yazı 40

memenin tarihi
https://www.booktandunya.com/2020/04/marilyn-yalom-memenin-tarihi.html#gsc.tab=0

kadının tarih boyunca en dikkat çekici, güzelliğin ve dişiliğin en önemli mücevheri meme olmuştur.
+
meme kimi dönemlerde süt verme özelliğinden dolayı kutsal sayılmış; kimi dönem erotik çağrışımlarla sanatçıların yaratıcılığını kamçılamış; kimi dönem de ticari bir kazanç sağlamıştır.
+
istediğiniz her şeyi bir memeyle birlikte satabilirsiniz.
+
besleyici meme
kutsal meme
erotik meme
domestik meme
politik meme
ticari meme
özgür meme
http://nek.istanbul.edu.tr:4444/ekos/TEZ/48741.pdf

hastalığın sosyal inşası ve hastalık anlatıları: meme kanseri örneği
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/593506

havvâ’yı, ilk işlenen günah sonucu sadece şehveti değil ölümü de dünyaya sokması sebebiyle ayıplarlar.
+
günahla düşmüşüm annemin karnına, günah işlemiş annem bana gebe kalırken
+
veli evlilik karşılığında müstakbel kocadan para veya mal (mehir) alır.
https://islamansiklopedisi.org.tr/kadin#2-islamda-kadin

insanlar beslenme ya da oral tatmin için tamamıyla memeye takılıp kalsalardı, yemek sanatının gelişme olanağı ne olurdu?
+
hiçbir kısmi-nesne, hiçbir meme, cinsel-organlar arasındaki hiçbir bağ bizatihi tabu değildir, yalnızca tam-nesnelere ve “yanlış” küresel kişilere ait olarak göründükleri zaman tabudur.
https://avys.omu.edu.tr/storage/app/public/engin.yurt/64387/%C5%9Eizoanalize%20giri%C5%9F,%20s.%2010-19.pdf

yeşim ceren bozoğlu: çünkü dünya kadın cinselliği üzerinden dönüyor.
+
güliz sağlam: tam da erkek egemen sistemin dayattığı bir şeyden konuşuyoruz aslında. kadın bedeninin, cinselliğinin metalaşmasıdır bu. istedikleri şekilde davranmazsan, bir başkasıyla yola devam ediyorlar.
+
yeşim ceren bozoğlu: örneğin, benim şimdiye kadar çektiğim filmler içerisinde, bir tanesinde sevişmeye benzer sahne vardı. . “eve dönüş” adlı işkenceyi tartışan ikinci filmdi. 12 eylül ile ilgiliydi. üstüm çıplaktı, göğüslerim ortadaydı. bütün set bütün, çaycı ramazan ağabey dâhil gördü.
+
kolay değil öyle sahneleri çekmek….
ruhunuzu soyuyorsunuz.
http://www.kameraarkasi.org/makaleler/makaleler/sinemadakadin.pdf

oyunculukta engellerin oluşumu: karakter ve ben ilişkisi sorunu
+
toplumsal ilişkileri özellikle türkiye’de düşünürsek islam dininin bunun bir parçası olduğunu atlamamak gerekir. türkiye seküler bir ülke olmasına rağmen özellikle toplumsal ilişkilerde dinin bu anlamda etkili olduğu söylenebilir. insanlar belli kalıplara göre yetiştirilirler ve çoğunluğun müslüman olduğu böyle bir ülkede dinin öngördüğü kuralları en azından hayatının bir bölümünde öğrenerek geçirirler. sahnede açıklığın gerektiği ya da mahremiyetin bir miktar bile bozulması gerektiği durumlarda yani bu kalıpların dışına çıkmaları gerektiğinde blokajlarla karşılaşabilirler.
+
üstelik sadece islam diniyle sınırlı değildir tabular, cinsiyet tasarımı da önemlidir. eşitlikten uzak bir toplum olduğu için türkiye’de kadın oyuncu olarak yaşamak da sahnede yine bir çok blokajın oluşmasına neden olur. çünkü aslında toplumdan topluma değişmekle birlikte, hemen hemen her toplumda kadın-erkek eşitsizliği görmek mümkündür. özellikle toplumdaki cinsel işbölümü ve roller konusunda din özellikle bu kalıpların benimsenmesine ve içselleştirilmesine neden olur çünkü kutsal sayılır. dinsel dünya görüşleri, dindar yada değil, toplumun tamamının bilinçaltında var olur. gündelik yaşamlarını etkiler. kültürlerin dünya görüşleri kadın imgelerini de içerir ancak bu imgeleri yaratan kadınlar değil, erkeklerdir. bu nedenle oyuncu olarak kadının, karakter yaratımı sürecinde karşılaştığı blokajlar hem cinsiyet eşitsizliğinin tasarımındaki hem de dinin tayin ettiği engellerden oluşur.
+
ayrıca özellikle sinema ve dizi sektöründe oluşan bir tabu da kapitalizmin güzellik algısının farklı şekillerde özellikle kadınların üzerinde kurduğu baskıdır. kadın oyuncuların her daim güzel görünmeleri gerektiği düşüncesi kimi zaman en büyük blokajların oluşmasına neden olabiliyor. çünkü kişinin beninden ayrı toplumun ondan görülmesini beklediği şekilde ve bu görüntüyü sürekli temin ve devam etmek üzere bir maskeyle dolaşmak durumda kalıyor. buna ek olarak yine özellikle kadın oyuncular için geçmişten beri kadının cinsel bir obje olarak algılanması, tiyatroda da tacizlere uğramasına, bazı rejilerle kadın bedeninin metalaştırılmasına neden olmuş. özellikle kadın oyuncular için yapılan seçmelerde bu anlamda tatsız olaylar yaşanmıştır.
http://academicrepository.khas.edu.tr/bitstream/handle/20.500.12469/2254/0066685ozgeKeskin.pdf

astsubaylar tam tekmil ordaydı. iki adet binbaşı, bir yüzbaşı ve on adet asteğmen de geçerken şöyle bir uğramışlardı. sunucunun sabırları tüketen giriş taksiminden sonra program, alkış, ıslık ve ali dağlı adlı sanatçımızın iç parçalayıcı feryatlarıyla başladı. sahnede bir bağlama ve darbuka eşliğinde avazı çıktığı kadar bağıran sanatçımızın hangi şarkı ya da türküyü seslendirdiğini anlamak mümkün değildi. fakat müstesna bir kulağa sahip oldukları anlaşılan astsubaylar ve erat, her şarkı bitiminde çılgınca alkışlıyorlardı. türkü dünyasının prensi sahneyi terkettiğinde derin bir oh çektim! esmer vatandaş kimsenin gülmediği (o gürültüde zaten anlaşılmıyordu) bir iki fıkra anlattıktan sonra gecenin ilk bombasını patlattı:
— şimdi huzurlarınızda rakkaseler kraliçesi nurten çiçek!.
büyük bir tezahürat altında sahneye çıkan kadın (kadın mıydı?!) kıvırmaya başladığında, bir an salon yıkılıyor sandım. erat bir ağızdan tempo tutuyordu:
— aç, aç!..
göbeğine uzanan memelerini ikide bir küçücük sutyenin içine tıkıştırmaya çalışan rakkaseler kraliçesi gülücükler dağıtarak oynuyordu. ama asıl kıyamet erlerin oturduğu kısma yaklaşınca koptu. eratın “aç aç” isteklerini kıramayan nurten çiçek önce sağ göğsünü şöyle bir göster-‘ di. sonra, “helal, nurol” sesleri arasında sol göğsünü… biraz sonra da ikisini birden! sahneyi terkettiğinde ise hüzünlü bir sessizlik çöktü ortaya. sanıyorum erat, “ikiyüz liraya bu kadarcık mı?” diye düşünüyordu.
https://stratejikoperasyon.files.wordpress.com/2014/05/mit-zileli-vur-emri.pdf

osmanlı’nın istenmeyen kadınları “fahişeler”: toplum, devlet ve fahişeler (1811-1919)
+
fuhşun tarihi oldukça eski dönemlere ve geniş bir coğrafi alana uzanır. dini terminolojiye göre yapılan sınıflandırmada fuhuş ikiye ayrılır, çok tanrılı dinlerde görülen “kutsal fuhuş” ve meslek olarak icra edilen “ücretli fuhuş”.
+
osmanlı’nın iffetsiz ve namussuz kadınları olarak tanımlanan fahişeler, toplumun ahlakına ve dinin emir ve yasaklarına aykırı hal ve harekette bulundukları gerekçesiyle toplumdan dışlanmış, sürülmüş, hapse atılmış veya kimi zaman bir köşede faili meçhul bir şekilde öldürülmüştür.
+
devlet, zamanın koşullarına göre, bazı cezalar uygulayarak insanları fuhuştan uzak tutmaya çalışmış olsa da fuhşun tam anlamıyla önüne geçememiştir. alınan tedbir ve uygulamalara rağmen insanların fuhşa devam etmesi umumhanelerin devlet tarafından kabulüne yol açmıştır. osmanlı’da avrupa ülkelerindeki gibi bir vergi sistemi uygulanarak umumhaneler tam olarak yasalaştırılmasa da belli kaide ve kurallar çerçevesinde açılmalarına müsaade edilmiştir.
+
osmanlı’da fuhşu meslek edinen kadınlar, “fahişe, alüfte veya sermaye” olarak adlandırılmakta, bu kadınların ticaretini yapan, üzerlerinden para kazanan veya kazandıkları paraya ortak olan kadın simsarı pezevenkler ise “esnaf-ı zengâhbegan, muhabbet tellalı, gönül postacısı, dert ortağı, delil-i uşşak ve hevenkçi” olarak bilinirdi. umumhaneleri işleten kadınlara da anne, mama veya madam denilmekle birlikte umumhaneler genellikle işletmecinin adıyla veya varsa lakabıyla bilinmekteydi.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/988298

geeeeel abla gel! ikizlere özgürlük!
+
hiçbir zaman basketbol oynarken tam olarak topa konsatre olamadım. hep aklımda “memelerim çok mu zıplıyor acaba” sorusu ile koştum.
+
o küçültücü sımsıkı sütyenlerle omzunda her gün saatlerce 2 kiloyu taşıyan, bu yüzden kamburlaşan, ciddi sırt ağrıları yaşayan, bunlar olmasın diye her gün yarım saat ağırlıklarla sırt kaslarını çalıştırmak zorunda kalan benim ve ne haddine ise birileri beni sokakta, lokantada, barda, işyerinde gözleriyle taciz edip, sürekli “kocaman memelerin var ve gözlerimle senin ruhuna tecavüz ederim” diyebiliyor… sırf bu yüzden ev hariç her yerde zavallı memelerimizi bir takım kapların içine sıkıştırmak zorunda kalıyoruz. güney sahillerinde avrupalı kadınların rahatça üstsüz güneşlenmesine olan hasedim ise tarif edilemez!
+
bizi örtmek mi istiyorsunuz? alın size meme! bedenimize hükmetmek mi istiyorsunuz? alın size meme! emperyalist misiniz? alın size meme! diktatör müsünüz? alın size meme! memelerimle tokatlamak istiyorum hepsini. bunu yapabilirim, inanın bana!
https://www.sosyalistfeministkolektif.org/wp-content/uploads/Feminist_Politika/fp_sayi_24.pdf

zararlı alışkanlığı önlemeye yönelik bir araç olarak günah vergileri ve etkinliği
+
devletin gelire ihtiyaç duyduğu zamanlarda sigara, alkol, kumar ve benzeri mal ve hizmetler üzerine aşırı vergiler uygulayarak gelirini artırmaya çalışması yaygın bir uygulamadır. günah vergisi olarak isimlendirilen bu tür müdahaleler, son yıllarda artış göstermeye ve ekonomik hayatta etkilerini daha fazla hissettirmeye başlamıştır.
+
bu dönemde papalar, hayat kadınlarından zorla topladıkları paralar ile artan dini projeleri finanse etme yoluna gitmişlerdir. örneğin papa x. leo ihtiyaç duyduğu fonları, hayat kadınlarının kazançlarından sağlamaktaydı. papa, binlerce vesikalı hayat kadınını günah vergisi vermeye zorlamıştır. papalık, hayat kadınlarından pişmanlık sonucu günahlarının affedilmesi karşılığı aldığı ücretleri arttırmıştır ve ruhlarını cehennemden harç karşılığı kurtarmıştır. papa ıı. clement genelev gelirini kiliseye aktarmıştır. hayat kadınlığı ile suçlanan kişiler malvarlığını elden çıkartırken, hayatta ya da ölü olduğuna bakılmaksızın, mal varlığının yarısını rahibe manastırına devretmekteydi. mahkemelerin genelevleri vergilemesi ile ilgili yetkisi 16.yy’ın yarısına kadar varlığını sürdürmüştür.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/56624

papa 10. leo (1475-1484) papalık yaptığı önemde binlerce kayıtlı hayat kadınları için günah vergisi getirmiştir. kadınların ruhlarının arafta kalmaması için belli bir ücret almış ayrıca günah çıkarma ücretlerini de artırmıştır. papa 2. clement (1046-1047) de papalık yaptığı dönemlerde genelevlerinin gelirlerinin kilise’ye aktarılmasına karar vermiş, ayrıca fahişelikle suçlanan kadının hayatta olup olmamasına bakılmaksızın sahip olduğu servetin yarısının bir manastıra bahşedilmesine karar vermiştir.
+
aile içi şiddete yönelik çalışmalar daha çok kadının ve küçük çocukların maruz kaldığı şiddet ile şiddeti uygulayan bireyin alkollü içecek tüketmesi veya diğer herhangi bir uyuşturucunun etkisi altında olup olmaması dikkate alınmaktadır. genellikle bu tür ilişkiler aranırken değişkenlere hanehalkı sayısı, medeni durum, yaş, eğitim durumu ve/veya etnik yapı gibi unsurlar dâhil edilir.
+
kadınların alkol kullanmaları halinde ise sadece hamilelik dönemlerinde şiddet görme riskini artırmaktadır.
+
durance ve arkadaşlarının yaptıkları çalışmada alkollü içeceklere getirilen vergilerin tüketimi azalttığı, ancak tüketimde meydana gelen bu azalmanın kadınlara yönelik şiddet olayları üzerinde istatistiksel olarak çok ciddi bir etkisi olmadığı sonucuna varmışlardır.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/400239

haremde selamlığın makesi:
burada çimdik, meme sıkmak gibi can yakıcı şakalar vardı. fakat ahenkden, hele rakısdan pek ziyade haz ediyordu.
+
gel civanım yaslan şöyle sineme
naz itme çözülsün şol sadef düğme
kızılcık hunnab mı görelim meme
diye nigar seni sarar kucağa
+
adettir üçleme sunulur rakı
ta ki tefrik etme karayla akı
ol yosma avretin izin ver hakkı
düşer behram şahım deyu ayağa
+
beyoğlunun yüksek tabaka yosmaları da eksik değil.
+
matmazeller mösyöier
kol kola gezinirler
aşku sevdadan bahsedip
ezilip büzülürler
+
benli hürmüz beşiktaşın yosması
ne de açmış allı güllü basması
eli bayraklı zehranın kızıdır
konu komşu ağzının sakızıdır
+
kapıldım bir yosma civanın can yakan gözlerine
yakdı beni mahvetti tatlı dilli sözlerine
https://bluesyemre.files.wordpress.com/2020/05/istanbul-ansiklopedisi-05-bayram-boc49fazic3a7i.pdf

davacı vekili; davacının büyük ve sarkık meme şikayeti ile davalı özel …. hastanesine giderek plastik ve rekonstrüktif cerrahi estetik alanında uzman davalı dr……’na estetik amaçlı ameliyat olduğunu, ……
+
bu ameliyat sonrası davacının meme uçlarının nakledildiği yere yapışmaması nedeniyle zaten eser ayıplı hale gelmiştir.
http://www.yuceavukatlik.com/Kararlar/65-DOKTOR%20HATASI,ESTET%C4%B0K%20YAPILAN%20G%C3%96%C4%9E%C3%9CS,TAZM%C4%B0NAT.pdf

bir yandan sirkeci’nin tiren dolu kadınları
âdettir sadece ağızlarını öptürürler
+
yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
sonrası iyilik güzellik.
+
bana bir atkı getir, onun göğsünü örtmüş olsun,
bana sevgilimin çorap bağını getir!
+
ne güzel konuşur sokak satıcıları
fötr şapkalarıyla ne kalabalıktırlar
ve çiçekçi kızların göğüsleri
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/360269

