fahişelik yaptırıldıkları gözlenmektedir. çocuklar caddelerdeşiddetemaruzkalmaktadır.
https://tocev.org.tr/Uploads/Documents/TOCEV%20Rapor%5B2%5D.pdf

giderek artan çocukların satışı, çocuk fahişeliği ve çocuk pornografisinden ve çocuk pornografi ve istismarının internet ve diğer gelişen teknolojiler üzerinde artan erişebilirliğinden ciddi endişe duyularak çocuğun;
+
çocuk satışı, fahişeliği ve pornografisi meselelerinin kamuda tartışılmıyor olmasından ve bu konulara ilişkin kamu bilincinin halen çok sınırlı olmasından,
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/66267

kemeraltı fahişeleri ,dizlerine kadar inen beyaz iç gömlekleri giyip etlerini sergileyerek , rimelli kaşları ve saçlarına iliştirdikleri yapma çiçeklerle kapılarının önünde dururlar.
http://nek.istanbul.edu.tr:4444/ekos/TEZ/42511.pdf

japon kolonilerinden “konfor kadınları” japon subay ve askerleriyle seks yapmak için zorlanmasıyla çalıştırıldı.
+
filipinli kadın aslında çağrı kızları, seksi dansçılar, striptizciler veya sahnedeki fahişeler olarak çalıştı.
+
filipinler’den bir filipinli kadını söküp alabilirsiniz, ancak bir filipinli kadının kalbinden filipinleri söküp atamazsınız.
+
kadınların cinsel organları erkeklerin boş zamanları ve kadınsı işler için araçsallaştırılmıştır.
http://nek.istanbul.edu.tr:4444/ekos/TEZ/ET000919.pdf

tarihsel süreçte kadının aile içindeki konumunun feminist sosyal hizmet yaklaşımı temelinde değerlendirilmesi
+
erkekler ruhu ve aklı temsil ederken kadınlar bedeni ve duyguları simgelerler. bedeni temsil eden
kadın, aynı zamanda cinsellik demektir.
+
wollstonecraft, kadının köle olarak kalmasının nedeninin, eğitilmesine mâni olan ve hayattaki esas gayesinin erkeğe hizmet etmek olduğunu kabul ettiren sosyalleşme süreci olduğunu iddia etmiştir.
+
wollstonecraft, kadınların daha cazip getirilerde evlilikler yapabilmeleri için akıllarını değil; sadece bedenlerini kullanmaya mecbur bırakıldıklarını, güzellik kavramına akıldan çok önem verdiklerini ve kendilerini bu işlere adayan kadınların yaptıklarının yasaya uygun fahişelikten başka bir şey olmadığını iddia edecek kadar tartışmayı ileri götürmüştür.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/965230

güçlü aile bağlarına büyük önem verilmesine rağmen, fahişe kadınların bedenleri evli erkeklerin de hizmetine sunulmaktadır. viktorya dönemi’nin son yarısında londra’daki fahişelerin neredeyse yüzde ellisi evlerde çalışan hizmetçilerden oluşur.
https://arastirmax.com/en/system/files/dergiler/263/makaleler/32/1/arastirmax-viktorya-donemi-ingilteresinde-kadin-bedeni-politikalari-kadinlarin-spora-katilimi.pdf

ister fahişe olsun, ister gayri meşru çocuk, tüm bu insanlar batı’da da doğu’da da erkeğin başat olduğu ataerkil bir uygarlığın, erkeğin tanrı sayılıp çıkar, arzu ve kaprislerin nasıl karşılayacağını kendisinin belirlediği bir uygarlığın kurbanıdırlar. fuhuş, yöneticilerin denetiminde olduğu sürece de bu kolay kolay değişmez.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/475017

elinde vesikası varsa fahişelik eylemine bile müsaade edildiği halde, tiyatro ve sinema gibi sanatsal uğraşlarına kesin biçimde hak tanınmıyordu.
http://openaccess.maltepe.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12415/518/10103367.pdf

hindî mahmûd, napoli limanına yanaştıklarında gemiye fâhişelerin dolduğunu, hıristiyan gemicilerin onlarla zinâ ettiklerini söyler. buralarda fuhuş yoluyla hamile kalanların çocuklarının belli kiliselerde vaftiz edilip oraya bağışlandığını anlatır.
http://ekitap.yek.gov.tr/Uploads/ProductsFiles/c9b26205-6f80-42c8-8047-f046e573cffc.pdf

rahav eriha’da yaşıyordu. oradaki halk onu kötü bir kadın olarak tanıyordu çünkü fahişelik yapıyordu ama rahav zeki ve bilge bir kadındı.
tanrı’nın halkına karşı olan taraftayken rab onu kendi halkına yardım etmesi için kullandı.
+
rahav’ın bir fahişe olarak mesih’in soy listesinde yer alması bize rab’bin günahkârlar için sağladığı büyük kurtuluşu hatırlatıyor.
+
insanlar rahav’a bir fahişe gözüyle bakıyorlardı. tanrı bizim ne olduğumuz ya da nasıl olduğumuza değil yüreğimize bakar.
http://hristiyankitaplar.com/tr/system/files/local_files/havva_ve_otesi_website_edition.pdf

zevk için fahişelerimiz, iyi bakılmamız için nikâhsız karılarımız, bize meşru çocuk vermeleri için de eşlerimiz olmalı.
+
ahlaksızlığın öncüsü haline gelen ortaçağ toplumlarında sayıları durmadan kabaran bir fahişeler ordusu yaratıldı.
+
özellikle kilise, fahişeliği kurumsallaştırma işini kendi omuzlarına alarak, varlığı yasal açıdan da resmen kabul edilen fuhuşu başlı başına bir işletmecilik durumuna getirdi.
+
kadını sömüren bir kurum olan fahişelik, ahlaki değil, ekonomik bir sorundur.
+
marksist feministlere göre evli kadınların birçoğunun durumu da fahişelik kurumundakilerden farklı değildir.
http://acikerisimarsiv.selcuk.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/123456789/6868/249942.pdf

