yazı 46

fasîh’in rûz u şeb münâzarası
+
rûz cevabında, aydınlığa, gündüze varmanın faydalarını uzun uzun açıklar. kendini felaha/huzura çağırıcı, şeb’den kurtarıcı, geceden/uykudan/ölümden/tembellikten arındırıcı unsur olarak öne çıkarır.
+
şeb tartışmanın sonunda gündüzün, aydınlığın, beyazlığın ve kırmızılığın kendince kötü özelliklerini sıralar. buna göre; rûz’u kırmızı olmakla yüzüne boyalar sürmüş kadına, kırmızılıkları ile ünlü ruslara, ateşe benzemekle cehennem ateşine, rüyada bile görüldüğünde hayra yorulmayan kırmızı elbiseye benzetir.
https://www.academia.edu/download/34661459/1208753728_27_Ahmet_ICLI_Ruz_u_Seb.pdf

divan şiirinde vakt-i seher
+
divan şiirinde hem zaman unsuru, hem de tabiat hâli olarak çok geniş bir şekilde ele alınmış unsurlardan biri de seherdir. seher, arapça isimdir, çoğulu eshârdır. seher, sözlüklerde, tan yeri ağarmadan biraz önceki vakit; sabah açılmağa başladığı vakit; sabahın güneş doğmadan önceki zamanı, tan ağartısı; tan yeri açılmazdan evvelce olan vakit şeklinde tanımlanmıştır.
+
aşk derdi dolayısıyla çölü mekân tutan mecnûn, seher vaktine kadar uyumaz, seherde vahşi hayvanlarla gezer, dolaşır:
bir gün seher ol mücâvir-i deşt
eylerdi gürûh-ı vahş ile geşt
+
seher, çiyin düştüğü ve havanın soğuduğu vakittir:
jâle düşdükçe seher lâleye san dilberdür
kim dakar zînetiçün gûşına dürr-i ‘âdeni
https://www.sosyalarastirmalar.com/articles/dawn-in-the-ottoman-divan-poetry.pdf

kur’ân’da karakter inşası
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1699893

tasavvufi düşüncede zikir ve zikrin benlik inşâsına etkisi
http://akademik.semazen.net/documents/PDF/14-zikir.pdf

tasavvuf felsefesinde zikir kavramı
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/20428

türk ceza kanunu’nda gürültüye neden olma suçu
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/809836

özgür bir hititli hırsızlık yaparsa ve çaldığı buğdaylar ambarından çıkarsa çaldığı buğdayları sahibine iade etsin ve 12 şekel (148.6 gr) gümüş para cezası ödemelidir. hırsızlık yapan kişi kanun gösterdiği bu yolu izlerse affedilecek, aksi bir durumda cezalandırılacaktır.
+
eğer bir köle bir ambar hırsızlık yaparsa ve ambarın [buğdayını bulurs]a, ambarı buğdayla doldursun ve altı şekel gümüş versin: ve evinden uzaklaştırır.
https://dergipark.org.tr/tr/download/issue-full-file/48975

islam ceza hukuku (ukubat) uyarınca had suçlarından sayılan hırsızlık suçu “başkasına ait, koruma altındaki belli değerdeki malın mülk edinmek amacıyla gizlice alınmasına hırsızlık denir” şeklinde tanımlanabildiği gibi “ceza ehliyetine sahip bir kimsenin, mülkiyetinde ya da mülkiyet şüphesi altında bulunmayan, hukukun belirlediği şartları taşıyan ve belli miktara (değere) ulaşan başkasına ait koruma altındaki malı, serbest iradesiyle zimmetine geçirmek kastıyla gizlice alması” şeklinde de tanımlanabilir.
https://cdn.istanbul.edu.tr/FileHandler2.ashx?f=klasik-donem-osmanli-hukukunda-hirsizlik-sucunun-algilanmasi-ve-cezalandirilma-sekilleri_cihan-osmanagaoglu-karahasanoglu.pdf

hırsızlık
+
5237 sayılı türk ceza kanunu, 141. maddede, hırsızlığı, bir kimsenin “zilyedinin rızası olmadan, başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla, bulunduğu yerden alması” olarak tanımlamaktadır. 765 sayılı tck, hırsızlığı, bir kimsenin “diğerinin taşınabilir malını rızası olmaksızın faydalanmak için bulunduğu yerden almak” olarak tanımlamıştır. iki kanun arasında fark bulunmaktadır. farkın nedeni gerekçede belirtilmemiştir.
https://webftp.gazi.edu.tr/hukuk/dergi/12_30.pdf

hırsızlık suçu işleyenler tanımadıkları insanlara yönelmektedirler. bu nedenle hırsızlık suçu bir “şehir” suçu olarak kabul edilir olmuştur.
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/208181

şehir ve cemaat: mardin süryanileri ya da süryanilerin mardin’i
+
mardin-süryani ilişkisinde mekânı kutsal kılan manastırların etkisi yadsınamaz. şüphesiz manastırlar mekânın kutsallaştırarak sahiplenilmesinde ilk basamakları oluşturmuşlardır.
+
1826 yılında mardin’e gelen buckingham, gayrimüslimlerin ata bindiklerinden, bunun müslüman halkın tepkisini çekmediğinden, hâlbuki böyle bir davranışın o dönemde şam’da bile müslümanları öfkelendireceğinden bahsetmektedir.
https://dergipark.org.tr/en/download/issue-full-file/36682

cemaat cemiyet ayırımı ve ferdinand tönnies
+
batıda 11. yüzyıl sonrasında şehirleşmenin dikkati çekmeye başlamasıyla birlikte kullanılır hale gelen «şehir havası insanları serbest bırakır» sözü burada öncelikle inceleyeceğimiz «cemaat»in «cemiyet» tipi yerleşim organizasyonuna nazaran farklılığını bir çırpıda ortaya koyan bir sözdür.
+
allah köyü, insanlar şehirleri yarattı.
+
cemaat bir yere bağlı yerleşme ve organizasyon şeklidir. cemiyet ise geçici ve zahiri şekilde bir birliğin ortaya çıktığı yaşamanın ifadesidir.
+
cemaat kendi başına yaşayan bir organizmadır. cemiyet ise mekanik olarak bir araya gelen bir topluluk mahiyetindedir.
+
cemaat her zaman «biz» demektedir.
+
tönnies’e göre bir zümre mensuplarının beşeri iradeleri arasındaki ilişkiler tasdik edici yahut inkâr edici niteliklerden birinin ağır bastığı ilişkilerdir. bu ilişkiler, reel ve organik hayatı ifade ettiklerinde cemaat tipi bir sosyal şekil, fikri ve mekanik bir mekanizma görüntüsü taşıdıklarında cemiyet tipi bir sosyal şekil karşısındayız’dır.
+
cemaatde insanlar her türlü ayrılığa rağmen mahiyetçe bağlı iken cemiyette her türlü bağlılığa rağmen ayrı kalmaktadırlar.
+
tönnies’e göre bütün zümreleşmeler «psikolojik cevherden mamûl dokular» şeklinde telâkki edilmelidir.
https://www.acarindex.com/pdfler/acarindex-7524-4422.pdf

“bilginin efendileri”: epistemik cemaat
+
bilimin taşıyıcıları olan bilim adamları her zaman, toplumsal tabakalaşma katmanlarının üst basamaklarında yer almış ve toplum tarafından takdir edilmiştir.
+
shils, bilginin sözünü ettiği her noktada “akademik cemaat” ya da “bilimsel cemaat” ya da “entelektüel cemaat” terimlerini kullanır”. epistemik cemaat, kavram olarak uzun bir geçmişe sahip olmamasına rağmen, yüzyıllardır kendisini farklı isimlerde sergilemektedir.
+
epistemik cemaat, “bir bilme, bilgi, kavrama, anlama cemaatidir ve bilgiyi inşa eden, işleyen, geliştiren ve daha sonraki kuşaklara intikal ettiren, bilgiyi taşıyan insanlar topluluğunu ima eder.
+
epistemik cemaat olmadan, bilginin ortaya çıkması söz konusu olamamaktadır.
+
epistemik cemaat, hemen her toplum içerisinde var olan buna karşın pek fazla fark edilmeyen bir oluşumdur.
+
epistemik cemaatin güçlü olabilmesi, bilginin güçlü olmasına bağlıdır. diğer bir ifade ile bilgi, ne kadar güvenilir ve sağlam kaynaklara dayalı olursa, cemaat de o kadar güçlü hale gelir.
+
her isteyen, epistemik cemaatin üyesi olamaz. bu toplulukların üyesi belli bir eğitimden geçmiş ve alanında en iyi olmuş olan kişilerdir.
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/803748

engelli birey ve ailesinin sosyal uyumunda “yaratılanı hoş gör yaradandan ötürü” anlayışının rolü
https://docplayer.biz.tr/18926272-Engelli-birey-ve-ailesinin-sosyal-uyumunda-yaratilani-hos-gor-yaradandan-oturu-anlayisinin-rolu.html

engelli çocuk ve ailelerinin sorunlarının belirlenmesi ve bunların çözümünde dinin rolü (ısparta spastik çocuklar eğitim ve rehabilitasyon merkezi örneği)
http://ktp.isam.org.tr/pdfdrg/D01535/2006_16/2006_16_EFEA.pdf

engelli birey ve ailesinin psiko-sosyal sorunları ve manevi destek
http://isamveri.org/pdfdrg/D204297/2012/2012_KULAN.pdf

engelliler ve sosyal hizmet
http://auzefkitap.istanbul.edu.tr/kitap/sosyalhizmetlt_ao/engellilervsoshiz.pdf

kiğılı şeyh selim efendi’nin dünya algısı
+
dünya, arapça “dünüv” veya “denâet” köklerinden türemiş “değersiz” ve “yakın” anlamlarına gelen bir sıfattır.
+
hadis-i şeriflerde allah katında dünyanın, sivrisineğin kanadı kadar kıymetinin olmadığı, mü’minin zindanı, kâfirin cenneti olduğu; dünya nimetlerine, onun süs ve güzelliklerine gönül kaptırmanın yanlış olduğu ifade edilir.
+
eyâ dilber! ji eşqa te,
dilê min pır perîşâne
senin hüsnünle sergeşte
dibim her subhê perwâne.
+
bülbül nedir ağladığın?
es-sebru mitahü’s-sürûr
cân u ciğer dağladığın
es-sebru miftahü’s-sürûr
+
bu dünyâ zıll-ı zâildir,
bu hem gaddâr u kâtildir;
bu hem dostuna bağîzdir,
+
insanın dünya hayatındaki en büyük uğraşlarından biri, adalet arayışıdır. islam inancına göre adalet-i mahzânın gerçekleşeceği yer, âhirettir.
+
kanma bu dünya fânidir,
mü’minlerin zindanıdır,
zalimlerin meydanıdır.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/770143

dört asır dört şair bağlamında divan edebiyatında dünya algısı
+
tıpkı bir yağmur gibi ki bitirdikleri çiftçileri imrendirir, sonra kurumaya yüz tutar, bir de bakarsın ki sararmıştır, ardından da çer çöp haline gelmiştir.
+
dünya hayatı sadece aldatıcı bir yararlanmadan başka bir şey değildir.
+
dünyadan sakının! zira o insanları sihirleri ile etkileyen hârût ve mârût’tan daha büyük sihirbazdır.
+
yavrucuğum, dünya engin derinlikte bir deryadır. orada çok insanlar boğuldu.
+
ey musa! zalimler yurdu dünyadan sana ne!
+
bu kocakarı dünya vefasız ve dönek huyludur;
edası kız gibidir, ama bakarsın yaşı büyüktür.
+
dünya sıkıntı, dert, elem sarayıdır, bir an güzellikler yaşansa da çoğu zaman sıkıntı çekilir:
mihnet-sarây-ı dehre gelüp ‘ayş u nûş iden
bir dem hoş olsa bir nice gün derd-i ser çeker
+
dünya geçici, imar edilemeyecek kadar harap, belanın yağmur gibi yağdığı viran ve köhne bir saraydır.
+
dünya halas olunamayan engellerle dolu bir mekândır.
+
ayrılığın sıkıntısı ve dünyanın karmaşasından kurtulmanın tek yolu ölümdür.
+
gönül ehli dünya işlerine dalmamalıdır.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/672747