önce upuzun, sonra kesik saçın vardı;
tenin buğdaysı, boyun bir başak kadardı;
içini gıcıklardı bütün erkeklerin,
altın bileziklerle dolu bileklerin.
açılırdı rüzgârda kısa eteklerin;
açık saçık şarkılar söylerdin en fazla,
ne çapkın komşumuzdun sen, fahriye abla!
+
her kadının bastığı yerde sanki kalbim var
kalbim ki vahşi bir zevk alır ezilişinden.
bir kadının içinden ağlayışı, gülüşü,
gözlerinden ziyade bacaklarına yakın.
bir lisandır onların duruşu, bükülüşü;
kadınlar! onlar varken konuşmayınız sakın.
+
aynada başka güzelsin
yatakta başka
aldırma söz olur diye
tak takıştır, sür sürüştür
inadına gel
piyasa vakti muhallebiciye
söz olurmuş,
olsun.
dostum değil misin?
+
en güzel şiirler kötülükten çıkar.
+
melâhat geçilmez
ve imparatoriçeliğinde bir vesikalık. tombalacı ceylan renkli
çekmiş. delikleri balmumuyla örterler.
gönderilen çelenklerde ‘geçilmez’ yazılmıştı soyağacı. küçük
harflerle de ‘fuhşun anısına’.
çanakkaleli melâhat’in törenine polis bandosu da katılmıştır.
+
“… sakal ve bıyık da bıraktığı. dönmez bir sapkının. üzerine bir
dedikodu. yaklaşmaz kadınlara buyrulduğu gibi. kışkırtır kuşkuları.
… yinelediği bir sözcük kezlerce: erselik!
+
şiirde geçen “sapkı” sözcüğü, “bir görevin, özellikle fizyolojik bir görevin ters bir yön alması”; “erselik” ise, “kendinde hem erkek, hem de dişilik organları bulunan, hünsa” anlamına gelmektedir.
+
bir kraliçedir oğlum kanatlarını açmış
+
bir kadın canıma mercan sokuyor
dayamış ağzıma bir memesini;
bir tel uzayıp gidiyor saçından
damağına muhabbetle gömülmüş dişleri
http://turkoloji.cukurova.edu.tr/YENI%20TURK%20EDEBIYATI/hulusi_gecgel_erotizm_temasi.pdf

kurtulalım şu memelerimizden artık
https://www.researchgate.net/profile/Arzu_Oezyoen/publication/325466232_Yirminci_Yuzyil_Oncu_Akimlari_Ve_Absurt_Tiyatro’ya_Giden_Yol_-_Twentieth_Century_Pioneer_Movements_and_the_Way_to_the_Theatre_of_the_Absurd/links/5b0fb182a6fdcc80995bea90/Yirminci-Yuezyil-Oencue-Akimlari-Ve-Absuert-Tiyatroya-Giden-Yol-Twentieth-Century-Pioneer-Movements-and-the-Way-to-the-Theatre-of-the-Absurd.pdf

anne ve onun memesi, çocuğun bütün ihtiyaçlarını karşılar; bu âdeta büyülü bir kontroldür çocuk için.
+
ilk nesne anne memesidir ve melanie klein (1999) haset ve şükran adlı eserinde, bir çocuğun annesinin memesiyle kurduğu ilişkinin biri olumlu diğeri olumsuz iki duyguyu ortaya çıkardığını öne sürmüştür.
+
bir fırlak meme gördük mü, bastığımız yeri tanıyamaz oluyoruz.
+
dizim dizim insan ortasında ısırıveresim geliyor şunun memelerini.
http://monografjournal.com/sayilar/5/yipranan-nesne-kaybolan-benlik-monograf-sayi-5.pdf

dolaştığı çeşitli kapılarda on yaşından beri edirnekapı’daki mahallesinin bakkalı, manavı, palazlanmış mahalle çocukları tarafından mıncıklana mıncıklana büyümüş, sütyenle sarkmaktan kurtarılmış yüklü memeleri…
http://www.sosyalarastirmalar.com/cilt3/sayi13kadinsayisipdf/eliuz_ulku.pdf

sakin ol çünkü meme’lerimin üzerinde yürüyorsun
http://www.altinicizdiklerim.com/resimler/Tanr%20Yanlgs%20-%20Richard%20Dawkins.pdf

yüzyıllar boyu babanızın sizi tuttuğunu ve başka bir erkeğin bacaklarınızın arasını acıttığını düşünün.
+
kocanızın sizi bir yatağa bağladığını, meme uçlarınıza mum damlattığını ve başka erkeklerin de bunu seyrettiğini düşünün.
+
doktorunuzun size vermesi gereken ilaçları penisini yalamadığınız sürece vermediğini düşünün.
+
binlerce yıl süren sessizlikten sonra kamera icad ediliyor ve size bunlar yapılırken çekilen resimler etrafa dağılıyor.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/790646

annelik, hayvan-oluş, yeryüzü
+
nazile kalaycı
+
doğanın tahakküm altına alınması hayvanların ehlileştirilip dizginlenmesinden ya da kadınların şiddete maruz kalmasından bağımsız değildir; doğanın tahrip edilmesinin diğer yüzü toplumsal cinsiyet meselesi ve hayvanların maruz kaldığı şiddettir.
+
doğa kategorisinin çoklu dışlamalarla kurulmuş olması bir yandan düşünce ile yaşam arasında uçurum açmış, diğer yandan kadınları ve hayvanları doğanın zorunlu müttefikleri haline getirmiştir.
+
ve kurt kuzu ile beraber oturacak; ve kaplan oğlakla beraber yatacak; ve buzağı, genç aslan ve besili sığır bir arada olacak; ve onları küçük bir çocuk güdecek……
+
bizim bugünkü sınıflandırmalarımızı şirazesinden çıkartan bu varlıklardan bir kısmı dionysos’a eşlik eden çılgın ve azgın kadınlar güruhu mainadlar eşliğinde doğayla bir ve bütün olmayı kutlayan varlıklar olarak anlatılır.
+
baharın gelişiyle kutlanan şenliklerde kendinden geçmiş, bütün bireysel biçimlerinden sıyrılmış kadınlar esrime ve coşku içinde doğayla birleşirken, onlara ağaçlar, kayalar, dağlar, bayırlar, inlerinden çıkan vahşi hayvanlar da eşlik eder.
+
bu varlıkların doğadaki yaşamı polis insanı için akıldışıdır: mainadlar yılanlarla oynar, karacaları ve kurt yavrularını emzirir; doğa da onlara bağışlarını bol bol sunar; thyrsoslardan bal akar, kayalardan pınarlar fışkırır, parmak bastırınca toprak bir meme gibi sütünü sağdırır; dans eden toprak, çılgın yabanıl hayvanlar, hepsi aynı akışın dansı içindedir; yapraklardan yapılma taçlar takmış, hayvan postu giymiş kadınlar da toprağın ritmine uyarak dans eder.
+
tanrılar ile hayvanlar, bitkiler ve kadınlar maddesel olarak özdeştir.
+
polisin dışı muammaların, kehanetlerin, arzu taşkınlıklarının, azgın kadınların, vahşi hayvanların ve kanun kaçaklarının yeridir.
https://www.yapikrediyayinlari.com.tr/dosyalar/2020/06/cogito93_kisa.pdf

beden ve cinsiyet kavramlarının mimari tasarım üzerindeki etkilerinin incelenmesi
+
…… nicolas schöffer’in kadın memesi biçimindeki “cinsel eğlenceler merkezi”, bu türün en ünlü örnekleridir.
+
endonezya toplumunda mekan iki kategoriye ayrılır.
sol, kadını, deniz kenarını, aşağıyı, toprağı, ruhani olanı, arkayı ve batıyı; sağ, erkeği, dağ kenarını, üstü, cenneti, önü ve doğuyu temsil eder.
+
erkekler dağdan ve üst dünyadan çıkan hayatla özdeşken, kadın denizin alt dünyasından çıkan ölüm, hastalık ve bela ile özdeştir.
http://dspace.yildiz.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/1/11334/0033958.pdf

cinsiyet ve cinselliğin mimarlık alanında yer bulduğu en çarpıcı örnekler genellikle ütopik tasarımlarda karşımıza çıkmaktadır. bunlar çoğunlukla, “konuşan mimarlık” diye nitelendirilen, işlevini neredeyse bire bir yansıtan tasarımlardır. bu türün en bilinen örnekleri, fransız mimar claude-nicolas ledoux‟un tasarladığı penis biçimindeki „eğlence evi‟ ve nicolas schöffer‟in kadın memesi biçimindeki „cinsel eğlenceler merkezi‟dir.
+
şekil 4. 3 nicolas schoeffer‟in kadın memesi biçimindeki “cinsel eğlenceler merkezi” ve claude-nicolas ledoux‟un “eğlence evi” tasarımı.
http://acikerisim.deu.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/20.500.12397/7865/299088.pdf

young, heteronormatif değerlerle bezenmiş bedensel uyum eleştirisini yaparken kadın bedeninin geldiği son noktayı ve özellikle günümüz toplumlarında kadınların lehine gerçekleşen belirli süreçleri analiz ederek örneklendirir. bunlardan ilki, eril tahakkümün kadın bedenini ve kimliğini kadın memesi üzerinden tanımlamasıdır. on female body experience adlı yapıtında young, özellikle kadın memesinin maskülen kültür tarafından nasıl nesneleştirildiği ile ilgili önemli hususlara değinir. young’a göre kadın memesi, genel olarak nesnelleştirici erkek bakışlarının bir korelasyonu olarak yapılandırılmaktadır. kadın memesinin nasıl göründüğü, ölçüldüğü ve normlara uygunluklarına -yuvarlak, büyük ve dik olması gerektiği- dahi karar verildiği kadın bedeni, estetik cerrahinin bir parçası olmuş durumdadır. öyle ki sağlık açısından yapılan operasyonlardan ziyade sadece estetik açıdan yapılan meme büyütme ya da dikleştirme operasyonlarının sayısı gittikçe artmaktadır. fakat büyük meme ölçülerine sahip olan kadınların sırt ve boyun ağrıları yaşamalarına rağmen meme küçültme ameliyatları, büyütme işlemine göre çok daha az yaygındır. meme implantlarının elle ya da mamogram yoluyla erken bir tümör keşfini zorlaştırması ve bu sorunun uzmanlar tarafından da bilinmesine rağmen meme operasyonlarının her geçen yıl artış göstermesi, durumun vahimliğini gözler önüne sermektedir.
+
reklamlarda, dergilerde ya da panolarda sergilenen kadının sunumu, nesneleştirilerek heteronormatif değerlere ayak uydurmak zorunda bırakılmaktadır. nitekim bazı kadınlar için daha büyük meme ölçülerine sahip olmak, özel hayatı kadar iş hayatını da -özellikle model ya da manken olan kadınlar gibietkilemektedir.
+
young’ın meme büyütme ameliyatlarının bu kadar üzerinde durmasının ve eleştirel perspektifle meseleye yaklaşmasının nedeni, ameliyatları gerçekleştiren kadınlara yönelik değildir. her ne kadar bu gibi işlemleri kişisel olarak gereksiz görse de onun temel derdi, kadınların içinde bulundukları sosyal baskılara ve benzerlerine yönelik rasyonel tepkileri ortaya çıkarmaktır. çünkü young’a göre heteroseksüel normlar, farklı meme formlarına değer vermeyip daha çok standardı yükselterek kültürel olarak sunulmaktadırlar. örneğin bir kadın hastalığından ötürü alınan ya da deformasyona uğrayan memesini gizlemeyi öğrenerek heteronormatif değerlere uyum sağlamaya – meme olmamasına rağmen sütyen takması ya da sütyenini çorapla doldurması gibiçalışır.
http://openaccess.hacettepe.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/11655/7925/Farkl%C4%B1l%C4%B1k%20Politikas%C4%B1%20Ba%C4%9Flam%C4%B1nda%20Iris%20Marion%20Young%20ve%20Adalet%20Kavram%C4%B1.pdf

kitab-ı mukaddes’in özellikle eski ahit bölümü, bir kutsal metne göre aşırı sayılabilecek cinsel anlatımlar içeriyor. bunlar muhtemelen çok eleştirildiği için olayı yorumlamaya çalışanların savunma psikolojisi içerisine girerek kur’an’ı karalamaya yeltendikleri söylenebilir.
+
butrus, eski ahit’teki “kadın memesi” tasvirlerine ve “aygır menisi”ne nazire olarak anlamsız ve bağlamından koparılmış bir şekilde bu ayetleri zikrediyor. kur’an’a bakıldığında, sadece birkaç ayette geçen “göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kız” tanımlamalarının bu dünyaya değil bütünüyle ahirete yönelik olduğu görülecektir.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/143695

düşünce tarihi içinde ve farklı kültürlerde kadın memesine ilişkin tasvirler, paradoksal bir şekilde kurgulanarak hem iyi, hem de kötü olanı temsil etmiştir. özellikle kadının annelik miti üzerinden kutsallaştırılan toplumsal söylem ve ona eşlik eden politik ve dinî söylem bir yandan memeyi hayatın kaynağı olarak tanımlarken, öte yandan farklı söylemler aracılığıyla baştan çıkarıcı olarak da kodlamıştır. besleyen, büyüten, cinselliğin ve baştan çıkarıcılığın kaynağı olan meme, iki farklı kutupta yer alan ve kadınların annelik/emzirme deneyimi üzerinden etkili olan söylemlerdir.
+
kadın memelerinin tarihsel süreç içinde değişen anlamı ve özellikle cinsel bir obje olarak ataerkil ve kapitalist ideoloji tarafından inşa edilmesi, emzirmenin kamusal alanlarda tabulaştırılmasına neden olarak onu gözden uzakta yapılması gereken bir eyleme dönüştürmektedir.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1122213