kadın sıfır noktasındadır yani salt bir görünümdür, köledir, bu nedenle kaybedeceği bir şey yoktur.
+
baudrillard’a göre kadın özgürleştirilirken aslında iktidarın işine gelen bir durum söz konusudur. çünkü boyunduruk altındaki kadının tersinme ihtimali daha yüksektir çünkü arzu açık talebe yansımamaktadır. fakat özgürleşmiş kadın durumunda baştan çıkarma ortadan kalkmış olmakta bu da iktidarın yükünü hafifletmektedir. çünkü kadının arzusu talebine aynen yansımakta ve ilişki yapısal bir alanda gerçekleşmektedir. bu ilişki bir çeşit fahişe ile birlikte olmaya benzemektedir. burada uzlaşma ve anlaşmaya dayalı bir cinsel üretim söz konusudur. bu durumda baudrillard için baştan çıkarmanın olmadığı ilişki metaforik bağlamda tam bir pornografi sahnesidir.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/926150

resim tarihinde kompozisyonlarda yer alan kadın figürü üç tipte yansıtılmıştır. ideal kadın, bekaretini koruyarak kendini tanrıya adayan meryem “evdeki melek”, mecdelli meryem hayata günahkar başlayıp isa’yı görmesiyle iman eden fahişe “tövbekar kadın”, havva itaatsizliği, şeytan ile olan yakınlığı, baştan çıkarıcı olması, ilk günahın sorumlusu ve dolayısıyla dünyadaki tüm kötülüklerin sebebi olan “ölümcül/ erkeğe kötü sonu hazırlayan kadın”.
http://www.idildergisi.com/makale/pdf/1488073354.pdf

bugün konya’da kadılar hapishanesinde bir hayli fahişe kadınlar vardır. hükûmet bunlara ta’yin vermiyor. mensup oldukları aileler bakmıyor. fahişeler; hovardalar veya efeleri tarafından zabıtanın gözü önünde besleniyor!
https://dspace.ankara.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12575/29854/Kerim_Bayram_Tez.pdf

hesiodos, havva’nın bir görüntüsü olarak kabul edilen pandora’yı adeta kötülüğün başlangıcı olarak kabul eder.
+
pandora yüzünden yeryüzüne tüm kötülüler saçılmış, insanlar hastalıkların ve sıkıntıların içine düşmüşlerdir. hesiodos’un bakış açısına göre pandora “bir fahişenin düşünce tarzı ve bir hırsızın doğal yapısına sahip”tir.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/159917

….. cezanın ağırlığı, mağdur kadının sırasıyla evli, bakire, dul ve fahişe olmasına bağlı olarak değişmekteydi. görülüyor ki evli bir kadına yönelik tecavüzün en ağır cezayı gerektirmesinin sebebi, o kadının bir başka erkeğin mülkiyetinde olduğu inancıdır.
https://www.psikolog.org.tr/tr/yayinlar/dergiler/1031828/tpy1301996120110000m000114.pdf

kadın bir pazar (market) unsuruydu.
+
kadın anne, bakire ve fahişe olarak üç ayrı değere sahipti.
https://www.akbanksanat.com/content/file/aksanat.2017.0069_garipmeyvesergisi_katalog_web.pdf

kadınlardan hem iyi hem kötü; hem kutsal hem dünyevi; hem fahişe hem bakire olmaları beklenir.
https://dspace.ankara.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12575/27969/1906.pdf

şayet akit konusu malda taraflar arasında anlaşmazlığa yol açabilecek aşırı bir bilinmezlik varsa, ki buna fıkıh kitaplarında cehalet-i fâhişe denir.
https://www.isefam.sakarya.edu.tr/wp-content/uploads/2018/02/FIKIH-II-NOTLAR-2017.pdf

jordanes’le aynı devirde yaşayan suriyeli malalas, yazdığı dünya tarihinde, attila’nın bir hun fahişe (!) ile birlikteyken “burun kanaması sonucu” öldüğüne işaret eder.
https://ailevecalisma.gov.tr/uploads/athgm/uploads/pages/arastirmalar/aile-yazilari-8.pdf

dünyaya veya dünya hayatına yüklenen bu olumsuz anlamlar sembol seçiminde de kendini göstermekte; yılan, zehir, alev, cadı, fahişe, zindan, kuyu, köprü, daire, yel de dünya için kullanılan semboller arasında yer almaktadır.
http://www.turkbilig.com/pdf/200407-371.pdf