cinsiyet algısının mitsel kökeni
+
yunan mitolojisi, insanlığın altın çağının ateşin çalınmasıyla sona erdiğini anlatır. tanrılarla dostluğu bozulan ve kovulan insan için düşünülmüş olan esas ceza ise kadındır. güzel, naif, bir o kadar zehirli olan kadın. mitolojide ilk ceza ve dinde ilk günah kadının yaratılmasıyla gerçekleşmiştir.
+
tabiat, zıtlık ilişkisi içinde olan bir çiftler evreninden varlığa gelmiştir. teklik varlığa yasaklıdır ve çift olmak var olmanın hem şartı hem sonucudur. yazgının etkinliği ancak bu çiftlikte sağlanmaktadır.
+
rahipliğin ilanı için tapınakların inşası/icadı gerekmiştir.
+
tapınak inşası işbirliği ve önceden yapılmış bir plan gerektirdiği için rahipler bu konuların yönetimini de üzerlerine alarak her türlü gücü tekellerine almayı başarmışlardı.
+
tanrılar kızdı ve savaş istedi!
+
enki’nin hasta organlarından biri kaburgasıdır ve bu organın tedavi etmesi için ninhursag, yaşatan hatun ya da kaburga kemiğinin hanımı anlamına gelen tanrıça ninti’yi yaratmıştır.
+
insanın kemale erme gayesi erdişi atanın başlangıçtaki durumuna yeniden dönmeyi simgeleyen ritüellerde kendini göstermektedir. avusturya’da hem kadın hem erkeklerin sünnet edilmesi, şamanların ritüellerde kadın gibi giyinmesi, hindistan’da bitki tanrıçası bayramında erkeklerin yapay göğüsler taşıması gibi eylemlerin hemen hepsi aynı dönüşümden farklı izler taşımaktadır.
+
ilk yunanların taptığı en önemli tanrısal varlık kadındır.
+
onlara ben ateş yerine bir afet yollayacağım.
+
insanlık artık kadın ve erkek olarak ikiye ayrılmıştı ama bu iki yarım bir araya geldiğinde bir tam etmiyordu. yaratılış mitinin içinden çıkamadığı sorun tam da burasıdır. çünkü eril akıl aşağı olarak gördüğü kadını dengi kabul etmek istemiyordu.
+
kadın şairler medusa’nın yılan saçlarında ve insanı taşa çeviren gözlerinde kadınların maruz kaldığı trajediyi görmüşlerdir. ann stanford medusa şiirinde, tecavüzün onda açtığı yaraya ve onun dönüştüğü şekle sahip çıkarak bu arketipi tasvir etmiştir.
+
saçlarım yılanlara dönüştü, gözlerim dünyayı taştan görmeye başladı.
+
arzularının günaha götürdüğü kadın ile aklının üstünlük mücadelesinde suç işleyen erkek, bunu reddetme şanlarının olmadığı bir miras gibi hayatlarının merkezine koyup kendilerini şizofreni dünyasına hapsetmişlerdir.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/557580

salep sözcüğü arapçada tilki anlamına geliyor. evet, yanlış okumadınız tilki, bildiğimiz hani o uzun kuyruklu, kürkü kıymetli, kurnazlıkla bir tutulan ve la fontaine’in masallarında kargayı alt eden tilki… salep ile tilkinin arasındaki ilişki de sözel yoldan kurulu bir ilişki. aslında bu ilişkinin kökeni olasılıkla insanın yazılı olmayan geçmişine kadar geriye gidiyor olabilir. insanın doğa ile kurduğu ilişki, doğayı anlama ve anlamlandırma çabasının bir sonucu olarak düşünülebilir. doğada rastlanan bitki, hayvan veya cansız varlıkların, önceden tanınan bir başka varlığa benzetilmesinden yola çıkarak kendince sonuçlara ulaşma çabası, tilki ile salep arasında da benzerlik kurulmasına neden olmuş olmalı. aslında bu ilişkiyi açıklayabilmek için bu bitkiyi tanımlayan batı dillerindeki sözcüklere de bakmak gerek. örneğin salepgiller ya da orkidegiller dediğimiz bu bitkilerin ingilizcedeki genel adı olan ‘orchid’ sözcüğü yunanca ‘orkhis’ kökünden gelir ve testis ya da husye anlamı taşır. hatta tıpta testis iltihabı ya da yangısı olarak geçen hastalık da ‘orchid’ olarak adlandırılır. yine erotik yazın içinde önemli bir yeri olan ve türkçeye ‘orji’ olarak geçen eylem de esas olarak bu sözcükle ilişkilidir. senfoni orkestralarına müjdeli bir haber: birlikte bir iş yapmak anlamı taşıyan ‘orgie’, ister inanın ister inanmayın, orkestra sözcüğünün de kökeninde yer alır.
+
aziz peter, kızı petronilla’nın çok güzel olduğunu fark edince, tanrı’nın ona ateşli bir hastalık verme lütfunu göstermesini sağladı!
+
aziz bernard henüz aziz olmadan evvel, küçük yaşlardayken, sürekli baş ağrılarından muzdaripti. bir gün acılarını, şarkılarıyla dindirmek üzere genç bir kadın ziyaretine geldi; fakat sinirli oğlan onu odadan kovdu ve tanrı onu bu davranışı için ödüllendirdi; baş ağrıları şip şak geçmişti.
https://s.gazeteduvar.com.tr/storage/files/documents/2021/09/14/arkeo-duvar-4-UCQW.pdf

tanrı hakkında konuşmak: süreçci bakış açlsı
+
tahmin ediyorum ki, insanlar tanrı hakkında konuşmaktan çok seks hakkında konuşmayı daha kolay bulmaktadırlar.
http://isamveri.org/pdfdrg/D02423/2001_3/2001_3_ALBAYRAKM1.pdf

rus dilbiliminde biyolojik cinsiyetin fonksiyonel-semantik alanının sözcüksel ve dilbilgisel karşılaştırılması
http://acikerisim.ybu.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/123456789/669/Re%C5%9Fat%20%C5%9EAKAR-%20JassStudies.pdf

kızlarımızı seks delisi türklerden zor kurtardık
https://readgur.com/doc/451788/%E2%80%9Ck%C4%B1zlar%C4%B1m%C4%B1z%C4%B1-seks-delisi-t%C3%BCrklerden-zor-kurtard%C4%B1k-.-rumma…

güvenlik tanrıçası ‘securitas’ın ölümü: cesur yenidünya
+
güvenliğin olmadığı ya da güvenliğe ihtiyaç duyulmayan (tehditsiz bir dünya) bir dünyanın ne kadar istenebilir olduğu ve de güvenli olduğu bu çalışmada tartışılacaktır.
+
türkçe’deki güvenlik sözcüğünün ingilizce karşılığı “security” latince de “securitas” kökeninden gelmektedir. securitas antik roma’da “kaygısızlık ve korunma” tanrıçasıdır.
+
yalnız kalan ve işi olmayan insan düşünmeye başlar. düşünmek hem insan, hem de toplum için tehlikeli bir şeydir.
+
atıp kurtulmak, onarmaktan iyidir. yama artarsa refah düşer.
+
bu dünyada tek tehdit “gerçek”tir ve bilim bir toplumsal tehlikedir.
https://tasam.org/Files/Icerik/File/yeni_dunya_ekonomi_ve__guvenlik_mimarisi__IGK2019_5_(14)_pdf_4556492e-664d-4c28-9089-703207ea5a86.pdf

dünya düzenleri ve güvenlik: ulus-devlet güvenlik anlayışı aşılıyor mu?
+
thomas hobbes gibi düşünürler doğal ortamdaki anarşik durumdan kurtulmanın yolunun, insanların özgürlüklerinin bir kısmından devlet lehine vazgeçmesi olduğunu söylemeye başlamışlardır. doğal ortamda insanlar kendi başlarına kaldıklarında tam anlamıyla can ve mal güvenliklerini sağlayamamaktadırlar çünkü daha güçlüler daha zayıfları her zaman ortadan kaldırabilmektedirler.
https://gsd.msu.edu.tr/Content/sayilar/dokuman/GSD_6/GSD_6_Art_1_122007.pdf

eleştirel teori ve güvenlik: kimin için güvenlik?
+
uluslararası ilişkilerde standart/ana akım veya klasik (realist) yoruma göre uluslararası yaşam yalnız, sefil, kötü, vahşi ve (sadece güçlüysen) uzundur.
https://www.researchgate.net/profile/Klevis-Kolasi/publication/304427468_Soguk_Savas’in_bariscil_olarak_sona_ermesi_ve_uluslararasi_iliskiler_teorileri/links/5a0b513eaca2721a23f9c226/Soguk-Savasin-bariscil-olarak-sona-ermesi-ve-uluslararasi-iliskiler-teorileri.pdf

kur’an’da rab kavramı
+
allah lafzı kulluk söz konusu olduğunda otoriter bir konumu ifade eden bir kavramken, “rab” kavramı kullara daha yakın bir konumu ifade eder.
https://www.academia.edu/download/58370740/KURANDA_RAB_KAVRAMI.pdf

mâtürîdî’de lokman prototipi ve psiko sosyal hikmetli öğütler
+
hamd ve şükrün insanın kalp, akıl, şuur, karakter ve organların ölçülü, insaflı, estetik ve dengeli bir halde yaşamasında önemli işlevi vardır.
+
lokman’ın evladına hikmetli öğütlerinden biri “yeryüzünde çalım satarak da yürüme! yürüyüşünde mütevazi, hâl ve hareketlerinde hep ölçülü ol!” demesidir. bu yürüme çeşidi çalımlı, haddini aşan bir kibir ve neşe içinde şımarıkla yürümektir.
+
yürüyüşün, konuşmanın ve sesin de bir estetiği, güzel yönü vardır. seslerin en kötüsünün karşılıklı görüşmede sesin yüksek oluşunun çirkinliğin anlatımıdır.
+
ölçü ve denge esas olduğundan toplumsal iletişim ile barışın temeli ölçü, denge ve adâlettir. insan sosyal hayatın her katmanında eşitliği, itidali, insafı, ölçüyü ve adâleti yaşatmakla yükümlüdür.
https://www.academia.edu/download/62078429/Maturidide_Lokman_Prototipi_ve_Psiko_sosyal_hikmetli_ogutleri20200212-121106-13ex43q.pdf

kürt ulusal hareketi bağlamında osmanlı dönemi kürt kadını
+
kürtler, dünyadaki devletsiz en geniş uluslardan biridir. türkiye’de feministler devlet ve ulusun ataerkilliğini daha teorik bir biçimde ele almış, devlet sevgisi kültü ile kuşatılmış ve 1990’lara kadar feminist literatürde kürt kadınlarına dair bir “ölüm sessizliği” olmuştur.
http://acikerisim.ticaret.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/11467/2196/66421.pdf

her ne kadar görünürde kürdistan, hal ve manzara itibarıyla cahil zannediliyorsa da kürdistan’ın içinden çıkan âlimler, edipler ve şâirler osmanlı memleketinin her bir tarafında, özellikle dersaadet’te bile seçkin olup parmakla gösteriliyordu.
http://acikerisim.artuklu.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12514/952/Ahmet%20ALAN.pdf

melaye cıziri’nin düşüncesinde hakikat ve mecaz’ın ontolojik ve epistemolojik boyutu
+
ev hür ü periçehre but ü late cemale
der sürete tehqiqi mela ‘eyne mecaz in
+
güzelliğin birer putlan olan bu hurilerle peri yüzlüler
gerçekte hakikat değil mela tamamıyla mecazdır
+
mela’nın en çok üzerinde durduğu hususlardan biri olan bu konu hakkında onun genel kanaati şu şekilde ifade edilebilir: mecazlar dünyası, hakikat dünyasının bir tılsımı ve tecellisidir. bu sebeple gerçektir. ama mecazlardaki çokluk, geçici, arızi ve aldatıcıdır. bu sebeple, mela, mecazlan gerçeklik ve mutlak gerçekliğe giden bir yol olarak görmüştür. başka bir ifadeyle, mecaz olmadan hakikat anlaşılmaz. bu, mecazlar konseptinin antolajik hiçliği karşısında epistemolojik varlığıdır.
http://isamveri.org/pdfdrg/D02917/2013_1/2013_1_DORUMN.pdf

feqîyê teyran’ın şêxê sen’an şiirinin içerik açısından incelenmesi
+
avek mehîn im kemter im
min cerg û dil bûne birîn
/
ben pis ve deiğersiz bir suyum
kalbim ve ciiğerim yaralanmış
+
necis derman (pis ilaç)
ku bikin li me lazim bûye
gerçî ne meşrû’ darû ye
/
gerçi bu meşru olan bir ilaç değildir
ne yapalım, bunu yapmamız gerekir
http://acikerisim.dicle.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/11468/3458/Feq%C3%AEy%C3%AA%20Teyran%E2%80%99%C4%B1n%20%C5%9F%C3%AAx%C3%AA%20Sen%E2%80%99an%20%C5%9Fiirinin%20i%C3%A7erik%20a%C3%A7%C4%B1s%C4%B1ndan%20incelenmesi.pdf

dindarlık göstergesi olarak dil/dil dindarlığı
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/52193

nasr hâmid ebû zeyd’de din dili
+
ebûzeyd’e göre kültür ve din arasındaki farklılığı veya değişimi görebilmek için dilsel analizler önem arz etmektedir.
+
lafız, mananın bedenidir, mana ise lafzın ruhudur.
+
ebûzeyd de, de saussure’un felsefi anlayışını benimseyerek “dilsel gösterge” bize tek başına nesnel gerçekliği ifade etmez der.
+
dil, bütünüyle beşerî ve tarihsel varlık alanına ait sosyal ve kültürel fenomendir.
+
ebûzeyd’e göre insan için tek bir beyan türü yoktur. beyanın tek yolu dil de değildir
+
hayvanların konuşması kelam değildir.
+
“kelam” nefste mevcut olan mana, “söz” ise buna delalet eden emaredir.
+
boğazımızdaki telleri titretip ağzımızdan çıkan anlamlı sesler, alıp verdiğimiz nefes dalgalanmaları, dilin fizik yönüdür.
+
nasr hâmid ebûzeyd’e göre; küreselleşme, adı ‘piyasa’ olan buyruklarıyla bir din olarak ortaya çıkmış, insanlar bu ilahın kudretine karşı koyamaz hale gelmiştir. gücü mal, bilgi ve askeri silahlar, goygoycusu da batı ve özellikle amerika’dır.
+
ebû zeyd’e göre dilsel anlamda mecaz ile antropolojik anlamda mecazın farkını bilmek din dili yorumlaması için elzem derecede önemlidir.
https://acikerisim.erbakan.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12452/4910/552288.pdf