çocuk yaşta kadın memesi ile tanıştırarak inkar edilemez bir hizmette bulunan `yüzbaşı volkan`’ın bir macerasına konuk olurlar. bu macerada pos bıyıklı ruzi ve kızı, ruzi’nin kızılordu yılllarından başlayarak yaptığı işleri okuyanı kararlı bir antikomünist yapacak duyarlıkta anlatırlar. ruzi nazar’ın cıa ajanı olarak görev yaptığı bir ülkede gençlere meme ve millet bilinci kazandırmak için uğraşan bir çizgi romana konuk oyuncu olarak girmesi onun türkiye’de ne kadar içselleştirildiğinin komik bir göstergesidir.
https://www.academia.edu/29700176/PANZER_VE_K%C3%9CRT_%C4%B0SYANI

kadın memesinin toplumsal evrimi
http://www.naxcivan.org/wp-content/uploads/2018/03/Erdal-Atabek-K%C4%B1rm%C4%B1z%C4%B1-I%C5%9F%C4%B1kta-Y%C3%BCr%C3%BCmek.pdf

cahiliye döneminde kadın, içki, eğlence arabın bireysel ve sosyal hayatında önemli bir yer tutuyordu.
+
dünya hayatında erkek ve kadının meşru birlikteliği, bedenî ve ruhî tatmini (meveddet ve rahmet) de58 beraberinde getirmektedir. dünya hayatında en büyük beşerî arzu ve ihtiyaçlardan biri olan kadın-erkek birlikteliğinin cennette de devam etmesi, insan tabiatının bir gereğidir. kur’ân’da da temiz eşler (ezvâcü’n-mutahhara) vaadi ile cennette evliliklerin gerçekleşeceği ve karı koca ilişkisinin yaşanacağı haber verilmektedir.
+
ibn kayyım (ö. 75 1/1350), “orada nereye baksan bir nimet, büyük bir mülk görürsün” âyetinin tefsirinde cennet mülkünde herkesin melik (kral) konumunda olacağını, dünya kadını ve hûrî eşleriyle birlikte istediği gibi yaşayacağını, meleklerin dahi mülküne izinsiz giremeyeceğini, emrine binlerce hizmetli tahsis edileceğini kaydetmektedir.
+
müfessirler, cennet ehlinden erkeklerin yaşının otuz üç olacağı hususunda neredeyse görüş birliği içerisindedirler, fakat kadınların yaşı, en-nebe sûresi 33. âyette yapılan niteleme (kevâiņbe etrâbâ: göğsü tomurcuklanmış kız) sebebiyle tartışma konusu olmuştur.
+
türkçe yapılan birçok mealde konumuz olan âyete, “göğsü tomurcuklanmış/kabarmış yaşıt kızlar.” anlamı verildiği ve göğüsler için “tomurcuklanma” betimlemesi yapıldığı görülmektedir. böyle bir anlamlandırma da, kadının anatomik yapısı ve fizyolojik gelişimi dikkate alındığında, 11 ila 13 yaşları arasında bir kız çocuğunu akla getirmektedir. fakat söz konusu âyete elmalılı hamdi yazır “ve turunç sineli yaşıtlar var”, yaşar nuri öztürk’, “göğüsleri turunç gibi yaşıtlar” şeklinde anlam vererek göğüsler için “turunç” nitelemesi yapmışlardır. ismail hakkı izmirli de, en-nebe sûresi 33. âyete “sineleri ağısaklanmış kızlar” mealini vermiştir. böylece bu müelliflerin, ergenlik çağını çağrıştıracak bir anlamlandırmadan biraz uzaklaştıkları anlaşılmaktadır. ömer nasuhi bilmen, konumuz olan âyetin çevirisinde, cennet kadınlarının ilk ergenlik çağında olduğunu çağrıştırsa da ayrıca bir yaş tespiti cihetine de gitmiştir: “(nar memeli) memeleri neşvü nema bulmuş, kabarmaya başlamış, turunç bir hale gelmiş, (hep bir yaşta) on altı yaşlarında pek genç cariyeler de vardır.” (en-nebe 78/33). süleyman ateş de söz konusu âyete “göğüsleri yeni kabarmış kendilerine yaşıt kızlar” şeklinde anlam vermiştir. ateş, her ne kadar kevâib kelimesine “yeni kabarmış” anlamını vermiş olsa da etrâb kelimesine “eşleriyle yaşıt” anlamını vermekle bu konuda ileride de görüleceği gibi müfessirlerin birçoğu ile aynı görüşü paylaşmıştır.
+
bütün bu meallerden, cennette ödül olarak verileceği vaat edilen eşin cinsiyetinin kadın olduğu ve bu kadınların ortak vasfının “bakire yaşıt kız” olduğu anlaşılmaktadır. bu durumda ise en-nebe sûresi 31. âyette cennette ödüle layık görülen “muttaki”lerin erkekler olduğu, kadın muttakilerin ise söz konusu edilmediği sonucu çıkmaktadır.
+
müslümanların kutsal kitabının mahiyeti hakkında bilgi sahibi olmak için kur’ân okuyanlar ve kur’ân’a dışarıdan bakanlar “göğsü tomurcuklanmış kızlar” (en-nebe 78/33) meâlindeki âyeti okuduklarında, kutsal kitapta böyle bir betimlemenin olmasına şaşırdıklarını ve hatta olabilirliğini sorguladıklarını görmekteyiz. islâm dinine karşı ön yargılı olan ateist ve deist inanışlı bazı kimseler sosyal medyada bu âyetten hareketle, “cennette sübyancılık, pedofili” gibi çirkin yakıştırmaları dile getirmektedirler. kadın haklarının sürekli gündemde olduğu, kadına karşı pozitif ayrımcılığın körüklendiği, kadının meta olarak görülmesine ve cinsel istismarlara karşı toplumsal duyarlılığın arttığı günümüzde, her şeyi okuyan, daha çok kendi kültürel değerlerini sorgulayan, batı’daki kelimeleri fiili bir gerçeklik olarak sorgusuz kabul eden kimseler, bizden bu anlamlandırmaya da makul bir açıklama beklemektedirler. islâmî öğretileri savunmacı bir yaklaşımla farklı zaman ve mekânlarda oluşan algılara uyarlamak gibi bir düşünceye sahip değiliz, fakat zihni tırmalayan bir anlamlandırmada eksik ve yanlış anlaşılma varsa, bunu düzeltmenin de görevlerimiz arasında olduğu kanaatindeyiz. her ne kadar bu âyet üzerinde yapılan tartışmalar dikkatimizi bu konuya çekmiş olsa da ömer özsoy’un dediği gibi “her ne pahasına olursa olursun çağdaş ihtiyaçlara cevap verme ve çağdaş duruma uygun düşecek anlam üretme” niyetinde de değiliz. konuyla ilgili ulaştığımız rivayetler ve elde ettiğimiz karinelerin ışığında muhtemel anlamlardan birini tercih ederek te’vil yapmış olacağız.
+
etrâb, kendi aralarında aynı yaşta ve özellikte olmayı ifa ettiği gibi, eşleri ile de aynı yaşta olmayı da ifade eder. allah cennet kadınlarını, aynı güzellikte ve özellikte yaratmıştır ve bu sebeple de aralarında kıskançlık, buğz, haset, düşmanlık ve rekabetin bulunmadığı bildirilmiştir.
+
(كواعب (kaņb, kâiņb, kevâiņb ve ekvâb kelimelerini lüğavî yönden incelediğimizde, kelimenin çıkıntı kemik, küp, kare, kitle gibi nesneler için kullanıldığını görmekteyiz. kadının göğüs kısmında çıkıntı halinde dik duran memelere de bu bağlamda mecazen kevâiņb denilmiştir. bazı müfessirler, en-nebe sûresi 33. âyete anlam verirken kevâiņb kelimesinin lügavî ve mecazî anlamını dikkate almışlar ve bu kelimeyi yaşıt kız anlamındaki etrâb kelimesi ile birlikte yorumlayarak “göğsü tomurcuklanmış kız” anlamını vermişler ve bu konudaki rivayetleri ibn abbas’a dayandırmışlardır. fakat burada, kevâiņb kelimesinin mecazen göz alıcı olmak, gösterişli, süslü desenli elbise anlamlarında da kullanıldığı göz ardı edilmiştir. halil b. ahmed, kitâbu’l-aņyn’da kevâiņb kelimesinin halk arasında kullanılan “kalkık göğüs” anlamını verdikten sonra, “pileli, desenli, gösterişli elbise”ye de arapların “es-sevbu’l-mukaaņbu’l-madviyyu’ş – şedidü’l-idrac” dediklerini kaydeder.79 ibn manzur da lisânü’l-arab’da, bir kişi şeref ve zaferle nitelendirildiğinde “âli’l-kaņb” denilir, demektedir.80 bu bilgilerden, kevâiņb kelimesinin, güzel görünümlü, göz alıcı, şerefli anlamları da ortaya çıkmaktadır. buna göre en-nebe sûresi 33. âyete, “gösterişli, şerefli, yaşıt eşler.” anlamını vermek, diğer anlamlandırmalara kıyasla daha kapsamlı görünmektedir. muhammed esed’in bu âyete “müthiş uyumlu harika eşler.” şeklinde vermiş olduğu anlam da bizim tercih ettiğimiz anlama oldukça yakın görünmektedir.
+
kur’ân’da kevâiņb kelimesinin lügavî anlamda kullanıldığını ve küp ve yumru anlamlarının kastedildiğini kabul etsek bile buradan, göğsü yeni tomurcuklanmış bir kızı anlamamız gerekmiyor. her şeyin en güzel hali ile varlığını sürdüreceği cennette kadının vücut organlarının dünya hayatında olduğu gibi doğum yapma, yaşlılık ve hastalık gibi etkenlerle bozulmadığı, bütün organlarının olması gerektiği gibi bir şekle sahip olduğu anlaşılabilir. dünya hayatında da kendine bakan ve sağlıklı yaşayan bazı kadınların vücut formunu ileri yaşına rağmen koruduğu bilinmektedir. arap belâgâtının, “ifadetü’l-cüz, iradetü’lkül” bir şeyin cüz’ü ifade edilir, fakat tümü kastedilir, kaidesinden hareketle allah’ın küp benzetmesiyle bütün bedenin güzel bir görünümde olacağını bu şekilde ifade etmek istediğini düşünebiliriz.
+
mekkî sûrelerde cennetteki eşler için etrâb sıfatı zikredilirken, medenî sûrelerde “ezvâcun mudahharah” (temiz eşler) nitelemesi dikkat çekmektedir. zaten manen temiz olanların cennete gireceğini belirten fahreddin errâzî, eşler (ezvâc) kelimesinin hem erkeğe hem de kadına şamil olduğunu ifade etmektedir. bu temiz eşlerle birlikte kalınacak yerlere de “temiz, hoş yerler” “mesâkine tayyibeten” denilmektedir.
+
ibn kayyım cennet kadınlarının bazı özelliklerini şöyle zikretmektedir: güzel gözlü ve güzel tenli, güzel elbiseler giyinmiş bir şekilde arz-ı endam eden, hayız, nifas, bevl, def-i hacet ve dünya hayatında eziyet veren her türlü kirden ârî olma. cennet erkeklerinin bazı özellikleri de şöyle zikredilmiştir: genç, zinde, güçlü, kusursuz, kılsız, tüysüz, gözleri sürmeli, gençlikleri ve güzellikleri ebedi olan bir bedene sahip, hastalık ve sakatlık gibi kusurlarının olmaması, sürekli nimet içinde olma, hiçbir güçlükle karşılaşmayacak olmaları. cennet kadını olan hûriler de, cennet ehli erkeklerin hizmetine verilmiş, beyaz yüzlü, siyah gözlü, güzel görünümlü genç kızlar şeklinde tarif edilmektedir. buna göre cennet ehlinin görünüm bakımından şık, zarif ve en güzel şekilde, sağlık yönünden de tam bir kemâl-i afiyet hali üzerine olacaklarını söylemek mümkündür. insanın en güzel yeri yüzü, yüzünde de en güzel organ ise gözüdür. hûrîler için kullanılan iri gözlü anlamındaki “hûrin iņyn” sıfat tamlamasının, uzuvlardaki uyuma, ruh kuvvetine, huzur ve mutluluk kaynağına işaret ettiği söylenmektedir.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/907180

ben, senin gibi nice kız, gebe ve emzikli kadınlara geceleri gitmiş ve onları bir yaşına basmış, nazar boncuklu, emzikli çocuklarından alıkoymuşumdur. ki o emzikli kadın, çocuğu ağladıkça vücudunun yarısıyla ona dönüp meme veriyor ve altımdaki yarısı benden ayrılmıyordu.
http://isamveri.org/pdfdrg/D01910/2001_1/2001_1_OZTURKM.pdf