ötekileştirmeyi tersine çeviren bir örnek: ayşe tükrükçü
+
kadının içinde olduğu en uç ötekileştirme biçimlerinden biri ise fahişeliktir. öyle ki yapılan araştırmalar fahişelerin bilinen ötekileştirme göstergelerinin hemen hepsini yaşadıklarını belirtmektedir.
+
fahişelik, kadınların yalnızca kendilerini bağlayan bir olgu değildir. tersine, kadınların fahişeleşmelerine giden süreç ailevi gelişmelerden başlayıp toplumsal alana doğru genişlemekte ve yerleşmektedir.
+
fuhuş olayında satılan şey kadının bedeni iken, elde edilen kârın büyük çoğunluğunu kadının kendisi değil onu pazarlayanlar almaktadır.
+
katolik kilisesi, ortaçağ’da cinsellik ve şehvetle ilgili pek çok şeyi günah saymışken fahişeliği yasaklamamıştır.
+
almanya’da fahişeler, öldükten sonra kutsanmış topraklara defnedilmedikleri için genelevlerin iç avlularında fahişelere ait mezarlıklar dahi bulundurulmuştur.
+
ı. dünya savaşı ve mütareke yıllarıyla birlikte osmanlı’da müslüman kadınlar da genelevlerde çalışmaya başlamıştır.
+
resmi genelev uygulamasına ve vesikalı fahişe çalıştırmaya türkiye cumhuriyeti’nde de devam edilmiştir. türkiye, fuhşa ve fahişeliğe temel olarak düzenleyici yaklaşım çerçevesinde eğilmektedir.
+
fahişelerin verdikleri hizmetler “tehlikeli iş” kapsamında geçmektedir.
+
başkalarının cinsi zevkini menfaat karşılığı tatmin etmeyi sanat edinen ve bunun için değişik erkeklerle münasebette bulunan kadınlara “genel kadın” denmektedir.
+
tükrükçü’nün yaşamöyküsü, özellikle geldiği nokta itibariyle, fahişelere uygulanan ötekileştirmelerin niçin sorgulanması gerektiğini çarpıcı bir biçimde ifade etmektedir.
+
oradaki yaşam iş değil köleliktir
+
ailemin, devletin, işverenin, toplumun, ev sahiplerinin hatta eşimin gözünde kötü kadındım.
+
annem ve toplum bana sarılmadı ama ben hayata sarıldım.
+
ayşe tükrükçü’nün erkek kardeşi dışında annesi, kız kardeşleri ve yakın akrabalarının geneliyle herhangi bir iletişimi bulunmamaktadır.
+
fahişe kadın, erkeğin seçtiği, kullandığı ve üzerinden kâr sağladığı öteki kadındır.
+
fahişelik, kadınları ötekileştiren ama toplumdaki tutarsızlıklara da paravan çeken bir olgu halindedir.
+
ayşe tükrükçü bugün, yaşamış olduğu ötekileştirmelere meydan okumakta, ötekileştirmeyle ilgili toplumsal çelişkilere dikkat çekmekte, toplumun öteki algılarını, uygulamalarını ve sonuçlarını ısrarla sorguya açmaktadır.
http://www.jshsr.org/Makaleler/1631423058_03-7-51.1784-402-412.pdf

medine-i münevvere’de bazı münafıklar görünüşü ve elbisesi kötü bir kadına rastladılar mı onun hür mü yoksa cariye mi olduğunu ayırt edemez ve onu fahişe zannederek sarkıntılıkta bulunur ve böylece mü’min kadınlara eziyet verirlerdi.
http://www.istiklal.edu.tr/depo/belgeler/24.Say%C4%B1_1506091358422645.pdf

kazandım nefretini fahişelerin
http://earsiv.ebyu.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12432/1373/Kuran%20ve%20Dil%20%28Dil%20Bilimi%20ve%20Hermen%C3%B6tik%29%20Sempozyumu%202001%20Van%201%28Okunabilir%29.pdf

efendinin kadın kölesiyle cinsel ilişki yaşaması gâyet normaldi. kadın köle, efendisine cinsel hizmet de vermek zorundaydı ve bu durum, fahişelerle yaşanan ilişkilerin aksine, ayıplanan bir şey değildir.
https://www.suleymaniyevakfi.org/wp-content/uploads/2014/12/edlira-tez-kurana-gore-kadin-ve-evlilik.pdf

yahuda yüzünün örtüsü nedeniyle tarnar’ın fahişe olduğunu düşünerek onunla birlikte olmayı teklif etmiş ve birlikte olmuşlardır. metinde anlatanlara göre tarnar bunu bir nedenden ötürü kayınpederinden intikam almak amacıyla yapmıştır.
+
başını örtmeden dua eden ya da peygamberlik eden her kadın, başını küçük düşürür. böylesinin, başı traş edilmiş bir kadından (fahişe) farkı yoktur.
http://ktp.isam.org.tr/pdfdrg/D02917%5C2009_IV_1-2/2009_IV_1-2_YILMAZBO.pdf

ayetteki açık fahişe deyimine iki anlam verilmiştir: biri, kadının kocasına ve kocasının ailesine karşı başkaldırması, huysuzluk etmesi, diğeri de zina etmesidir.
http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/37/767/9726.pdf

allah’ın yasakladığı herşey fahişe kavramı içine girer.
+
çirkin olan her türlü söz veya işe, davranışa fahişe denir. pis, jğrenç, ölçüden aşırı olan, ölçüsüz, iffetsiz, fuhuş, yakışıksız ve yakışmaz söz ve işlere fahişe, fuhş ve fahşa denir.
+
fahiş fiyat, aşırı, insafsızca fiyat anlamında kullanılır.
+
zina, hem fahişeliktir ve münkerdir, hem çirkin, iğrenç ve hemde kötüdür.
+
zina eden kadına fahişe, dendiği halde zina eden erkeğe fahişe denmemektedir. oysa aynı fuhuşu ikisi işlemiştir. toplum ikisine de dinin dediği gibi fahişe demelidir.
http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/37/778/9949.pdf

evlenmemiş kadınların kölelerin ve fahişelerin başları açıktır. fahişelerin sokakta örtülü dolaştıkları görülürse, mahkeme huzurunda 50 sopa ile cezalandırılırdı.
+
bu fahişeler sosyete fahişesi olarak adlandırılmışlardı. gerçekten atina?nın en meşhur sosyete fahişelerinden biri büyük devlet adamı perikles?in kurnaz metresi aspasia?ydı.
+
aspasia “bütün yunan diyarını küçük fahişelerle doldurmuş” bir sapkınlık abidesi ve beden tacircisi olarak kötü ün yapmış bir kadındı.
http://acikerisim.pau.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/11499/2724/Aylin%20Durmu%C5%9F.pdf