din dili kapalı bir dil midir?
+
din dili, bilim dili gibi, ayrı bir dil oyunudur.
+
teizme göre, din dili kapalı bir dil değildir; o insanının aslî varoluş durumlarıyla ilgili, tecrübenin bütününe yaslanan ve diğer dillerle derin bağlantıları olan bir dildir.
+
bilim dili ve şiir dili gibi din dili de belli literal (düz anlam), sentaktik ve sitilistik sınırlamalardan kurtulmuş özerk bir dildir.
+
geleneksel teizme göre, âlemin keşfedilmeyi bekleyen kendine özgü bir yapısı ve dili vardır. var olan her şey kendince bir dil konuşur ve insana imâ ve işarette bulunur.
+
din kapalı bir dil oyunu olduğu için, tecrübenin diğer hususiyetleriyle arasında herhangi bir ilgi ve ilişki kurulamaz. bu oyun sadece onu oynayanlar tarafından anlaşılabilir; zira, neyin anlamlı, neyin anlamsız olduğu onun derin grameri tarafından belirlenmektedir.
https://avesis.erciyes.edu.tr/dosya?id=4677af3c-709e-49a2-9577-7be716956892

john hick’te din dili
+
tanrı hayatının bana anlaşılmazlığı ise benim hayatımın köpeğim için anlaşılmazlığından çok daha fazla olmalı.
+
imanın dili, sembolik dildir.
+
bütün teolojik ifadeler semboliktir.
+
tanrı, numenal alana aittir ve metafiziğin konusudur ama teoloji, insan eseridir.
+
teolojiler, tanımlanamaz tanrı’yı tanımlamaya yönelik insani girişimlerdir. otto’nun deyişiyle dinler, “kutsalın bu dünyadaki (kültürel) tezahürleri”, cantwell smith’in ifadesiyle “dini tecrübenin ırmakları ve birikimsel gelenekleri”dir.
+
tanrı kanıtlamaları, kutsal kitapların sistemleştirilmemiş epistemoloji anlayışlarıyla da uyumlu değildir. hiçbir kutsal kitap’ta tanrıyı kanıtlama problemi yoktur.
+
aline olmuşuz, kendimizden uzaklaşmış ve yalancı duyguların etkisine kapılmışız bu bakımdan, duyduğumuz acılar, kederler ve gereksinimlerin, taşıdığımız sorumlulukların ve seçtiğimiz çıkış yollarının hepsi boş, hepsi aldatıcı ve hiç biri bize ait değil. çünkü içimizde ‘biz’ yerine bir ‘yabancı’ var.
https://acikerisim.uludag.edu.tr/bitstream/11452/1872/1/446807.pdf

neanderthal türünde dil olup olmadığı ile ilgili güncel çalışmalar hakkında araştırma (genetik, paleontolojik ve arkeolojik bulgular)
+
dil üreticidir; sınırlı sayıda sözcükle, sınırsız sayıda tümce üretmek mümkündür.
+
dil soyuttur; masaya neden masa dendiğinin belirli bir nedeni yoktur.
https://www.academia.edu/download/33281975/Dilin_evrimi_-_Neandartheller.pdf

dilin kökeni arayışları ıı: foxp2 geni
+
dil, insanı diğer canlılardan ayıran en önemli olgudur. insan dili, diğer canlıların iletişim biçimlerinden çift eklemlilik, özyineleme (recursion) gibi özellikleriyle ayrılır.
+
başını n. chomsky’nin çektiği bir gruba göre dil biyolojik bir olgudur. insanın dil geliştirebilmesi için beyinde bir mekanizmanın da bulunması gerekmektedir.
+
foxp2 geni, 1980’li yılların sonunda ingiltere’de yaşayan pakistan kökenli bir ailede görülen konuşma ve dil bozuklukları araştırılırken keşfedilmiştir.
+
16 aile bireyi çeşitli anormallikler gösteriyordu. kanadalı dilbilimci m. gopnik ailedeki bozukluklara yol açan genin morfo-sentaktik özellikleri belirleyen bir “gramer geni” olabileceği hipotezini ortaya attı.
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1550948

haydar baba’ya selam şiirindeki bazı sözcüklerin standart türkiye türkçesi’ne göre uğramış oldukları fonetik ayrılıklar ve bu ayrılıkların dil bilimsel nedenleri
+
bir dilin farklı görünümlerinden birini örneğin ağızları ya da bu ağızlara ilişkin bir ögeyi kullanmak yanlış değil, yalnızca ölçünlü dilden farklı olmak anlamındadır. konuşur sayısı kadar dil türü vardır demek, doğru bir saptamadır. bu durum da bireyin anatomik, genetik, fizyolojik, kültürel, sosyolojik, psikolojik ve kimyasal (psikoşimik) farklılığından kaynaklanmaktadır.
+
dil bilimciler, diller arasındaki ilişkilerde yüzeysel benzerlikleri dikkate almaz. dillerin köken birliği, birbirine benzeyen ögelerden çok, kimi zaman birbirine hiç benzemeyen sözcüklerle, bu sözcükler arasındaki karşılaştırmalı çalışmalara dayalı ses denklikleri yoluyla ortaya konulabilir.
+
kapalı ve açık e’ler de azeri ve türkiye türkçesinde de anadolu ağızlarında görülen başka bir ses olayıdır. aslında ses organlarının anatomik ve fizyolojik yapısı birkaç santimetreyi geçmemesine karşın bu kısa mesafede bir çok farklı ses çıkarılabilir. bu kapalı e de bunlardan biridir.
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/59577

genetik dilbilime giriş. altay dilleri sorunu
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1531904

müzik icrasıyla şekillenen beyin: bilişsel etkiler ve genetik yaklaşımlar
http://cms.galenos.com.tr/Uploads/Article_26171/ATFM-71-106-En.pdf

havuzdere iskeletlerinin paleoantropolojik analizi: burun dişi örnekleri
+
2013-2014 kazı sezonlarında su terazisi nekropolünden çıkarılan iskeletlerin paleoantropolojik değerlendirmesi
+
mardin – dara geç roma dönemi iskelet toplumunun demografik analizi
+
dara antik kenti toplumunda diş varyasyonları
+
yiyeceklerin pişirilerek yumuşak yenmesi; dişlerin koparma ve çiğneme işlemini kolaylaştırdığından, diş boyutlarında ve alt çene kemik yapısında küçülmelere neden olabilir.
+
dara antik kenti toplumunun dişlerinde görülen diş sıkışıklığı, eksik diş ve gömülü dişlerin varlığı, alt ve üst çene arklarında meydana gelen küçülmenin varlığını göstermektedir.
https://www.researchgate.net/profile/Danis-Baykan/publication/301805904_Baykan_D_MO_1_Bin_Nif_Dagi_Metalurji_Verileri_31_Arkeometri_Sonuclari_Toplantisi_Erzurum_11-15_Mayis_2015_Ankara_2016_21-36/links/5729209f08ae057b0a033ffd/Baykan-D-MOe-1-Bin-Nif-Dagi-Metaluerji-Verileri-31-Arkeometri-Sonuclari-Toplantisi-Erzurum-11-15-Mayis-2015-Ankara-2016-21-36.pdf

aksaray malaklı köpeklerinde mandibula’nın makro-anatomik ve morfometrik olarak incelenmesi
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1004555

türkiye, ingiltere, almanya ve finlandiya biyoloji öğretmeni yetiştirme programlarının karşılaştırılması
https://dspace.ankara.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12575/29625/4906.pdf

depressor anguli oris flebi ile alt dudak defektlerinin fonksiyonel onarımı
+
dudaklar kendilerine özgü anatomik yapılarıyla yüzün 1/3 alt kısmında önemli bir estetik ünite oluştururlar. bunun yanı sıra motor ve duyusal fonksiyonlarıyla da rekonstrüksiyon açısından özellik arzederler. dolayısıyla herhangi bir sebeple alt dudakta defekt meydana geldiğinde; beslenme, konuşma, soluk alıp verme, öpme, üfleme gibi oral kavite önünde motor ve duyusal fonksiyonlara sahip bir onarımın yapılması zorunludur.
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/39083

felsefe yapmanın üç temel dinamiği: akıl, nefret, aşk
+
fenomenlerle işleyen akıl, genel olarak, daha dogmatiktir; nefret, çoğu kez bir isyan ya da saçmalığa işaret eder; aşk, diğer dinamiklere oranla, pratik, kapsayıcı ve varoluşa uygun olma iddiasındadır. artık bundan sonra, temel dinamiklere bağlı izmler yavaş yavaş belirmeye başlar.
+
filozoflar, insanları adeta gece vakti uykularında rahatsız eden külhanbeyleri gibidir.
+
filozofları dinlerken insan, bir pazar yerinde avaz avaz bağıran bir sürü madrabaz arasında sanır: bana gelin, bana gelen aldanmaz diye bağırır dururlar.
+
felsefe, anlaşılmaz bir dil kullanır; konuları açısından özde kapalıdır,
+
felsefenin eleştirel-diyalektiği bağlamında, nefret-merkezlilik ile aşk-merkezlilik ontolojik bir birlik oluşturmazlar.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/188601

papağanların %90’ının solak olması ve ötücü kuşlarda ötmenin kontrolünün bir yarıküreye yanallaşması gibi, evrensel bir kural olarak insanda da dilsel işlevler yanallaşmıştır. sağ ve sol arasında bazı anatomik asimetriler bulunsa da esas olarak iki yarıkürenin işlem yapma tarzında farklılaşma olmuştur.
https://www.researchgate.net/profile/Bahtiyar-Makaroglu/publication/317106319_30_Ulusal_Dilbilim_Kurultayi_Bildirileri/links/5926becfa6fdcc44434acfd5/30-Ulusal-Dilbilim-Kurultayi-Bildirileri.pdf

anadolu’nun genetik yapısı üzerine çalışmalar xxıv
+
kadınlar % 54.87, erkeklerse % 45.12 oranında kusurlu bulunurken özellikle ilk grupta anatomik organ düzensizlikleri en büyük grubu oluşturmaktadırlar.
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/189119

chd8 gen mutasyonu olan bir olguda dil ve konuşma terapisi ile duyu bütünleme terapisinin etkililiğinin incelenmesi
https://www.ubaksymposium.org/Upload/editor/files/kitap(25).pdf

onun güzel gözünden doğmada sarhoşluk ve bîmârlık,
onun dudağından zuhûra gelmede kamu varlık.
+
gözünden olmuştur bütün gönüller mest u mahmûr,
dudağından sebeb olmuştur cümle cânlar mestûr.
+
onun gözü yüzünden tüm gönüller düşmüş gama,
dudağı ise o yârin şifa dağıtır ervâh u ecrâma.
+
gerçi gözü bırakmak diler âlemi her dâim ademde,
amma dudağı kıyamaz, yetişir bin lütufla o demde.
+
dünya bir leştir, onu taleb edenler de köpeklerdir.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1011699

anlam sahibi neden “çeşm” (göz) ve “leb”e (dudağa) işaret
eder? makam, hal sahibi “zülf” (saç), “hatt” (yüzdeki tüy) ve “ben”-
den ne ister?
+
destinden ü elinden, lebinden, yanağından
toyunca öperdim ele girseydi bir-bir.
+
bular remz etdügi ne çeşm ü lebdür,
bu leb, bu çeşm ise yavlak acebdür.
bana bildüri vergil bu rümuzi
ki, nedür bu tilsimatun künuzi?
+
anun ol çeşm-i haşeminden olupdur,
ki, her bir guşe, mey-hane tolupdur.
cihanı gamzesiyle kılsa garet,
lebiyle dönüben eyler imaret.
anun çeşminden eyler sineler cuş,
anun la’linden olur akl medhuş.
bu çeşm gamzesi ol dil-rübadur
ki, mekrinden yağan tir-i beladur.
anun la’li-lebidür ruh-efza
kim, andan ab-ı hayvan oldı peyda.
leb ü çeşminden istersen kenari,
dil ü can ile andan iste bari.
rıza verer, lebi vü çeşmi yokdur,
kime kim gamzesi ok ursa, okdur.
cihan işin düzer bir gamzesiyle,
kıvanur can u gönül busesiyle.
eger bir gamze olur ise andan,
heman geçmek gerek can u cihandan.
eger andan vermek olur ise buse,
heman bizdendir almak, ger kor ise.
gözinün lemhesidür had-i alem,
lebinün nefhesidür ruh-i adem.
+
lebündendür anun mey-hane me’mur,
yüzündendür mesacid cümle pür-nur.
kimin mümin, kimin kafer ol eyler,
cihanda dürlü şur ü şer ol eyler.
http://www.dilcilik.az/arasdirmalar/mohsun-nagisoylu-gulsheni-raz.pdf

ontolojinin sınırları: platon’un khôra kavramı
+
paradokslar ne yapılırsa yapılsın alt edilemeyecektir.
+
her şey akar.
+
her şey değişir/hareket eder, hiçbir şey aynı kalmaz
+
yer daima bir şeyin kendisine aittir.jvarolan olarak kabul edilen her şeyin kendine ait bir yeri (topos) vardır.
https://dspace.ankara.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12575/71384/592325.pdf

mekanistik evren anlayışı ya da hakikatin bilgisinden fenomenler bilimine
+
makine-evren anlayışına göre, doğa kayıtsız ve anlamsızdır, kendine özgü bir çıkarı ya da anlamı yoktur, insanlar için taşıyacağı herhangi bir önem ya da değer ise insan bilincinin keyfi bir ürünüdür.
https://www.acarindex.com/dosyalar/makale/acarindex-1423907368.pdf

terör yönetimi kuramı (dehşet yönetimi kuramı)
http://proje.akdeniz.edu.tr/mcri/mjh/5-1/MJH-10-M_Berrin_BULUT.pdf

dehşet yönetimi kuramı bağlamında covld-19 salgını hakkında psikososyal bir değerlendirme
+
covid-19 salgını akut dönemde “ben”e yönelik bir tehditken, geldiğimiz aşamada “biz”e yönelik tehdit halini aldığını görmekteyiz.
https://jag.journalagent.com/kpd/pdfs/KPD-30932-REVIEW-UNAL.pdf