erkeklerce, kadınlardan hem iyi hem kötü, hem kutsal hem dünyevi, hem bakire hem de fahişe olmaları beklenir.
+
kıyamet habercisi bir peygamber için dahi sıra dışı olan bir hiddetle onların memelerine saldırılıyordu.
+
bu iki kız kardeş gençliklerinde mısır’da fahişelik ettiler. memeleri orada okşandı, bekâretlerini orada yitirdiler. onlar, asurlular ve babilliler’le de fahişelik etti ve daha önceki dinsiz sevgilileri tarafından eninde sonunda yok edileceklerdi.
+
iki kardeşin fahişeliği, memelerinin bakireliklerini yitirip kirlenmeleriyle sonuçlanır. memelerin bekâreti kalmamış ve işledikleri günah her şeyi onların elinden almıştır.
+
tanrıça athirat ve erkek eşi baal’ın kutsal fahişeleri olan rahibeler ve rahiplerdi.
+
yahudilik, fahişeliğe karşı çıkıyordu fakat kendisinde barındırdığı ataerkil yapı nedeniyle de bir anlamda onu körüklüyordu.
+
kızını fahişeliğe sürükleyip rezil etme yoksa fahişelik yayılır ve ülke ahlaksızlıkla dolup taşar.
+
bir kâhinin kızı fahişelik yaparak kendini kirletirse hem kendini hem de babasını rezil etmiş olur. yakılmalıdır. baş kâhinin evleneceği kadın bakire olmalıdır. dul, boşanmış, kirletilmiş ya da fahişe bir kadınla evlenmeyecek.
+
fahişelikle uğraşan bir kişinin kazandığı her şey haramdır.
+
fahişelik yukarıdaki ifadelerde belirtildiği gibi kişinin koynuna aldığı bir ateştir.
+
fahişe derin bir çukur; ahlaksız kadın, dar bir kuyudur.
+
özdeyişler insanların fahişelik karşısında daima uyanık olmalarını istemektedir.
+
çıplak tepelere bak da gör.
sevişmediğin yer mi kaldı?
çölde yaşayan bedevi gibi
yol kenarlarında oynaşlarını
bekleyip durdun.
fahişeliğinle, kötülüklerinle ülkeyi
kirlettin.
+
fahişelerin evlerine doluştular.
şehvet düşkünü besili aygırlar!
+
fahişelik, kozmik dinselliğin en yaygın biçimlerinden birini temsil etmektedir.
+
ohola ve oholiva’nın yaptıkları aslında hem fahişeliğin boyutunun hem de bir ülkenin bekâretini kaybedişinin sembolik bir dille ifadesidir.
+
kullanılan dilin üslubu ise fahişeliğin çirkin vurgusu üzerinden yapılmaktadır. bu öyle bir çirkinlik ki tanrı’yı çileden çıkarmakta adeta tanrı tüm öfkesini bu iki kente kusmaktadır.
+
fahişelik kurumu, ayrıca buna bağlı olarak kadın bir meta haline gelmiş ve onun sırtından para kazanılmıştır. çoğu zaman da fahişelik iktidarın elinde kendisini hükmedici kıldığı bir koz olmuştur.
+
günümüzde bile bir türlü ortadan kaldırılamayan fahişelik kurumu, artık devletler için bir para kaynağı ve toplum için bir deşarj yeri olarak kabul görmektedir.
+
fahişelik için dünyanın en eski mesleği denir. bu, ne derece doğrudur bilinmez ama gerçek olan bir şey var ki, o da fahişeliğin çoğunlukla başka seçeneği olmayan, çaresiz insanların işi oluşudur.
+
şeytanın ayartmasına gelen kişiler bunu iyi kullanmış ve kadın bedeni üzerinde bitip tükenmeyen bir haz medeniyeti ve ekonomisi kurmuşlardır. böyle olunca da fahişelik, hıristiyanlığın ortasında bir kurum olarak bitiverdi.
+
yeni ahit her ne kadar sert bir şekilde yasaklasa da yeraltına gömülen bedenin tutkuları buna dayanamazdı. nitekim daha sonra rahip ve rahibeler arasında bir sürü entrika ve olaylar vuku bulmuştur.
+
yoksa fahişeyle birleşenin, onunla tek beden olduğunu bilmiyor musunuz? çünkü ikisi tek beden olacak deniyor, rab ile birleşen kişiyse onunla tek ruh olur.
+
fahişelik, kişinin onurunu zedeler. bunun için para ödeyen de kendi açısından büyük günah işlemiş olur.
+
bir şeyin bu kadar çok yasaklanması hıristiyanlara çok cazip gelmesinden ötürü müdür? ya da gerçekten fahişelik bir ideoloji olarak tam da kiliseyle bir şekilde bağlantısı olan bir sapkınlık mıdır?
+
her ne kadar hıristiyanlık, sürekli eleştirse de sonuçta fahişelik erkekler ve hatta devlet için bir baskı ve ekonomik kaynak olarak görülebilmektedir. bundan dolayı artık yasaklamalar cazibesini yitirebilmektedir.
+
fahişelik, doyumsuz bir dölyolunun çırpınışlarıdır. kadın normal olarak tek bir kişiye (kocasına) tahsis etmesi gereken şeyini, ayrım gözetmeksizin topluluğun bütün üyelerine açar.
+
fahişe tüm yasaklamalara ve dinsel buyruklara sırt çevirerek var olan kurallara meydan okumaktadır.
+
kendini peygamber diye tanıtan izebel adındaki kadını hoş görüyle karşılıyorsun. bu kadın öğretisiyle kullarımı saptırıp fuhuş yapmaya, putlara sunulan kurbanların etini yemeye yöneltiyor.
+
bir şehirde fahişeler, bir sarayda çirkef kuyusu neyse odur; çirkef kuyusunu kaldırınız, saray pis ve kokmuş bir yer olacaktır.
+
fahişelik tarih boyunca kadınların kullanılmasıyla sürekli varlığını yaşatmıştır. bu işi ne sebeple olursa olsun kabul eden kadın ve bunu bir iktidar aracı olarak kullanmak isteyen erkek oldukça fahişelik her çağda geçerli bir kurum olarak kalacaktır.
+
zaten antikçağda, kurum olarak fahişeliği devlet yaratmıştı. bu ortaçağda da değişmeyecekti. ancak antikçağdan farklı olarak bu sefer işletmeci, kilise’dir. ortaçağ avrupa’sında genelevlerin arkasındaki güçler devlet ve kiliseydi.
+
fahişelik kurumunun arkasındaki isimler değişse de o her zaman cazip bir iktidar kaynağı olmuştur. günümüzde bile batıda hızla gelişen bu sektör artık devletler tarafından yönetilmekte hatta çeşitli yeraltı örgütleri bu sermaye üstünden çokça paralar kazanabilmektedir.
+
günümüz hıristiyan dünyası fahişeliği inananları için bir tehlike olarak görse de bunun önüne bir türlü tam anlamıyla da geçememektedir.
http://libratez.cu.edu.tr/tezler/6300.pdf

japonlar tarafından ‘halk tuvaleti’ denilen yerlerde fahişelik yapmaya zorlandılar. birçok asker tecavüzün de ötesine geçerek, kadınların bağırsaklarını çıkarttı, memelerini dilimlediler ve onları canlı canlı duvara çivilediler.
https://acikders.tuba.gov.tr/file.php/127/Lectures/PDF/3_DersDokumu.pdf

kim demiş ‘yaz aylarında estetik operasyon yapılmaz’ diye?..
+
……. memeleri dikleşmiş halde dönmek hoş olmaz miydi? genel kanının aksine, bu operasyonları yazın da yaptırabiliriz.
http://www.kuark.com.tr/en/wp-content/uploads/2014/02/vaser.pdf

hekimler ve toplumsal cinsiyet
+
1970’li yıllarda cinsiyet eşitliği söz konusu iken 2000’li yıllarda sağlık işgücünün feminizasyonundan bahsedilmeye başlanmıştır.
+
evin içindeki hastalara kadınlar bakım verirken, ev dışındaki hasta bakımı işlerinin de tarihsel olarak erkeklerin işi olduğu görülmüştür.
+
bugüne kadar hemşirelik mesleğinin kadınlar tarafından yerine getirilmesinin en önemli nedeni olarak ‘‘alturizm’’ (fedakârlık) istemesi gösterilebilir.
+
kadınlar erkeklerden daha iyi yapacakları işlerde bile ‘‘ben yapamam. bu mevkii doldurabilir miyim?’’ diye dertleniyorlar. erkekler ise doldurup dolduramayacaklarını hiç düşünmeden işi kabul edebiliyorlar.
+
hekimlik mesleğinde cinsiyetin etkisi en çok branş seçiminde kendisini göstermektedir.
+
fransa’da da cerrahi uzmanlık alanlarında kadın oranı %23’e düşmektedir.
+
kadın hekimlerin en fazla bulundukları cerrahi tıp bilimlerinin anestezi ve patoloji olduğu görülmüştür.
+
tıp alanında yaşanan cinsiyet ayrımcılığı ve kültürel farklılıklar alınan eğitimi de etkileyebilmektedir.
+
erkek genital sistem muayenesinde kadın öğrenciler erkek öğrencilere göre kendilerine 2,4 kat, prostat muayenesinde 2,3 kat daha az güvendikleri, meme muayenesinde ise cinsiyetin etkisinin olmadığı görülmüştür.
+
bir kadının bir erkekle aynı takdiri görmesi için bir erkeğe göre iki kat daha fazla efektif ve profesyonel olmalıdır.
+
erkekler kadınlara göre daha fazla çalışmakta fakat kadınlar daha fazla efor sarf etmektedirler.
+
norveç’te yapılan bir çalışmada hastanede çalışan kadın hekimlerin erkek hekimlere göre haftada 4-4,5 saat daha az çalıştıkları görülmüştür.
+
litvanya’da kadın sağlık çalışanları erkek meslektaşlarının maaşının %80’ni alabilmektedirler.
+
kadın ve erkekler arasında ücret eşitsizliğinin en fazla olduğu meslek hekimliktir.
+
ücret eşitsizliğinin hemşireler için daha az olduğu, hemşirelerin %90’ı kadın olmasına karşın erkek hemşirelere göre 12 sent daha az gelir elde ettikleri bildirilmektedir.
https://www.belgelik.dr.tr/ToplumHekim/download.php?Id=uRWyNbAAzFO