miraç metinlerinde yer alan bu motif; yeni ahit içerisinde, alnında bulunan; “sır, büyük babil, dünyanın fahişelerinin ve çirkinlerinin anası” yazısı ile tasvîr edilen büyük fahişe imgesini andırmaktadır.
+
dünyada işlediği kötü ameller sahibine çırılçıplak, pisliklere bulaşmış, kötü kokulu, iğrenç ve pörsümüş yaşlı bir fahişe şeklinde görünecektir.
http://www.openaccess.hacettepe.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/11655/1404/a117bf7a-fac5-4cd7-b6ff-94a54f8d9538.pdf

fetö ve yandaş medya ile fahişe kalemler kullanılarak kamuoyu yönlendirilmiş, kafes, amirallere suikast, çydd ve balyoz davalarının alt yapısı oluşturulmuştur.
http://www.tesud.org.tr/uploads/yayin/dosya/1558524230c81e728d9d4c2f636f067f89cc14862c.pdf

medine’de de o sıralar fâhişelik yapan kadınlar vardı ki bunlar arasında yüklü servete baliğ olanlar mevcuttu.
http://libratez.cu.edu.tr/tezler/7711.pdf

eğer size rivâyet etmediysem fâhişe çocuğuyum’ dediğini duydum.
http://www.dicle.edu.tr/Dosya/2018-09/2007-2-icerik_495.PDF

araplara göre kız evladının dünyaya gelmesi bir felaket sayılırdı. ya kızı fahişe olursa, ya kızını esir edip kaçırırlarsa, baba bu izzeti nefis yarasına nasıl dayansındı.
http://acikerisimarsiv.selcuk.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/123456789/8065/189356.pdf

bir kadınla karşılaştım. fahişe olarak çalışmayı teklif etti. kabul ettim. beni yunanistana götürdü. yunanistan’a gitmemizle pasaportuma el konulup bir eve kapatıldım. tek kuruş ödenmeden, köle gibi çalıştırıldım iki sene boyunca. günde 30-50 arasında müşteri görüyordum.
+
tdk’da fahişe ve fahişeliğin ne olduğuna dair tanıma yer verilmemesi, bu çalışma boyunca karşılaşılan fuhuş üzerindeki suskunluk ibarelerinden biri olarak okunabilir.
+
ataerkil erkeklik, erkekleri sakatlar. bizim toplumumuzda bildiğimiz biçimiyle erkeklik, kendini tahrip eden bir kimlik gerektirir: derinden mazoşist bir kendini inkar, benliğin yoksullaşması, hayatın zenginliklerine sırt çevirmek…
+
görüşmecilere göre fahişe, bir insandan ziyade bir mal olarak görülmektedir. bazılarına göre ise bütün kadınlar fahişedir.
+
ataerkil sistemin, yeniden üretiminin ve devamının sağlanmasının, en önemli araçlarından biri, kadın bedenidir. bu bağlamda fahişelik, bir kurum olarak erkeklere, aynı zamanda kadın bedeni üzerinde söz söyleme ve iktidar kurma hakkı vermektedir.
+
feminist hareketin, fuhuş hakkında konuşmamış olması ya da teorik düzeyde kalması ne ile açıklanabilir?
+
fuhuşu, bu kadar da büyütmek doğru mu anlamıyorum. yatmak kalkmak. niye bu kadar büyüttünüz bu olayı. günde on beş yirmi kez yapıyorsan, belki büyütürsün de. hani bir kez yapıyor da iyi para kazanıyorsundur.
+
kanat’a göre, karar mekanizmasındaki kişilerin yarısının feministlerden oluşması halinde dahi; fuhuş öncelikli konulardan biri olmayacaktır.
+
‘fahişelik en eski meslektir’ demenin, çok öneminin olduğunu sanmıyorum. fahişelik, bilinen en eski meslektir. ya da tarihin ilk zamanlarından beri fahişeliğin var olduğunun ne gibi bir önemi olabilir.
+
aşk barındırmayan bir çok evliliğin de yasal fahişelik olduğunu düşünüyorum açıkçası. bir tür alışveriş sonuçta.
http://nek.istanbul.edu.tr:4444/ekos/TEZ/46471.pdf

ama benden bir parçaya orospu çocuğu diyecek kadar da yüksek olan bir kurum var. orospunun oğlu, orospunun kızı diyen, fahişesin diyen devlet memurlarımız var.
+
polisler geliyor, benim “şerefsiz” dediğim, bana “fahişe” diyen polis masaya eliyle vuruyor. resmen “sen bir bok değilsin, biz emniyetin adamıyız, istediğimiz gibi sizin üzerinizde baskı kurarız”ı ima eden tavırlar içerisinde…
+
beni fahişe yapan senin gibi polislerdir.
+
fahişelik yapan kadının kızı dekan.
+
devlete vergi ödüyoruz, ama devletin gözünde fahişeyiz. devlete sigorta ödüyoruz, emekli olamıyoruz.
http://www.feministyaklasimlar.org/wp-content/uploads/2013/04/6.pdf

karım desem, karım değil, sevgilim desem, sevgilim değil, orospu desem, orospu değil. can sevgilim benim o. ha fahişe, ha candan sevgili, aynı değil mi?
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/136369