dehşet (terör) yönetimi kuramı
https://avys.omu.edu.tr/storage/app/public/hilal.peker/63216/11%20tmt.pdf

popüler kültür odağında bireyin ölümsüz olma arzusu
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1464839

hanımlara hıfzıssıhhat: hava ve ziya: hıfzıssıhhat konusunda en mühim mesele olan hava, şehir içinde ve kırlık yerlerde farklıdır. bunun başlıca sebebi şehirdeki havanın köydeki gibi saf olmamasıdır. çünkü şehirde insanların çok olmasından kaynaklı karbondioksit fazla, oksijen azdır. bundan sonra en mühimi, tozlar ve tozların içindeki mikropların şehrin havasını bozmasıdır. eskiden soğuğa, cereyana, havaya atfedilen hastalıklardan birçoğunun sebebi havadaki tozlardır. şehirlerde havayı bozan sebeplerden biri de, sobalardan ve çeşitli araçlardan çıkan zehirli gazlardır. bir şehrin havasının sağlıksız olmasının sebeplerinden bir diğeri de, güneşten köylerdeki kadar yararlanamamalarıdır. ziya da insan için hava kadar gereklidir. güneşin bedeni güçlendirmek, kanı çoğaltmak gibi vücuda faaliyet veren güzel tesirleri vardır. yazar, yaz kış kırlık, açık ve saf havalı bir yerde ikameti tavsiye eder. istanbulda havası temiz şehre yakın pek çok yer vardır, buralarda ikamet edilmelidir. kadınlar evde daha çok vakit geçirdiğinden bu konuda kadınlar söz sahibi olmalıdır. kadınlar bu meseledeki fikirlerini kabul ettirmeye çalışmalıdırlar. erkeklerin bulduğu birçok sebebe direnmelidirler.
http://earsiv.medeniyet.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/123456789/228/S%C4%B0BEL%20KARABIYIK%20TEZ.pdf

dehşet yönetimi perspektifiyle terör saldırılarından doğrudan etkilenmede ölüm kaygısı ve dini tutum
https://www.sosyalarastirmalar.com/articles/a-terror-management-perspective-on-the-anxiety-of-death-and-religious-attitudes-of-directly-affected-by-terrorist-attack.pdf

dehşet yönetimi kuramı ve dinî dünya görüşü bağlamında ölüm korkusuyla başa çıkma: ankara terör saldırıları üzerine nitel bir araştırma
http://isamveri.org/pdfdrg/D04441/2020_4/2020_4_YAPICI_CEYLAN.pdf

ölümlülük bilincinin dini başa çıkma, tanrı algısı, ölüm kaygısı ve psikolojik iyi olma ile ilişkisi
+
dehşet yönetimi kuramına göre din, psikolojik bir güvenlik hissi ve ölümsüzlük umudu vererek ölümün farkına varılmasıyla bireyde ortaya çıkan psikolojik dehşeti yönetmeye hizmet eder.
https://dspace.ankara.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12575/71702/534770.pdf

dehşet yönetimi kuramı açısından ölüm kaygısının ingiltere’de müslümanlara yönelik tutumların üzerindeki etkisi
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/737015

tasavvuf ve dehşet yönetimi: sûfîler, diğer dindarlar ve ateistlerin ölümlülük belirginliğine yönelik tepkilerinin kıyaslanması
https://acikerisim.uludag.edu.tr/bitstream/11452/19699/1/Kenan_ALPARSLAN.pdf

covid-19 pandemisi sürecinde ölüm anksiyetesi: bir literatür taraması
+
ölüm korkusu ve ölüm anksiyetesi birbirinin yerine kullanılan kavramlar olagelmiştir. iki kavram arasındaki ayrımı yapan ilk kişi olan kierkegaard (1957), ölüm korkusunu bir şeye “karşı duyulan korku”; ölüm anksiyetesini ise “hiçbir şeyden duyulan dehşet” olarak tanımlar.
+
bu ayrımın üzerinde duran bir başka kişi olan varoluşsal terapist rollo may (1950) ölüm anksiyetesinin belirsizlik, ölüm korkusunun ise gerçek bir tehlike tarafından tetiklediğini savunmuştur.
https://www.atlasjournal.net/Makaleler/708902681_6%20ID%20672.pdf

koronavirüs salgını, “ideolojiler çağı”nı geri getirebilir
https://sesam.sakarya.edu.tr/sites/sesam.sakarya.edu.tr/file/covid-19_onur_turkolmez.pdf

ağrı ve sanat
+
ağrı, sadece bizi uyarıp harekete geçirmeye yarayan kendimize özgü tıbbi danışmanımızdır. ne canlı et dokuları ağrı duyar, ne bütün sinirler, ne de hatta duyu sinirleri.
+
bitkiler acı çekmez; daha alt düzeydeki hayvanlar da öyle. deniz yıldızı, kerevit gibi hayvanların hiç ağrı çekmiyor olması mümkündür.
+
…erkekler ve kadınların zevk ve ağrı üzerine kurdukları bu pazar…onların üzerindeki hayvan damgasıdır…kendisinden geldikleri hayvanın onlar üzerindeki damgası. ağrı ! zevk ve ağrı, bunlar sadece toz toprak içinde yuvarlandığımız sürece işimize yararlar…
+
dünya üzerinde, insanlar için en sık acı ve maluliyete yol açan tıbbi neden, ağrıdır. ağrı, türlerin gelişimini biçimlendirmiştir. eğer ağrı duyumu olmasaydı, insanların da dahil olduğu dünya faunasındaki canlıların görünümü, bugünkinden çok farklı olurdu.
+
tarih, ağrı çeken askerlerin, kahramanların, azizlerin, bilginlerin ve sıradan insanların hatıraları ile doludur. antik dönem insan mumyaları ve iskelet kalıntılarında, kronik ağrı ve eğer uygulandı ise tedaviye ilişkin çok sayıda kanıt saptanmıştır.
+
muhtemelen tarihin bilinebilen en eski meslekleri, kutsal metinlerde de sık sık rastladığımız, askerlik rahiplik, doktorluk ve fahişeliktir. işte bu ilk doktoru (şaman ya da büyücü de diyebiliriz) yaratan en önemli nedenlerden biri, acilen dindirilmesi gerekli ağrı duyumu olabilir.
+
ağrıyı dindirme becerisi, ilahi bir sanat eseridir.
+
homeros, doktor patroklos’un afyon tedavisinden bahseder. ağrıyı dindirmek için ellerindeki en önemli tedavinin bu olduğunu anlıyoruz.
+
platon, “mutluluk, ağrısız olmaktır” diyordu. aristo, meşhur eserleri peri psike (ruh üzerine), peri zoon kinesios (hayvanların hareketi üzerine) ve i etika nikomei (nikomakos’a ahlak) da, dokunma ile ağrı ilişkisini vurgulamıştır.
+
sufiler (örneğin mevlana, ağrı ve acıyı, kişiliği geliştiren ilahi bir hediye olarak görmüşlerdir. bu ilahi görevin kabulü ve giderilmesi için uygun yol arayışı, önerilen davranış biçimidir. ortaçağ’da bazı hıristiyan ekolleri ise tedavi kısmını tanrısal iradeye aykırı olabileceği gerekçesi ile kesinlikle reddetmiş, isa’nın çektiği acılarla bütünleşmek adına tedavi arayışı yasaklanmıştır.
https://www.academia.edu/download/55519119/agri_ve_sanat_pdf.pdf

covid-19 pandemisinin toplumsal etkileri, değişim ve güçlenme
+
pandeminin ortaya çıkardığı hastalık ve ölüm kaygısı janoffbulman’ın (1989) kavramsallaştırdığı temel varsayımlar modeline göre insanların dünyayla ilgili köklü inançlarını sarsmaktadır. bu kurama göre; insanların çocukluk yıllarına dayanan dünyanın adil bir yer, insanların iyiliksever ve yaşamın kontrol edilebilir olduğuna dair temel inançları bulunmaktadır.
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1129684

kadına tahakküm ya da eril usun tavırları
+
ımmanuel kant’a göre kadınlar, bir tür anlama yeteneğine sahiptirler ancak bu yetenek yalnızca “güzel” üzerine iş görür. değerli ve üstün olan ise erkeklere özgüdür:
“güzel olan anlama yeteneği, ince duygulara yakınlığı olan her şeyi konusu olarak seçer, yararlı ancak kuru olan soyut düşünceleri ve bilgileri ise yorulmaz, itinalı ve derin anlama yeteneğine bırakır. [o]nların, dünyasal bilgelikleri akıl yürütme değil, bilakis hissetmedir”.
+
dökülen kadın kanı, erkeğe aittir. erkek dileği gibi, kendi kanı gibi onun hakkında tasarrufta bulunabilir.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/382827

dörthe binkert, melankoli kadındır adlı kitabında antik çağda melankolik kişilerde baskınlaştığına inanılan kara safranın kadın kanı ile yan yana düşünülebileceğini belirtir. binkert’e göre melankolinin ilk hecesi olan ‘–me’ aynı zamanda menstruasyon’un ilk hecesini de oluşturmaktadır.
+
melankolinin kadınla ve kadın kanıyla sıkı bir bağ içinde olduğu öne sürülebilir. bu da kara safrayı, kadın kanını simgeleyen menstrual kanla yan yana düşünmeye götürebilir.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/203692

bu salgın katledişlerin boyutu nihayet kadını koruma yasasının gündeme getirilmesini sağladı. ama kadın canı, kadın kanı üzerinden yürütülen çabalar, korkarım, daha çok cinayet pahasına ilerleyecek.
http://www.feministyaklasimlar.org/wp-content/uploads/2013/05/5-eyvahkadin.pdf

kadın kanı
http://nek.istanbul.edu.tr:4444/ekos/GAZETE/halkin%20sesi/halkin%20sesi_1935/halkin%20sesi_1935_temmuz_/halkin%20sesi_1935_temmuz_31_.pdf

kadınlarımız; 5 milyona alınan bir elbisenin içinde kaç ton kadın kanı olduğunu sormuyor bile…
http://neseozgen.net/wp-content/uploads/15.pdf

kadın kanı ile hayvanın dökülen kanı karşı karşıya getirildiğinde, tahakküm ve şiddet ilan eden bir sürece karşı kadın sabiti yerleştirilmiş olur.
https://anarcho-copy.org/free/etin-cinsel-politikasi.pdf

iran’da, suudi arabistan’da ve ilerleme amaçlı önemli gediklerin açıldığı diğer ortadoğu ülkelerinde akıtılan kadın kanı ikinci bir nil nehri oluşturacak miktarda.
http://www.pazartesidergisi.com/pdf/18.pdf

kadın kanında yüzde elli yedi buçuk sperm antikorlarının bulunduğunu kızlarda ise bu antikorların bulunmadığım tecrübelerle gösteriyorlar. şu suretle ki tecrübe hayvanı olarak kız kobaylar alınıyor. cildi altına iki santimetre mikâp kadın kanı zerkediyorlar. yirmi dört saat sonra zerkedilen bu kanda mevcut meni antikorları ile hayvan hassas bir hale gelmiş oluyor. ertesi günü yani yirmi dört saat sonra hususî surette hazırlanan sperm ekstrasyonundan yarım santimetre küp aynı kobayın perituvanı içine zerkedilince kobayda şokla müterafik arka ayaklarında parapleji görülüyor. bu muamele kız kanı ile yapılınca kobayda hiç böyle bir şok ve parapleji husule gelmiyor. şimdiye kadar kız kanı ile yapılan yirmi dört hayvanda yirmisinde antikor bulunmuyor. yani kobayda parapleji ve şok görülmüyor.
https://adaletdergisi.adalet.gov.tr/arsiv/adaletdergisi/1950/s1-ocak-1950-sene41-sayfa156-cilt1.pdf

dikkâtle bakınca o kadının ebû süfyân’ın karısı hind bint-i utbe olduğunu gördü. bunun üzerine “rasûlü’llâh sallâ’llâhü aleyhi ve sellem’in kılıcını, böyle bir kadın kanı ile bulaşdırmak benim için bir şerefsizlikdir” diyerek öldürmedi.
https://www.ckarakilic.com/kitaplar-pdf/4-Hz.Muhammed2019.pdf

bölücü terör örgütünün, ‘çocuk, kadın, yaşlı’ demeden kendisine karşı çıkan, herkesi katleden bir cani güruhu olduğunu biliyoruz. ama hamdolsun bizim milletimizin ve ordumuzun elinde asla çocuk kanı yoktur, kadın kanı, masum kanı yoktur, hiçbir zaman da olmayacaktır.
https://www.akparti.org.tr/cms/surface/PdfGenerator/Export?culture=tr&id=233062

klinikte yatarak, oturarak. ve ayakta olçülen kan basıncı ile ambulatuvar kan basıncının karşılaştırılması
https://jag.journalagent.com/tkd/pdfs/TKDA_20_5_321_325.pdf

sosyal dışlanmanın roman halleri
+
domateslere ilaç atıyorlar, sadece o hormonlu. onların bütün tozunu, kokusunu ciğerlerine çekiyorsun.
+
yeşil kart’tan memnunuz. ama hastaneye gittin mi ilaçlar çok pahalı tutuyor. ana sağlığa gidince fazla tutmuyor da hastaneye gittin mi ilaç lar çok pahalı geliyor.
+
beni kabul etmedi hiçbir hastane. çocuğu elime tutturdular, buraya getirdiler. çocuğumu kaybettim.
https://spf.boun.edu.tr/sites/spf.boun.edu.tr/files/1439798483_roman_kitap_tr.pdf

sulhi dölek’in roman ve hikâyelerinde sosyal meseleler
+
millet çocukları sıraladıkça şişman başbakan “büyük türkiye” teraneleriyle yangını körüklüyordu.
+
aç adam bir gün açlıktan bayılır. onu hastaneye götürenler ve doktorlar bir türlü hastalığını bulamazlar. oradan oraya onu tahlillere sokarlar ama bir şey çıkmaz. en son adam açlıktan ölür.
http://acikerisim.kirklareli.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/20.500.11857/1293/553848.pdf

beyaz önlük ( white coat) hipertansiyonu
+
son yıllarda araştırmacıların ilgisini çeken beyaz önjük hipertansiyonunda fikir, çok eskilere dayanmakta olup, 18.yüzyılda hekim varlığında bazı hastaların nabızlarının arttığı gözlenmiştir.hekimin varlığının kan basıncına olan etkisini, ilk kez 1940 yılında ayman ve goldshine bildirmişlerdir.
+
beyaz önlük etkisi olarak tanımlanan bu etki intraarteriyel çalışmalar ile de gösterilmiştir.hem normotensif hemde hipertansif kişilerde kan basıncı ölçümü sırasında odaya doktorun girişi 1-4 dakika içerisinde ölçülen kan basıncı değerini ortalama 27/15 mm hg civarında yükseltmektedir.
+
beyaz önlük etkisinin çoğu çalışmalarda; kadınlarda,yaşlılarda ve çocuklarda daha sık görülebileceği bildirilmiştir.
https://www.turkjnephrol.org/Content/files/sayilar/395/75-78.pdf