boyanmanın toplumsal işlevi
+
imaj tasarımcılarının onar yıllık sürelerle, yirminci yüzyıl boyunca etkili olacak moda akımları yaratmaları neticesinde boyanma, hızla alışkanlık oluşturarak, özellikle kadınlar arasında görece bir güzellik mecburiyeti haline gelmiştir.
+
insan cildinin mavi, kırmızı, siyah ve beyaz gibi doğal dışı renklere boyanması doğaüstü etkisi nedeniyle, bilinmezlik ve bu bilinmezlikten kaynaklanan korku yaratacağından az gelişmiş/ gelişmemiş topluluklarda tercih edilmiştir.
+
mısırlılar da bu göz makyajının sihirli olduğuna ve yapan kişinin de güneş tanrısı ra ve horus tarafından hastalıklara karşı korunacağına inanarak boyanmaya ilahi bir anlam” da yüklemişlerdir.
+
göz, iletişimin başladığı ilk organ olduğundan, makyaj tarihinde süslemeler, renklendirmeler öncelikle göz üzerinde olmuştur.
+
kusurları gizlemeye ve görüntüyü güzelleştirmeye yönelik olsa da, makyaj aynı zamanda ateşli bakışları daha da görünür kılar.
+
tahiti dövmelerinin asıl amacı, cinsel çekiciliği artırmak, yaşam gücünü yükseltmek ve dövme sahibine tanrısal görünüm vermektir.
+
tarihi neredeyse insanlığın ilk çağlarına uzanan güzel, süslü ve estetik görünmenin yanı sıra, bireysel, toplumsal, kutsal ve kurumsal işlev taşıyan boyanma işlemleri, bireylerin vücutlarının her yerine çizdikleri resimlerle sınıfsal konumlarının yanında, hayat felsefelerini de sergilemektedir.
+
bu bezemelere ilişkin, levi-strauss “yüz resimleri bireye ilkin bir insan olmanın özsaygısını verir; doğadan kültüre, ‘akılsız hayvandan uygar insan’a geçişi sağlar” derken, bireylerin medeni halinden, eş ve çocuklarının var olan durumlarına kadar toplumsal tüm bilgileri, halleri ve özellikleri bu dövmeler ve bezemelerle yüze ve bedene işlenmiş olmaktadır.
+
insan olmak için mutlaka boyanmak gereklidir; doğal haliyle kalanın hayvandan farkı olmaz.
+
bu göreneğin (boyanmanın) bugün kadınlar tarafından sürdürülmesi şüphesiz bazı erotik mülahazalarla açıklanabilir. yüz ve vücut resimleri belki bu çekiciliği açıklayabilir; en azından çekiciliği arttırmakta ve onu simgelemektedir. kimi zaman belirginleştirdikleri, kimi zaman gizledikleri, yüzün kendi hatları kadar etkileyici bu zarif ve incelikli çizgiler, kadınlara hoşça baştan çıkarıcı bir şeyler ifade eder. önay sözer’in ifade edişiyle açıklamak gerekirse bu boyanmalar “yüz üzerine tasarlanan yeni bir yüz”dür.
+
eski medeniyetlerde diğer yüz bölgelerine oranla en son görülen dudakların renklendirilmesi ise özellikle kadınların kullandığı bir uygulama olarak yerini almıştır. bu da kadınlığın yani cinsi cazibenin sembolü olarak kırmızı ve bu tonlardaki renklerle vurgulanmıştır.
+
kilisenin tutumu, makyajı yalnızca fahişeler için serbest bırakmak şeklinde olmuştur. bu da belki, cinsellik ya da cinsel cazibeyle makyaj arasındaki doğrudan ilişkiye işaret eden ilginç bir kanıt sayılabilir.
+
gözlere sürme adı verilen doğal bir boya çekmek, saçlara kına yakmak, yüzdeki benleri vurgulamak islam toplumlarında her zaman görülmüştür.
+
buffon’un ‘de l’homme’ (insana dair) adlı yapıtında ‘ insan türünün çeşitleri’ başlıklı bölümde, avrupa’da kadınlar yanaklarını nasıl kırmızıya boyuyorsa, tahitili kadınlar da kalçalarını ve kaba etlerini koyu maviye boyuyor; bu hem bir süs, hem bir rütbedir.“ denerek cinsel çekiciliği vurgulayan boyamaların yüzle sınırlı kalmadığına değinilmiştir.
+
eski ahid’ten kur’an-ı kerim’e kadar kadının boyanmasını yasaklayan dinsel görüşlerin temelinde, boyanan kadının doğallığının, safık ve temizliğinin bozulacağı yönündeki görüşler yatmaktadır
+
tanrı size yüz vermiş, siz tutup başka bir yüz yapıyorsunuz kendinize. kırıtmalar, fıkırdamalar, yapmacıklı konuşmalar, tanrının yarattıklarına uydurma ad takmalar, hayâsızlığı safık gibi göstermeler…
+
bu sahnenin devamında hamlet, ophelia’ya manastıra gidip kendini oraya kapamasının söyler. “manastır yani, “nunnery” sözcüğünün ingilizcedeki bir başka anlamı ise, elizabeth çağı argosunda geneleve de manastır denmesidir.
+
oyuncunun boyasız, doğal yüzünün yazarın tasarladığı biçimde işlemden geçmesi ile seyirci, oyunun kurgusal alanına girmekte ve bunu kabul etmektedir.
+
kırbir yaşın yıpranmışlık etkisini hileli ancak doğru bir tasarımla onbir yaş gençmiş gösteren makyajı ve saç kesimi ile ustalıklı bir aldatmaca yaratmayı başarmıştır.
+
kathakali aktörleri her gösterim öncesinde göz kapaklarının altına bir kırmızıbiber taneciği yerleştirir, biberin yarattığı tahriş sonucunda göze kan oturmasını ve kahramanların mavi ve yeşil yüzlerinin doğaüstü görünmesini sağlarlar. pekin operası makyajı oyuncunun yüzünü tam bir maskeye dönüştürür. yüreklilik, kurnazlık, bilgelik, aptallık, kötülük vb. gibi rolün baskın özellikleri hakkında seyirciye bilgi aktarır.
+
yüzler insan davranışında önemli rol oynar. bu nedenle, erkek zihninin genel olarak meşgul olduğu şeylere rağmen, truvalı helen’in ‘uğruna bin gemi kaldırılacak bir yüzü’ olduğu söylenmiştir, ‘uğruna bin gemi kaldıracak memeleri’ olduğu değil…
+
boyanmamış solgun bir yüzün cazibeyi arttırması kadar, kişiye asil bir ifade kazandırması da olasılıklar içindeyken, aynı boyasız yüzün bakımsızlık telkin eden ve hastalık çağrıştıran tarafından da söz etmek aynı anda mümkün olabilmektedir.
+
işlenmemiş, muameleden geçmemiş hiçbir nesne projektörlerin ışığında başarılı bir sınav veremez. aşırı kusurlar ve acınası bir çehre vardır karşımızda. kadın ya da erkek fark etmez, işin içine azıcık yapaylık girdi mi her şey yoluna girer. üstünkörü yapılmış da olsa makyajın ikili işlevi hemen ortaya çıkar: gizleme ve göz alıcı sergilemenin bu incelikli karışımı sanata dönüşebilir. bu sanat çok eski zamanlardan beri uygulanmaktadır.
+
“boyanmak” ilkel kabilelerde insan olmanın özsaygısının göstergesi olarak kabul edilmiştir.
+
yerli kabilesinde insana yüklenen bu gereklilik modern toplumda, ‘kadına teslim edilmiş bir görev’ halini almış gibi görünmektedir. günümüzde kadın güzel, canlı ve aynı anda bakımlı görünmeli ve bunu yaparken de yüzünde boya olduğu anlaşılmamalıdır. “makyaj konusundaki başarı, yüzü hem canlı ve güzel kılmak, ama hem de bunun yapay değil, doğal olduğu izlenimini verebilmekte yatar. kadının makyajı kasıtlı değil, rastlantısal bir bakım ve duruluk yansıtmalıdır. yüzün tüm unsurları doğal bir denge içinde bulunmalı, herhangi birinde garip bir aşırılık görülmemelidir. yani kadın aynı anda masum ve baştan çıkarıcı olabilmelidir.
+
kadının günlük yaşamda amaçladığı güzelliğin, etkileyici olmanın (yalnız erkekler üzerinde değil, kendi üzerinde de) yollarından biri “makyaj”dır.” ancak “baudelaire, kozmetiğe övgü yazısında madame dubarry’nin kral xv. louis’in yanına gelmemesini istediği zamanlar boyanıp süslendiğini anlatmıştır. büyük tutkusunun kadının doğallığı olan kralı uzaklaştırmak için, dubarry’nin kırmızı ruj kullandığından bahseden baudelaire, “normal olarak erkekleri çekmek için kullanılan makyaj ve süsün, tam tersine onu kaçırmak için kullanılması kültürümüzün derinliğinde yatan temel bir çelişkiyi” gösterdiğine dikkat çekmiştir.
+
makyaj, doğanın tene hakaret edercesine serpiştirdiği lekeleri silmek ve tenin rengi ile pürüzleri arasında soyut bir uyum kurmaktır. tesviye kalemi misali, pudranın yarattığı bütünlük, insanoğlunu heykele, yani tanrısal ve üstün yaratığa yaklaştırmaz mı?
+
hangi türü olursa olsun resim, fotoğraf, film ya da çizimde en sık rastlanan erotik yüz unsurları olan dudakların ve gözlerin boyanmasındaki aşırılık kadına hafifik, kolaylık, sıra dışılık, özgürlük ve belki de insanüstü (şeytansı/ meleksi) farklı anlamlar yükleyebileceği gibi, doğallıktan uzaklaşan kadının cazibesini sürekli ön plana çıkartmıştır.
+
kırmızı ve siyah hayatı, doğaüstü ve ölçüsüz bir hayatı temsil ederler; o siyah çerçeve bakışı daha derin ve ayrıksı kılar, göze sonsuzluğa açılan pencere görünümünü daha kesin bir biçimde kazandırır. elmacık kemiğini tutuşturan kırmızı, gözbebeğinin berraklığını iyice vurgular ve güzel bir kadın yüzüne bir rahibenin gizemli tutkusunu ekler.
+
kadın, olduğu ve yaptığı her şeyi gözlemek zorundadır. erkeklere nasıl göründüğünü, onun yaşamında başarı sayılan şey açısından son derece önemlidir. kendi varlığını algılayışı, kendisi olarak bir başkası tarafından beğenilme duygusuyla tamamlanır…
+
erkekler kadınları seyrederler. kadınlarsa seyredilişlerini seyrederler.
+
kadının içindeki gözlemci; erkek, gözlenense; kadın’dır. böylece kadın kendisini bir nesneye- özellikle görsel bir nesneye- seyirlik bir şeye dönüştürmüş olur.”
+
kimi asilzadelerin sabah uyandıklarında doğal bir pembelik kazansın amacıyla, uyumadan önce yatarken yanaklarına çiğ bifek sararak yattıkları bilinmektedir. kızaran yanakların durumunun, çiğ etin deri ile teması sonucu ortaya çıkan bir çeşit protein yüklemesinden kaynaklanan deri reaksiyonu olduğu işaret edilmektedir.
+
fransa’da, kral xıv. louis’in emri ile kadınların kaşlarını tamamen almaları, alın bölgesindeki saçları kazımaları ve göğüs ve yüzlerinde yapma ben taşımaları yasayla zorunlu hale getirilmiştir.
+
18. yüzyılın yirmili yıllarına doğru, kısa saçtan uzun saça geçilmiş, elli yıllardan sonra peruka sahneye çıkmıştır. ister aristokrat, yargıç, subay, rahip, ister tüccar olsun, tören kıyafeti içinde soylu biri gibi görünmek isteyen herkes peruka takar hale gelmiştir.
+
kurgusallık, tasarım, kimlik ve anlam iletme endişesinden ziyade, merak uyandırma ve hayran olunana benzeme işleviyle şekillenen bu görüntüler medikal, cerrahi ya da boyamayla şekillenen yapay yüzlerle sunularak, tarihöncesi başlangıcındaki amaca yönelik olmaktan uzaklaşarak kavramsal değerini yitirmiş olacak, böylelikle kendini kendi için sunan insan suretleri, kendini tekrar etmeye devam edecektir.
+
kelime anlamı olarak uydurmak, icat etmek, tamamlamak, düzenlemek, oluşturmak, telafi etmek, toparlamak ve bir araya getirmek olan make up’tan türeyen makyaj kelimesi, bir bakıma kelimenin tüm anlamlarının işlevsel tarafıyla da örtüşmektedir
+
boyanmayı yalnızca fahişelere serbest bırakarak cinsiyet ayrımcı tutum gösteren sözde dini bütün kesim, toplumun ortak değerlerinden olan din vasıtasıyla, boyanan kadının toplum gözündeki ahlaki algılanışlarını etkilemişlerdir.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/275110

giysi tarihi
+
batı medeniyetinin yükselişine kadar leopar kürkü dini kostüm olarak nitelendirilmiştir. orta krallık devrinde kadınlar omuz ve göğüslerini dışarıda bırakacak şekilde ayak bileklerine uzanan kalasiris denilen kıyafet giymiştir.
+
antik girit uygarlığında prensesler ve genç kızlar göğüslerini açıkta bırakarak truvakar kollu korsaj şeklinde kemerli, renkli nakış ve inci işlemeler kullanmışlardır.
+
strophion romalı kadınların khitonun altından giydikleri göğüs bandı, bugünkü sutyenin öncülü kabul edilebilecek giysi.
https://acikders.ankara.edu.tr/pluginfile.php/136742/mod_resource/content/1/1.%20HAFTA%20%C4%B0LK%20%C3%87A%C4%9E%20ANT%C4%B0K%20%20MISIR%20ANT%C4%B0K%20G%C4%B0R%C4%B0T.pdf

emzirmek erkeklerin de keyfini kaçıran bir durumdu. şöyle ki; erkekler kadınların göğsündeki süt kokusundan rahatsızlık duyabildikleri gibi dönemin bazı doktorları da hamilelik ve emzirme boyunca cinsel ilişkiyi yasaklamışlardı.
+
azıcık bir para karşılığında her gün annelerden öz çocuklarını koparıp onlara kendimizinkileri baktırıyoruz; onların kendi çocuklarını, bizim çocuklarımızı emanet etmeyeceğimiz cılız bir sütanneye veya keçiye terk etmelerini sağlıyoruz.
+
annelikle ilişkilendirilen meme, fransız devriminin ise temel hareket noktası oldu.
+
bir annenin yüreği ile sütünün yerini hiçbir şey tutmaz, anne sütü bütün sütlerden üstündür.
+
….. dişleri çürük ise yemeği iyice çiğneyip yiyemeyeceğinden ne kendi vücudunu, ne de emzireceği çocuğu iyi besleyemeyeceği düşünülürdü.
+
büyük ve sarkık memeli kadınların iyi sütannelik edeceklerine inanmamalıdır; memeler, derilerinin altına çokça biriken yağdan dolayı büyük görünebilirler; hâlbuki muayenede aranan şey memenin büyüklüğü, yağı değil, asıl meme süngeridir, vereceği sütüdür;
+
memenin üzerinde mavi mavi damarlar görülmesi sütün iyiliğini, bolluğunu gösterebilir. meme başı da ayrıca muayene edilir: ne içeriye batık ne pek büyük ne de pek küçük olmamalı.
+
sütannenin ten renginin veya saçlarının nasıl olduğunun önemi yoktur.
+
sütannenin çocuğu zayıf, çelimsiz, huysuz, soluk çehreli ve buruşuk yüzlü ise o kadın iyi bir sütanne olamaz; yok bunun aksine çocuk toplu, şen, kuvveti yerinde, etleri sert ve katı ise, memeyi de iyi yakalayıp emiyorsa böyle bir çocuğun annesi elbette sağlam bir sütannedir; sütü de emzireceği çocuğa yarar.
https://www.kafkas.edu.tr/dosyalar/sobedergi/file/24/27_Osmanl%C4%B1%20Devleti%20ve%20K%C3%BClt%C3%BCr%20Co%C4%9Frafyas%C4%B1nda%20S%C3%BCtannelik.pdf

kadın hekimlerin emzirme deneyimleri ve yasa değişikliğinin emzirme üzerindeki etkisi
https://www.journalagent.com/tpa/pdfs/TPA_53_4_238_244.pdf

eyüp’teki kadınların ise bunlardan başka sütanneliği, ev hizmetçiliği, tellaklık gibi işlerde çalıştıklarına dair örnekler bulunmaktadır.
+
kiremitçi süleyman mahallesi’nden hatice bt. abdullah, ayşe bt. abdullah’ın küçük oğlu ibrahim’i günlük üçer para olmak üzere doksan gün emzirme karşılığında toplam 270 para ücret için sözleşme yapmıştır.
http://oaji.net/articles/2016/2073-1480694366.pdf

kadın bugün bütün izmlerin merkezine alınmış, bir meta ve istismar objesi haline getirilmiştir. kadını ‘hammaletul ilim ve marifet’ olmaktan, ‘hammaletülhatap ve hammaletul harap’ olmaya doğru götüren, tersine bir rol biçme içerisine girilmiştir.
http://www.yoyav.org.tr/multimedia/Haziran%202019%20Dergisi-s%C4%B1k%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1r%C4%B1ld%C4%B1.pdf

iki hadisten şu anlaşılmalıdır ki, kadınlar erkeklerin sahip olduğu bir eşya, üzerinde her türlü tasarrufta bulunabilecekleri bir meta değildir. bunu “ siz onların hiçbir şeyine malik değilsiniz sözünden anlıyoruz.
http://libratez.cu.edu.tr/tezler/6304.pdf

kadın, hz. peygamber’in getirmiş olduğu din sayesinde prestij kazanıp saygıdeğer bir varlık konumuna yükselmiştir. insanlığı unutulan, ticarî meta, alınıp satılan değersiz bir eşya muamelesi gören kadın, onun önderliğinde hanımefendi sıfatına kavuşmuştur.
+
dünya bir metâdır. onun en iyi metâ’ı ise saliha bir kadındır.
http://acikerisimarsiv.selcuk.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/123456789/7762/189169.pdf

kadın, güzel değildir. güzelden daha üstün bir varlıktır. ulvidir. ulvilik, karşı konulmaz bir kendine çekme ve bağlama gücüdür. kadın, erkeği bu gücü ile çeker. kadını cahil bırakmak, mübarek nurunu söndürmektir.
+
cahil kadın, kadınlık güçlerinin çoğundan yoksundur. kadın, çocuğuna memesinin ak sütü kadar, bilgi ve erdemlik emzirmek emrini almıştır. “oku!” emri ile, belki önce kadını bağlar.
http://nek.istanbul.edu.tr:4444/ekos/TEZ/ET001812.pdf

sosyal olarak inşa edilmiş modern annelik söylemi içerisinde bir asma kat: sütanne geleneği
+
günümüzde geçerli olan annelik söyleminin, belirli hedefler doğrultusunda kapitalist sistemin bileşenlerince, ataerkil rejimin bekası gözetilerek sosyal olarak inşa edilmiş olduğunu iddia edebiliriz.
+
insan, mimaride olduğu gibi, binayı yeniden yapamayacağı durumlarda asma kat inşa ederek yeni bir kullanım alanı oluşturur. sütannelik müessesesi de temsil ettiği avantajlar bakımından karşı konulamayan ve değiştirilemeyen annelik söyleminin içinde inşa edilen bir asma kat gibidir.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/626373