manisa’nın sarıçam köyünden ömer oğlu halil ibrahim ve mehmed oğlu ahmed, tepecik köyünden hasan oğlu halid’i “fahişe karı oynatmaktan mütevellid başlayan” tartışma üzerine öldürmüştür.
https://www.apikam.org.tr/YuklenenDosyalar/Dokumanlar/c728ef33-fade-4bc7-a66e-6abc7010d41c377763.pdf

kaynaklardan anlaşıldığı gibi fahişelerle ilişkiye giren en çok bekâr askerlerdi. ancak fahişelerle ilişkiye giren din adamları ile ilgili mevcut belgelerin sayısı da az değildir.
https://osmanliistanbulu.org/tr/images/osmanliistanbulu-4/orlin_sabev_(orhan_salih).pdf

gâzân hân, ….. özellikle cami, manastır ve medrese civarlarında fahişelerin çalıştığı randevu evlerinin kaldırılmasını, cariyeleri fuhşa zorlayan şebekenin sıkı takibe alınmasını istemiştir.
http://bilig.yesevi.edu.tr/yonetim/icerik/makaleler/312-published.pdf

avretler, erinin döşeğinden kaçmak.
+
bir nâmûslu kadına, fâhişe demek.
+
alış verişinde yalan söyleyerek fâhiş fiyatla mal satana.
http://www.huseyinhilmiisik.com/kitaplar/04-islamahlaki.pdf

neredeyse insanlık tarihi ile yaşıt olan fuhuşun, çok çeşitli boyutları bulunmaktadır. kimi zaman dinî yapılar içinde karşımıza çıkan fuhuş, sosyal yapıdan hiçbir zaman kopmamış ve genel anlamda ekonomik bir yapı arz etmiştir.
+
bunun yanı sıra toplumlar açısından fuhuş olgusu hiçbir zaman benimsenememiş ve her daim toplumun dışına itilmeye çalışılmıştır. bu kabullenmeme durumu genel anlamda toplumsal açıdan fuhuşun olumsuz etkilerinden korunma gereksinimine dayandırılmaktadır.
+
devletler hem fuhuşu kontrollü hale getirmeye çalışmışlar hem de fuhuştan sağlanan ekonomik gelirden pay elde etmişlerdir.
http://openaccess.cag.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12507/201/DERYA%20%C3%9C%C3%87G%C3%9CL.pdf

sosyal çalışma perspektifinden damga ve kadın
+
sigara içen bir kadın, çocuğu olmayan bir kadın, araba kullanan bir kadın, kürtaj yaptıran bir kadın, şişman kadın, alımlı kadın vb. birçok örnek kadının sosyal çevre içerisinde erkeğe kıyasla daha farklı etiketlerle değerlendirildiği görülmektedir.
+
damgalanma utangaçlıktan intihara kadar birçok psikolojik ve sosyal sorun merhalelerinden geçmektedir.
+
eski yunan’da ‘fahişelerin’ ‘gerçek kadın nüfusu ile karışmaması için fahişeler çiçekli veya çizgili elbiseler giymek zorunda bırakılmışlardı.
+
halk tabiri ile “rus kadını”, “fransız kadını” gibi etnik köken üzerinden yapılan yargılar var olan ırksal ayrımcılığın üzerinde farklı bir damgalama türüdür.
+
normal üzerinden tanımlanan anormallik sapkın davranışı ve yapıyı üretmiştir. sapkın kavramına bakıldığında, damgalanmanın yaratmış olduğu sonuç etkilerinden biri olarak görülebilir.
+
sinir hastası bir erkek tolere edilebilecek bir davranışa sahipken hatta daha maço bir erkek sınıflamasıyla karşılaşırken aynı hastalığa sahip olan kadın tamamen dışlanmaya itilecektir.
+
kadın üzerinde biriken psikolojik ve ağır kalıp yargılar kadınların kendi dinamiklerini yok etmesi neden olmaktadır.
+
obez kadınların erkeklere kıyasla daha fazla bir toplumsal damga yaşadıkları bilinmektedir.
http://busbed.bingol.edu.tr/tr/download/article-file/462089

özgürleşmenin esas amacının “kadınların tam anlamıyla insan olmalarını mümkün kılmak” olduğunu vurgulayan ve yaşadığı dönem itibariyle kadınların durumunu analiz eden goldman, durumu hiç de iç açıcı olarak görmez.
+
püritenizmin kadınları ilgilendiren en vahim tarafı ise insan bedeninin önemini ve işlevlerini saptırması ve kadını dini inancın gereği olarak evlenmeye, hastalıklı bir ırkı sürdürmeye ya da fahişeliğe mahkûm etmesidir ki, bundan dolayı pek çok kadın kendisini fiziksel tükenmişliğin eşiğinde bulmuştur.
+
fahişeliğin din kökenli olduğu gerçeğini her entelektüel öğrenci bilir.
+
fahişelik bu sömürünün en açık göstergesi olmakla birlikte adı her ne olursa olsun ki, buna evlilik de dâhildir, mevcut düzen içerisinde bütün kadınlar aşka dayanmayan ilişkilerle farklı biçimlerde vücutlarını satmak zorunda kalmaktadır.
+
kilise ya da toplum öyle kabul etsin etmesin, aşkla kutsanmamış, doğal olmayan bütün birliktelikler fuhuştur.
+
evlilik de devleti ve kiliseyi yani otoriteyi besleyen, otoritenin en eski zamanlardan beri insanları tuzağa düşürmek için peşinden koştuğu bir avdır.
+
kadını koruma ve onun güvenliğini sağlama gibi budalaca gerekçelerle otoritenin evliliği salık vermesi son derece onur kırıcıdır, bu kadını asalak konumuna sokarak onu mutlak bağımlı, aciz, toplumsal bilinci yok olmuş ve aşağılanmış bir duruma düşürür.
+
goldman açısından evliliğin, kadını kirletmekten, ona tecavüz etmekten, onu ekonomik, duygusal ve diğer yönlerden sömürmekten, ‘ancak bana uyarsan doğurabilirsin’ demekten başka bir anlamı yoktur. evlilik, insanın doğum hakkını çalan ve gelişimini engelleyen, onu cahil, sefil, muhtaç ve bağımlı bırakıp ardından da insanın öz saygısından sonuna dek beslenen ‘merhamet’i icat eden asıl ataerkil sözleşme olan kapitalizme benzer. işçi sınıfını sömüren, böylece binlerce genç kızı ve kadını fahişeliğe sürükleyen kapitalizmin merhametsiz moloch’udur.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/222332