çeşitli yönleriyle ezânlarımız
+
ezân namaz vakitlerinin ilânı, günlük yaşamda müslümanlara içinde bulunduğu zamanın hatırlatılması ve yaşantımızda daima yüce yaratıcıyı unutmama gibi müslümanları ilgilendiren özellikleri yanında, hangi dinden ve inançtan olursa olsun, bütün insanlık âlemini islâm’a çağrıdır. işlevsel olarak bu kadar geniş anlamı olan bu evrensel çağrıda, okuyanların ses eğitimi almış olmaları, icra edilecek ses tonu ve makamlar, kullanılan ses yükselticilerinin kalitesi tartışma götürmeyecek kadar önemlidir. bu araştırmamızda çok önemli bir dînî mûsikî formu olan ezân’ı daha değişik yönlerden ele alarak, bu ilâhî mesajın gerektiği gibi okunması için gayretlerimizi ortaya koymaya çalıştık.
+
ezânların güzel okunduğunu söylememiz mümkün değil.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/257709

geçmişten günümüze türklerde ezan mûsikîsi
+
safiyüddin dönemindeki şedd’ler [şudud] meragi dönemindeki makamların aynı anlam ve işlevi içerisinde olduğu düşünülmemelidir. ayrıca kantemiroğlu döneminde makamların ele alınışında yapısal ve işlevsel özelliklerinde farabi dönemine göre farklılıklar olduğu açıktır.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/219656

ezanı anlamak
+
netice itibariyle ezan, kelimelerinin içerdiği mana ve muhteva bakımından hem namaz için bir duyuru; hem de islam için bir çağrı olmaktadır. esas işlevi namaza çağrı olmakla birlikte, diğer taraftan islam’ın özünü ve temel değerlerini ilan etme görevi de bulunmaktadır.
+
ezan, sadece kulluk ve müminlik bilincini hatırlatan bir çağrı değildir. o, aslî işlevinin yanında daha nice mana ve değerler fısıldar yüreklere.
+
yapısından işlevine kadar her hâliyle orijinaldirler. işte ezan, islam medeniyetinin en önemli kurumu olan camilerin, sesi ve çağrısı olmuştur.
https://yayin.diyanet.gov.tr/File/Download?path=347_1.pdf&id=347

ortak dilimiz ezan
+
bilindiği gibi tevhid ilanı ve namaza çağrı gibi dini işlevleri olan ezanın geleneksel okunuşu başlı başına estetik bir olaydır.
http://isamveri.org/pdfdrg/D272897/2018/2018_ATAYR.pdf

dini sosyalleşmede cami etkisi: terme örneği
+
sosyalleşme süreci doğumla başlayıp hayat boyu devam eden bir süreçtir. mesela müslümanlarda dinî sosyalleşme bebeğin kulağına ezan okunması, hristiyanlarda vaftiz edilmesi ve yahudilerde henüz sekiz günlükken sünnet edilmesiyle başlar.
+
ezan sözlük anlamı itibariyle bildirmek, duyurmak, çağrıda bulunmak ve ilân etmek anlamlarına gelmektedir.
+
ezan okuyan müezzinin sesinin gür ve güzel olması, dinleyenlerin onu dikkatlice dinlemesi ve tekrar etmesi gibi etmenler, insanlarda manevi duyguların uyanmasını sağlamakta, simgesel bu çağrının insanda dini, manevi çağrışımlar yapmaktadır.
+
hoca ezanı içten, samimi bir şekilde okursa heyecanlanırım.
+
eğer ezan içten okunursa camiye beni çeker. benim için çok önemli ezanın güzel okunması.
+
eğer güzel okuyan birisi olursa kalbim pıt pıt atıyor.
+
teknolojik uygulamalar canlı şekilde dinlenen bir ezan sesinin sağladığı manevi havayı oluşturamamaktadır. diğer bir ifadeyle ezan sadece namaz vakitlerinin hatırlatılmasının bir aracı değil aynı zamanda mümin kulların manevi bir iklime kavuşmasının ve dinî sosyalleşmesinin önemli bir aracıdır.
+
camiye kim gelmedi, gelmiyor acaba bir hastalığı mı var, bir sıkıntısı mı var diye, soruyoruz. işten güçten birbirimizi ziyaret etme imkânı olmadığından camide buluşup birbirimize hal hatır soruyoruz.
+
allah’ın evinde olmaktan huzurluyum. müslüman cemaat içinde bir ve beraber olmalı ki birbirlerinin hastalıklarını, sıkıntılarını bilsin ve sıkıntılarına yardım etsin.
+
hastalık tehdidine ve idari para cezalarına rağmen cami çevresinden kopamayan cami müdavimlerinin varlığı, caminin toplum hayatının ayrılamaz bir parçası olduğunun en önemli ispatı olarak karşımızda durmaktadır. bu davranışların bir kısmı hastalığın yayılmasına sebep olabileceği için elbette eleştirilebilir. fakat burada vurgulanmak istenilen husus, tüm olumsuz şartlara rağmen caminin birey hayatındaki vazgeçilemez rolüdür.
+
caminin gerçekten bizim hayatımızda çok önemli bir yerinin olduğunu ancak biz bu hastalık sürecinde, pandemi sürecinde öğrendik, anladık. ancak ruh-bedeni terk ederse camiye gelemeyiz. bu ruh bu bedende olduğu sürece, ayaklarımız çektiği sürece camiden uzak duramam.
https://dspace.ankara.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12575/73872/D%C4%B0N%C4%B0%20SOSYALLE%C5%9EMEDE%20CAM%C4%B0%20ETK%C4%B0S%C4%B0%20TERME%20%C3%96RNE%C4%9E%C4%B0.pdf

islamda namaz ve beslenme uygulamalarının obeziteye etkileri
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1015204

vaka: 79 yaşında erkek hasta namaz kılarken bayılıp kafasını çarpmış.
http://www.atuder.org.tr/atuderData/Document/252019213855-15-acil-tip-bildiri-kitabiL.pdf

hastanın namazı
+
bizi topraktan var eden, en güzel şekilde yaratan, işitme, görme, akletme, düşünme gibi kabiliyetlerle donatan mevlamız, kâinattaki her şeyi hizmetimize sunmuş, bizden sadece kendisine ibadet etmemizi istemiş ve şöyle buyurmuştur:
ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.
+
dinimizde herhangi bir hastalık dolayısıyla bu rükunları istenen ölçüde yerine getiremeyen mükelleflerden¸ güçleri ne kadarına yetiyorsa namazlarını o şekilde ifa etmeleri talep edilmektedir.
+
ayakta durmaya güçleri yetmeyen hasta ve özürlüler oturarak, buna da güçleri yetmeyenler yatarak namazlarını kılabilirler.
+
kadınların özel halleri, deli olmak, bayılmak ve unutmak hariç namaz kılmamanın hiçbir mazereti yoktur.
+
namazını ayakta kılması¸ rükûa ve secdeye normal varması durumunda hastalığı artacak ve şiddetli ızdırap ve acı duyacak kimseler¸ fıkha göre hasta sayılır ve hasta namazı hükümlerinden istifade edebilirler. bu hastalık¸ şiddetli baş ağrısı¸ baş dönmesi¸ yüksek tansiyon¸ eklem ağrıları, kireçlenme, takatsizlik şeklinde olabilir.
+
hastalığı veren de yükümlülükler yükleyen de allah’tır. dolayısıyla kişi gücü neye yetiyorsa onu yapmakla mükelleftir.
https://webdosyasp.diyanet.gov.tr/muftuluk/UserFiles/cankiri/UserFiles/Files/HASTANIN%20NAMAZI-VAAZ_c8bda849-dc83-4b99-b08d-9ef226e05f96.pdf

ayaktaki deformiteler sonucunda değişen yük dağılımının oluşturduğu tekrarlayan biyomekanik travmalar, özellikle metatars başları altında yerleşimli kallus (nasır) gelişimine neden olurlar. ayrıca namaz kılan hastalarda, bir ayağın namaz sırasında devamlı öbür ayağın altına alınmasına bağlı olarak dış malleol üzerinde kallus gelişip bası yaralarına neden olabilir. kallus oluşumu, yumuşak doku hasarı ve infeksiyon açısından ciddi bir risk oluşturur.
https://hsgm.saglik.gov.tr/depo/birimler/saglikli-beslenme-hareketli-hayat-db/Diyabet/diyabet-rehberleri/Obezite-ve-Diyabet-Klinik-Rehberi.pdf

tansiyon, tansiyon!
+
sık sık işitirsinizl
-tansiyonum var; ankara’da kalamıyacağım.
http://nek.istanbul.edu.tr:4444/ekos/GAZETE/ulus/ulus_1938/ulus_1938_subat_/ulus_1938_subat_1_.pdf

insan sağlığı açısından 85 db üzeri tehlikelidir. ezan sesini insanların sağlıklarını tehdit eden bir gürültüye dönüştürmemek gerekmektedir.
https://webdosyasp.diyanet.gov.tr/muftuluk/UserFiles/istanbul/Ilceler/fatih/UserFiles/Files/Ezan%20%C3%87al%C4%B1%C5%9Ftay%C4%B1%20Raporu_5cabbe2d-811c-4257-948d-5ae77b831899.pdf

dini mûsiki açısından geçmişten günümüze ezan
https://www.acarindex.com/dosyalar/makale/acarindex-1568640524.PDF

dijital aktivizmde ünlüler: ahbap platformu üzerine bir değerlendirme
https://cdn.istanbul.edu.tr/file/JTA6CLJ8T5/EC0000CD87564E548C39D8742C3B5B37

tv dizilerinde yer alan karakterlerle kurulan parasosyal etkileşim: evlilik doyumu, psikolojik belirtiler ve bazı sosyo-demografik değişkenler açısından değerlendirme
+
medya karakteri ile izleyici arasındaki etkileşim ilk kez 1956 yılında horton ve wohl tarafından “parasosyal etkileşim” kavramı ile açıklanmıştır. parasosyal etkileşim, izleyicilerin medya karakteri ile geliştirdikleri tek yönlü ve sembolik ilişkiyi ifade eden bir terimdir ve genellikle izleyici ile onun en çok sevdiği ‘favori’ karakter arasında kurulur.
+
izleyicinin medya karakteri ile geliştirdiği parasosyal ilişkinin, programın sonlanması, sevilen karakterin programdan ayrılması gibi nedenlerle bozulması ya da sona ermesi ise “parasosyal ayrılık’’ olarak tanımlanmaktadır.
+
tv dizilerinde yer alan karakterlerle kurulan parasosyal bağların, bireylerin özellikle evliliğe ilişkin beklentilerini artırdığına ve bunun da romantik ilişkilerle ilgili idealist inançlar geliştirilmelerine yol açtığına vurgu yapılmaktadır.
https://www.researchgate.net/profile/Ayseguel-Batiguen-2/publication/319122702_TV_Dizilerinde_Yer_Alan_Karakterlerle_Kurulan_Parasosyal_Etkilesim_Evlilik_Doyumu_Psikolojik_Belirtiler_ve_Bazi_Sosyo-demografik_Degiskenler_Acisindan_Degerlendirme/links/5992ac04a6fdcc53b79b75b3/TV-Dizilerinde-Yer-Alan-Karakterlerle-Kurulan-Parasosyal-Etkilesim-Evlilik-Doyumu-Psikolojik-Belirtiler-ve-Bazi-Sosyo-demografik-Degiskenler-Acisindan-Degerlendirme.pdf

parasosyal ilişki kurma nedeni ve nasılı: psikolojik sağlamlık ve yaşam doyumu açısından bir inceleme
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/679321

sosyal medyada ünlü takibi: parasosyal etkileşim ve yalnızlık bağlamında bir saha araştırması
https://globalmediajournaltr.yeditepe.edu.tr/sites/default/files/5_sukru_balci_onur_bekiroglu_ozlem_delal_sosyal_medyada_unlu_takibi_parasosyal_etkilesim_ve_yalnizlik_baglaminda_bir_saha_arastirmasi.pdf

dr. ayşegül çoruhlu ile nasıl daha sağlıklı yaşayabileceğimizi konuştuk.
+
sadece yemek şekli değil, yaşam biçimi de alkali olmalıdır.
+
sağlık bir bütündür.
+
asıl beslememiz gereken hücrelerimiz olduğu halde sadece midemizi doyurursak olacak budur.
+
su alırken ph değerinin yedinin üzerinde olmasını tercih etmeliyiz.
+
sebze ağırlıklı beslenmek vücudu alkali yapar. işte bu yüzden sağlıklıdırlar.
+
doğru nefes de bizi alkali yapar. yoga, pilates, yürüyüş gibi rahat ve derin nefes alınan egzersizler alkali olmayı sağlar.
+
gece saat 11 gibi uyumak, geç saatte yatmamak gerekir.
+
çıplak ayakla toprağa basmaktan, kızılötesi saunalara kadar pek çok alkali olma yöntemi vardır. alkali olmak bir yaşam biçimi olmalıdır.
+
damarlardaki hücreler sağlamsa, damarlar sağlam, beyindeki hücreler sağlamsa beyin sağlam, ciltteki hücreler sağlamsa cilt iyi demektir.
+
alkali beslenmede ilk fark edilen bağırsak sağlığının düzelmesi, hazımsızlık gaz şikâyetlerinin azalmasıdır. kabızlık geçer. reflü azalır. bel bölgesi incelir. cilt parlar. sırt ağrıları geçer. dinç uyanılır. bu liste çok uzundur inanın.
+
işte size evde kendi alkali suyunuzu yapmak için basit bir tarif: bir litre içme suyuna eczaneden aldığınız karbonattan çay kaşığının yarısı kadar ilave ederseniz o su artık daha alkali olur. yine eczaneden temin edebileceğiniz alkali damlalar da suyun ph’ını artırır. böylece az su içen birisi olsanız bile alkali su içerek bu kötü huyunuzun olumsuz etkilerini azaltabilirsiniz.
https://silo.tips/download/grip-as-ge-kalmadnz-olmak-iin-lekeler-moralnz-tahma-hayatn-krlma-noktas-niversit