merkel’in memeleri, havadaki eli ve telefonu
http://www.afrikagazetesi.net/Afrika-Arsiv/Yil/Arsiv%202017/Mart%202017/19%20MART%202017.pdf

sevgilinin gözleri, memeleri; aşığın yüzü limona benzetilmiştir.
+
limonî hıtâyîde o pistâna nigâh et
hiç böyle celî şa’şa’a nârenc bulunmaz
http://turkoloji.cu.edu.tr/ESKI%20TURK%20%20EDEBIYATI/abdulkerim_gulhan_divan_siiri_meyve_mecaz_tesbih.pdf

kadın memesinin bir belirli sallanışı vardır ki, cinsel duyguların tam tersini kabartır insanın içinde; eğer kadıncağız yaşlı ya da hastalıklıysa kimi kez, acıma ya da saygı uyandırır.
https://www.booksfer.com/electronic-book/1430

mastektomin’in kadının toplumsal yaşamı üzerine etkileri
+
mastektomi memelerin her ikisinin veya birinin tanı veya lokal olarak çıkanlmasıdır.
bu kadın hastalar için bir felaket gibi görülebilir. çünkü çıkarılan kısım kültürel ve sexüel bir değer taşımaktadır.
+
toplumda memenin ifade ettiği simgeler
+
yüzyıllardır kadın memesi hem kadınlar hem de erkekler için önemli görülmektedir.
+
meme putperest heykellerinde bereket, doğurganlık ve verimlilik sembolü olarak vurgulanmıştır.
+
anadolu uygarlıklarında da büyük memeli geniş kalçalı kadın imajı doğurganlık ve bereketi temsil etmektedir.
+
yağlı boya resimlerde, heykellerde ve sinemada meme kadınfiğın ve kadın cinselliğinin çok açık ifadesi olarak gösterilmektedir.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/836684

geçtiğimiz gün harbiye açık hava sahnesi’nde konser veren sertab erener sinevizyon gösterisindeki kadın memesinin sansürlenmesine ve filmin yarıda kesilmesine tepki göstermişti. erener sansürle ilgili konser sırasında “sanat sansürle hiçbir zaman kapatılamaz. çıplaklık ayıp değildir, buradaki şey ayıptır. çok sinirlendim ve derin bir yara aldım. paylaşmak istiyorum. özellikle sanatta sansüre karşıyım. bir kadının memesi görünüyor diye filmi kesmek felaket” demişti.
http://muzikonair.com/wp-content/uploads/2019/10/Eylul-2019-MuzikOnair-Dergi.pdf

insan için sütün yüz yararı, balın yüz yararı vardı. elma da katılınca bu üç yiyeceğin bin bir yararı bulunuyordu. balın peteği insanın mayası, sütün memesi ana rahmi, elmanın kabuğu derisi sayılırdı. tanrı, süte sevgiyi, bala aşkı, elmaya dostluğu bağışladı.
http://www.openaccess.hacettepe.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/11655/1459/0ca8f2a8-ebaf-40a9-baaf-8406b479ff9d.pdf

ferit devellioğlu, osmanlıca-türkçe ansiklopedik lûgat’ında “güzel he” harfi ile yazılan “hâle”yi ayın etrafında görülen parlak daire olarak tanımlarken, “hı” harfi ile yazılan “hâle”yi kadın memesinin çevresinde bulunan koyu renkli daire olarak tanımlar.
http://www.thesis.bilkent.edu.tr/0002820.pdf

kızlardan biri yûsuf’a eğer kendisine yar olursa bağından {göğüs} kendisine iki tane nar (kadın memesi} vereceğini söyler:
biri didi menimle ger olan yâr
sana virrem bağımdan ikkice nâr
http://earsiv.erzincan.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12432/1118/Mazl%C3%BBm%E2%80%99un%20Y%C3%BBsuf%20u%20Z%C3%BCleyh%C3%A2s%C4%B1%E2%80%99nda%20Cinsellik.pdf

taşlığına uzanmış zayıf terliklerinin leylâ
ay gibi leylâ gibi ay gibi leylâ
arkası budala memeleri orta budala
kimsenin kimseye git demediği leylâ
inmiş yukardan kirlenmiş ağızları yangında
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/386703

iç anadolu, doğu ve güneydoğu anadolu karnını gerdirip memelerini küçültüyormuş. ege’nin kızları güzel de onların da derdi memeleriyle, onlar memelerini büyütüp yağlarını aldırırlarmış.
http://www.amargidergi.com/yeni/wp-content/uploads/2020/03/amargi29yaz2013.pdf

erkekte meme uçlarının oluşmasını sağlayan östrojen olmasaydı, erkek ve kadın birbirine ilgi duymazdı, sağlıkları ve psikolojileri ulurdu, birbirlerini anlayamaz ve aile kuramazlardı.
+
meme uçlarının erkeklere zararı var mı? yok. yararı var mı? evet, estetik güzellik sağlıyor.
+
her ne kadar günümüz dünya’sında kadını dış dünya’nın kapitalist canavarına karşı zayıf ve korumasız bırakmak için onun erkek himayesinden çıkması yönünde propagandalar yapılsa da ben bu propagandaların kadının iyiliği için yapıldığını düşünmüyorum. şeytani çevreler kadınları erkek himayesinden çıkarıp meta olarak kullanılmalarını istediklerini az buçuk kafası çalışan biri tv reklamlarından, erotik sektörde dönen paralardan, kadınlara parasal vaadlere karşın vücudlarının veya güzelliklerinin tatmin aracı olarak kullandırılmak istenmesinden anlayabiliyor. üstelik kadının güzelliğinin ve bedeninin katma değer sayıldığı bu sistemde kadın yaşlanıp çirkinleşmişse çok basitleşip sıradanlaşıyor, ondan kurtulmak isteniyor. oysa islam’da ve örfümüzde kadın yaşlandıkça değerlenmektedir.
https://www.bilimveyaratilisagaci.com/wp-content/uploads/Kuranda-yaratilisin-kodlari.pdf

havva ve âdem hangisinin çocuk verdiğini anlamak için bir küp kurarlar. havva ’nın küpünden sürüngenler, börtü böcekler, âdem’in küpünden ise yezidiler’in soylarını dayandırdığı şehid bin cer adındaki bebek çıkar. bu bebek havva olmadan varolmuştur; sırf âdem’e dayandırılmaktadır. yezidiler’in atası olan bu bebek havva ’nın sütünü bile emmemiştir. âdem bu bebeği iki yıl süreyle emzirmiştir. erkeklerin göğsündeki iki kör meme o sıradaki yaradılışın eseridir. tavus meleği büyüyüp ergen yaşa gelen şehid bin cer’i cennet’ten bir huri ile evlendirir. onlardan olan çocuğa yezdan adını verirler. böylece yezidîler’in soyu oluşmuş olur.
http://www.openaccess.hacettepe.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/11655/3169/10137998.pdf

ve zaman, kadın memesinin ucunu dişleyen,
bir gelincik sürüsüdür içimizde.
http://politikagazetesi.org/sites/default/files/20180207.pdf

bebeğin tüm gereksinimlerini sağlayabilmesi için memeyi boşaltması ve kendiliğinden memeden ayrılması önemlidir, bu durumda yağdan zengin son sütü aldığı söylenebilir.
+
işaret parmağı memeyi alttan desteklemeli
+
başparmak memenin üst kısmında olmalı (c-şeklinde tutuş)
+
memeyle “kavga eder”, sıkça memeden ayrılır
+
memeleri sıkmayan giysiler giyilmelidir. memeleri sıkan giysiler süt kanallarında tıkanma ve mastite (meme iltihabı) neden olabilir.
http://adanaataturkanadolusml.meb.k12.tr/meb_iys_dosyalar/01/17/751317/dosyalar/2020_02/24114331_ANNE_SUTUYLE_BESLENMEEMZYRME_TEKNYKLERY.pdf

meme kanseri türkiye’de kadınlarda görülen kanser türleri arasında birinci sırada yer almasına rağmen, 15 yaş ve üzeri kadınların %60,6’sı kendi kendine meme muayenesi (kkmm) yapmamaktadır.
https://kockam.ku.edu.tr/wp-content/uploads/2019/11/KOCKAM_Rapor_DIGITALCOPY-1.pdf

cinsel halüsinasyonlar dissosiyatif anestezik ilaçlarla yapılan sedasyon veya anestezi sırasında ortaya çıkabilmektedir. bu uygulamalara maruz kalan hastaların zaman zaman hastane görevlileri tarafından kendilerine cinsel taciz yapıldığı iddiasını ortaya attıkları görülmektedir.
+
ekg elektrotlarının çıkarılması sırasında göğsün uyarılması, meme okşama suçlamasıyla sonuçlanabilmektedir.
https://www.adlitipbulteni.com/atb/issue/download/100/atb_v24_i1

meme küçültme ameliyatında yağ ve meme dokusunda belirgin bir azaltma ve memenin yukarı doğru yerleştirilmesi söz konusu iken, meme dikleştirmede doku çıkarılmamakta; sadece deri fazlası çıkarılmaktadır.
+
meme dikleştirme için en uygun kişiler sağlıklı, duygusal durumu stabil, cerrahiden gerçekçi sonuçlar bekleyen kadınlardır.
+
meme dikleştirme ameliyatı sonrası sonuçlardan tatmin olmayabilirsiniz. bu konudaki kozmetik riskler, kabul edilemez görünür deformite, kötü iyileşme ve kabul edilemez göğüs şeklini içerir. ameliyat sonrası göğsünüzün büyüklüğünden tatmin olmayabilirsiniz.
http://meramtip.com.tr/kalite/dosyalar/onamlar/plastikcerrahi/MEME%20DIKLESTIRME%20CERRAHISI%20%E2%80%9CMASTOPEKSI%E2%80%9DAMELIYATI%20ONAM%20FORMU.pdf

kadının yaşamı boyunca hormonal düzeydeki değişiklikler, memenin fiziksel ve anatomik yapısını etkiler.
http://www.acibademhemsirelik.com/e-dergi/120/docs/ug3.pdf

fizyolojik meme büyümesi ve galaktore döneminde memenin sıkılması, masaj yapılması özellikle bazı bölgelerde geleneksel olarak sık görülmekte, bu da enfeksiyona zemin hazırlamaktadır.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/688131

çocuk sağlığı izlemi yapan tüm hekimlerin yenidoğan meme hipertrofisi konusunda ebeveynleri bilgilendirmesinin, sıkma, ovma, ezme, masaj yapma veya para bağlama gibi geleneksel uygulamaların yanlış olduğunu ve ciddi sorunlara neden olabileceğini ailelere anlatmasının gereklilik olduğunu düşünmekteyiz.
https://www.journalagent.com/terh/pdfs/TERH_26_3_247_249.pdf

sağlıkla ilgili bölümlerde okuyan üniversite öğrencilerinin meme kanserinin erken tanısına yönelik davranışları
+
ailesinde meme kanseri olan öğrencilerin meme üzerinde parmakların hareketi yöntemini, meme başını sıkma yöntemini, koltuk altı bölgesini inceleme yöntemlerini, ailesinde meme kanseri olmayanlara göre istatistiksel açıdan anlamlı derecede daha fazla kullandıkları belirlendi.
https://eurjbreasthealth.com/content/files/sayilar/36/buyuk/147-1531.pdf

meme kanserli genç kadınlarda sübjektif cinsel iyilik ve cinsel davranış
http://www.journalagent.com/androloji/pdfs/AND_2013_54_221_222.pdf

meme kanserinde cinsel yaşamdan yaşamsal doyuma yolculuk
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/372138

meme kanserli kadınlarda cinsel işlev bozukluklarının incelenmesi
https://www.eurjbreasthealth.com/content/files/sayilar/12/buyuk/1191.pdf

meme kanserli hastalarda cinsel sorunlar
https://www.eurjbreasthealth.com/content/files/sayilar/5/buyuk/171.pdf

meme kanserinde cerrahi girişim sonrası cinsel yaşam
http://www.thejournalofbreasthealth.com/content/files/sayilar/12/buyuk/1151.pdf

mastektomi sonrası meme onarımlarının değerlendirilmesinde kullanılabilecek parametreler
http://nek.istanbul.edu.tr:4444/ekos/TEZ/46907.pdf

toplumsal cinsiyet tartışmaları
+
uzun süre anatomi derslerinde kullanılan iç organları görülen insan bedeni figürü erkek bedeniydi. insan anatomisi erkek bedeni üzerinden anlatılırken, kadın bedeni çoğunlukla sadece üreme organı dolayısıyla tıbbın konusu oluyordu. günümüzde ise gereksiz jinekolojik ve meme ameliyatları, ilk müdahale olarak meme kanserlerinde memenin tamamının alınması, meme ve rahim gibi utançla doğrudan ilgili bölgelerin kanser vakalarının geç teşhis edilmesi, kadınların fiziksel rahatsızlıklarının psikolojikleştirilmesi gibi durumlarla karşılaşılmaktadır.
+
toplumsal cinsiyeti cinsiyetten farklı kılan, kadınların erkeklerin egemenliği altında biyolojik- anatomik özelliklerinden kaynaklanan ikincil konumlarıyla, cinsiyetlendirilmiş bedenlerle mücadele etmektir.
+
monica wittig’in de ifade ettiği üzere, biyolojik cinsiyeti yaratan farklılıklar olarak esas alınan anatomik özellikler üremeyi mümkün kılan özelliklerdir. neden ağzımız ya da elimiz ve bunun gibi anatomik özeliklerimiz cinsiyetimizi belirlemesin ki? çünkü cinsellik yalnızca üreme işlevi bağlamında ele alınır. aslında cinsellik ile üreme arasında zorunlu bir bağ yoktur. ancak bir zorunluluk olarak ortaya konmasının nedeni, üreme dışı cinselliği anormal, hatta tehdit olarak gösteren heteronormatif sistemin hizmetinde olmasıdır.
+
butler’ın yanısıra anatomik farkın, bu farkın kültürel yorumundan önce gelmediğini iddia eden bir diğer önemli isim ise michel foucault’dur. o da cinsiyetin ve bedenin tarihselliğini inceleyen ve biyolojik cinsiyet kategorisinin tarihsel olarak belirlenen bir cinsiyet biçimi tarafından yaratıldığını iddia eder. dolayısıyla biyolojik cinsiyeti oluşturan aslında anatomik özelliklere yüklenen tarihsel ve kültürel anlamlardır; bu açıdan da doğal değildir. bu durum, biyolojik cinsiyetin de toplumsal cinsiyet olduğunu göstermektedir.
http://auzefkitap.istanbul.edu.tr/kitap/sosyoloji_lisans_ao/toplumsal_cinsiyet_tartismalari.pdf