abdullah b. übeyy’in medine’deki hayatına göz atıldığında burada köle ticareti yaptığı görülmektedir. ibn übeyy, içinde altı güzel cariyenin çalıştığı bir genelevi işletmekteydi. o, bunlarla yalnızca para kazanmakla kalmaz, aynı zamanda arabistan’ın çeşitli yerlerinden kendisini görmeye gelen önemli misafirlerini de eğlendirirdl. bu yolla doğan çocukları da köle ordusunun gücünü ve görkemini artırmada kullanırdı. bu fahişelerden olan muaze islam’ı kabul edip, geçmiş günahları için tövbe etmek isteyince ibn übeyy kendisine işkence etmiştir.
http://isamveri.org/pdfdrg/D02535/2015_XII_26/2015_26_IYISOYB.pdf

tasavvufta, dünya çeşitli şekillerde tanımlanmıştır: kişiyi allah’tan alıkoyan herşey, imtihan yeri, ahiretin tarlası, geçici, fani yer demektir. dünya ile ilgili olarak dervişler: “yalan dünya”, “yalancı dünya”, “dünya malı dünyada kalır” demişlerdir. dünya ayrıca cadı, yılan, zehir ve fahişeye benzetilmiştir.
+
bu dünya, fahişe bir avrata benzer ve kendini halka arz eder. muhabbetle bu dünyaya gönül veren sonunda ona bende olur, onun bağına dolaşan ondan artık kurtulamaz.
+
neticede canın zevk ü sefa etsin, hak seni davet edip canana eresin, uyuduğunda kucakladığın huri olsun, yiyip içtiğin nur olsun, meleklerin sunduğu temiz şarap olsun, mekânın cennet olsun.
http://nek.istanbul.edu.tr:4444/ekos/TEZ/48645.pdf

osmanlı’nın istenmeyen kadınları “fahişeler”: toplum, devlet ve fahişeler (1811-1919)
+
fehminaz çabuk
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/988298

zinâya istekli ve düşkün olduklarından bir fahişe avradın ardına düşerler.. üçü-beşi onun ardına düşünce, bazen kıskançlıkla birbirini helak ederler.
+
fazilet ehlini gördüm ki, cehennem korkusundan afv ve mağfiret ümidiyle ibadet ve taat ederler. cennet arzusuyla nefslerin safâsı için gece gündüz istirahat edip cennet safâlarını, huri kızları, gılmânı birbirlerine tasvir ederler. böylece halkı cennete giden yolu tutmaya teşvik ederler.
http://dosyalar.semazen.net/Seyh_Sadik_Efendi_Risalesi.pdf

tüm kiliselerin en kutsalı olan roma kilisesi’nin, şimdi “kanun dışı haydutların yatağı, utanç verici bir fahişe evi, günah, ölüm ve cehennem krallığı olduğu” dile getirilmektedir.
https://insanvetoplum.com/content/6-sayilar/4-4/6-m0058/hakan-olgun.pdf

suat derviş’in “yanından geçtiğim şehir” hikâyesi, ahlaksız kadın kahramanını canlandırarak sosyal olarak ahlaki düşük olan fahişe kadın karakterine odaklanır. kadın ahlaksızlığı konusu dünya edebiyatındaki realist yazarlar için son derece günceldi.
+
özellikle, ukraynalı yazar panas mirniy “poviya” (fahişe) romanında, guy de maupassant “boule de suif” öyküsünde, rus yazar anton chekhov “pristup” hikâyesinde ve vsevolod garshin “prigoda” hikâyesinde vs. de bu konuyu ele almışlardır.
+
yazar başkarakterin iki ana rollerini yani onun ahlaksız mesleğini ve sosyal rolünü açıklayarak ana kadın ve fahişe kadın olmak üzere iki karşıt kadın tipine dayanarak toplumun noksanlıklarını gösterir.
https://er.nau.edu.ua/bitstream/NAU/24978/1/Sen%c3%a7ilo%20Kad%c4%b1n%20ve%20%c5%9eehir%20(1)-2-7%20(1).pdf