çiğ tüketilen sebzeler kendi kendine sindirilebilir çünkü onlar hala canlı ve doğaldır. bu nedenle doğal enzimler üretirler. böylece pankreas da sindirim enzimi üretmez.
+
bedenimizin, baştan ayağa tüm hücrelerimizin sağlığı için uzmanlar sebze ve meyve ağırlıklı beslenilmesi gerektiği konusunda hemfikir. fakat bunları çiğ ya da pişirilmiş olarak tüketmek bireylerin tercihi.
+
kaynaklar: dr. ayşegül çoruhlu, biyokimya ve anti-aging uzmanı
https://www.pinar.com.tr/images/pdf/Mart2018-3.pdf

güzellik youtuberlarının kadın tüketicilerle geliştirdiği parasosyal etkileşimlerinin satın alma niyeti üzerindeki etkisi
https://dspace.yasar.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12742/11470/TEZ-0639.pdf

sosyal medya fenomenleri ile kurulan parasosyal etkileşimin online tüketici davranışlarına etkisi
http://sosbilder.igdir.edu.tr/Makaleler/55327535_32-%20N%C4%B0YAZ%C4%B0%20G%C3%9CM%C3%9C%C5%9E.pdf

youtuberlar açısından üniversite öğrencilerinin parasosyal etkileşim düzeyleri
+
günümüzde tıbbın babası olarak adlandırılan hipokrat, “önce söz, sonra ilaç ve en sonunda bıçak” sözüyle sağlık alanında her türlü tedaviden ve müdahaleden daha önemli şeyin “söz” yani iletişim olduğunu vurgulamıştır.
https://docplayer.biz.tr/152412741-Youtuberlar-acisindan-universite-ogrencilerinin-parasosyal-etkilesim-duzeyleri.html

alman etnik komedi programı “was guckst du?” da türk kimliğinin yeniden inşası
https://avesis.marmara.edu.tr/dosya?id=92e0c905-bd42-4c6b-ab27-ba8597168c28

dr. ayşegül çoruhlu ile sirkadiyen ritim üzerine
+
bildiklerinizi unutun!
+
insanlar yani ‘human species’ ve diğer canlı türlerinin tümü biyolojik bir ritmi takip etmek zorundalar. bu, evrimsel varoluşun bir parçası olarak gelişti. dünyada varlığını sürdürebilen canlılar güneşin, ayın ritmine uyumlanabilenler oldu. göçmen kuşların göç edecekleri zamanı, hayvanların üreyecekleri dönemi bilebilmesi bu ritme uyumlanarak gerçekleşti; dünya üzerinde yaşayan tüm canlılar; hayvandan bitkiye, insana kadar dünyanın döngülerine uyumlu olmaya programlıyız.
https://www.sunsetgrillbar.com/assets/upload/document/SUNSETTER_SONBAHAR_2019.pdf

ayşegül çoruhlu
+
seyahat etmiyoruz ama hepimiz evde jet lag yaşıyoruz, nasıl mı?
https://gazeteoksijen.com/wp-content/uploads/2021/04/sayi13-v2.pdf

ayşegül çoruhlu
+
hipokratın dediği gibi ‘tüm hastalıklar bağırsakta başlar’. ağzımıza ne koyduğumuz yakın ve uzak gelecekteki hastalıklarımızın temel belirliyicisidir. o yüzden sağlıklı beslenmeye çalışıyoruz, ama gelgelelim yine de hastalıklar paçamızı bırakmıyor.
https://gazeteoksijen.com/wp-content/uploads/2021/04/sayi12.pdf

harften sese, harften görüntüye bâkî’de ses-ahenk-görüntü
+
divan şiirini yansıtan eski alfabenin plastik değerini de göz önünde bulundurursak plastik ve fonetik unsurların göze ve kulağa hitap eden çift yönlü estetiği ile karşılaşırız.
+
aliterasyon, ünsüz harflerin bir ahenk oluşturacak şekilde tekrarlanmasıdır. aliterasyon sanatı, şiire fiziksel bir boyut ve bakış açısı katarak sessel ve görsel yorumlamalara kapı aralar.
+
divan şiirinin nef’î ile birlikte önde gelen ses şairlerinden biri olan bâkî, bazı beyitlerinde harflerin hem ses hem de plastik değerinden istifade etmiştir.
http://www.mku.edu.tr/files/1946-f9b45709-0554-4a1a-b380-e7183320b02c.pdf

menopozal dönemdeki kadınların bu yaşam dönemine ilişkin bakış açılarının kalitatif analizi
+
kadınlar için menopoz normal bir süreç olarak tanımlansa da yaşlılık ve doğurganlığın bitişi anlamına da geliyordu. kadınlar bu süreçte fizyolojik hastalıkların ortaya çıkışı, cinsellikle ilgili isteksizlik, koitus sıklığında azalma, eşler arasında anlaşmazlıklar, uykusuzluk gibi yaşam kalitelerini bozan birtakım değişiklikler ve sorunlar yaşadıklarını dile getirmişlerdir. bu değişikliklerle baş etme yöntemlerinden sıklıkla torunlarla ya da ev işleri ile meşgul olma, namaz kılma ve oruç tutma gibi maneviyata sığınma, spor yapma gibi aktivitelerde bulunma ve tıbbi destek ve hormon tedavisi almak yer almaktaydı.
https://jag.journalagent.com/jaren/pdfs/JAREN_3_3_122_128.pdf

ilköğretim birinci ve ikinci kademe türkçe ders kitaplarında yaşlılık ve yaşlanma: 2016-2017 yılları içerik analizi
+
toplumumuzda genel olarak yaşlı bireylerin yaşlandıkça dinlerine daha çok bağlandıkları ve dinsel pratikleri(dua etme, namaz kılma vb.) daha çok uyguladıkları inancı yaygındır ve incelenen kitaplarda dinsel pratiklerini uygulayan yaşlı figür örnekleri aşağıda verilmiştir.
onun için yaşıyor ve allah’a dua ediyordu. (türkçe 6. sınıf bakanlık s.59) (türkçe 6.sınıf özel sektör s.70)
yoksa yetmiş beşi geçmiş bir adam iş yapamaz; ona ancak yapacak: beş vakit abdestle namaz. (türkçe 8. sınıf bakanlık s.87-88)
https://www.academia.edu/download/64037608/10.-Ulusal-Yaslilik-Kongresi-Bildirileri.pdf

stresin psikofizyolojisi ve strese bağlı bedensel hastalıklar
https://bursa.psikolog.org.tr/tr/yayinlar/dergiler/1031828/tpb10343508.pdf

etnik barış bağlamında bulgaristan türklerinin bulgarlarla sosyal ilişkileri
https://www.academia.edu/download/56899277/HaciBektas.pdf

teknolojik zehirlenme, semptomları ve teknolojik düzen
+
naisbit teknolojinin, yoğun olduğu bölgelerde bir tür toksiklenmeye (zehirlenmeye) yol açıldığını ileri sürdü; “teknolojik olarak zehirlenmiş bölgeler”in altı temel semptomunu tespit etti: dinden beslenmeye kadar her şeyde hız tutkusu, teknolojiye tapınma, gerçek ile sahte arasındaki ayrımın bulanıklaşması, şiddeti normal karşılamak, teknolojiyi oyuncak gibi sevmek, hayatı hem mesafeli hem de çılgınca yaşamak.
+
teknoloji, sosyoteknik bir olgudur. bu sosyo-teknik olgu, insanları ve toplumları zehirlemektedir.
+
naisbit’in ampirik verilere dayandırdığı zehirlenme bulgusuna göre günümüzde alışverişten eğlenceye, spordan müziğe, eğitimden ibadete kadar hemen her türlü bireysel ve toplumsal yaşam kategorisi teknolojik toksiklenmeye maruz kalmaktadır.
+
kullanıcılar dijital ve tekno-din nosyonu içinde kalarak ibadetlerini güneş’in akışına göre değil, kişiselleştrdikleri elektronik cihazlar ve mobil uygulamalar rehberlik ve gözetminde gerçekleştriyorlar.
+
kullanıcılar yaşadığı şehrin namaz vakitlerini, kıble yönünü, en yakın cami haritasını görebilmekte, namaz vakitlerinde sesli uyarı alabilmekte, ezan ve ezan duasını dinleyebilmektedir. ayrıca günlük ayet ve hadis okuyabilmektedir.
https://www.isophos.org/is-cont/uploads/pdf/02/isophos-sayi-2.pdf

gebe fare ve yavrularında, ağrı, depresyon ve bellek üzerine müziğin etkisi
+
büyük musiki üstadı safüyiddin göre makamlar gün içinde gelişigüzel dinlenmemelidir. örneğin, rehavi makamı fecirden önce, hüseyni makamı tan yerinin ağardığı zaman, rast makamı kuşluk vaktinde, zirgüle makamı öğle vaktinde, hicaz makamı namaz arasında, ırak makamı ikindi vaktinde, ısfahan makamı gün batarken, neva makamı akşam vaktinde, büzürk makamı yatsı vaktinde ve zirefkend makamı uyku vaktinde dinlenmelidir. böylelikle günün belli vakitlerinde belli makamların icra edilmesinin insan ruhunu dinlendireceğini ve insanı huzura kavuşturacağını ifade etmiştir.
http://acikerisim.nevsehir.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.11787/2712/gebe%20fareler.pdf

görme engelli bireylerin engelli haklarına dair bilgi düzeylerinin ölçülmesi-ankara örneği
+
müezzin olarak bir camide görev yapan 43 yaşındaki erkek katılımcı, namaz kılmak için toplanan cemaatin kendisinin görme engelli olması dolayısıyla beraberinde namaz kılmak istemediklerini söylediklerini ifade etmiştir.
https://hepbirlikteozelegitim.com/wp-content/uploads/2021/04/Dergipark-1-1.pdf

bahadır yenişehirlioğlu’nun son hasat romanında şizofreni ve damgalama
+
şizofreni hastalarının dünyasına bir pencere açan yazar, onların dünyayı nasıl algıladıklarını ve ailenin ve toplumun onları nasıl damgalayıp yalnızlaştırdıklarını okura sunar.
+
ilgi, sevgi, erken teşhis ve tedaviyle şizofreni hastalarının hayatlarını kontrol altında rahat bir şekilde sürdürebilecekleri gerçeği, romanda olanla olması gerekenin gözler önüne serilmesiyle okura sezdirilir.
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1849743

kur’an’da kayyumiyet kavramı ve kâinattaki tecellisi
+
kayyumiyetin insan üzerindeki tecellileri
insan vücudunun düzenli dengeleri vardır. örneğin insanda bulunan elementlerin belli bir oranda bulunması ve bunların referans değerlerinin olması; bu referans değerinin altında veya üstünde çıkan değerin tıpta hastalık kabul edilmesi çok manidar bir olaydır. kişinin hayatiyetini sürdürebilmesi için bu kan değerlerinin referans değerinde olması gerekir. vücudumuzun bu dengesi kendi kendine oluşmadığına göre bu dengenin sağlanması ve devamını sağlayan bir failin olması zorunludur. bu dengeyi sağlayan allah olduğu gibi, bu dengeyi devam ettiren de allah’ın kayyumiyetidir.
+
vücutta normal sıvı hacminin korunması için günlük sıvı alımının günlük sıvı kaybına eşit olması gerekir. bu denge bozulduğunda hastalıklar baş gösterir.
http://kadimhikmet.com/wp-content/uploads/2020/06/KUR%E2%80%99AN%E2%80%99DA-KAYYUM%C4%B0YET-KAVRAMI.pdf

peyami safa’nın romanlarında hastalık
+
peyami safa, memleketin hastalığı swing ile namaz arasında sözleriyle insanların köklerini unutup manevîyatını terk edip batı‟ya yönelişlerini eleştirmektedir. insanlar bu iki farklı kutup arasında doğru seçimi yaptıklarında hastalıktan kurtulacaklardır.
https://hugepdf.com/download/peyam-safann-romanlarnda-hastalk-ak-eriim-sistemi_pdf