memenin anatomisi ve fizyolojisi
http://www.tmhdf.org.tr/Uploads/Editor/bo_lu_m_1.pdf

memenin anatomisi
https://acikders.ankara.edu.tr/pluginfile.php/128647/mod_page/content/1/Memenin%20Anatomisi%20ve%20s%C3%BCt%20%C3%BCretimi%20fizyolojisi.pdf

meme anatomisi
https://avys.omu.edu.tr/storage/app/public/mfindik/73052/01%20-%20MEME%20ANATOMISI.pdf

meme, kadınlığı simgeleyen en önemli organlardan birisidir.
….. daha güzel görünümlü meme oluşturmak mümkündür.
…… protez yerleştirme ameliyatı uygulandığında memede yeterli dikleştirme sağlanamayabilir.
http://www.tpcd.org.tr/uploads/media/SEMINER_CALISMALARI_2004_2005.pdf

kadın memesinin normalden büyük olması (makromasti), meme kanseri açısından risk arttırıcı faktörlerden birisidir.
http://dernek.plastikcerrahi.org.tr/tprecdDATA/Uploads/files/41kurultay-kitap-19-Kasim.pdf

kadın memesinin anatomik yapısını kısaca anlatınız.
https://azslide.com/i-cerrahpaa-tp-fakltesi-anatomi-anabilim-pal-retim-yesi-nsan-anatomisi-alma-kita_5a56a3201723ddbe538edb02.html

meme kanserli kadınlar için duygusal destek odaklı hemşirelik girişimleri
http://eskidergi.cumhuriyet.edu.tr/makale/1481.pdf

sevgilinin göğsü birçok güzelliklerin saklandığı cennet bağı gibidir. sanki bal ile yoğrulmuştur. âşık sevgiliden göğsünü düğmeleri çözmesini ve açmasını ister. muradı; bu bağdan deste deste güller dermek, hatta sevgilinin göğsünde namaz kılmaktır.
http://dogankaya.com/fotograf/divan_ve_halk_siirinde_guzel_tasviri.pdf

fırlatılmış cennet vari batik yastıklar üzerinde
ölüyorum tatlı tatlı – acısız, ölüyorum çığlıksız – sessizce
perdenin ardına gizlenmiş zaman, kımıldıyor bir kelebeğin kanadıyla
+
dolgun dudaklarınla öpmeye hazırlandığında beni
boyun eğiyor dudaklarım, korkudan bembeyaz olmuş iki kanatçık gibi
kanım sıyrılıyor benden, uzağa uzaklara kaçmak için
ve kırmızı bir nehir gibi yanıyor yüzüm.
+
tatlı bakışın altındaki gözlerim, rengine bürünüyor gökyüzünün.
ölüyor gözlerim, göz yaşlarımsa sessizce gömüyor anları büsbütün.
elinin dokunuşu ile eriyor göğsüm, karlar gibi adeta
ve tüm bedenim yitiyor bir bulut gibi, hani eser ya üzerine güçlü bir fırtına
+
annenin eteklerini tutarak,
ne çok iş yaparsın.
tezek yapma,
odun kesme,
ineklerin ahırına bakma.
yine de yağı
daima ağabeyinin ekmeğine sürmüştür annen!
senin içinse geceden kalma bayat ekmek,
https://acikders.ankara.edu.tr/pluginfile.php/146882/mod_resource/content/1/%C4%B0ki%20Kad%C4%B1n%2C%20Tek%20A%C5%9Fk%2C%20%C5%9Eiir.pdf

nâzım hikmet ve cegerxwîn’de aşk şiirinin ideolojisi
+
cegerxwîn şiirinde, kadın bedeninin yer yer beyaz memeler, diri kalçalar gibi cinselliği dolaysız ifade eden nitelemelerle yazınsallaştığı da görülür.
+
göğüslerinde zend avesta kitabı,
memelerin kadeh, üzerinde nakışları mani’nin.
iki elin türk ve iran sınırı,
savaştır her gün altın yaldızlı oklarla.
göğüslerinden aşağısı laleş vadisi,
ziyaretgâhımızdır her zaman için
+
kadın bedeni, vatan toprağı biçiminde betimlenip coğrafi bir bölgeyi, belli bir topluluğun vatanı kılan tarihsel geleneğin imgelerini taşıyarak, ulusun inşa edildiği bir alana dönüştürülmüştür.
+
erkeğin namusu olarak savaş alanına dönen kadın bedenleri
kadın ve vatan arasındaki bu imgelem vatan topraklarının çoğu kere kadın bedeni olarak temsil edilmesine yol açar. andrew parker, “ulusun gücünden söz edildiğinde çoğunlukla bir vatan aşkından söz edil[diğini]” belirterek, bunun “erotikleştirilmiş bir milliyetçilik” olduğunu ileri sürer. vatan toprakları, kadın bedeni biçiminde inşa edilmesiyle birlikte, erkeğin arzusunun konusu olur. erkek âşık olur, sahiplenir ve sevgiliyi düşmandan korumak için savaşır. kadın bedeni olarak inşa edilen vatan, sadece ulusu oluşturan erkeklerin aşkının nesnesi değildir. aynı zamanda düşmanın cinsel arzusunun nesnesi olabilme olasılığı da vardır. buna bağlı olarak kadın bedeni, üzerinde milliyetçi savaşların yapıldığı bir alana dönüşür. rubina saigol, “anavatan[ın], kadınlara, özellikle ‘anne’ye erotik çekimle kuşatıld[ığını]” ifade ederek, “vatan hem romantik ve erotik hem de annelikle ilgili güçlü yan anlamları bulunan kelimelerle temellük ve temsil edilir, kontrol altına alınır” der.
+
nagel’e göre kadın cinselliği iki nedenden dolayı ulusal bir sorun hâline gelir ve ulus erkekleri tarafından korunmaya alınır. ilkin kadın, milliyetçi söylemde anne rolüyle “ulusun yuvasını temsil eder”. ikinci olarak, “kadınlar eşler ve kızlar olarak erkeklerin namusunun taşıyıcıları”dırlar.
+
(güçle isterseniz beni / sararım bilezikli kollarımla sizi / uzanırsınız mutlu ve tasasız üzerimde) sözleriyle cinsel cazibesini kullanarak erkek savaşçıyı mücadeleye çağırır.
+
kalk delikanlı ve atmaca gibi saldır kuşa
bir tüyümü bile alamazsın güçlü ve hünerli olmazsan
gelini verir düdüğü alırsın, kurt ve aslan gibi olmazsan
beni nasıl gelin edeceksin, tacın ve sarayın olmazsa
+
(evet sıska, zavallı ve esrik gelin / göğüslerinde, yabancılar damat kaldı) dizesinde kadın, kendisinin ataerkil söylemdeki toplumsal cinsiyetinin inşasına karşılık gelecek şekilde, güçsüz ve korumasız olarak betimlenir.
+
talan ederek, öldürerek ve yakarak
kurduk göğsünde savaş çadırlarını
+
yüzlerce tüh olsun seni örten perdeye,
örttü siyah benleri.
perdenin arkasında görmek seni,
keder ve acı verir
+
mehmet emin yurdakul’un öncülük ettiği millî edebiyat akımına bağlı şairler, hece veznini kullanarak, şiirin toplumsal işlevini ön plana çıkarırlar. yazı diliyle konuşma dilinin birleştirilmesi düşüncesini savunurlar.
+
şiir ideolojik mücadelenin aracı ve alanı olarak işlev görür.
+
ulusun içinde kadının konumu, savaşan erkeklere yardımcı olma, onlara erkek kimliği kazandırma ve savaş için cesaretlendirme işlevi yükler. kadın, anne ve sevgili olarak bu işlevi yüklenir.
+
kürtlerin aile ilişkileri temel alınarak yapılan çağrılarda anne, annelik hakkını ön plana çıkarıp erkekleri savaşa çağırırken, amcakızı (dotmam) zaferin ödülü olarak kendisini ona sunacağını vaat eder.
+
ağa, şeyh, devlet adlı kitabında bu duruma dikkat çeken martin van bruinessen, şeyhlerin kendilerine bağlı müritler aracılığıyla kitleleri harekete geçirebilecek güce sahip olduklarını belirtir.
+
ağa ve şeyhlere karşı başkaldırıyı işleyen bazı şiirlerde kadın mücadelenin aktif katılımcısı olarak görünür.
http://www.thesis.bilkent.edu.tr/0006141.pdf

cinsiyetçi ambalaj tasarımları
+
cinsiyetçi ambalajlarda genellikle takvim kızları (pin-up girls) adı verilen kadın illüstrasyonları kullanılmıştır.
+
hedef kitlesi karşı cins olan sigara ve içki gibi ürünlerin ambalajlarında dikkat çekmek amacıyla bu albenili kızlar sıklıkla kullanılmıştır.
+
güzel yüzlü, seksi, genellikle sarışın ve kışkırtıcı olarak tasvir edilen kadın illüstrasyonları sadece hedef kitlesi erkek olan ürünlerde değil, belirli bir hedef kitle ayırmadan yiyecek ve içecek ambalajlarında sıklıkla kullanılmıştır ve kışkırtıcılığı artırmak için etiketleri kadınların özel bölgelerini açıp kapatacak şekilde tasarlanmıştır.
+
sütlü çikolatayı tasvir etmek için kadın göğsü kullanma fikri ve çikolatanın formunu da yine kadın göğsü şeklinde tasarlamak dikkat çekmenin ötesinde bir anlama bürünmüştür.
+
kışkırtıcı olmak adına üzerinde etekleri havalanmış bir kadın bacağının yer aldığı kadın çorabı ambalajı izlenimi veren bir çikolata ambalajı tasarlamak da aynı şekilde bir tuhaflık barındırmaktadır.
+
kadınların görsellik gerektiren her yerde olduğu gibi cinsel obje olarak ambalaj tasarımlarında erkeklerden daha fazla yer aldığı görülmektedir.
http://www.ulakbilge.com/makale/pdf/1538336211.pdf

ingiltere de fakirlere yardım için kadın satışı yapıldı
+
göbeği açıkta bırakan “harem” kıyafetleri
+
göğüs üzerinde fiyonklu “evde kalmış kız” kıyafeti
+
bacaklara yapışık, kalçaları ortaya çıkaran “gel oynayalım” isimli kıyafeler
http://evrak.cm.gov.nc.tr/siteler/gazeteler/AKIN/1968/%C5%9Eubat/16Subat1968-Ak%C4%B1n.pdf

reklamda yer alan kadın figürü tamamen bir keyif alma objesi olarak metalaştırılarak aşağılanmaktadır. iri dolgun göğüs fotoğrafı ve slogan desteği ile otomobil ve kadın keyif alınan birer meta haline gelmektedir.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/275520

1990’lı yıllara gelindiğinde kadının bel altı bölgesi önceki yıllara göre iki kat fazla reklamlarda yerini alırken, 2000’li yıllarda ise bacak, kalça ve göğüs odaklı reklam görsellerinde önemli artış olduğu görülmüştür.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/393991

kamu yararını korumak için bedeni ve onun faaliyetini bir nizama sokmanın mecburi olduğu düşünülmektedir. çünkü örneğin bir fahişe için, bunun iradi ve serbest bir seçim olduğu vurgulanır. fahişe istediği için fahişedir ve özgür bir toplumda kimse onun bedenini satmasına engel olamaz. ancak aynı özgür toplumda bir nüfus cüzdanından bile mahrum bırakılır ve hüviyet muane cüzdanı verilir. çünkü o toplumsal bakımdan olmadığı gibi hukuken de tam bir insan değildir ve onun bedeni, her türlü kötülüğün, bulaşıcı hastalığın kaynağıdır. zaten bedenin denetlenmesi büyük ölçüde kadının bedeninin denetlenmesi anlamına gelmektedir.
+
biz fahişe değiliz. ukraynalılar fahişe değil. ukrayna bir genelev değil…
+
röportaj boyunca cüneyt özdemir’in alaycı bir ifade ile konuşması, röportaj sırasında “aslında” önemli şeyler söylüyor diyerek söylediklerini önemsizleştirmesi ve sürekli üzerini çıkarmaması konusunda telkinlerde bulunması, buna ek olarak da “korkmuyorum, canlı yayındayız diye böyle diyorum yoksa severek desteklerim” şeklinde söylemlerde bulunması egemen ideolojinin taşıyıcısı olan medyanın ve ataerkil düzendeki erkeklerin her ne kadar kadın haklarını savunuyormuş gibi gözükseler de asla böyle bir şeyi özümseyemeyecekleri, yine ataerkil ideolojiye uygun ve eril bir dille söylemlerini ortaya koyacakları yukarıdaki örnekte olduğu gibi görülmektedir.
+
jayeon kim “we came! we stripped! we conquered! the sextremist feminists of femen in ukrainian historical context and contemporary controversy” isimli yazısında, grubun medyanın dikkatini çekebilmek için çıplak protesto yaptıklarını ve vermek istedikleri mesajları göğüslerine yazdıklarını söylemektedir. böyle yaparak femen’in cinselliği somutlaştırdığını ve bunun da medyanın dikkatini çektiğini ifade etmektedir.
http://acikerisimarsiv.selcuk.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/123456789/4340/448083.pdf

ıı. murad zamanında, osmanlı hükümdarlarının haremi olur. kanuni dönemi ile birlikte de kadın tam anlamı ile “mahrem bir nesne” halini alır
+
kadınlar, minyatürlerde anne ya da işret meclislerinin nesnesi olarak betimlenme gibi istisnai kompozisyonlarda da görülmüştür. kadınların kendi sosyal yapılanmaları içerisinde çıplak hallerinin resmedildiği de görülür.
+
kadının toplumda bir nesne, eğlencelik bir meta olarak görülmesini ve kadının kimliksizleştirmesini sorgulayan sanatçı ilk dönem yağlı boya çalışmalarında bunu açıkça ortaya koymuştur.
+
anatomik detaylarından arındırılmış, etsiz kütlelere dönüşerek motifleşen duben’in kendi bedeni, otobiyografik referanslarından arınmış derinliksiz ve anonim bir figüre dönüşüyor.
+
teslimiyeti çağrıştıracak şekilde elleri göğsünde kenetlenmiş olarak tekrar eden beden imgesi, jestüel fırça darbeleriyle oluşturulmuş soyut bir arka planda, farklı zamanları bir arada barındıran “evrensel” bir özne haline geliyor.
+
genelev izleyicisiyle sanat izleyicisi arasındaki tek fark; genelev izleyicisi daha eğlendirici, sanat izleyicisi çoğu kez can sıkıcı.
+
erkeklerin betimlediği kadınlara baktığımız zaman biz o kadınların öyküsünü değil o erkeklerin öyküsünü görüyoruz, sonuçta. hatta kendi dünyalarını kadın üstünden anlatan ressamlar ve heykelcilerle karşı karşıyayız.
+
19. yüzyılın sonuna kadar değişmeyen bir şey var; prehistorik dönemlerden bugüne gelen çıplak figür meselesi. kadının çıplak gösterilmesidir. artık sanat tarihinde o kadar yerleşmiş bir kanon, bir kural ki bu tamamen stereotip ve sapkınlık durumuna gelmiş, sanat tarihinde bir sapkınlık olarak görüyorum, bunu.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/317174

kelimelerin çeşitli çağrışımlarından hareketle kelimeleri birbirleriyle farklı anlam ilişkileri içinde (kız-duhter, mey-saki-meclis-rez-meze, meze-turunc-pistân, duhter-kız-turunc, turunc-pistân-sakız) kullanan şairin söyleyişinden -müstehcen bir bakışla- sakızlı sakinin portakal gibi olan göğüslerini meze yaptığı da anlaşılmaktadır.
+
meclis-i meyde sakızlı kızı kâfir sâkî
meze-i duhter-i rez etdi turunc pistânı
http://www.ekevakademi.org/Makaleler/251935588_16%20Hasan%20KAPLAN.pdf