zarinebaf, beşiktaş gibi deniz kıyısındaki uzak köylerdeki meyhanelerde kadın fahişelerin de pazarlandığını söylüyor.
+
1790 yılında sadrazam, ııı. selim’in önceki bir fermanı doğrultusunda meyhanelerin kapatılması, kerhane sahiplerinin cezalandırılması, fahişelerin def olunmaları ile birlikte şüphe çeken hamamların tespit edilerek buralarda çalışan edepsiz oğlanların tahliye edilmesi yönünde asayişi sağlamakla yükümlü amirleri uyarmıştır. delice bu belgenin, 1709 tarihli belgeden farklı olarak oğlanların hamamlardaki tellaklık işlevine atıfta bulunmamasının ve hamamların meyhane ve kerhaneler ile birlikte ele alınmasının, soruna artık aşina olunduğunu gösterdiğini söyler. hamamlardaki oğlanlara dair kaygı on beşinci yüzyılda dile getirilirken, önceki bir fermana atıfta bulunulmaktadır. anlaşılan o ki, hamamlarda oğlanların çalışmasının yarattığı erkekler arası cinsellik ve özellikle de fuhuş olasılığı yüzyıllar boyunca kaygı kaynağı olmuş ve düzenlenmeye çalışılmıştır.
+
elif ekin akşit, fahişeliğe ilişkin kanunlar yoluyla kadın bedeninin bir devlet aygıtı haline getirildiğini ve cinselliğin erkek bedeninden uzaklaştırılarak kadın bedenine yerleştirildiğini söyler.
https://dspace.ankara.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12575/69649/503709.pdf

sembolik olarak laleli, ahlaklı bir kadının olmaması gereken bir yerdir ve söz konusu kadın erkekleri tahrik edici giysiler giyer.
+
filmde bu iki simge bir araya geldiğinde bir kadının ‘fahişe’ olarak okunması simgesel-rasyonel diyebileceğimiz bir bağlama oturur.
https://www.researchgate.net/profile/Emet_Guerel/publication/327040476_Kurgusal_Urun_Yerlestirme/links/5b744493a6fdcc87df7fe6ac/Kurgusal-Ueruen-Yerlestirme.pdf

fritz lang tarafından 1927 yılında çekilen ve doğrudan alman dışavurumculuk akımının etkilerinin açıkça görüldüğü metropolis filmi içerisinde kadın cinsiyetçiliğine dair geleneksel bir ikiliği barındırır.
+
bunlardan ilki klasik anne modeli (ki bu durum onları el değmemiş bir azize konumuna yerleştirirken), diğeri baştan çıkarıcı fahişe tasviridir.
+
filmde, binbaşı tensel temasın ne olduğunu hissedebilmek amacıyla lia (adwoa aboah) isimli bir fahişenin yanına gider. fütüristik eskort kıyafetler içinde olan lia’ya yüzündeki maskeyi çıkarmasını söyler.
https://uskudar.edu.tr/assets/uploads/dergi/1/file/sos_bil_06_web.pdf

ben her ne zaman bir paspastan veya bir fahişeden kendimi ayıran cümleleri sarf etsem, biliyorum ki, insanlar, bana feminist deyiverecekler.
+
lilith adıyla karşımıza çıkar örneğin. erkek zihninin şeytan kadın, vampir, erkek düşmanı, fahişe, yılan, karanlığın canavarı gibi nitelendirmelerle yok etmeye uğraştığı “lilith”, aslında adem’e karşı gelen ilk eş, ilk kadın özgürlük tanrıçasıdır.
+
ikinci eş ise erkeğine “biat” etmiş uysal “havva”dır. adem onu kaburga kemiğinden doğurmuştur.! bildiğiniz gibi, günümüzde kapitalizmle dinciler el ele verip bu iyi huylu havvalardan toplumumuza bol bol klonlamaktadırlar!
+
wollstonecraft’ın sesi hatta bugün bile kulaklarda çınlamaktadır. eviçi zorbalık gibi, eğitimin yadsınması, eşit iş, ve politik hakları sertçe kınadı. evlilikte kadınların erkeklere finansal bağımlılıkları “yasal fahişelik” ten farklı değildi.
+
karın tokluğuna ev işlerine bakıp, çocuk doğuran ve cinsel cazibe gücüyle erkeğin gönlünü çalmaktan başka gücü bulunmayan kadının; para için erkeklerle birlikte olan bir fahişeden farkı olmadığını iddia ederler. böylece evlilik kurumu sert eleştirilere hedef olur.
+
….. evliliği bir tür fahişelik olarak görür gilman.
+
fahişelik de evlilik de biyolojik açıdan aynı etkiyi gösterir. gerek fahişelikte gerekse evlilikte kadın ekmeğini erkeğinden, onunla cinsel ilişkiye girmesiyle kazanır. evlilikte hatta dahası vardır.
+
çektiği sefaletlerin intikamını alır bir bakıma yazar olunca da, şimdi de sıra kendisindedir. bunu da tıpkı bir fahişe gibi bedenini erkeklere satarak yapar, büyük bir yazar olmasına karşın baştan çıkarttığı erkeklerle oynamaya devam eder.
+
kadınlar, aşağılık bir yaratık, erkekleri eğlendiren bir fahişe olmaktan başka bir şey de olamaz.
+
pornografinin yanı sıra fahişelikte de kadınlar erkeklerin emrindedir ve bir bakıma onlar için kurumlaşmış olan fahişelik, erkeklere cinsel hizmet olarak sunulurlar.
+
pornografinin ve fahişelik kurumlarının yanı sıra “medya da kadını cinsel tema olarak gören başlıca araçlardan birisidir.
+
bir eş sıradan bir fahişeden, ücretli işçiler gibi vücudunu parça başına satmadığında farklılık gösterir ancak, o vücudunu bir defa ve her zaman için satmaktadır.
+
kadın bir fahişe gibi görülürken; erkek beyefendi olarak muamele görür.
+
erkeğin getireceği ekmeği bekleyen ve ardından da ona bedenini sunan bir kadın, tıpkı bir fahişe gibi ama ücretsiz bir fahişe.
+
bu ister “geçimsizlik” şeklini alsın isterse uyumlu evlilik biçimi alsın marksistler için her zaman ikincil bir konudur… ev işleri, çocuk bakımı, duygusal destek, fahişe-eş tarafından sunulan hizmetlerdir.”
+
ne anne olarak, ne bakire olarak ne de fahişe olarak kadınların zevk alma hakları yoktur.
+
bu köle kadın imgesi, aynı zamanda gönüllü fahişelik olarak algılanır marksist feministlerce.
+
kadın gerçekte nedir? neden büyücü, iblis, aşüfte, orospu, teccal, kahpe, fahişe, kancık, döl yatağı, şırfıntı, yumurtalık, delik, kocakarı, sürtük gibi kelimelerle yaftalanırlar?
https://www.cag.edu.tr/d/l/2ae6ecd7-8aa6-4b8d-9407-b7325bf31f48