depresyon ile dinsel başa çıkmak mümkün mü?
+
düzenli olarak ya da bazen namaz kılmak anlamında dinsel başa çıkma yöntemlerine başvurduklarını belirten genç erkeklerin oranı % 79,2 olarak belirlenmiştir.
+
düzenli olarak ya da bazen namaz kılmak anlamında dinsel başa çıkma yöntemlerine başvurduklarını belirten genç kızların ise % 64,7 olarak belirlenmiştir.
https://web.archive.org/web/20201212191539id_/https://jasstudies.com/files/jass_makaleler/783163116_28-Dr.%20S%C3%BCleyman%20ALTINTA%C5%9E.doc.pdf

bir ilmek, bir yol, bir kültür ve tarih…
+
artık amerika’nın bombası gibi büyük meseleler değil, kendi camiinde namaz kılıp güvenle eve dönebilmek gibi meseleler vardır.
https://ipv4.tasam.org/Files/Icerik/File/Transpasifikortakligi_(4)_pdf_682e92fa-d654-4f80-b1ac-1afe7181c5a8.pdf

türkiye’de ilk kez bir vali, yeni bir “izin” biçimini uygulamaya koydu. nevşehir valisi oktay engin, il merkezi ile bütün ilçelerdeki resmi dairelerde çalışanlar için “cuma namazı” izni çıkardı
http://openaccess.marmara.edu.tr/bitstream/handle/11424/177163/001525228006.pdf

covid-19’lu çocuk hasta: tip 1 diyabetin eşlik ettiği olgunun sunumu
+
hasta allah’a inandığını bazen namaz kıldığını, allah’ın onu iyileştireceğine inanarak dua ettiğini ifade etmiştir. allah’a sığınmak, yardım istemek hastalık döneminde çok sık rastlanan bir rahatlama yöntemidir.
https://llnursing.com/files/llnursing/070428ab-6b11-4082-92ca-a18fb6fc7f3c.pdf

kadına yönelik şiddet neden bir sağlık sorunudur?
“sormaya başlamak”
+
dünya sağlık örgütü, 1993’de kadına yönelik şiddeti, “cinsiyete dayanan, kadını inciten, ona zarar veren, fiziksel, cinsel, ruhsal hasarla sonuçlanma olasılığı bulunan, toplum içerisinde ya da özel yaşamında ona baskı uygulanması ve özgürlüklerinin keyfi olarak kısıtlanmasına neden olan her türlü davranış” olarak tanımlamıştır.
https://www.ttb.org.tr/kutuphane/kadinsaglikikong.pdf

dua ve plasebonun siğiller üzerindeki etkisi
https://dspace.ankara.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12575/29771/6180.pdf

peygamberimiz hz. muhammed’in (s.a.s.) insan sağlığının korunmasında tavsiye ettiği modern tıpta da uygulanabilecek bazı tedavî yöntemleri
+
allah, insanı yaratmış ve her türlü tehlikelerden ve hastalıklardan korumaktadır. fakat insan hastalanabilir. bundan dolayı vücudunu hastalıklardan koruması gerekir. insan sağlığının korunması korunması hususunda tıbb-ı nebevi ile modern tıp ortak mücadele etmek durumundadır.
https://www.academia.edu/download/51939699/%D9%83%D8%AA%D8%A7%D8%A8_%D9%85%D8%A4%D8%AA%D9%85%D8%B1_%D8%A7%D9%84%D8%B7%D8%A8_%D8%A7%D9%84%D9%86%D8%A8%D9%88%D9%8A_%D9%81%D9%8A_.pdf

bu içi boş maddeci, hastalıklı siyaset kültürü, virüsünü bulaştırdığı insanları, siyasetin celladı haline getirmiştir ve çok canlar yakmıştır.
https://www.researchgate.net/profile/Emine-Akbas-Demirkan-2/publication/317658594_Prof_Dr_Necmettin_Erbakan’in_Zarif_Devletcilik_ve_Uslup_Anlayisi/links/611573a41e95fe241aca4066/Prof-Dr-Necmettin-Erbakanin-Zarif-Devletcilik-ve-Ueslup-Anlayisi.pdf

islam hukukunda suçla mücadele yöntemleri
+
suç, insanlığın bir gerçeğidir. suçsuz bir dünya tahayyül etmek mümkündür, bu hepimizin temennisidir ama bunun pratiği yoktur. çünkü insanlık var olalıdan beri suç işlenmektedir.
http://ktp.isam.org.tr/pdfdrg/D02533/2007_9/2007_9_ERTURHANS.pdf

kur’an’da ritüellerin arka planı
+
kitab-ı mukaddes, hz. davud’un orucundan bahsetmektedir. buna göre; hz. davud, uriya’nın karısından olan kendisine ait olan çocuk hastalandığında, çocuğun iyileşmesi için allah’a yalvarıp, oruç tutmuştur.
+
bilim adamları, orucun sağlık yönünden insan vücuduna bir çok faydaları olduğunu belirtmişlerdir. buna göre, oruç esnasında vücuttaki yağ depoları harekete geçmekte, bu sayede damar sertliğinin oluşması engellenmektedir. bunun yanında, kolesterol yüksekliği, yüksek tansiyon, bazı ateşli hastalıklar, bazı böbrek rahatsızlıkları gibi daha çok refah ve zenginlik içinde yaayan kimselerde görülen rahatsızlıklar için orucun en mükemmel sağlık kazanma alıtırması olduğu tesbit edilmiştir. oruç ibadeti, bazı nadir hastalıklar dışındaki durumlarda önemli bir ifa vasıtası, tam bir sağlık perhizi olup, sıradan bir açlık vetiresinin ortaya çıkardığı özelliklerden tamamen farklı etkiler meydana getirmektedir. yıl boyunca sürekli çalışan iç organların ve hücrelerin dinlenmesi, sinir ve dolaşım sisteminin rahatlaması, kan yapımının hızlanması… gibi olumlu etkileriyle oruç ibadeti, insan sağlığının korunmasında benzersiz bir tedbir ve uygulama olarak önem taşımaktadır.
+
günümüzde avrupa’da hac maksadıyla en çok ziyaret edilen yer güney fransa’daki lourdes’dur. tıbbın tedavi edemediği hastalıkları nehrin kenarında yapılmış özel banyoları ile iyileştirdiğine inanılan bu yeri yılda yaklaşık 5 milyon kişi ziyaret etmektedir. ikinci sırayı, yılda 4 milyon kişiyle portekiz’deki fatîma almaktadır.
+
yahudilikte kurban, çeşitli suçları işleyenlerin bu suçlardan ve bazı hastalıklı durumlardan kurtulmak amacıyla gerçekleştirdikleri bir ibadettir. kitab-ı mukaddes’te hangi suçlara ne kadar ve hangi cins kurban kesileceği ve nasıl yapılması gerektiği en ince noktalarına kadar zikredilmiştir.
+
zengine malını allah’ın rızası, yardımlaşma ve başkalarıyla paylaşma yolunda harcama zevk ve alıkanlığını verir; onu cimrilik hastalığından, dünya malına tutkunluktan kurtarır.
https://www.academia.edu/download/36418805/Kuran_ve_Rituellerin_Arka_Plani.pdf

ortopedik engellilik ve dini başa çıkma (trabzon örneği)
http://cdn.hitit.edu.tr/sbe/files/39356_1605160936812.pdf

iran sineması’nın gelişimi ve iran sinemasında abbas kiyarüstemi üzerine bir inceleme
+
sinema sıkı bir denetime girerken bir çok film de tekrar denetimden geçerilir. bir çoğunun gösterimi yasaklanır. devlet tarafından birçok sinamacı tutuklanır ya da yurtdışına sürgüne gönderilir.
+
tarih boyunca edebiyatta ve sanatın birçok dalında başarıları yadsınamaz olan iran; 20. yüzyıl’da islami bir rejime rağmen adını dünyaya duyurmayı başarabilmiştir. islami rejimde sinema ile devlet arasındaki ilişkinin, bir dargın bir barışık gitmesi, sinemayı bazen olumlu bazen de olumsuz etkilemiştir.
http://docs.neu.edu.tr/staff/fevzi.kasap/PUBLICATION_8.pdf

din eğitiminde mizah algısı (edebü’d-dünya ve’d-dîn ve ahlak-ı alâî kitapları çerçevesinde)
+
sahabe kendi aralarında şakalaşırken bazen ibadetlere ve kur’an-ı kerim’e taştığı bile olmaktaydı. bir gün gözlerinden biri görmeyen bir sahabe imamın arkasında namaza durur. bu esnada imam “biz ona iki göz vermedik mi” (el-beled 90/8) ayetini okumaktaydı. bir gözü kör olan sahabe hemen araya girer ve “hayır, yemin ederim ki bana bir tane verdi. işte şimdi tutturamadın imam efendi” demiştir.
+
mizah sayesinde gülme başlar. gülmeyle beraber ise kan akışı hızlanır, kandaki oksijen oranı artar, akciğerler, diyafram ve yüz kasları hareket eder ve doğal bir ağrı kesici görevini üstlenir. buna ilave, endorfin salgısının artmasıyla acı azalır. bu sebeple de memnuniyet duygusu artar. tansiyon, mizahın ilk safhalarında oluşur ve güldükten sonra tansiyon düşer. gülme başladıktan sonra endokrin sistemi uyarılır ve kandaki endorfin üretimi artar. bu zaman içerisinde çeşitli hormonlar salgılanır. gülmenin gelmesiyle kişide bir rahatlama başlar. kısaca rahatlama teorisinde mizaha fizyolojik bakılır. mizah neticesinde insanda oluşan fiziksel ve dolayısıyla ruhsal rahatlama bu kuramın temelini oluşturur. bu rahatlama, insanlarda oluşan çeşitli sıkıntıların ve baskıların boşalmasına sebep olur.
http://nek.istanbul.edu.tr:4444/ekos/TEZ/ET001240.pdf

fıkıhta yolcuya sağlanan kolaylıklar
+
kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun.
+
allah’a ve ahiret gününe inanan –hasta, yolcu, kadın, çocuk ve köle hariç- herkese cuma namazı farzdır.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/394973

engellilerin ve ailelerinin ibadetler ile ilgili soruları ve cevapları
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/427768

“el-gasıb habibullah”: savaş, şeker ve millî iktisat (1914-18)
+
şeker bulmak cephe ve cephe gerisindekiler için kıtlık ve hastalığa direnmek, hayatta kalmak anlamına gelirken hükümetler açısından güç ve itibar sembolüydü.
https://www.academia.edu/download/63893250/Sayi_4420200711-40707-1kbhdwq.pdf

kadın öğrencilerin ise erkek öğrencilere oranla daha fazla sağlık sorunu yaşadığı göze çarpmaktadır.
+
sağlık problemi olan öğrencilerin %15,6’sının alerjisi olduğu görülmektedir.
+
gün içinde okulda olan gençler özellikle namaz kılmak gibi fiziksel aktivite gerektiren ibadetleri gerçekleştirememektedirler.
http://nek.istanbul.edu.tr:4444/ekos/TEZ/59630.pdf

türkçe’nin “yalancı eşdeğerleri” (faux amis)
https://web.archive.org/web/20200216214148id_/http://www.asosjournal.com/files/asosjournalmakaleler/2043448629_14257%20Metin%20YURTBA%C5%9EI.pdf

stresle başa çıkmada din eğitiminin rolü
http://acikerisimarsiv.selcuk.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/123456789/8277/190073.pdf

antalya’da kadın hareketi
+
diyaliz hastalarına set üreten novamed‟de emek ve beden sömürü koşullarının ortadan kaldırılmasına yönelik 81 kadının başlattığı grev, birçok kentten kadınların da desteğini alarak 448 gün sonra başarılı olmuştur.
+
sizler bizim nazarımızda ya, beyaz oyalı namaz başörtülü, eli tesbihli, ağzı dualı hacı anne ve teyzeler veya, eşine yuvasına sadık, ciddi, şefkatli ve fedakar ev hanımları; ya da cici temiz, cıvıl cıvıl, hünerli küçük ablalarsınız. biz yuvayı dişi kuşun yaptığını, aile fertleri arasındaki sıcak ve sevimli sevgi bağlarının sayenizde sağlandığını biliyoruz. sizler yuvanın direği, toplumumuzun temellerisiniz. çocukları sağlıklı olarak siz yetiştirir, aile, görgü ve terbiyesini onlara siz verir; ninnilerle, öğütlerle, dualarla siz yönlendirirsiniz. erkekler sizin sayenizde mutlu ve başarılı olur; eve dönünce günün yorgunluğunu, hayatın velvele ve dağdağasını unutur, siz de teselli bulur, memnun ve müsterih uyur.
http://www.antalyawomenmuseum.com/dosyalar/dosyalar/D%C4%B0LEK%20K%C4%B0TAP.pdf

yaşlı diyabetik hastalarda ayak sorunlarının saptanması
https://www.academia.edu/download/31186481/cilt22sayi2-2006.pdf

belçika’da âşıklık geleneğinin bir temsilcisi kamil sayın’ın hayatı sanatı ve şiirleri
+
gerekmez beş vakit hoyrat namazı
erenler gönüle kıldı tevazu