şeyhülislam ebussuud’un, bir zaviyede yunus’un “cennet cennet dedikleri / bir ev ile birkaç huri/isteyene ver sen anı / bana seni gerek seni” ilahisiyle göğüslerini dövüp garip hareketler yapanlar konusunda verdiği bir fetvada cennet hakkındaki sözlerin dinsizlik olduğunu ve bunu söyleyenlerin öldürülmelerinin gerektiğini bildirmesi bu tavrın en tipik örneğidir.
http://earsiv.sehir.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/11498/36149/001519867006.pdf

zemahşeri’nin ”keşşaf” ında cennetle ilgili ifadelerin tahlili
+
mustafa sönmez
+
mesela şu ayetlerde cennet ve nimetleri şöyle özetleniyor: “cennet; içinde meyveli ağaçların bütün çeşitlerinin bulunduğu bahçeler ve bostanlar, üzüm bağları, göğüsleri yuvarlak olan yaşıt kadınlar, dolu kaseler ve kaplar, boş söz ve yalanın olmadığı, kısacası arzu edildiği şekliyle tam bir zafer ve kurtuluş yeridir.”
+
zemahşeri,-kur’an’da bahsi geçen “cennet yataklan”nı divanlar/karyolalar üzerine kabartılarak tanzim edilmiş şeyler, şeklinde niteler. ona göre bu ayette geçen “kabartılmış döşekler” den kastedilen kadındır. çünkü kadın, tahtlar üzerinde kabartılmış yataktan kinaye olarak anılmaktadır.
+
kur’an, cennetteki kadınlardan bahsederken onları iki gurupta ele alır. 1. iman edip salih amel işledikleri için cennete giden dünya kadınları. 2. cennette erkeklere verilecek olan hûrilerdir.
+
zemahşeri, “onlara orada terterniz eşler vardır.” ayetini yorunılarken, burada geçen “tertemiz eşler” ifadesini, “tertemiz eşler topluluğu” şeklinde izah etınektedir. ona göre cennet kadınlan, dünya kadınlarında özel olarak görülen hayız ve istihaze ile sadece onlara özel olmayan ve insan tabiatından kaynaklanan kir, pas ve lekelerden temizdirler. aynca bunlar iftira, hile ve benzeri ahlaki karakter ve huy kirliliklerinden kaynaklanan şeylerden de arınmışlardır.
+
“gerçekten biz o kadınları yeniden yarattık.” ayetini izah ederken, dünya kadınlarının cennette herhangi bir doğum olmaksızın yepyeni bir yaratılışla yaratılacaklarını anlatır. daha sonra da bu manayı desteklemek için hz. peygamber’ den nakledilen şu hadise yer verir: ümmü seleme, hz. peygamber’den yukarıda geçen ayetin manasını sordu. hz. peygarnber buyurdu ki; “ey ümmü selemel bunlar, dünyada saçları ağarmış ve gözleri çapaklanmış bir şekilde ruhları kabzedilıniş olan yaşlı kadınlardır ki, allah onları ihtiyarlıktan sonra bir tek rnihl.d üzere eşit kılarak hepsini yaşıt olarak yaratacaktır. her ne va..ldt kocala..rı onların yanına gelseler onları bfikire bulacaklardır.”
+
zemahşeri, kur’an’da geçen “eşlerine düşkün yaşıtlar.”, “göğüsleri yuvarlak yaşıt kızlar.” ayetlenni izah ederken cennet kadınlarının gençliklerinin baharında iri ve yuvarlak göğüslü olduklarını, eşlerine çok düşkün, güzelce itaat eden ve onları çok seven, bu yüzden bakışlarını sadece onlara çeviren, başka tarafa ve başka kimselere bakmayan çok güzel kadınlar olduklarını anlatır. daha sonra bunların hem eşleri hem de kendilerinin otuz üç yaşında olmak üzere yaşıt olacaklarına dikkat çeker.
+
zemahşeri, “oralarda, daha önce kendilerine hiçbir cin ve insanın dokunmadığı, bakışlarını sadece eşierine çevirmiş kadınlar vardır.” ayetini izah ederken, bundan önceki ayetlerde anlatılan güzel mekanlarda ve ni’ı:netler içerisinde eşlerinden başkasına bakmayan hı1rilerin bulunduğunu; önceden bunlara gerek insanların, gerekse cinlerin dokunmadığını anlatır. o, bu ayeti cinlerin de insanlar gibi cinsel temasta bulunabileceklerine delil getirir.
+
görüldüğü üzere zemahşeri’, cennette gerek dünya kadınlarının gerekse hürilerin son derece maddi ve manevi güzellik ve iyilik vasıfları ile donatıldıklarına ve bu özellikleri ile cennetin çok önemli birer unsuru olduklarına işaret etmektedir.
+
zemahşerî, “cennetlikler orada gümüş bilezikler takınırlar.” ayetiyle “cennetlikler orada altın bilezikler ve incilerle süslenirler.” ayetinin bir tezat teşkil etınediğini, cennet ehlinin hem gümüş hem de altın bilezikler takınarak süsleneceklerini, dolayısıyla bu hususta birproblem bulunmadığını anlatır. ona göre cennetlikler, dünya kadınlannın her iki cins bileziği ya nöbetieşe veya ikisini bir arada takındıklan gibi takınarak süslenmede yanş yaparlar. bu zinet türlerinin her ikisin\ birlikte takınınalan onlan son derece süslü ve güzel yapar, diyerek cennet ebiinin giyecek ve ztnet eşyalannın güzelliğine vurgu yapar.
http://earsiv.ebyu.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12432/1801/d.5.Zemah%C5%9Feri.pdf

her yönüyle meme estetiği
+
memeler, kadın bedenine ait ve temel işlevi süt üretmek olan organlar olmasına karşın, büyüklüğü ve şekli, nasıl örtüleceği, ne kadarının görünebileceği gibi konular daha çok erkeklerin zihnini oyalamış, çağlar boyunca yöneticiler, din adamları, kanun koyucular, sanatçılar, modacılar, hekimler tarafından tartışılmıştır.
+
estetik meme cerrahisi, en sık yapılan plastik cerrahi ameliyatları arasında yer alıyor. her yaş grubundan birçok kadın, memelerinin şeklinden ve büyüklüğünden memnun değil. kimisi çok küçük ya da çok büyük olmasından, kimisi sarkık, ayrık, asimetrik ya da şeklinin bozuk olmasından şikayetçi.
+
aslında meme küçültme ve büyütme ameliyatlarını sadece estetik bir işlem gibi düşünmemek lazım. çok büyük memeler boyun, sırt ve omuz ağrılarına, omurga sorunlarına, meme altında kalan ciltte dermatolojik sorunlara yol açabiliyor.
+
fazla büyük-küçük memeler özellikle genç kızların psikolojisini olumsuz etkilemekte, spordan uzaklaşmalarına ve kilo almalarına yol açmakta. aynı şekilde memelerin asimetrik ya da şeklinin bozuk olması da kadınların özgüvenini sarsıyor, duygusal sorunlara yol açabiliyor.
https://www.akinyucel.com/wp-content/uploads/2021/06/vega-dergi-2.-sayi.pdf

eritre ve etiyopya arasındaki 1998–2000 yılları arasında yaşanan sınır savaşında etiyopyalı güvenlik güçleri eriteli kadınlara tecavüz etmiş, eritreli güvenlik güçleri ise etiyopyalı kadınları fahişe olarak kullanmıştır.
+
….. bildirge şiddet türlerini şu şekilde ayırmıştır;
b) toplum içinde meydana gelen tecavüz, cinsel istismar, çalışma hayatında, öğretim kurumlarında ve diğer yerlerde cinsel taciz, kadın satışı ve zorla fahişeleştirilme de dâhil, fiziksel, cinsel ve psikolojik şiddet;
+
kadınlar, tecavüz, toplu tecavüz, seks kölesi, fahişelik, işkence, göğüslerinin kesilmesi, zorla hamile bırakma, zorla kısırlaştırılma, zorla evlendirme, vajinasına çeşitli cisimlerle zarar verme, kadın sünneti gibi insanlık dışı muamelelere maruz kalmaktadırlar.
http://www.sosyalarastirmalar.com/cilt8/sayi39_pdf/2tarih_siyaset_uluslararasiiliskiler/ozdemir_ozlem.pdf

18 yaş ve üzeri kadınlarda meme kanseri risk düzeyinin belirlenmesi
+
meme kanseri için, kadınların %91,3’ünün (n=274) düşük, %8,7’sinin (n=26) yüksek riske sahip olduğu bulundu.
http://www.turkailehekderg.org/wp-content/uploads/2020/04/TAHUD-cilt-24-sayi-1-aras-18yas-uzeri-kadinlar-meme-kanseri-risk.pdf

çocukların sorularına verilebilecek yanıtlar
+
soru: babamın neden göğüsleri(memeleri) yok? ya da ‘niçin kadınların memeleri var?
cevap: anne bir kadın, baba bir erkektir. yalnız annelerin göğüsleri olur. küçük kızlar büyüyünce memeleri de büyür, erkek çocuklarının memeleri büyümez. çünkü annenin memesinde bebek doğduktan sonra yeni doğan bebeği beslemeye yarayan süt olur.
http://eryamangelincikanaokulu.meb.k12.tr/meb_iys_dosyalar/06/27/751519/dosyalar/2016_12/06041826_okulncesdnemcnselgelmenson.pdf

her gün birbirinin aynı olan bu sahneyi gözümün önüne getirdikçe ne kadar vahim bir halde olduğumu tüm çıplaklığıyla; memeleri sarkmış, boynu kırışmış, kalçaları pörsümüş bir kadınınki kadar sevimsiz bir çıplaklıkla görebiliyordum.
https://www.siyasalkitap.com/u/siyasalkitap/docs/k/i/kisisel-bitisim-site-pdf-1566917325.pdf

türklerde kadın hakları üzerine bir değerlendirme
+
uygulamada görülen bu aksaklıkların yanı sıra kur’an ayetlerinin erkekçe yorumlandığını görüyoruz. örneğin nebe suresinin 33. ayetinin manası müfessirlerce (dünyada allah’ın emirlerine uyanlar için ahirette sunulacak nimetlerden birisi olarak) “memeleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar var” şeklinde açıklanır.
http://bilig.yesevi.edu.tr/yonetim/icerik/makaleler/3486-published.pdf

…… bütün nimetlerin oluk oluk aktığı kadın göğüsleri görüntüleriyle donatmaya girişir.
https://insanveinsan.org/bahar-2017/tuketim-tuketim-toplumu-ve-tuketim-kulturu-karsilastirmali-bir-analiz.pdf

atların, tekerlek sesleri, çığlıkları, kamçı şaklamaları duyuluyordu.
+
sabah esintisiyle yüzleri morarmıştı.
+
giysilerindeki yırtıklar arasından kıllı göğüsler, aşk tapınaklarının, alevlenmiş yüreklerin, aşk tanrısı cupid’in dövmeleri, egzamalar, çıbanlar görülüyordu.
+
diller çözüldü; gülüşler, küfürler ve şarkılar tufanı başladı.
+
içlerinden bazıları ağızlarındaki kamışla kalabalığa, özellikle de kadınlara böcek fırlatıyorlardı.
+
sefaletin etkisiyle bedenleri biçimsizleşmişti.
+
ağaçlar tiksintiyle ürperiyorlardı.
http://proje.akdeniz.edu.tr/mcri/mjh/8-2/MJH-6-Metin_BAL.pdf

güncelden geleneğe kadın imgesine bakmak: türkiye sanatından seçilmiş örneklerle bir değerlendirme
+
gözde yıldız
+
kadın sanatçı, 19. yüzyılın sonuna kadar çıplak bir modelden çalışma hakkına sahip değildi. anatomik bir çözümlemenin ve idealleştirmenin yapılabilmesi için modeli iyi çözümlemek gerektiği kabul edilmekteydi. kadın sanatçıların ise bundan mahrum olması portre, genre, manzara gibi daha düşük düzeyli türlere yönelmesine neden olmuştur.
+
sanatçıları çıplak bir modelden çalışırken gösteren resimlerde de kadınlar ancak çıplak bir model olarak tasvir edilebilmişlerdir. maurice bompard’ın ilk modellik tecrübesi resmi modelliğe yeni başlamış bir kadının şehvetli bakışlar karşısındaki utangaçlığı ve masumiyetini gösterir.
+
gerilmiş dudaklar, şişkin kalçalar, fırlamış göğüsler, doğurgan öpücükler
+
renk skalasını minimal düzeyde tutarak dikkati çıplak vücuda çeken john, böylece izleyicinin karşısında üzerinde kıyafet olmaksızın rahatsız gözüken çağdaş bir kadın ile izleyiciyi buluşturur.
+
çıplak olmak insanın kendisi olmasıdır. nü olmaksa başkalarına çıplak görünmektir.
+
çıplaklık kendisini olduğu gibi ortaya koyar. nü’lükse seyredilmek üzere ortaya konmuştur.
+
nü hiçbir zaman çıplak olamayacaktır. nü’lük bir çeşit giyinikliktir.
+
erkeğin çıplak, kadının ise nü olduğu yani seyredilen nesne olduğu resim tarihinde modernizmle beraber seyredilen kadının anlattıkları çok hızlı olmasa da değişmeye başlamıştır.
http://nek.istanbul.edu.tr:4444/ekos/TEZ/ET001322.pdf