eşcinsel olmakla her zaman gurur duyan ve her vesileyle övünen fâzıl’ın bu açık sözlülüğü ona “şairiz şeyn verir şanımıza / giremez fahişe divanımıza” beytini yazdırır.
https://web.itu.edu.tr/neu/KTMArsiv/Lilypond_ly_Arsiv/Lilypond_Semai/Suzinak_(AGIR_Semai)_(KapilirHerGoren)_(KMehmedAga)__(BSS)_NEU.pdf

fahişe bir kadınla tövbe ettikten sonra mut’a nikâhı yapılmasında her hangi bir sakınca yoktur.
http://cdn.istanbul.edu.tr/FileHandler2.ashx?f=mut%E2%80%99a-nik%C3%A2hi—osman-kasikci.pdf

19.yy avrupa manzaralı tablolarda çalma hastalığını ve fahişeliği gösteren tablolar yoğunluktadır. emile zola’nın “nana”sından, edovard manet’in “olympia”sına kadar yüzyılın önemli ve yetenekli ressamları tarafından fahişelik vurgulanmıştır”.
http://folkloredebiyat.org/Makaleler/311893667_fe94-1.pdf

fahişe yataklardan kaçtığın günden beri / erimiş ruhlarınız bir derdin potasında
http://www.kayseribusam.com/wp-content/uploads/2018/02/Necip-Faz%C4%B1l%C4%B1n-%C5%9Eiirlerinde-%C5%9Eehir-%C4%B0mgesi-Yrd.-Do%C3%A7.-Dr.-Ali-Y%C4%B1ld%C4%B1z.pdf

viyana, evrensel fahişelik için yaratılmış bir şehirdir.
https://atauni.edu.tr/yuklemeler/ab3fb134c31f72ff2d1fd3c6d385abed.pdf

kadınlar da savaşı yitirdi’de rus askerlerine fahişelik yapması için iki kızı yerine gelinini öne süren bir anne ve aşağılanmasını en iyi yatacağı kadının anlayacağını düşünen bir askerin kararları ön plana çıkar.
https://www.aydin.edu.tr/en-us/akademik/fakulteler/guzelsanatlar/Documents/Aydin_Sanat_2_year_1_2015.pdf

moreno ilk psiko-drama çalışmalarını fahişeler, mülteci kampları ve ceza evlerinde yapmıştır.
https://www.journalagent.com/agri/pdfs/AGRI_30_SUP_1_1_131.pdf

yahudi olmayan kadınları önüne gelenle yatan fahişe olarak kabul eder ve kutsal kitap’taki “onların bedeni eşek bedeni gibidir ve boşalmaları da atlarınkine benzer” cümlesinin hükmü onlara uygulanır.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/511266

ekonomik yönden güçsüz, gelişmekte olan ülkeler olarak adlandırılan güney doğu asya ülkeleri çocuk fahişeliğinin dünyadaki merkezlerindendir. bu ülkede çocuk fahişeliği ve bu suçu işletenler yasalarca korunmakta, teşvik edilmekte hatta ödüllendirilmektedir.
+
çocuk seks öykülerinin pek çoğu güneydoğu asya kaynaklıdır ve tek başına bangkok’ta (tayland, 16 yaşından küçük 30.000 fahişenin bulunduğu bildirilmektedir.
+
sri lanka plajlarında binlerce erkek çocuğun fahişelik yaptığı saptanmıştır. rusya’da sadece moskova’da 1.000 kadar fuhuş yapan çocuk olduğu bildirilmektedir.
+
aynı örgütün verilerine göre ispanya’da göçmen olarak getirilen, çoğunluğu 12 yaşının altındaki 5.000 kıza fahişelik yaptırılmaktadır ve aynı ülkede sadece 2002 yılı içinde 8.000’den fazla çocuğun kaybolduğu bildirilmiştir.
http://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/App_Themes/TumDergiler/58.pdf

luis enrique’, ana babadan çalınan paranın fahişelere değil de, sinemaya harcanırsa meşru olduğunu söyleyerek aklımı çelmişti.
+
yaşamaktan daha değerli bir değer uğruna ölebilen canlıdır insan. hatta 2 yaşındaki çocuğunu yaşatmak için fahişelik yapıp hergün yeniden ölebilir.
+
her insan halifetullahtır; fahişeler ve tefeciler bile.
http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2015/06/Derin-L%C3%BCgat-old-4.pdf

1992’den 2006’ya seks işçiliği: düş gezginleri ve kader filmlerinde seks işçiliği/fahişeliğin inşası
https://docplayer.biz.tr/11404481-1992-den-2006-ya-seks-isciligi-dus-gezginleri-ve-kader-filmlerinde-seks-isciligi-fahiseligin-insasi.html

eski mezopotamya’da kutsal evlilik metinleri ve “kutsal/kült/mabet fahişe(si)” ibâresi
https://docplayer.biz.tr/160824208-Eski-mezopotamya-da-kutsal-evlilik-metinleri-ve-kutsal-kult-mabet-fahise-si-ibaresi.html