âdemi âdemden seçip ayırma
yetim hakkı ile karnın doyurma
hoyrat namazını bana duyurma
istersen on vakit kıl senin olsun
+
vaizin ayet ya sözü
haramla dolu boğazı
kıblesiz hoyrat namazı
kılan kılsın ben kılamam
+
hasta gönlüm sızım sızım sızılar
boynu bükük gezer körpe kuzular
gurbet elde gönlüm yâri arzular
beni bana hasret koydun yoksulluk
+
bağırsak kanseri olmuş dediler
baba ocağında meftan yudular
emirdağ‘ın mezarına koydular
gitme amcam gitme daha genç yaşın
+
bindokuzyüzaltmışyedi yılında
aralık‘ta kar var sıla yolunda
ahbapların ağlıyorlar salında
gitme amcam gitme daha genç yaşın
+
hastaneden skodaya yatırdık
ankara‘dan emirdağ‘a götürdük
melek gibi bir insandın yitirdik
gitme amcam gitme daha genç yaşın
https://dspace.gazi.edu.tr/bitstream/handle/20.500.12602/175488/5895b2ce474a08d2e84242990123f1bd.pdf

dinin siyasal davranışlar üzerindeki etkisi
antalya örnek olay araştırması
https://core.ac.uk/reader/35314750

yeni toplum, yeni dinsellikler: küreselleşme sürecinde dinin gelişen soft power etkisi
http://abakus.inonu.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/11616/12110/MustafaARSLAN.pdf

iran’da covid-19’un toplum ve siyaset üzerindeki etkileri
https://iramcenter.org/d_hbanaliz/iranda-covid-19un-toplum-ve-siyaset-uzerindeki-etkileri.pdf

bilim ve inanç üzerine
+
mesleği bilim olmayan insanlar, kendi günlük algılarının ötesinde bilimin ürettiği çok geniş ve hızla büyüyen sonuçlara nasıl, neden inansınlar? neyi nasıl, neden doğru bildiğimizi sorunca sonunda tanımadığımız bilim insanlarının söylediklerini kabul etmek gerekiyor. neye göre?
+
bilimde teori günlük dilde kullanıldığı gibi hayal, spekülasyon, tahmin anlamına gelmiyor. teori, şimdiye kadar birçok defa deney ve gözlemlerle öğrenilmiş, sınanmış, yanlışlanmamış, doğrulanmış bilgilerden oluşan, ve ilerde yapılacak yeni gözlemler için sınanabilecek yeni öngörüler de yapabilen bir bilgi sistemidir. bilimsel teoriler inanç konusu değildir. mesela evrim teorisi bir inanç değil, şimdiye kadarki tüm deney ve gözlemlerle doğrulanmış, dünya ile ilgili öğrenilmiş bilgidir. günümüzde birçok yeni ilacı canlıların ve mikroorganizmaların evrim teorisine göre anlaşılmasına ve bu anlayışı mühendislik tasarımlarında kullanmamıza borçluyuz.
+
dünya işleri üzerine konuşabilmek için dünyaya bakmak lâzım. bakmadan bilemeyiz; ne çoğunluğun oylarıyla ne de yetkililerin sözüyle.
https://bilimakademisi.org/wp-content/uploads/2013/02/Bilim-ve-Inanc-Uzerine-Kisa-Bir-Yazi.pdf

‘dinî inanç’ ile ‘bilimsel inanç’ın bir karşılaştırması
http://isamveri.org/pdfdrg/D02237/2003_2/2003_2_ERTURKR.pdf

modern bilim ve din
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/227386

dinî ve bilimsel enstrümentalizm: çıkmazlar, çözüm arayışları
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/254293

pierre bourdieu’nün bilim sosyolojisine katkısı: “alan teorisi”, “habitus” cini ve “refleksivite talebi”
https://www.academia.edu/download/57100212/Cogito_76._Sayi_-_Pierre_Bourdieu.pdf

inanç, inançsızlık ve denklik tartışması
http://ktp.isam.org.tr/pdfdrg/D03434/2008_2/2008_2_NIELSENK.pdf

inanç ve dogma
https://www.academia.edu/download/32866837/DOGMA_VE_INANC.pdf

din, bilim ve felsefe ilişkileri
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/321283

bir umut metafiziği olarak gabriel marcel felsefesi
+
marcel, umutsuzluğa düşme olasılığını insan için göz ardı eden tomacılığı (thomisme) eleştirerek, kendi metafiziğinin temellerini ızdırap, ölüm, ihanet, umutsuzluk, umut, iman, bağlanma, aşk gibi temalar üzerine kurar; insan varoluşunun belirsiz ve sır’lı yönlerini derin bir metafizik kavrayışla değerlendirmeye çalışır.
+
marcel’e göre umut, akıl yürütme yoluyla kavranabilecek olan bir fikir değildir. umut, hepimizin aşina olduğu bir tecrübe olsa da, onun yapısını belirleyebilmek oldukça güçtür.
+
mutlak umudun fışkırdığı tek olası kaynağın altı bir kez daha çizilmelidir. o, sahip olduğu her şeyi kendisine borçlu olduğunun ve kendisine karşı her ne olursa olsun herhangi bir biçimde koşul öne süremeyeceğinin bilincinde olan bir canlının sonsuz varlığa bir yanıtı olarak görünür. bu sonsuz varlık mutlak sen yani tanrıdır. bir şey istemekten daha çok, o şeyde ısrar etmek anlamına gelen koşul öne sürmek, bir bakıma ben umutsuzluğa hazırım demektir. bu, istediğim şey gerçekleşmediği taktirde umutsuzluğa düşmekten başka seçeneğimin olmadığı anlamına gelir.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/118000

kur’ân’da ümit-iman ilişkisi
+
ümit insan için varoluşsal bir ihtiyaçtır; insanın doğasından kaynaklanır. etkisiz olan ve bu etkisizliğinin bilincinde olan insan, ümit dürtüsü olmadan varolamazdı.
+
ümit, gerçekleşmesi bize kesin gibi gelmeyen, önümüzdeki ya da geçmişteki bir şeyin imgesinden meydana gelmiş kararsız bir sevinçtir.
+
ümîdin insan doğasındaki varlığı korkudan bağımsız değildir. bu yüzden kur’ân, allah-insan ilişkisinde ümîdin yerini ele alırken onu korkuyla birlikte değerlendirmiştir. inanç açısından ideal bir mü’min kişiliği hedefleyen tasavvuf disiplini de kur’ân’ın önerdiği korku-ümit dengesine büyük önem vermiştir.
+
insan, kendini allah karşısında hiçbir zaman kusursuz ve günahsız saymaz. kur’ân, mü’minlerin günahlarının allah tarafından bağışlanacağı umuduyla yaşadıklarını dile getirir.
http://www.eskieserler.net/files/mpdf%20(41).pdf

yeni ruhiyatçılara göre, hissi hayatımız asildir, fikri hayatımız ona aşılanmıştır. binaenaleyh, ruhumuzun normal bir halde bulunabilmesi için, fikirlerimizin hislerimize tamimiyle uygun olması lazımdır. fikirleri hislerine tevafuk ve istinat etmeyen bir adam ruhen hastadır. böyle bir adam hayatta mesut olamaz.
+
ziya gökalp dinsel terimlerin dil olarak arapça ve farsçadan alınmasının zorunlu olduğunu söyler. çünkü dini terimler arapça ve farsçadan alınırsa ümmet birliği sağlanabilir.
+
dilimiz de kurallar ve kelimeler bakımından türkleştirilmeli ama dini terimler bakımından islamlaştırılmalıdır.
+
türk fikir hayatında din ve devlet işlerinin ayrılması fikrini ilk ortaya koyan ziya gökalp olmuştur.
+
ziya gökalp’in din üzerine görüş bildirdiği noktalardan birisi de terbiyedir. ziya gökalp’e göre din terbiye gelişimi noktasında birinci derecede öneme sahiptir. islam terbiyesi olmadıkça milli şahsiyetin de olamadığını ifade eder.
+
cemil meriç’in aydınları tanımladığı bu müstağrip kişiler tıpkı bir balık insan gibidir. hem suda yaşayan hem karada yaşayan zavallı tuhaf bir yaratıktırlar.
+
cemil meriç’e göre islamiyet bir put kırıcıdır. hicret ise derin ve sosyal bir prensip içermektedir. başıboş tarihçiler ise bu büyük hakikate yani islam’a kapalıdırlar. özetle hıristiyan dünya, ilahi tebliğin sonuncusu olan islam karşısında kör ve sağırdır.
http://acikerisim.pau.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/11499/35225/10351457.pdf

cemil meriç’in denemeleri üzerine bir inceleme
+
türk denemeci nermi uygur, bu yazma serüveninde denemeyi şu şekilde tanımlar:
artıkça artan isteklerle kıvam tutan merakları doyurmaya yönelik yoğun çabalarla bal tutan bir yazarlıktır deneme. bilimce, felsefece öğrenmen gereken yerde, kafayı vurup öğreneceksin. bilinmeyen’in çekimine kapılınca ayağını oldukça sağlam basabileceğin her yere gideceksin.
+
herkesin bir dini var. benim dinim: deneme. deneme olarak dinleri de kucaklar. ille de din, din denecekse, deneme dinindenim,- saltsız, özgür, gök-özlemsiz, cennet-kaygısız. çevreme bakıyorum da, herkesler -ama şöyle ama böyle- öbür- dünya hazırlığında. bense deneme deneme bu -dünya ile sarmaş dolaşım. çekişmeler içirse de, bu-dünyayla sevişmedir deneme.
+
heinrich homberger’e göre
“deneme disiplinli bilimin izin vermediği bir oyun alanı ister, hiçbir sorunu sonuçlandırmak istemez; zekâları açmak ister; o, bilim konusunu akıcı hayata dönüştürmek arzusundadır; ne ders vermek ne de yetiştirmek…” denemeye özgü bir hedef değildir.
+
denemeci, öğrenilmiş bilgileri yaşanmış tecrübeleriyle özgün bir senteze ulaştırabilen kişidir. o halde, kitabî ya da gözleme dayalı biçimde edindiği bilgilerini yalnız oldukları gibi sunmak yerine onları kendi yaşantısına dönüştürmüş olarak aktarır, bunu yaparken de yazısına ana dilinin edebî ve kültürel anlamda tüm zenginliklerini, şahsî kültürel birikimini ve sorgulayıcı eleştirel yaklaşımını yansıtabilen kişi olma özelliğini gösterir.
+
“denemeci, her şeyden önce, bir eleştiricidir: sanatçı yazar, imajlar yaratırken denemeci yaratılmış imajlara, yani var olan şeylere anlam kazandırır, onları yeniden bir düzene sokar” diyen lukacs ‘ın denemede işlev misyonunu da yerine getirmiş olur deneme yazarı. lukacs’a göre: “deneme bir mahkemedir, ama önemli olan, yön veren şey yargı değil, yargılama sürecinin kendisidir.”
+
salah birsel’e göre
“denemelerin bir özelliği de güler yüzlü olmalarıdır. ama bu güler yüzlülüğü, bu yaşama sevincini herkeste bulamazsınız. herkeste bulunmayan bir başka özellik de frenklerin humour kelimesiyle karşıladıkları ince alaydır. (deneme yazarları) öğretecekleri şeyin hafızalarda daha iyi kalması için alaya da el atarlar.”
+
thomas mann’ a göre ironi;
“ironi, sofraya konanları yenecek hale getiren bir tutam tuzdur. bende, düşüncenin hayat uğruna kendini feda etmesi ironi olmuştur.”
+
“denemenin edebî bir tür olarak dünya edebiyatında öncülüğünü fransız yazar michel de montaigne (1533-1592) yapmıştır. onun essais (kalem denemeleri ya da denemeler) adlı eseri, bu türün ilk örneği olarak kabul edilmektedir(…)montaigne’in denemeleri kilisenin yanlış bir uygulamayla belirli sınırlar içinde izin verdiği düşünce, bilgi, sanat üretimi anlayışına karşı bir tepki hareketi olarak doğar. onun denemelerinin, herhangi bir dine, kitaba, kanuna, toplum kurallarına, geleneğe bağlı olmayan serbest düşünce temrinleri ” olduğu bilinmektedir.
+
cemil meriç, denemelerini engin bir kültürel birikim ile estetik takdim tarzının terkibiyle yazar. o’nun denemelerinde görülen ve kendi zihnî derinliğini yansıtan düşünceleri, özgün üslûbu içinde bir değer kazanır.
+
cemil meriç: “üzerinde rahatça kalem oynatabileceğim tek saha: deneme. denemenin belli bir muhtevâsı yok. her edebî nevi kucaklayacak kadar geniş, rahat ve seyyal, kalıplaşmamış olduğu için çekici…”
+
tenkitsiz tefekkür olmaz. tek adım atamazsın tenkitsiz.
+
ben edebiyata tenkitle başladım. 1940’larda geniş tercüme faaliyetine girişilmişti. neşriyatın temelini tercümeler teşkil ediyordu. 12 tane tercüme tenkidi yaptım. bu tenkitler bana sadece düşman kazandırdı.
+
tenkit, güzele, doğruya davettir (…) ülkemizde ölçü buhranı var: yapılan her şey karanlıkta birbirine gülümsemekten ibaret.
https://dspace.gazi.edu.tr/bitstream/handle/20.500.12602/174181/371721.pdf

türkiye’de boşanma ve eş kaybı bağlamında dul kadın algısı
+
“evlilik; eşlerin birbirlerinden faydalanmak, neslin devamını sağlamak, sosyal ve dini hayat çerçevesinde tarafların birbirlerinin eksiklerini tamamlamak (bakara s. 187. ayet) üzere yaptıkları bir sözleşmedir. bu sözleşme ile aile teşekkül eder, eşler arasında bir takım haklar meydana gelir. evlilikte iki cins, birbirlerini tamamlamaktadır. iki vücut, iki kalp, iki ruh ve iki ayrı şahsiyet birleşir, bir vücut haline gelir. bu şekilde iki ayrı varlık “ biz “ şuuruyla birleşir. iki ayrı dünya, bir tek dünya olur. çünkü insanın manevi ihtiyaçlarını tatmin eden en önemli unsur, kalbine mukabil bir kalbin bulunmasıdır.”
http://acikerisimarsiv.selcuk.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/123456789/7511/471302.pdf